bugün
- terlikle döven anne9
- hesabını gizleyen erkek yazar8
- akşamki tantana12
- gammazların gizli hesapları görebilmesi6
- cenazende kötü bilirdik denmesi5
- köftenin insandan çok güven vermesi5
- sözlük erkeklerinin bicepsleri37
- arap neferler4
- poğaça yiyen kız5
- uludağ sözlük ün insana hiçbir şey kazandırmaması16
- kargaların insanları fişlemesi4
- kokoreç10
- açtığınız başlığa entry girilmemesi3
- fatma betül sayan kaya15
- özlale'nin fon krizinde gönüllü iade eleştirisi7
- sokağın sinirli hacı amcası3
- cedidacer9
- lokum gibi3
- hayatta başarısı olmayıp güzel hapşıran insan4
- evliliğin süper bir şey olması2
- melek mosso2
- from gold'un bicepsleri11
- muzlu centro5
- sude sendromu3
- neden 50 tane arap devleti var2
- çok uyunan günün sabahı2
- yarayı ateşle dağlamak5
- insanlık olarak vazgeçmek2
- sözlük yazarlarının tatlıları18
- ilişkide kıskançlık ve mülkiyet4
- kanada başbakanı'nın türkiye ziyareti4
- travesti uzaylılar var mı4
- uzaylı kadın dünyalıdan hamile kalır mı3
- kassız erkekler sözlükten gitsin3
- uzaylı dışkısından gübre yapılır mı2
- patatesli yumurta2
- fenerbahçe taraftarı2
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması7
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı19
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı22
- sözlük erkeklerinin gluteus maximusları7
- memeleri ile gündeme oturan yazar15
- kale'nin sözlük erkeklerine kötü örnek olması15
- fon vurgunu43
- kolye140
- carlsberg4
- tantuni3
- victor osimhen6
- fiziğiyle gündeme gelmek istemeyen yazar14
- kısa boylu olup uzun palto giyen erkek2
* .
öncelikle teşekkürlerimi sunarak içinde olduğum durumu anlatarak giriyorum.
öhömm.
pencere kenarına oturuyorum.
saat 03.47 yeni yapılan yat limanı az buçuk kesiyor denizi, ama olsun. martılar pencere pervazına kadar gelebiliyor ya göz göze geliyorum ya hepsiyle, yetiyor bana! ya da teselli ediyor beni. tam o sırada ilk olarak çan sesleri geliyor kulağıma. uzun uzun dinliyorum gözlerimi kısmış, ufuklarda bir şeyler arar gibi... ardından evrenin uzak bir galaksisinden gelen piyanoyu duyuyorum. o anda yüzümdeki gerginlik yumuşamaya başlıyor... gözlerim buğulanıyor... ve sonra vokal giriyor, o nasıl bir tını. parça ilerliyor bu sırada. kuran-ı abdestsiz okumak uygun mu onu bilemem ama bu parça saygısızca dinlenirse bunun uygun olmayacağını gayet açık ve net ya da en azından benim için öyle!... her ne ise. tabi bu arada nakaratlar başlıyor derin bir sessizlik oluşturarak içimde ve ardından bitiyor içimdeki sessiz haykırışla beraber.o an sanki esere bir haller oluyor. sanki bir şey olacakmış gibi bir hisse kapılıyorum akabinde bu his ruhumu ele geçiriyor engel olamıyorum. ve david gilmour adlı insancık çığlık atmaya başlıyor. yoo hayır! sonradan farkediyorum çığlık atan bir insan değil. aslında ses insanımsı değil. düpedüz gitardan geliyor bu diyorum kabullenmek istemeyen duygularıma. sonra solo bitiyor. parça son nefeslerini de verirken. gözüm sol tarafta bir hareketlenme hissediyor. çeviriyorum başımı. annemin kocası * elindeki kahve dolu bardağı işaret ediyor. göz kapaklarımı yavaşça kapatıp başımı yavaşça sağa ve sola sallarken elimin tersi ile nefesimi iteliyorum ona doğru istemiyorum dercesine, sonra denize geri dönüyorum. iki salak martı gecenin yağmurunda bir lambanın tepesine sığmaya çalışıyorlar. dangalak diyorum elinde kahve tutan adama. duygularına hitaben hiç bir yatırımı yok hayatında. neler kaçırıyor aslında. farkında değil. galiba olmayacak da. bir anda garip bir üşüme, içten gelen bir titreme ile birleşip soğuyor bütün duygularım. yeniden martılara bakıyorum ama bu sefer; yalvarırcasına, beni alıp götürmeleri için!...
işte böyle insanı hayattan, çevresinden soğutur iki beyaz martıya aşık eder bu şarkı, nasıl yaptığınıda anlaştırmaz hiçbir şekilde. üst üste bir kaç kez dinlenmesi ruhani sağlık açısından zararlı olup, gelecek yaşantınız için dozun iyi ayarlanması gerekir.
öncelikle teşekkürlerimi sunarak içinde olduğum durumu anlatarak giriyorum.
öhömm.
pencere kenarına oturuyorum.
saat 03.47 yeni yapılan yat limanı az buçuk kesiyor denizi, ama olsun. martılar pencere pervazına kadar gelebiliyor ya göz göze geliyorum ya hepsiyle, yetiyor bana! ya da teselli ediyor beni. tam o sırada ilk olarak çan sesleri geliyor kulağıma. uzun uzun dinliyorum gözlerimi kısmış, ufuklarda bir şeyler arar gibi... ardından evrenin uzak bir galaksisinden gelen piyanoyu duyuyorum. o anda yüzümdeki gerginlik yumuşamaya başlıyor... gözlerim buğulanıyor... ve sonra vokal giriyor, o nasıl bir tını. parça ilerliyor bu sırada. kuran-ı abdestsiz okumak uygun mu onu bilemem ama bu parça saygısızca dinlenirse bunun uygun olmayacağını gayet açık ve net ya da en azından benim için öyle!... her ne ise. tabi bu arada nakaratlar başlıyor derin bir sessizlik oluşturarak içimde ve ardından bitiyor içimdeki sessiz haykırışla beraber.o an sanki esere bir haller oluyor. sanki bir şey olacakmış gibi bir hisse kapılıyorum akabinde bu his ruhumu ele geçiriyor engel olamıyorum. ve david gilmour adlı insancık çığlık atmaya başlıyor. yoo hayır! sonradan farkediyorum çığlık atan bir insan değil. aslında ses insanımsı değil. düpedüz gitardan geliyor bu diyorum kabullenmek istemeyen duygularıma. sonra solo bitiyor. parça son nefeslerini de verirken. gözüm sol tarafta bir hareketlenme hissediyor. çeviriyorum başımı. annemin kocası * elindeki kahve dolu bardağı işaret ediyor. göz kapaklarımı yavaşça kapatıp başımı yavaşça sağa ve sola sallarken elimin tersi ile nefesimi iteliyorum ona doğru istemiyorum dercesine, sonra denize geri dönüyorum. iki salak martı gecenin yağmurunda bir lambanın tepesine sığmaya çalışıyorlar. dangalak diyorum elinde kahve tutan adama. duygularına hitaben hiç bir yatırımı yok hayatında. neler kaçırıyor aslında. farkında değil. galiba olmayacak da. bir anda garip bir üşüme, içten gelen bir titreme ile birleşip soğuyor bütün duygularım. yeniden martılara bakıyorum ama bu sefer; yalvarırcasına, beni alıp götürmeleri için!...
işte böyle insanı hayattan, çevresinden soğutur iki beyaz martıya aşık eder bu şarkı, nasıl yaptığınıda anlaştırmaz hiçbir şekilde. üst üste bir kaç kez dinlenmesi ruhani sağlık açısından zararlı olup, gelecek yaşantınız için dozun iyi ayarlanması gerekir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar