bugün
- allah vardır diyenlerin hiçbir kanıt gösterememesi16
- göksel in memeleri4
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı14
- kabak tatlısını sevenler8
- taksim delisi cenk3
- ismet gurbuz 20244
- 20043
- sarı teker ve avaneleri3
- 1 doların 50 tl olması3
- nervio'nun asıl benzediği ünlü6
- nervio'nun gerçek yüzü5
- kafanın çok büyük olması8
- halef dizisinin final yapması2
- evi arsayı satıp faizle her ay 120 gr altın alıyom2
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- kaan girgin'in son hali2
- hoşlanılan kızın ayağınızı yalamak istemesi7
- nervio34
- barış alper yılmaz4
- bafra pidesi3
- yalnız çirkin asosyal erkek6
- birçok kadın evliliğini eskort hizmeti gibi yapıyo3
- bir can kurtaran tüm insanları kurtarmış gibi olur2
- ismet gürbüz sözlüğü nasıl keşfetti6
- anın görüntüsü23
- en sevilen ibrahim tatlıses sözleri6
- bırak kolumu acıtıyorsun4
- anelka alex tuncay hooijdonk dörtlüsü6
- 2019 tasarımı4
- otomobilin üstünde uyuyakalan adam6
- ülkücü erkek ermeni kız aşkı10
- askerde cinsel ihtiyaçlar nasıl gideriliyor6
- duygu özaslan6
- nerdesiniz3
- ali koç3
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı23
- fenerbahçe10
- tarcanlar oto ekspertiz2
- ibrahim tatlısesin peygamber olma ihtimali4
- sokak ortasında durduk yere yarrak diye bağırmak3
- emre aydın dinlemek2
- kahtalı mıçı hayranı kız4
- fare var deyince ay ben korkarım diyen erkek7
- gazze de evlenen çiftin düğün fotoğrafı2
- kabak tatlısını sevmeyenler2
- timsah yürüyüşü4
- ya şeytan haklıysa5
- askerde özlenen şeyler9
- bu koyden olsam ne olacak3
- özel ders vermek4
Kaldırımda koşuyordu. Şimdi ise karşı kaldırıma geçmesi gerekiyordu. Arabaların çok hızlı kullanıldığı bu caddede, karşıdan karşıya geçmek için önce sola baktı, sağa bakmasına gerek kalmadı. Çünkü soldan gelen araç, beklemesi gerektiğinin göstergesiydi. Durursa kalp krizi geçirecekti, koşarsa trafik kazası! iki seçeneği vardı ve bir sonuç: Ölüm!
Trafik kazasını seçti, sonucunu düşünmeden. Koşmaya devam ederken, korna sesleriyle dans ettiğini düşündü. Baş ağrıtıcı bir müzikle, eğlence mekanındaki kızları tavlamak için salakça hareketler yapıp, bunlara dans diyen erkeklerden nefret ettiği için, dans etmek O'na sadece nefreti anımsatırdı. O an kendindende nefret etti.
Kendisine bakan insanların, iki katı kadar göze, O'nun üzerindeydi.Arabalardan gelen korna seslerine, fren yapan araçların lastik sesleri ve sürücülerin bağrışmalarıda eklenmişti.
Karşı kaldırıma geçmişti. Ofsayt pozisyonundayken, yan hakemin bayrak kaldırmasıyla birlikte utanarak diğer futbolcuların arasına karışan bir futbolcu gibi insanların arasına karışmıştı. Artık koşmuyor, yavaşça yürüyordu. Yavaşlaması, düşünmesini engellemeye başlamıştı. Yüreği sızlamaya başlamıştı. Sanki biraz önce trafiği keşmekeş eden kişi o değildi. Hatta trafiğin keşmekeş olduğundan haberi dahi yokmuş gibi yürümeye devam ediyordu. Çünkü artık koşmuyor ve kendine yasakladığı şeyleri düşünmeye başlamıştı. Değil trafik, ne dünya umrundaydıi ne de hayat...
''Şimdi kalp krizi geçirebilirim. Yoruldum, artık koşamam. Hem burada çok insan var, bana da yardımcı olurlar. En azından ambulans çağırırlar.''
Kaldırımda yürüyen insanlara baktı. Hemen hemen hepsi yardımsever insanlara benziyorlardı. Her hangi bir krizde yardım edecek bir sürü insan vardı ama, kendi işini kendisi görmeliydi.
''Ambulansı ben bile çağırabilirim ama öncesinde son bir kez sigara içmeliyim.''
Bir sigara yaktı. Belki de hayatında içeceği son sigaraydı. Zaten bırakmayı düşünüyordu ve yaşayacağı kriz, O'nun sigarayı bırakmasına bir neden olacaktı. Ölüm ile sigarayı bırakma yöntemi!
Beyni durmuştu. Ayaklarıyla beyninin, aynı çarka bağlı olduğunu düşündü. Biri durunca, diğeride duruyordu. Koşmazsa, düşünemez ve başkalarının düşünceleri beyninde yer ederdi. Ama şu anda bu olmamalıydı. Daha ambülansı bile aramamıştı.
Artık beyni karıncalanmaya başlamıştı. Durumun ciddiyetinin farkındaydı. Kalbi sıkışıyordu. Göğsündeki acı, kalbinin pompaladığı kanla, bütün damarlarından geçip, bütün bedenini sarmıştı.
Telefonunu cebinden çıkarıp, ilk yardım servisini aradı.
''ilk yardım servisi, buyurun.''
''Yardım edin. Kalbimin sahibi, kalbimi azad etti. Kalbim bunu kaldıramıyor. Kalbim sahibini istiyor. Eğer yirmi dört saat içerisinde, sahibi geri gelmezse, kalbim grev yapacağını açıkladı. Ve yirmi dört saat geçti aradan... Kalbim acıyor. Kalp krizi geçiriyorum!''
Telefondaki ses biraz alaycıydı:
''Beyefendi, siz ruh krizi geçiriyorsunuz, kalp krizi değil!''
Dıt... dıııtt... dııt...
ilk yardım memuru telefonu kapamıştı.
''Evet, bu bir ruh krizi!'' diye mırıldandı.
Acısı giderek artıyordu. Ağladığını hayal etti.
''Ruh krizi.'' dedi.
''Ruh ölür, yasını beden tutar!''
Trafik kazasını seçti, sonucunu düşünmeden. Koşmaya devam ederken, korna sesleriyle dans ettiğini düşündü. Baş ağrıtıcı bir müzikle, eğlence mekanındaki kızları tavlamak için salakça hareketler yapıp, bunlara dans diyen erkeklerden nefret ettiği için, dans etmek O'na sadece nefreti anımsatırdı. O an kendindende nefret etti.
Kendisine bakan insanların, iki katı kadar göze, O'nun üzerindeydi.Arabalardan gelen korna seslerine, fren yapan araçların lastik sesleri ve sürücülerin bağrışmalarıda eklenmişti.
Karşı kaldırıma geçmişti. Ofsayt pozisyonundayken, yan hakemin bayrak kaldırmasıyla birlikte utanarak diğer futbolcuların arasına karışan bir futbolcu gibi insanların arasına karışmıştı. Artık koşmuyor, yavaşça yürüyordu. Yavaşlaması, düşünmesini engellemeye başlamıştı. Yüreği sızlamaya başlamıştı. Sanki biraz önce trafiği keşmekeş eden kişi o değildi. Hatta trafiğin keşmekeş olduğundan haberi dahi yokmuş gibi yürümeye devam ediyordu. Çünkü artık koşmuyor ve kendine yasakladığı şeyleri düşünmeye başlamıştı. Değil trafik, ne dünya umrundaydıi ne de hayat...
''Şimdi kalp krizi geçirebilirim. Yoruldum, artık koşamam. Hem burada çok insan var, bana da yardımcı olurlar. En azından ambulans çağırırlar.''
Kaldırımda yürüyen insanlara baktı. Hemen hemen hepsi yardımsever insanlara benziyorlardı. Her hangi bir krizde yardım edecek bir sürü insan vardı ama, kendi işini kendisi görmeliydi.
''Ambulansı ben bile çağırabilirim ama öncesinde son bir kez sigara içmeliyim.''
Bir sigara yaktı. Belki de hayatında içeceği son sigaraydı. Zaten bırakmayı düşünüyordu ve yaşayacağı kriz, O'nun sigarayı bırakmasına bir neden olacaktı. Ölüm ile sigarayı bırakma yöntemi!
Beyni durmuştu. Ayaklarıyla beyninin, aynı çarka bağlı olduğunu düşündü. Biri durunca, diğeride duruyordu. Koşmazsa, düşünemez ve başkalarının düşünceleri beyninde yer ederdi. Ama şu anda bu olmamalıydı. Daha ambülansı bile aramamıştı.
Artık beyni karıncalanmaya başlamıştı. Durumun ciddiyetinin farkındaydı. Kalbi sıkışıyordu. Göğsündeki acı, kalbinin pompaladığı kanla, bütün damarlarından geçip, bütün bedenini sarmıştı.
Telefonunu cebinden çıkarıp, ilk yardım servisini aradı.
''ilk yardım servisi, buyurun.''
''Yardım edin. Kalbimin sahibi, kalbimi azad etti. Kalbim bunu kaldıramıyor. Kalbim sahibini istiyor. Eğer yirmi dört saat içerisinde, sahibi geri gelmezse, kalbim grev yapacağını açıkladı. Ve yirmi dört saat geçti aradan... Kalbim acıyor. Kalp krizi geçiriyorum!''
Telefondaki ses biraz alaycıydı:
''Beyefendi, siz ruh krizi geçiriyorsunuz, kalp krizi değil!''
Dıt... dıııtt... dııt...
ilk yardım memuru telefonu kapamıştı.
''Evet, bu bir ruh krizi!'' diye mırıldandı.
Acısı giderek artıyordu. Ağladığını hayal etti.
''Ruh krizi.'' dedi.
''Ruh ölür, yasını beden tutar!''
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com