bugün
- ciddi ciddi aşure seven insan30
- aleyna tilki6
- lamba5
- bir ilişkiyi kim yönetir17
- velvet48
- pandela 319
- masa5
- sandalye8
- ptt de idari hizmet sözleşmeli sisteme geçilmesi2
- diamond bosphorus14
- kürt hareketinin devşirme olması15
- araf suresi 12 ayet2
- araf suresi 13 ayet2
- kokusuz küllük2
- evde kalmış 30 yaş üstü kadın yazarlar9
- 4 temmuz 2026 kanada fas maçı15
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği35
- ciguli kral16
- kız arkadaşla sabahlara kadar içmek5
- iblis3
- en gıcık olunan insan davranışı4
- amedspor12
- elektriği ödeyen adam7
- sanat2
- mony tontana11
- deniz göktaş34
- memduh bashgan9
- sikişirken hüzünlenmek4
- bik bik kaç yaşında10
- yapsam yaptım derim3
- fransa maçı varken sözlükte dolanan erkek5
- korku filmi cekmeden once cinayet isleyen yonetmen4
- çağlayı tanıyan yazarlar8
- ahtapot yemek9
- 5 temmuz 2026 paraguay fransa maçı7
- yürüyüş flörtü9
- 2026 dünya kupası33
- evde kalmış kız kurusu7
- brokoli3
- yeni sevgiliden beklentiler2
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı3
- entry girerek kemalist devrim yapmak5
- kemal kılıçdaroğlu20
- fondöten sürmek3
- iki ayyaş5
- deniz göktaş'ın atatürk şakası4
- true üniversitesi6
- true'nun azılı bir muhalifken sonradan yumuşaması6
- samsung3
- sikmek icin entry ni beğendi6
sustu another life gazinosu
sustu şarkılar,
paletimde renk sustu, fırçamda şekil
ve bu gece ilk defa şimal körfezinde
sustu peramos'un mazgallarından
şehre pancur pancur dökülen arya,
artık ne tayfalar mevcut, ne komondoslar,
ne o kor tenli, kızıl saçlı kanarya.
bu medar ikliminin tenha gecesinde
sardı bambu kamışlarını pişman bir sükut
sardı bu sızı
hani birdenbire bazen bütün etrafımızı
sapsarı bir şüphe sarar ya işte öylesine berbat bir hal var.
hiç bir şey düşünmek istemiyorum, hiç bir şey
ama dördüncü tarassut kulesinde
bir şüpheli sinyal var
hayır hayır yalan bütün bunlar
artık ne kadere inanıyorum ne fala
yalan söylüyor o falcı kadın
o hintli parya.
ben yalnız sana inanıyorum
yalnız sana, marya...
beni kahrediyor böyle geçen her gece
bu hoyrat yıldızlar, bu su, bu okyanus, bu yer
ve gökyüzünde emanet duran şu asma fener.
inan ki sevgili marya
ne varsa hepsi yalan, hepsi keder
ve hepsi omuzumun üstünde çaresiz bir yük
ve hepsi angarya.
biliyorum bu sabah güneşle beraber biliyorum
bir vapur demirleyecek bu nankör limanda
pol'un ebedi matemine rağmen
virjini olabilirdi bu vapurda
ama sen yoksun biliyorum sen yoksun.
baharda geleceğim diyordun hani
haydi gel daha ne bekliyorsun işte mevsim bahar ya.
fırçam neden böyle titrer bilir misin?
ve neden resimlerimde fon sapsarı
anlıyorsun değil mi yavrum
bütün kağıtlara sinmiş anlıyorsun
bu tropikal zehir, bu müzmin malarya,
sensiz nasıl da boş iskele, sensiz nasıl da tenha şehir
müfreze nöbetçilerinin gözü önünde
koydan yıldızları çalmışlar bir bir,
yine de birkaç çımacı, birkaç palikarya.
ama kim düşünür yıldızları,
yüzbaşı arnold'u vurmuş yerliler
matemler içinde tekmil batarya.
bu insanlar, bu gök, bu deniz, bu yer
birer birer kaybolmaya mahkum, birer birer
biz ki çoktan bu sapsarı hasret içinde susuz
biz ki çoktan beri kaybolmuşuz.
nasıl, ağlıyor musun maria? ..
sil gözlerini, sil yavrum
bizim yokluğumuzdan ne çıkar
aşkımız var ya.
(bkz: bekir sitki erdoğan)
sustu şarkılar,
paletimde renk sustu, fırçamda şekil
ve bu gece ilk defa şimal körfezinde
sustu peramos'un mazgallarından
şehre pancur pancur dökülen arya,
artık ne tayfalar mevcut, ne komondoslar,
ne o kor tenli, kızıl saçlı kanarya.
bu medar ikliminin tenha gecesinde
sardı bambu kamışlarını pişman bir sükut
sardı bu sızı
hani birdenbire bazen bütün etrafımızı
sapsarı bir şüphe sarar ya işte öylesine berbat bir hal var.
hiç bir şey düşünmek istemiyorum, hiç bir şey
ama dördüncü tarassut kulesinde
bir şüpheli sinyal var
hayır hayır yalan bütün bunlar
artık ne kadere inanıyorum ne fala
yalan söylüyor o falcı kadın
o hintli parya.
ben yalnız sana inanıyorum
yalnız sana, marya...
beni kahrediyor böyle geçen her gece
bu hoyrat yıldızlar, bu su, bu okyanus, bu yer
ve gökyüzünde emanet duran şu asma fener.
inan ki sevgili marya
ne varsa hepsi yalan, hepsi keder
ve hepsi omuzumun üstünde çaresiz bir yük
ve hepsi angarya.
biliyorum bu sabah güneşle beraber biliyorum
bir vapur demirleyecek bu nankör limanda
pol'un ebedi matemine rağmen
virjini olabilirdi bu vapurda
ama sen yoksun biliyorum sen yoksun.
baharda geleceğim diyordun hani
haydi gel daha ne bekliyorsun işte mevsim bahar ya.
fırçam neden böyle titrer bilir misin?
ve neden resimlerimde fon sapsarı
anlıyorsun değil mi yavrum
bütün kağıtlara sinmiş anlıyorsun
bu tropikal zehir, bu müzmin malarya,
sensiz nasıl da boş iskele, sensiz nasıl da tenha şehir
müfreze nöbetçilerinin gözü önünde
koydan yıldızları çalmışlar bir bir,
yine de birkaç çımacı, birkaç palikarya.
ama kim düşünür yıldızları,
yüzbaşı arnold'u vurmuş yerliler
matemler içinde tekmil batarya.
bu insanlar, bu gök, bu deniz, bu yer
birer birer kaybolmaya mahkum, birer birer
biz ki çoktan bu sapsarı hasret içinde susuz
biz ki çoktan beri kaybolmuşuz.
nasıl, ağlıyor musun maria? ..
sil gözlerini, sil yavrum
bizim yokluğumuzdan ne çıkar
aşkımız var ya.
(bkz: bekir sitki erdoğan)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar