bugün
- göçmen karşıtı din düşmanı sosyal demokratlar19
- türkiye'deki gündemin yarısı israil hakkında6
- game of thrones taki kerhaneci17
- genel ev sloganları5
- mekkeli müşrikler3
- ölümden korkuyor musunuz35
- ülkü ocakları genel ev olsun4
- sözlük kızları dertleşiyor14
- gençlik ve güzellik bitince kızlar ne yapıyor9
- müslüman kardeşine dua etmek4
- melis sezen'in memeleri5
- yahudi israil'i örnek alıp türkiye'ye uygulamak2
- dyson3
- asgari ücreti alım gücünü unutup israil tartışmak2
- kaçak sığınmacıları müslüman diye güzellemek4
- anın görüntüsü25
- 128 milyar dolar nerede4
- platon'un mağarası3
- claudian clouds41
- sözlük yazarlarının normal kombinleri26
- son üç şifrenizle aynı olamaz3
- ülkücü olmak delikanlı işidir2
- arkadaşlar kova erkeğinden olur mu8
- mağribiler2
- neo ittihatçılar2
- uludağ sözlükte genel ev açılması2
- lilith'in haklı olması2
- sözlükteki sessiz yazarlar7
- sarı saç mavi göz5
- almanya da sol partiyi destekleyen gurbetçi5
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri25
- bilgisayar alacaklara tavsiyeler5
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı28
- berlin'in belediye başkanının türk olması2
- bugün ne oldu10
- burçlara inanan kızdan olur mu3
- mustafa kemal atatürk ün boyu8
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi19
- şok market2
- 21 eylül dünya barış günü2
- sözlüğe yön veren bayan sayısındaki azalma2
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı15
- habire1220
- erkeklerin seks ihtiyacı bitmez bacım2
- edinburgh3
- alkol2
- hiç antidepresan kullanmayan insan6
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
- işteyken entry girmek2
- kimse seni sevmiyor4
Kaldırımda koşuyordu. Şimdi ise karşı kaldırıma geçmesi gerekiyordu. Arabaların çok hızlı kullanıldığı bu caddede, karşıdan karşıya geçmek için önce sola baktı, sağa bakmasına gerek kalmadı. Çünkü soldan gelen araç, beklemesi gerektiğinin göstergesiydi. Durursa kalp krizi geçirecekti, koşarsa trafik kazası! iki seçeneği vardı ve bir sonuç: Ölüm!
Trafik kazasını seçti, sonucunu düşünmeden. Koşmaya devam ederken, korna sesleriyle dans ettiğini düşündü. Baş ağrıtıcı bir müzikle, eğlence mekanındaki kızları tavlamak için salakça hareketler yapıp, bunlara dans diyen erkeklerden nefret ettiği için, dans etmek O'na sadece nefreti anımsatırdı. O an kendindende nefret etti.
Kendisine bakan insanların, iki katı kadar göze, O'nun üzerindeydi.Arabalardan gelen korna seslerine, fren yapan araçların lastik sesleri ve sürücülerin bağrışmalarıda eklenmişti.
Karşı kaldırıma geçmişti. Ofsayt pozisyonundayken, yan hakemin bayrak kaldırmasıyla birlikte utanarak diğer futbolcuların arasına karışan bir futbolcu gibi insanların arasına karışmıştı. Artık koşmuyor, yavaşça yürüyordu. Yavaşlaması, düşünmesini engellemeye başlamıştı. Yüreği sızlamaya başlamıştı. Sanki biraz önce trafiği keşmekeş eden kişi o değildi. Hatta trafiğin keşmekeş olduğundan haberi dahi yokmuş gibi yürümeye devam ediyordu. Çünkü artık koşmuyor ve kendine yasakladığı şeyleri düşünmeye başlamıştı. Değil trafik, ne dünya umrundaydıi ne de hayat...
''Şimdi kalp krizi geçirebilirim. Yoruldum, artık koşamam. Hem burada çok insan var, bana da yardımcı olurlar. En azından ambulans çağırırlar.''
Kaldırımda yürüyen insanlara baktı. Hemen hemen hepsi yardımsever insanlara benziyorlardı. Her hangi bir krizde yardım edecek bir sürü insan vardı ama, kendi işini kendisi görmeliydi.
''Ambulansı ben bile çağırabilirim ama öncesinde son bir kez sigara içmeliyim.''
Bir sigara yaktı. Belki de hayatında içeceği son sigaraydı. Zaten bırakmayı düşünüyordu ve yaşayacağı kriz, O'nun sigarayı bırakmasına bir neden olacaktı. Ölüm ile sigarayı bırakma yöntemi!
Beyni durmuştu. Ayaklarıyla beyninin, aynı çarka bağlı olduğunu düşündü. Biri durunca, diğeride duruyordu. Koşmazsa, düşünemez ve başkalarının düşünceleri beyninde yer ederdi. Ama şu anda bu olmamalıydı. Daha ambülansı bile aramamıştı.
Artık beyni karıncalanmaya başlamıştı. Durumun ciddiyetinin farkındaydı. Kalbi sıkışıyordu. Göğsündeki acı, kalbinin pompaladığı kanla, bütün damarlarından geçip, bütün bedenini sarmıştı.
Telefonunu cebinden çıkarıp, ilk yardım servisini aradı.
''ilk yardım servisi, buyurun.''
''Yardım edin. Kalbimin sahibi, kalbimi azad etti. Kalbim bunu kaldıramıyor. Kalbim sahibini istiyor. Eğer yirmi dört saat içerisinde, sahibi geri gelmezse, kalbim grev yapacağını açıkladı. Ve yirmi dört saat geçti aradan... Kalbim acıyor. Kalp krizi geçiriyorum!''
Telefondaki ses biraz alaycıydı:
''Beyefendi, siz ruh krizi geçiriyorsunuz, kalp krizi değil!''
Dıt... dıııtt... dııt...
ilk yardım memuru telefonu kapamıştı.
''Evet, bu bir ruh krizi!'' diye mırıldandı.
Acısı giderek artıyordu. Ağladığını hayal etti.
''Ruh krizi.'' dedi.
''Ruh ölür, yasını beden tutar!''
Trafik kazasını seçti, sonucunu düşünmeden. Koşmaya devam ederken, korna sesleriyle dans ettiğini düşündü. Baş ağrıtıcı bir müzikle, eğlence mekanındaki kızları tavlamak için salakça hareketler yapıp, bunlara dans diyen erkeklerden nefret ettiği için, dans etmek O'na sadece nefreti anımsatırdı. O an kendindende nefret etti.
Kendisine bakan insanların, iki katı kadar göze, O'nun üzerindeydi.Arabalardan gelen korna seslerine, fren yapan araçların lastik sesleri ve sürücülerin bağrışmalarıda eklenmişti.
Karşı kaldırıma geçmişti. Ofsayt pozisyonundayken, yan hakemin bayrak kaldırmasıyla birlikte utanarak diğer futbolcuların arasına karışan bir futbolcu gibi insanların arasına karışmıştı. Artık koşmuyor, yavaşça yürüyordu. Yavaşlaması, düşünmesini engellemeye başlamıştı. Yüreği sızlamaya başlamıştı. Sanki biraz önce trafiği keşmekeş eden kişi o değildi. Hatta trafiğin keşmekeş olduğundan haberi dahi yokmuş gibi yürümeye devam ediyordu. Çünkü artık koşmuyor ve kendine yasakladığı şeyleri düşünmeye başlamıştı. Değil trafik, ne dünya umrundaydıi ne de hayat...
''Şimdi kalp krizi geçirebilirim. Yoruldum, artık koşamam. Hem burada çok insan var, bana da yardımcı olurlar. En azından ambulans çağırırlar.''
Kaldırımda yürüyen insanlara baktı. Hemen hemen hepsi yardımsever insanlara benziyorlardı. Her hangi bir krizde yardım edecek bir sürü insan vardı ama, kendi işini kendisi görmeliydi.
''Ambulansı ben bile çağırabilirim ama öncesinde son bir kez sigara içmeliyim.''
Bir sigara yaktı. Belki de hayatında içeceği son sigaraydı. Zaten bırakmayı düşünüyordu ve yaşayacağı kriz, O'nun sigarayı bırakmasına bir neden olacaktı. Ölüm ile sigarayı bırakma yöntemi!
Beyni durmuştu. Ayaklarıyla beyninin, aynı çarka bağlı olduğunu düşündü. Biri durunca, diğeride duruyordu. Koşmazsa, düşünemez ve başkalarının düşünceleri beyninde yer ederdi. Ama şu anda bu olmamalıydı. Daha ambülansı bile aramamıştı.
Artık beyni karıncalanmaya başlamıştı. Durumun ciddiyetinin farkındaydı. Kalbi sıkışıyordu. Göğsündeki acı, kalbinin pompaladığı kanla, bütün damarlarından geçip, bütün bedenini sarmıştı.
Telefonunu cebinden çıkarıp, ilk yardım servisini aradı.
''ilk yardım servisi, buyurun.''
''Yardım edin. Kalbimin sahibi, kalbimi azad etti. Kalbim bunu kaldıramıyor. Kalbim sahibini istiyor. Eğer yirmi dört saat içerisinde, sahibi geri gelmezse, kalbim grev yapacağını açıkladı. Ve yirmi dört saat geçti aradan... Kalbim acıyor. Kalp krizi geçiriyorum!''
Telefondaki ses biraz alaycıydı:
''Beyefendi, siz ruh krizi geçiriyorsunuz, kalp krizi değil!''
Dıt... dıııtt... dııt...
ilk yardım memuru telefonu kapamıştı.
''Evet, bu bir ruh krizi!'' diye mırıldandı.
Acısı giderek artıyordu. Ağladığını hayal etti.
''Ruh krizi.'' dedi.
''Ruh ölür, yasını beden tutar!''
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar