bugün
- karton toplayan cocuk'un gerçek yüzü18
- 40 yaş üstü erkekleri sözlükten tahliye ediyoruz17
- hem kürt hem trabzonsporlu hem milliyetçi olmak4
- gecenin bir vakti gelip vurdurmam lazım diyen kız4
- duş almak yerine sadece kafasını yıkayan insan6
- belinde don t stop dövmesi olan kız7
- sözlüğün en güzel kızları sıralı liste4
- bdsm ci kadın yazar12
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi20
- sözlük yazarlarının salataları15
- sözlüğü amcalardan arındırıyoruz kampanyası6
- erkek düşmanlığı yapan kadınlar4
- opera tarayıcı8
- protesto ayağına dükkan yağmalamak2
- dişi bir yazarla karşılıklı çay içmek7
- çorabı kaçan kız2
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı13
- 16 56 çalışma düzeni3
- ankaralı bir kıza aşık olmak2
- rüyada nervio yu görmek2
- türkiye nin en büyük sorunu13
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı6
- irlandalı'nın 27 türk'ü evire çevire dövmesi2
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı8
- kızı için şoför arayan adamın ilanı10
- aöf aşçılık6
- rüyada bir sözlük yazarını görmek2
- saraca098
- kolye140
- usualsuspects'in ayağı15
- soner çetin3
- yazarların hayattaki başarıları9
- fon vurgunu34
- bir sözlük erkeğini dağa kaldırmak8
- rasputin in 33 cmlik kesik penisi2
- laptop anakartı4
- uzaylılar insanlar gibi seks yapıyorlar mı2
- kütüphanede sevişmek4
- salat namaz değildir2
- 5 bin liranın artık çok küçük para olması7
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek9
- cam açık ve çıplak uyumak7
- uzaylılar gözlük takıyor mu2
- sözlüğü ergenlerden arındırıyoruz kampanyası3
- eskortluk yapan sözlük yazarı34
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı7
- ikinci el kitapların künye sayfasını koparan kişi2
- birinci viyana kuşatması3
- iş çıkışı bir yerlere gidip bir şeyler yapmak3
- ambulansa yol vermeyen sürücüye 46 bin lira ceza2
tumblr'ıma yazdığımı direkt alıyorum.
iversonı herkes 3 numaralı philadelphia 76ers formasıyla tanır. sixers sonrası nuggetsda ve pistonsda oynamış olduğunu bilenler bile, iverson deyince gözünün önüne gelen sixers formasıdır her şekilde.
mvp ödülünü kapmış, sayı krallıklarını toparlamış, defalarca en i̇yi 5e layık görülmüş ve bunların dışında daha birçok ödül kazanmış bir efsane allen iverson ve nba tarihinin en önemli skorerleri arasında gösteriliyor. jordan ve kobeden sonra belki de en iyisi o. evet, kobeyi de o sıralamaya sürükledim, nedenini bilmiyorum.
sixersda geçirdiği altın yıllarda bir tane bile yüzük alamamış olması canına tak etmiş olacak ki, nuggetsın yolunu tuttu. o zamanlar kağıt üzerinde nuggets kesinlikle sixerstan çok daha iyi kurulmuş bir takımdı. iverson oraya giderken bir kez daha yüzük hayaliyle gitti, hatta takım liderliğini umursamadığını dile getirip, carmelo ile işlerin çok daha güzel olacağını öne sürdü. o zamanlar cambyli, kenyonlı, jrlı güzel bir kadroya sahipti nuggets, fakat ne yazık ki işler ivynin istediği gibi gitmedi.
yoluna pistonsda devam etmeyi uygun gören ivy, orda da aynı şekilde umduğunu bulamadı. grizzlies sözleşmesini imzalayıp orada tek maç bile oynamadan ayrılarak, kariyerinin noktalamayı düşündüğünü belirtirken, ilk durağı olan sixersa son bir dönüş yaptı ve şimdi serbest oyuncu konumunda.
nba takımlarından uzun süre teklifler beklese de bir karşılık alamadı bütün yaz boyunca. çinden 4 milyon dolarlık bir teklifle karşılaştı, fakat yaklaşık 15 sezonluk kariyerinde 150 milyon doları aşan kontrat gelirinden sonra bu miktar ona düşük geldi.
ivy hala nbaden umutsuzca, avrupadan da gizliden gizliye teklif beklerken, bombayı bize hiç yabancı olmayan bir takım patlattı; beşiktaş cola turka. kendimi şanslı görüyorum ki, beşiktaş takımını geçtiğimiz hafta içinde izleme imkanı buldum. bu öylesine bir ayrıntıydı, bir şey katmayacağım üstüne. her neyse.
kafamda iki tane, birbirinden tamamen farklı iki düşünce var.
ilki; iversonın türkiyeye gelmesi, özellikle de beşiktaş gibi çok önemli bir taraftar kitlesine sahip olan bir takıma gelmesi, türk basketbolu açısından çok büyük bir şans. 2010 fibanın ardından, ivy gibi bir efsanenin türkiyedeki parkelerde ter dökmesi gerçekten tarif edilemeyecek derecede önemli bir tiraj kazandırır bize. o yüzden gelmesini gönülden istiyorum.
ikincisi ise; iversonın o başarılı nba kariyerinden sonra, türkiyede forma giymesinin biraz küçük düşürücü olduğu. az önce de belirttiğim gibi, bu adam nba tarihinin en iyi skorerleri arasında görülüyor ve böyle bir adamın türkiyede basketbol oynaması gerçekten acı verici. nerden nereye dedirtiyor bir manada insana. evet, işte bu yüzden de iversonı o forma altında görmek istemiyorum.
ikinci düşüncem oldukça farklı tabi ki, ama biraz daha geniş kapsamlı düşününce öyle. iversondan bahsediyoruz, başka birisinden değil.
belki de nuggets döneminden sonra pistonsa gitmeden bırakmalıydı basketbolu. işte o zaman gerçekten çok güzel hatırlanırdı. ya da grizzliesa hiç gitmeyip, nuggetsdan sonra direkt olarak yuvasına geri dönmeliydi, pistonsa bile uğramadan. o zaman da güzel hatırlanırdı. iversonın aklından geçenleri anlamak kolay. yüzük alamayan efsaneler arasında kendi adını görmek istemiyor, bu oldukça açık. ama yüzük aşkına böyle bir işler yapmak, amerikanın bazı yörelerindeki kumarhaneler tarafından kötülenmek, böyle bir adama kesinlikle yakışmayan bir şey.
efsane sönüyor, sönmek üzere; tek kalan ufacık bir umut ışığı. nbade herhangi bir takımdan bir sezonluk daha teklif gelirse belki oynar. tabi ki o büyük egosunu kenara bırakmayı başarırsa. yoksa iversona elveda diyelim ve onu pistons forması altında değil, sixers forması altında hatırlayalım.
iversonı herkes 3 numaralı philadelphia 76ers formasıyla tanır. sixers sonrası nuggetsda ve pistonsda oynamış olduğunu bilenler bile, iverson deyince gözünün önüne gelen sixers formasıdır her şekilde.
mvp ödülünü kapmış, sayı krallıklarını toparlamış, defalarca en i̇yi 5e layık görülmüş ve bunların dışında daha birçok ödül kazanmış bir efsane allen iverson ve nba tarihinin en önemli skorerleri arasında gösteriliyor. jordan ve kobeden sonra belki de en iyisi o. evet, kobeyi de o sıralamaya sürükledim, nedenini bilmiyorum.
sixersda geçirdiği altın yıllarda bir tane bile yüzük alamamış olması canına tak etmiş olacak ki, nuggetsın yolunu tuttu. o zamanlar kağıt üzerinde nuggets kesinlikle sixerstan çok daha iyi kurulmuş bir takımdı. iverson oraya giderken bir kez daha yüzük hayaliyle gitti, hatta takım liderliğini umursamadığını dile getirip, carmelo ile işlerin çok daha güzel olacağını öne sürdü. o zamanlar cambyli, kenyonlı, jrlı güzel bir kadroya sahipti nuggets, fakat ne yazık ki işler ivynin istediği gibi gitmedi.
yoluna pistonsda devam etmeyi uygun gören ivy, orda da aynı şekilde umduğunu bulamadı. grizzlies sözleşmesini imzalayıp orada tek maç bile oynamadan ayrılarak, kariyerinin noktalamayı düşündüğünü belirtirken, ilk durağı olan sixersa son bir dönüş yaptı ve şimdi serbest oyuncu konumunda.
nba takımlarından uzun süre teklifler beklese de bir karşılık alamadı bütün yaz boyunca. çinden 4 milyon dolarlık bir teklifle karşılaştı, fakat yaklaşık 15 sezonluk kariyerinde 150 milyon doları aşan kontrat gelirinden sonra bu miktar ona düşük geldi.
ivy hala nbaden umutsuzca, avrupadan da gizliden gizliye teklif beklerken, bombayı bize hiç yabancı olmayan bir takım patlattı; beşiktaş cola turka. kendimi şanslı görüyorum ki, beşiktaş takımını geçtiğimiz hafta içinde izleme imkanı buldum. bu öylesine bir ayrıntıydı, bir şey katmayacağım üstüne. her neyse.
kafamda iki tane, birbirinden tamamen farklı iki düşünce var.
ilki; iversonın türkiyeye gelmesi, özellikle de beşiktaş gibi çok önemli bir taraftar kitlesine sahip olan bir takıma gelmesi, türk basketbolu açısından çok büyük bir şans. 2010 fibanın ardından, ivy gibi bir efsanenin türkiyedeki parkelerde ter dökmesi gerçekten tarif edilemeyecek derecede önemli bir tiraj kazandırır bize. o yüzden gelmesini gönülden istiyorum.
ikincisi ise; iversonın o başarılı nba kariyerinden sonra, türkiyede forma giymesinin biraz küçük düşürücü olduğu. az önce de belirttiğim gibi, bu adam nba tarihinin en iyi skorerleri arasında görülüyor ve böyle bir adamın türkiyede basketbol oynaması gerçekten acı verici. nerden nereye dedirtiyor bir manada insana. evet, işte bu yüzden de iversonı o forma altında görmek istemiyorum.
ikinci düşüncem oldukça farklı tabi ki, ama biraz daha geniş kapsamlı düşününce öyle. iversondan bahsediyoruz, başka birisinden değil.
belki de nuggets döneminden sonra pistonsa gitmeden bırakmalıydı basketbolu. işte o zaman gerçekten çok güzel hatırlanırdı. ya da grizzliesa hiç gitmeyip, nuggetsdan sonra direkt olarak yuvasına geri dönmeliydi, pistonsa bile uğramadan. o zaman da güzel hatırlanırdı. iversonın aklından geçenleri anlamak kolay. yüzük alamayan efsaneler arasında kendi adını görmek istemiyor, bu oldukça açık. ama yüzük aşkına böyle bir işler yapmak, amerikanın bazı yörelerindeki kumarhaneler tarafından kötülenmek, böyle bir adama kesinlikle yakışmayan bir şey.
efsane sönüyor, sönmek üzere; tek kalan ufacık bir umut ışığı. nbade herhangi bir takımdan bir sezonluk daha teklif gelirse belki oynar. tabi ki o büyük egosunu kenara bırakmayı başarırsa. yoksa iversona elveda diyelim ve onu pistons forması altında değil, sixers forması altında hatırlayalım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar