bugün

aşk

hakkında, geçmişten; günümüze yazılmış-söylenmiş olan ve mutlakiyetle "-dır, -dir" şeklinde sonlanan her yargıyı yalancı çıkartabilecek türden bir hastalıktır.

modern tıp bile çare bulamıyor bu derde, hiç bir psikolojik çözümleme üstesinden gelemiyor ve "bilici" olarak tek bir kişi bulunmuyor yer yüzünde. en azından ben şimdiye dek "aşk anabilim dalı" üzerine yüksek öğrenimini tamamlamış birisini ne duydum, ne gördüm... eski ahmet altan'a göre bir kadının memelerinden ibarettir falan filan. veya bir orospuyu azize, bir azizeyi orospu yapardır da bilmem nedir.

velhasılı, bugün bir kitap yazılacaksa içinde aşka yer vermeli yazar. bir film çekilecekse eğer senarist aşkı işlemeli ve yönetmen ışığını aşka göre ayarlamalı sahnenin. bir şarkı bestelenecekse dahi aşka dair bir tarafı olmalı. öyle boktan lan. günde bilmem kaç ameliyata giren, bilmem kaç yaşındaki uzman doktorun dahi rakı masalarında kendisini heba etme sebebi...

bana göre mi? özgürlük tutkumun, ırzına geçmesine rağmen orospulaştıramadığı yegâne duygu. ışıklar söndüğünde göz bebeklerimde çığlıklar atarak feryadlarını duyurmak istercesine ortalığa saçılan o şey... artık her neyse işte.
© copyright 2005 - 2026