bugün
- habire1275
- habire12 adamdır37
- izmirli kızların verici olması34
- timsah5
- kaplan7
- fil8
- zebra4
- kartal6
- aldığınız en ilginç iltifat3
- sssilvermist22
- mutsuzluğun en büyük nedeni14
- aslan8
- ben geldim naneler13
- claudian clouds kadındır12
- cilgincapkin13
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması20
- gaz fren debriyaja aynı anda basarsak ne olur16
- gammazların tarafsız olması gerekliliği26
- anın görüntüsü18
- deccal'in sozluge gelmesi10
- hakkımda bilmeniz gerekenler34
- insan kaynakları3
- iş bulamamak3
- zorunlu eğitim2
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları14
- messi'yi savunan adamla ahbaplık etmem5
- arkadaşlar sizce bu takım elbise güzel mi15
- kafa dağıtmalık şarkı önerileri5
- yazarların almak istediği hediyeler4
- gece sokakta koşarak 31 çeken kolsuz cüce görmek3
- tas kafa traşlı hırt sorunu3
- sözlük kızları bizim neyimizdir sorunsalı11
- nickten isim tahmini yapmak25
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası19
- ben senin yerinde olsam5
- spaghetto2
- sözlükteki kavganın amacı5
- otosan p1002
- sözlük erkeklerinin 1 90 dan kısa olmaması10
- yorgun mermi13
- bir ay çaylak olmak4
- türkiye den ispanya'ya yangın uçağı desteği3
- arap gel oğlum5
- yarası olan gocudur5
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- küs insanları barıştırmak3
- temmuz6
- suca suruklenen cocuk7
- japon denince akla gelenler2
- burhaniye6
kendisi şöyle anlatıyor şarlo'yu: "onu doğururken bir yergi yaratmaktı dileğim. baston onuru deyimliyordu, bıyık kurumluluktu, potinler de ölümlü dünya kaygularının çekilmezliğini belirtiyordu."
şarlo'ya kendisinin bir parçası olarak bakmaktadır: "bu kişi yaşıyor bende. kimi zaman yanıbaşımda, benimle, kimi zaman da başını alıp ötelere gidiyor sanki..."
charles chaplin, büyük-küçük, okumuş-okumamış arasındaki ayrımı ortadan kaldırmıştır. ne demektir bu? bilgiçliğin yerini sağduyunun alması, insanlar arasındaki bölümlemelerin saçmalığının anlaşılması demektir. büyük sanatçının abd'de tutunamamasının nedeni, ondaki keskin toplumsal taşlama yanında, işte bu devrimci büyük işi başarmasıdır, denebilir.
şunu da elbet unutmamamız gerekir; charles chaplin, komedya ile tragedyayı olağanüstü bir başarı ile birleştirmiş çağdaş bir sanatçıdır. çağdaş diyorum, çünkü bu iki oyun türü, eski yunan'dan beri özleri bakımından karşıt sayılırken, çağımız onların özdeş olduklarını bulmuştur. ağlayan insanla gülen insanın (komedya ve tragedya maskelerini gözünüzün önüne getirin) yüzlerindeki çizgiler benzeşir. çoğu kadınlarda görülen, ağlama ile gülmenin birbirine karışması olayı da bunu gösterir. bugün tiyatro için yazılan metinlerde bu iki öğe hep iç içedir artık.
charles chaplin, dram ile tragedyayı, shakespeare'den sonra belki en iyi uyuşturmuş sanatçı olarak gösterilecektir. bilindiği gibi, tragedya, ahlak ya da doğa yasalarının insan üzerindeki buyrukları ile insanın eylem gücü arasındaki, dram ise istek ile irade arasındaki çatışmadan doğar. birincisi antik ve heroic, ikincisi modern ve romantiktir.
onu anlatan en iyi kitaplardan biri, sanırım ki,, ünlü fransız şairi philippe soupault'un kitabıdır. ama charles chaplin değil de, şarlo yer alır o kitapta...
şarlo'ya kendisinin bir parçası olarak bakmaktadır: "bu kişi yaşıyor bende. kimi zaman yanıbaşımda, benimle, kimi zaman da başını alıp ötelere gidiyor sanki..."
charles chaplin, büyük-küçük, okumuş-okumamış arasındaki ayrımı ortadan kaldırmıştır. ne demektir bu? bilgiçliğin yerini sağduyunun alması, insanlar arasındaki bölümlemelerin saçmalığının anlaşılması demektir. büyük sanatçının abd'de tutunamamasının nedeni, ondaki keskin toplumsal taşlama yanında, işte bu devrimci büyük işi başarmasıdır, denebilir.
şunu da elbet unutmamamız gerekir; charles chaplin, komedya ile tragedyayı olağanüstü bir başarı ile birleştirmiş çağdaş bir sanatçıdır. çağdaş diyorum, çünkü bu iki oyun türü, eski yunan'dan beri özleri bakımından karşıt sayılırken, çağımız onların özdeş olduklarını bulmuştur. ağlayan insanla gülen insanın (komedya ve tragedya maskelerini gözünüzün önüne getirin) yüzlerindeki çizgiler benzeşir. çoğu kadınlarda görülen, ağlama ile gülmenin birbirine karışması olayı da bunu gösterir. bugün tiyatro için yazılan metinlerde bu iki öğe hep iç içedir artık.
charles chaplin, dram ile tragedyayı, shakespeare'den sonra belki en iyi uyuşturmuş sanatçı olarak gösterilecektir. bilindiği gibi, tragedya, ahlak ya da doğa yasalarının insan üzerindeki buyrukları ile insanın eylem gücü arasındaki, dram ise istek ile irade arasındaki çatışmadan doğar. birincisi antik ve heroic, ikincisi modern ve romantiktir.
onu anlatan en iyi kitaplardan biri, sanırım ki,, ünlü fransız şairi philippe soupault'un kitabıdır. ama charles chaplin değil de, şarlo yer alır o kitapta...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar