bugün

yiğit bulut

linç edilmek istenen yazar.

ifade ettiklerini araştırmaya bile kimse yeltenmiyor. vurun abalıya!
--spoiler--
detaya geçmeden iki tespit yapmak istiyorum:
1- türkiye’de "sansür" ile "düzenleme", "kuralsız olmak" ile "özgürlük" kavramları birbirine karıştırılıyor... birileri bunu her türlü hukuki düzenleme dışında kalmak için yapıyor ve kamuoyunu yanıltıyor. bir alanda "kurallar konulması" oranın "sansürlenmesi" değildir!

2- saklayacak bir şeyi olmayanlar, kurallara uyanlar düzenleme yapılmasından korkmazlar! koyarsınız kuralları, herkes şeffaf bir şekilde yoluna devam eder...

bu tespitler sonrası gelelim; medya üst kurulu tartışmasına...
türkiye'de bildiğiniz gibi tek düzenleme rtük ile yapılmış ve radyo, televizyonlar için kurallar belirlenmiş. şimdi soralım; rtük var diye sansür mü var? yoksa kurallar mı konulmuş? varsa söyleyin; birlikte savaşalım... rtük'ün var olma mantığı çok basit: radyo, televizyonlar, kamu varlıkları üzerinden size ulaştığı için "düzenleme" yapılabilir. rtük'ün anayasal bir temeli var...

şimdi soralım; türk telekom ağları veya mobil şebekeler üzerinden türkiye'de 50 milyon üstünde abonesi olan internet neden kuralsız? telekom altyapısı veya gsm frekansları, eğer mantık "kamu değeri" ise, "kamu vasıtası" değil mi?
--spoiler--
© copyright 2005 - 2026