bugün
- milan skriniar8
- 22 ağustos 2026 fenerbahçe konyaspor maçı16
- arkadaşlar sizce bu kürk nasıl3
- sözlük kızlarının babaları5
- fenerbahçe21
- imralı basılsın apo piçi asılsın6
- netanyahu'ya kırmızı bülten talebi12
- mason greenwood'un galatasaray'a döşeyeceği boru3
- gezicilerin polisten dayak yerken çıkardığı sesler2
- filistin de genel seçimlerin zamanında yapılması2
- ilgi alanına göre konuşmalık insan veritabanı10
- gelecek partisi2
- sözlük yazarlarının favori dizisi6
- ismet gurbuz 202412
- üniversite okumanın gereksiz olması6
- 1948 arap israil savaşı8
- yavudilerde cin peri hayalet öcü hortlak olmaması12
- sözlükte tek kalsanız yazmaya devam eder misiniz7
- tai lung26
- yapay zekanın ortadan kaldıramayacağı 10 meslek3
- osuruktan şiirler89
- x files dizisindeki elinden sigara düşmeyen adam4
- yazarların favori oyun karakteri4
- allah4
- duş alıp yeni serilmiş nevresimde uyumak2
- bira6
- acı acı osurmak5
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı26
- tuvaletin tıkanması2
- futbol3
- oswald cupplepot3
- ebrar sitesi2
- türkiye2
- i m horny diyen kız3
- türkiye de emeklilik4
- dolar isterse 100 olsun41
- boş cd'nin üstüne boş cd diye yazmak3
- tüm erkeklerin old money giyinmesi11
- su bardağı ile çay içmek7
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı27
- stack overflow kopyala yapistir2
- nervio varıdı nerede o8
- en sevdiği film pulp fiction olan erkek3
- sözlükteki cin moderatörler2
- arap ismail3
- dilek imamoğlunun ateş eden mayosu25
- şafak sezer'in son hali2
- 2026 ekonomik krizi20
- anderson talisca6
- sözlük dayısı dövmek6
sustu another life gazinosu
sustu şarkılar,
paletimde renk sustu, fırçamda şekil
ve bu gece ilk defa şimal körfezinde
sustu peramos'un mazgallarından
şehre pancur pancur dökülen arya,
artık ne tayfalar mevcut, ne komondoslar,
ne o kor tenli, kızıl saçlı kanarya.
bu medar ikliminin tenha gecesinde
sardı bambu kamışlarını pişman bir sükut
sardı bu sızı
hani birdenbire bazen bütün etrafımızı
sapsarı bir şüphe sarar ya işte öylesine berbat bir hal var.
hiç bir şey düşünmek istemiyorum, hiç bir şey
ama dördüncü tarassut kulesinde
bir şüpheli sinyal var
hayır hayır yalan bütün bunlar
artık ne kadere inanıyorum ne fala
yalan söylüyor o falcı kadın
o hintli parya.
ben yalnız sana inanıyorum
yalnız sana, marya...
beni kahrediyor böyle geçen her gece
bu hoyrat yıldızlar, bu su, bu okyanus, bu yer
ve gökyüzünde emanet duran şu asma fener.
inan ki sevgili marya
ne varsa hepsi yalan, hepsi keder
ve hepsi omuzumun üstünde çaresiz bir yük
ve hepsi angarya.
biliyorum bu sabah güneşle beraber biliyorum
bir vapur demirleyecek bu nankör limanda
pol'un ebedi matemine rağmen
virjini olabilirdi bu vapurda
ama sen yoksun biliyorum sen yoksun.
baharda geleceğim diyordun hani
haydi gel daha ne bekliyorsun işte mevsim bahar ya.
fırçam neden böyle titrer bilir misin?
ve neden resimlerimde fon sapsarı
anlıyorsun değil mi yavrum
bütün kağıtlara sinmiş anlıyorsun
bu tropikal zehir, bu müzmin malarya,
sensiz nasıl da boş iskele, sensiz nasıl da tenha şehir
müfreze nöbetçilerinin gözü önünde
koydan yıldızları çalmışlar bir bir,
yine de birkaç çımacı, birkaç palikarya.
ama kim düşünür yıldızları,
yüzbaşı arnold'u vurmuş yerliler
matemler içinde tekmil batarya.
bu insanlar, bu gök, bu deniz, bu yer
birer birer kaybolmaya mahkum, birer birer
biz ki çoktan bu sapsarı hasret içinde susuz
biz ki çoktan beri kaybolmuşuz.
nasıl, ağlıyor musun maria? ..
sil gözlerini, sil yavrum
bizim yokluğumuzdan ne çıkar
aşkımız var ya.
(bkz: bekir sitki erdoğan)
sustu şarkılar,
paletimde renk sustu, fırçamda şekil
ve bu gece ilk defa şimal körfezinde
sustu peramos'un mazgallarından
şehre pancur pancur dökülen arya,
artık ne tayfalar mevcut, ne komondoslar,
ne o kor tenli, kızıl saçlı kanarya.
bu medar ikliminin tenha gecesinde
sardı bambu kamışlarını pişman bir sükut
sardı bu sızı
hani birdenbire bazen bütün etrafımızı
sapsarı bir şüphe sarar ya işte öylesine berbat bir hal var.
hiç bir şey düşünmek istemiyorum, hiç bir şey
ama dördüncü tarassut kulesinde
bir şüpheli sinyal var
hayır hayır yalan bütün bunlar
artık ne kadere inanıyorum ne fala
yalan söylüyor o falcı kadın
o hintli parya.
ben yalnız sana inanıyorum
yalnız sana, marya...
beni kahrediyor böyle geçen her gece
bu hoyrat yıldızlar, bu su, bu okyanus, bu yer
ve gökyüzünde emanet duran şu asma fener.
inan ki sevgili marya
ne varsa hepsi yalan, hepsi keder
ve hepsi omuzumun üstünde çaresiz bir yük
ve hepsi angarya.
biliyorum bu sabah güneşle beraber biliyorum
bir vapur demirleyecek bu nankör limanda
pol'un ebedi matemine rağmen
virjini olabilirdi bu vapurda
ama sen yoksun biliyorum sen yoksun.
baharda geleceğim diyordun hani
haydi gel daha ne bekliyorsun işte mevsim bahar ya.
fırçam neden böyle titrer bilir misin?
ve neden resimlerimde fon sapsarı
anlıyorsun değil mi yavrum
bütün kağıtlara sinmiş anlıyorsun
bu tropikal zehir, bu müzmin malarya,
sensiz nasıl da boş iskele, sensiz nasıl da tenha şehir
müfreze nöbetçilerinin gözü önünde
koydan yıldızları çalmışlar bir bir,
yine de birkaç çımacı, birkaç palikarya.
ama kim düşünür yıldızları,
yüzbaşı arnold'u vurmuş yerliler
matemler içinde tekmil batarya.
bu insanlar, bu gök, bu deniz, bu yer
birer birer kaybolmaya mahkum, birer birer
biz ki çoktan bu sapsarı hasret içinde susuz
biz ki çoktan beri kaybolmuşuz.
nasıl, ağlıyor musun maria? ..
sil gözlerini, sil yavrum
bizim yokluğumuzdan ne çıkar
aşkımız var ya.
(bkz: bekir sitki erdoğan)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar