bugün
- canımın yubari kavunu çekmesi7
- sözlük yazarlarının kombinleri5
- ibadethanelerin ürkünç olması7
- dünya asla vazgeçme günü5
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı20
- gece pencereyi açık unutup yatmak5
- adana kebap10
- burası instagram değil sözlük2
- eyvah karakollara düştük2
- arkadaşlar sizce bu balık mı rihanna mı3
- ilk öpüştüğüm kız2
- insanın ilkel olduğunu kanıtlayan hede2
- ince memed2
- eczacının sağlıklı günler demesi2
- kimi yahudiler2
- osuruktan şiirler41
- başa dönüp aynı hataları yine ama daha iyi yapmak2
- türkiyenin ukraynaya füze satışına putin uyardı2
- gece sokaklarda dolaşıp kedi ve köpekleri sevmek3
- irfan can kahveci4
- erdoğan ve trump'ın kritik görüşmesi2
- okul kıyafeti zorunluluğu4
- hp omnibook 5 flip 143
- kanal ayarlama 1500 lira11
- ben geldim kerkenezler18
- sözlükten soğuma nedenleri17
- claudian clouds22
- devletin temeli adalettir9
- herşeye x projesi diyip rahatlıyoruz2
- açılım5
- iyi parti17
- simko315
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları9
- oyları bölmeyin diyen tipler nerde6
- karınızın mini giymesine izin verir misiniz6
- velvet'in aylık geliri6
- kısır9
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- alttaki yazara motto ver15
- buluşulan sözlük beyinin 16 yaşında çıkması6
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- 777 diyen erkolar8
- yapay zekaya entry yazdıran yazar7
- çerçeve yasa29
- marmara denizi ne yapay ay yıldızlı iki ada2
- amedspor14
- küçük sürprizler yapmak5
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler27
- akrep burcu kini8
ahmet altan'ın nokta'daki yazısı:
Kemalizm maskesi
Bilmiyorum, koca bir toplumu utandırmayı nasıl başarıyorlar.
Sanki bunun için eğitim almışlar, bütün öğrencilikleri, akademik kariyerleri "şöyle davranırsanız kendinizi de toplumunuzu da rezil edersiniz" söylevleri dinleyerek geçmiş.
Bu eğitimin tepe noktasına varınca da rektör olmuşlar.
Geçenlerde bir profesör, "Kemalizmin gericilik" olduğunu söyledi.
Bir profesör bilgileri ışığında dilediği sonucu çıkarır.
Bunun tam tersini düşünen profesörler de var.
Peki, bunu söyleyen profesörün ders verdiği üniversitenin rektörü ne yaptı?
Ne yapacak, koca bir toplumu utandırmayı göze alarak profesörün derslerini durdurdu.
O rektör gibi düşünmeyenlerin üniversitede yeri olmayacağını cihanı âleme gösterdi.
Türkiye'de üniversitede ders vereceksen "Kemalizm ilericiliktir" demek zorundasın.
Kemalizmi öveceksin.
Yeryüzünde kaç ülke kaldı böyle?
Bir Kuzey Kore, "Kim il Sung" öğretisini sorgulayamazsın; bir iran, Humeyni hakkında konuşamazsın; bir de bizim Türkiye, ne Atatürk'le ne de Kemalizmle ilgili eleştirel bir söz söyleyemezsin.
Benzediğimiz ülkeleri gördüğünüzde, bu gerçek sizi utandırmıyor mu?
Hem her tarafa "en hakiki mürşit ilimdir" diye yazacaksın hem de Mustafa Kemal'e de Kemalizme de bilimsel bir gerçekçilikle bakamayacaksın.
Şaşkınlık mı bu, ikiyüzlülük mü, ne söylediğini bilmemek mi?
Neden Atatürk'ün bütün söylediklerini bir arada değerlendiremiyoruz?
Niye bütün konuşmalarını okuyamıyoruz?
Neden yönetim biçiminin adını koyamıyoruz?
Neden, bu ülkenin yakın tarihindeki en önemli politikacılardan birini "Kim il Sung"laştırıyoruz?
Mustafa Kemal bunu ister miydi?
Kim il Sung ve Humeyni düzeyine indirilmeyi arzu eder miydi?
Pek sanmıyorum.
Ayrıca nedir bu Kemalizm meselesi?
Kemalizm diye bir şey var mı gerçekten?
Varsa ne?
Mustafa Kemal her söylediğinin bir de tersini söylemiş, her yaptığının bir de tersini yapmış, çok çalkantılı bir dönemde yeni bir cumhuriyet kurabilmek için sürekli ittifak değiştirmiş bir lider.
Nasıl onun sözlerinden ve davranışlarından bir ideoloji çıkartabilirsiniz?
Tutarlılığı yok ki sözlerinin.
Zaten bana sorarsanız Kemalizm diye de bir şey yok.
Olabilmesi de mümkün değil.
Kemalizmin günümüzde bir tek anlamı var:
"Ordu politikanın içinde ve merkezinde dursun."
Bunun dışında Kemalizmin orijinal bir fikrini bilen varsa söylesin, daha önce söylenmemiş ne söylüyor Kemalizm, bir anlatsın.
Kemalizm, cumhuriyet elitlerinin orduyla birlikte iktidarı elinde tutup, halkı politika dışına itebilmek için uydurdukları bir tabu.
Onlara göre "Kemalizm" olmazsa ve ordu politikadan çekilirse, "halk" yani bu ülkenin insanları, yani bu ülkenin gerçek sahipleri, kendi gelecekleri hakkında karar vermeye kalkışırlar.
Buranın halkı külliyen "hain" olduğundan da ülkeye ya şeriat getirir ya da burayı böler.
Kemalizm dediğiniz tuhaf şeyin ana fikri bu.
Kendi halkından korkmak.
Dahası kendi halkından nefret etmek.
Orduyla, Ankara'nın bürokratları ülkeyi kendi "halkından" korumasa burası mahvolacak.
Bugüne kadar ülkeyi "halktan" korumanın bizi nerelerle getirdiğini gördük, yaşam standardı olarak Yunanistan'ın 69 basamak altındayız.
Avrupa'nın en fakir ülkesiyiz.
Hala aşiretler, hala töre cinayetleri var.
Hala kış gelince köy yolları kapanıyor.
Hala fikrini söyleyen profesörü işinden kovacak adamları rektör yapıyoruz.
Hala bir trafik sorununu bile çözmekten aciziz.
Hala insanlarımıza doğru düzgün bir sağlık hizmeti veremiyoruz.
Hala ülkenin dört bir yanı çetelerle dolu.
Bu mu Kemalizm?
Kemalizm, gericilik değildir bence.
Kemalizm diye bir şey yoktur.
Kemalizm, bu ülkeyi "halkı dışlayarak" yönetmek isteyenlerin taktığı bir maskedir.
Ama her işin bir sonu olduğu gibi bu kandırmacanın da bir sonu bulunuyor.
Ve biz bu sona yaklaşıyoruz.
Halk, kendi ülkesinde, sahibi bulunduğu topraklarda kendi geleceği hakkında söz sahibi olmak istiyor.
Üniversiteyi kışlaya çevirmeye çalışan, koca bir toplumu rezil eden adamları rektör yapmak bunu önlemeye etmez.
Generaller de, bürokratlar da, onların parasını ödeyen, onların maaşlarını kendi alın terleriyle denkleştiren insanların hizmetine girecekler.
Onların istediğini yapacaklar.
Bunca yıl "olmayan bir ideolojiyle" insanları korkutup susturmanın tadını çıkardılar.
Kendilerini yüceltip ülkeyi batırdılar.
Amma artık yeter.
izin verin de biraz da halk yönetsin bu ülkeyi.
Şu sizin de içinden çıktığınız ve sonra beğenmediğiniz halk.
Nokta, 30.11-6.12.2006
Ahmet ALTAN
http://www.yeniasya.com.tr/2006/12/07/basin/h1.htm
Kemalizm maskesi
Bilmiyorum, koca bir toplumu utandırmayı nasıl başarıyorlar.
Sanki bunun için eğitim almışlar, bütün öğrencilikleri, akademik kariyerleri "şöyle davranırsanız kendinizi de toplumunuzu da rezil edersiniz" söylevleri dinleyerek geçmiş.
Bu eğitimin tepe noktasına varınca da rektör olmuşlar.
Geçenlerde bir profesör, "Kemalizmin gericilik" olduğunu söyledi.
Bir profesör bilgileri ışığında dilediği sonucu çıkarır.
Bunun tam tersini düşünen profesörler de var.
Peki, bunu söyleyen profesörün ders verdiği üniversitenin rektörü ne yaptı?
Ne yapacak, koca bir toplumu utandırmayı göze alarak profesörün derslerini durdurdu.
O rektör gibi düşünmeyenlerin üniversitede yeri olmayacağını cihanı âleme gösterdi.
Türkiye'de üniversitede ders vereceksen "Kemalizm ilericiliktir" demek zorundasın.
Kemalizmi öveceksin.
Yeryüzünde kaç ülke kaldı böyle?
Bir Kuzey Kore, "Kim il Sung" öğretisini sorgulayamazsın; bir iran, Humeyni hakkında konuşamazsın; bir de bizim Türkiye, ne Atatürk'le ne de Kemalizmle ilgili eleştirel bir söz söyleyemezsin.
Benzediğimiz ülkeleri gördüğünüzde, bu gerçek sizi utandırmıyor mu?
Hem her tarafa "en hakiki mürşit ilimdir" diye yazacaksın hem de Mustafa Kemal'e de Kemalizme de bilimsel bir gerçekçilikle bakamayacaksın.
Şaşkınlık mı bu, ikiyüzlülük mü, ne söylediğini bilmemek mi?
Neden Atatürk'ün bütün söylediklerini bir arada değerlendiremiyoruz?
Niye bütün konuşmalarını okuyamıyoruz?
Neden yönetim biçiminin adını koyamıyoruz?
Neden, bu ülkenin yakın tarihindeki en önemli politikacılardan birini "Kim il Sung"laştırıyoruz?
Mustafa Kemal bunu ister miydi?
Kim il Sung ve Humeyni düzeyine indirilmeyi arzu eder miydi?
Pek sanmıyorum.
Ayrıca nedir bu Kemalizm meselesi?
Kemalizm diye bir şey var mı gerçekten?
Varsa ne?
Mustafa Kemal her söylediğinin bir de tersini söylemiş, her yaptığının bir de tersini yapmış, çok çalkantılı bir dönemde yeni bir cumhuriyet kurabilmek için sürekli ittifak değiştirmiş bir lider.
Nasıl onun sözlerinden ve davranışlarından bir ideoloji çıkartabilirsiniz?
Tutarlılığı yok ki sözlerinin.
Zaten bana sorarsanız Kemalizm diye de bir şey yok.
Olabilmesi de mümkün değil.
Kemalizmin günümüzde bir tek anlamı var:
"Ordu politikanın içinde ve merkezinde dursun."
Bunun dışında Kemalizmin orijinal bir fikrini bilen varsa söylesin, daha önce söylenmemiş ne söylüyor Kemalizm, bir anlatsın.
Kemalizm, cumhuriyet elitlerinin orduyla birlikte iktidarı elinde tutup, halkı politika dışına itebilmek için uydurdukları bir tabu.
Onlara göre "Kemalizm" olmazsa ve ordu politikadan çekilirse, "halk" yani bu ülkenin insanları, yani bu ülkenin gerçek sahipleri, kendi gelecekleri hakkında karar vermeye kalkışırlar.
Buranın halkı külliyen "hain" olduğundan da ülkeye ya şeriat getirir ya da burayı böler.
Kemalizm dediğiniz tuhaf şeyin ana fikri bu.
Kendi halkından korkmak.
Dahası kendi halkından nefret etmek.
Orduyla, Ankara'nın bürokratları ülkeyi kendi "halkından" korumasa burası mahvolacak.
Bugüne kadar ülkeyi "halktan" korumanın bizi nerelerle getirdiğini gördük, yaşam standardı olarak Yunanistan'ın 69 basamak altındayız.
Avrupa'nın en fakir ülkesiyiz.
Hala aşiretler, hala töre cinayetleri var.
Hala kış gelince köy yolları kapanıyor.
Hala fikrini söyleyen profesörü işinden kovacak adamları rektör yapıyoruz.
Hala bir trafik sorununu bile çözmekten aciziz.
Hala insanlarımıza doğru düzgün bir sağlık hizmeti veremiyoruz.
Hala ülkenin dört bir yanı çetelerle dolu.
Bu mu Kemalizm?
Kemalizm, gericilik değildir bence.
Kemalizm diye bir şey yoktur.
Kemalizm, bu ülkeyi "halkı dışlayarak" yönetmek isteyenlerin taktığı bir maskedir.
Ama her işin bir sonu olduğu gibi bu kandırmacanın da bir sonu bulunuyor.
Ve biz bu sona yaklaşıyoruz.
Halk, kendi ülkesinde, sahibi bulunduğu topraklarda kendi geleceği hakkında söz sahibi olmak istiyor.
Üniversiteyi kışlaya çevirmeye çalışan, koca bir toplumu rezil eden adamları rektör yapmak bunu önlemeye etmez.
Generaller de, bürokratlar da, onların parasını ödeyen, onların maaşlarını kendi alın terleriyle denkleştiren insanların hizmetine girecekler.
Onların istediğini yapacaklar.
Bunca yıl "olmayan bir ideolojiyle" insanları korkutup susturmanın tadını çıkardılar.
Kendilerini yüceltip ülkeyi batırdılar.
Amma artık yeter.
izin verin de biraz da halk yönetsin bu ülkeyi.
Şu sizin de içinden çıktığınız ve sonra beğenmediğiniz halk.
Nokta, 30.11-6.12.2006
Ahmet ALTAN
http://www.yeniasya.com.tr/2006/12/07/basin/h1.htm
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar