bugün
- futbol20
- atatürk'ün vizyonunun inanılmazlığı4
- escort taş mı yesin11
- alzheimer günlüğü6
- sırrı süreyyacı ünlülerin 29 ekim kutlaması7
- muğla vs uşak afyon denizli aydın kütahya manisa2
- kartoncu bey birader beydir2
- yaşasın cumhuriyet3
- ısparta nokulu6
- apo çıkarsa ulusalcılar ne yapacak2
- erzurum vs kars2
- cumhuriyet bayramı14
- yeniden de sevebiliriz akdeniz2
- halk aşksızsa sokaklar banka dükkanlarıyla doludur5
- sözlük yazarlarının çayları6
- 29 ekim cumhuriyet bayramı12
- uefa şampiyonlar ligi7
- gocu'nun sözlüğe vedası4
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı13
- hayat koçu ile yaşam koçu arasındaki fark7
- fenerbahçe10
- türkiye cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır4
- ekşi sözlük toplu yazar alımı3
- liverpool fc3
- muhtaç olduğun kudret3
- kumaş2
- opel vectra a2
- eskorta gitmenin hijyenik olmaması2
- haftanın gammazları listesi3
- bir kıza saklama kabı hediye etmek11
- kurallara neden uyduğumuz sorusu2
- müslüm gürses şarkılarındaki felsefi sözler5
- koşmak yerine ağırlık kaldırmak5
- apo piçtir piç kalacak3
- münihte tavuk döner yedim2
- sözlüğün artık kapanacak hale gelmesi2
- maymuna fındık atmak2
- ben sana inanıyorum2
- gece vakti orman yolunda bisiklet sürmek8
- sarı saçın yakıştığı ünlüler9
- vegan yaşam2
- ezberin gereksiz olduğu yanılgısı4
- akın gürlek3
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı62
- öyle bir yatmak ki yarınlar olmayacakmışcasına7
- yuzırların ekşiye kaçması3
- rafine zevkleri olan erkek11
- kedilerle uyumak9
- sorgulanmamış bir hayat yaşanmaya değmez3
- acil durumda aranacak kişi6
evet kendime geldim bu ayrılışla ilgili olarak. oldukça üzüldüm, mike portnoy grupta en az sevdiğim üyeydi rudess ile birlikte fakat şu bir gerçek ki grubun müzikal anlamda beyniydi, düşüncem şu olmuştu ilk duyduğum da. mike portnoy giderse grubun bir şekilde sonu gelir diye, bir an daniel gildenlöw gibi düşündüm onu. sanırım gildenlöw gitse pos dağılır. her neyse, fakat daha sonra hem james labrie hem de petrucci kendi sitelerinde, dt efsanesi son hızıyla devam edecektir diye kesin bir ifadeyle belirttiler.
i̇lk sorun şu; mike portnoy'un gruptaki yeri çok çok önemliydi. albüm prodüktörlüğü, şarkı sözleri, aranjeler, vokal melodileri, albüm tanıtımı neredeyse tamamı portnoy tarafından yapılıyordu, yükün çoğu ondaydı. her ne kadar labrie frontman olsa da portnoy bu işlerin gizli kahramanıydı. yapılan açıklamalarda petrucci ve labrie ifade etti ki, artık bizi daha ağır sorumluluklar bekliyor ve bunları dream theater efsanesini devam ettirmek için seve seve yapacaklarını belirttiler.
diğer sorun ise şu ki; kişisel anlamda yine portnoy'un bu gidişini anlamlandıramıyorum. çok değil daha 1 hafta önceki mesajında, o benim elimde büyüyen bebek dediği grubu bırakması bana samimiyetsiz geldi. elbette kendine göre sebepleri vardı. yapılan açıklamaya göre gruba 1-2 yıl ara vermek istediğini belirtmiş fakat özellikle petrucci olmak üzere bu karara grup üyeleri hayır demiş ve bunun üzerine portnoy ayrılmış. belirtilen ana neden bu. şöyle bir şey var ki, portnoy bu arayı verirken hani ben de dinleneyim, kafa toplayayım bazında değil, diğer gruplarla çalışma olasılığı olduğunda. yeni müzik türlerini denemek istiyormuş. bu anlamda ise benim düşündüğüm dt artık portnoy'u tatmin etmiyordu ve gitmesini burada haklı görüyorum. dream theater ise çoğu zaman belirli bir takvime göre ilerleyen bir grup oldu, diğer üyelerinde devam etmelerini anlayabiliyorum.
ve bana göre en büyük sorun ise, mike portnoy tarafından yazılan oldukça kişisel şarkıların büyük ihtimal bir daha çalınmayacak olması. kevin moore-space dye vest vakası yani. the best of times, a change of seasons, honor thy father, 12 step suit öyle görünüyor ki artık çalınmayacak. i̇şte insanı en çok üzen olay bu oluyor. mp tarafından yazılan çoğu şarkı yine çalınır ama bu kişisel yoğunluğu şarkıların çalınması zor.
bir de açık kapı bırakma olayı var. mike portnoy dün yaptığı röportajda, kesinlikle kişisel bir sorun olmadığını, sadece büyük bir sorumluluktan yorulduğunu belirtti ama ne olursa olsun grupla asla bağının kopmayacağını belirtti. bu da demek oluyor ki, portnoy gruba bir şekilde dönebilir ya da bu olmadı belki de bir çok özel konserde onlara eşlik edebilir. açıkçası the best of times ve 12 step suite'in deli gibi çalınmasını istediğim için bu olasılığın gerçekleşmesini çok istiyorum.
olayın artı tarafları da var, son 2 albümden beri mike portnoy'un sert müzik yapma hırsından dolayı ve her işi tekelinde bulundurmasından dolayı dream theater değil de artık portnoy theater gibi olmuştu. tüm insanları en sinir eden şey ise james labrie'nin vokallerinin kısıtlanması idi belki de. tenör adamı hetfield gibi kullanıyorlardı. oysa labrie kendi projelerinde kendi sesini kullanıyordu. şarkı sözlerindeki sığlık, kendini tekrarlama hepsi ayrı bir sorundu. en büyük sorun ise artık progressive'den çok thrash metale doğru kayan bir müzik vardı. bu tüm dinleyicileri gruptan uzaklaştırıyordu. ayrıca dinleyiciler deyimiyle grup "mainstream" olmasıydı ki bu çok kötü bir şeydi.
şimdi ise, artık 4 kişiler. 4ü de harika müzisyenler. belirtilenlere göre artık 4 kişinin katkısı olacak bir albüm gelecek 2011'de. bu oldukça heyecan verici, john myung'ın şarkı sözleri, james labrie'nin vokal pasajları. john petrucci'nin progressive müzik köklerine daha çok bağlı olduğunu düşünürsek ben uzun zamandır bu kadar heyecanlıyım gelecek dt albümü için. yeni bir yol, yeni bir harita.
gelecek olan davulcuyu ise malesef kötü ve yorucu günler bekliyor. hep mike portnoy ile kıyaslanacak, ayrıca portnoy'un şarkılarını çalmak, davullarını karakterize etmek inanılmaz zordur. çok iyi bir isim olmalı ve dt'yi omuzlarında taşımalı. bu anlamda benim 3 isteğim var,
1-mike mangini
2-terry bozzio
3-virgil donati
eğer hasta olmasaydı kesinlikle martin lopez derdim.
umarım dt için güzel bir sezon olur.
i̇lk sorun şu; mike portnoy'un gruptaki yeri çok çok önemliydi. albüm prodüktörlüğü, şarkı sözleri, aranjeler, vokal melodileri, albüm tanıtımı neredeyse tamamı portnoy tarafından yapılıyordu, yükün çoğu ondaydı. her ne kadar labrie frontman olsa da portnoy bu işlerin gizli kahramanıydı. yapılan açıklamalarda petrucci ve labrie ifade etti ki, artık bizi daha ağır sorumluluklar bekliyor ve bunları dream theater efsanesini devam ettirmek için seve seve yapacaklarını belirttiler.
diğer sorun ise şu ki; kişisel anlamda yine portnoy'un bu gidişini anlamlandıramıyorum. çok değil daha 1 hafta önceki mesajında, o benim elimde büyüyen bebek dediği grubu bırakması bana samimiyetsiz geldi. elbette kendine göre sebepleri vardı. yapılan açıklamaya göre gruba 1-2 yıl ara vermek istediğini belirtmiş fakat özellikle petrucci olmak üzere bu karara grup üyeleri hayır demiş ve bunun üzerine portnoy ayrılmış. belirtilen ana neden bu. şöyle bir şey var ki, portnoy bu arayı verirken hani ben de dinleneyim, kafa toplayayım bazında değil, diğer gruplarla çalışma olasılığı olduğunda. yeni müzik türlerini denemek istiyormuş. bu anlamda ise benim düşündüğüm dt artık portnoy'u tatmin etmiyordu ve gitmesini burada haklı görüyorum. dream theater ise çoğu zaman belirli bir takvime göre ilerleyen bir grup oldu, diğer üyelerinde devam etmelerini anlayabiliyorum.
ve bana göre en büyük sorun ise, mike portnoy tarafından yazılan oldukça kişisel şarkıların büyük ihtimal bir daha çalınmayacak olması. kevin moore-space dye vest vakası yani. the best of times, a change of seasons, honor thy father, 12 step suit öyle görünüyor ki artık çalınmayacak. i̇şte insanı en çok üzen olay bu oluyor. mp tarafından yazılan çoğu şarkı yine çalınır ama bu kişisel yoğunluğu şarkıların çalınması zor.
bir de açık kapı bırakma olayı var. mike portnoy dün yaptığı röportajda, kesinlikle kişisel bir sorun olmadığını, sadece büyük bir sorumluluktan yorulduğunu belirtti ama ne olursa olsun grupla asla bağının kopmayacağını belirtti. bu da demek oluyor ki, portnoy gruba bir şekilde dönebilir ya da bu olmadı belki de bir çok özel konserde onlara eşlik edebilir. açıkçası the best of times ve 12 step suite'in deli gibi çalınmasını istediğim için bu olasılığın gerçekleşmesini çok istiyorum.
olayın artı tarafları da var, son 2 albümden beri mike portnoy'un sert müzik yapma hırsından dolayı ve her işi tekelinde bulundurmasından dolayı dream theater değil de artık portnoy theater gibi olmuştu. tüm insanları en sinir eden şey ise james labrie'nin vokallerinin kısıtlanması idi belki de. tenör adamı hetfield gibi kullanıyorlardı. oysa labrie kendi projelerinde kendi sesini kullanıyordu. şarkı sözlerindeki sığlık, kendini tekrarlama hepsi ayrı bir sorundu. en büyük sorun ise artık progressive'den çok thrash metale doğru kayan bir müzik vardı. bu tüm dinleyicileri gruptan uzaklaştırıyordu. ayrıca dinleyiciler deyimiyle grup "mainstream" olmasıydı ki bu çok kötü bir şeydi.
şimdi ise, artık 4 kişiler. 4ü de harika müzisyenler. belirtilenlere göre artık 4 kişinin katkısı olacak bir albüm gelecek 2011'de. bu oldukça heyecan verici, john myung'ın şarkı sözleri, james labrie'nin vokal pasajları. john petrucci'nin progressive müzik köklerine daha çok bağlı olduğunu düşünürsek ben uzun zamandır bu kadar heyecanlıyım gelecek dt albümü için. yeni bir yol, yeni bir harita.
gelecek olan davulcuyu ise malesef kötü ve yorucu günler bekliyor. hep mike portnoy ile kıyaslanacak, ayrıca portnoy'un şarkılarını çalmak, davullarını karakterize etmek inanılmaz zordur. çok iyi bir isim olmalı ve dt'yi omuzlarında taşımalı. bu anlamda benim 3 isteğim var,
1-mike mangini
2-terry bozzio
3-virgil donati
eğer hasta olmasaydı kesinlikle martin lopez derdim.
umarım dt için güzel bir sezon olur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar