bugün
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı25
- ölümden korkuyor musunuz24
- türk düşmanı piçler10
- sözlüğün canlandırılması için yapılması gerekenler8
- her biji amed8
- uçan arabalar neden çıkmadı5
- pazar gecesi sözlükte 900 online yazar olması3
- konuşmak istemiyorum4
- trabzonspor'un amedspor'u lider yapması5
- askerde sahip olunan en büyük lüks17
- amed sporlu bir kızı hoplatmak6
- house of bijan2
- habire1219
- erkeklerin garip huyları3
- amedspor'un süper ligin lideri olması13
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı12
- incir2
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi15
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması7
- borsa istanbul daki fon krizi7
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile10
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri52
- flört döneminde atılacak şarkılar2
- 20213
- sözlükte yaşanacak deseler inanmayacağınız şeyler2
- duygusal dalgalanma2
- arkada beliren2
- galatasaray'ın fb den ikinciliği de alması3
- 0 0 719
- lilith fahişe mi sorunsalı3
- ne mutlu türküm diyene3
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- muhteşem yüzyıl3
- hiç fuhuş yaptınız mı6
- sokak köpeklerinin saldırısına uğramak2
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması11
- esmer güzeli2
- sarışın kızlar4
- meriç keskin3
- türkiye türklerindir3
- vedat muriqi5
- delilik3
- masumiyet2
- 20 eylül2
- sıfır atık vakfı11
- sözlükteki sinsi köpekler8
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- neslican tay2
- düzensizlik2
Kaldırımda koşuyordu. Şimdi ise karşı kaldırıma geçmesi gerekiyordu. Arabaların çok hızlı kullanıldığı bu caddede, karşıdan karşıya geçmek için önce sola baktı, sağa bakmasına gerek kalmadı. Çünkü soldan gelen araç, beklemesi gerektiğinin göstergesiydi. Durursa kalp krizi geçirecekti, koşarsa trafik kazası! iki seçeneği vardı ve bir sonuç: Ölüm!
Trafik kazasını seçti, sonucunu düşünmeden. Koşmaya devam ederken, korna sesleriyle dans ettiğini düşündü. Baş ağrıtıcı bir müzikle, eğlence mekanındaki kızları tavlamak için salakça hareketler yapıp, bunlara dans diyen erkeklerden nefret ettiği için, dans etmek O'na sadece nefreti anımsatırdı. O an kendindende nefret etti.
Kendisine bakan insanların, iki katı kadar göze, O'nun üzerindeydi.Arabalardan gelen korna seslerine, fren yapan araçların lastik sesleri ve sürücülerin bağrışmalarıda eklenmişti.
Karşı kaldırıma geçmişti. Ofsayt pozisyonundayken, yan hakemin bayrak kaldırmasıyla birlikte utanarak diğer futbolcuların arasına karışan bir futbolcu gibi insanların arasına karışmıştı. Artık koşmuyor, yavaşça yürüyordu. Yavaşlaması, düşünmesini engellemeye başlamıştı. Yüreği sızlamaya başlamıştı. Sanki biraz önce trafiği keşmekeş eden kişi o değildi. Hatta trafiğin keşmekeş olduğundan haberi dahi yokmuş gibi yürümeye devam ediyordu. Çünkü artık koşmuyor ve kendine yasakladığı şeyleri düşünmeye başlamıştı. Değil trafik, ne dünya umrundaydıi ne de hayat...
''Şimdi kalp krizi geçirebilirim. Yoruldum, artık koşamam. Hem burada çok insan var, bana da yardımcı olurlar. En azından ambulans çağırırlar.''
Kaldırımda yürüyen insanlara baktı. Hemen hemen hepsi yardımsever insanlara benziyorlardı. Her hangi bir krizde yardım edecek bir sürü insan vardı ama, kendi işini kendisi görmeliydi.
''Ambulansı ben bile çağırabilirim ama öncesinde son bir kez sigara içmeliyim.''
Bir sigara yaktı. Belki de hayatında içeceği son sigaraydı. Zaten bırakmayı düşünüyordu ve yaşayacağı kriz, O'nun sigarayı bırakmasına bir neden olacaktı. Ölüm ile sigarayı bırakma yöntemi!
Beyni durmuştu. Ayaklarıyla beyninin, aynı çarka bağlı olduğunu düşündü. Biri durunca, diğeride duruyordu. Koşmazsa, düşünemez ve başkalarının düşünceleri beyninde yer ederdi. Ama şu anda bu olmamalıydı. Daha ambülansı bile aramamıştı.
Artık beyni karıncalanmaya başlamıştı. Durumun ciddiyetinin farkındaydı. Kalbi sıkışıyordu. Göğsündeki acı, kalbinin pompaladığı kanla, bütün damarlarından geçip, bütün bedenini sarmıştı.
Telefonunu cebinden çıkarıp, ilk yardım servisini aradı.
''ilk yardım servisi, buyurun.''
''Yardım edin. Kalbimin sahibi, kalbimi azad etti. Kalbim bunu kaldıramıyor. Kalbim sahibini istiyor. Eğer yirmi dört saat içerisinde, sahibi geri gelmezse, kalbim grev yapacağını açıkladı. Ve yirmi dört saat geçti aradan... Kalbim acıyor. Kalp krizi geçiriyorum!''
Telefondaki ses biraz alaycıydı:
''Beyefendi, siz ruh krizi geçiriyorsunuz, kalp krizi değil!''
Dıt... dıııtt... dııt...
ilk yardım memuru telefonu kapamıştı.
''Evet, bu bir ruh krizi!'' diye mırıldandı.
Acısı giderek artıyordu. Ağladığını hayal etti.
''Ruh krizi.'' dedi.
''Ruh ölür, yasını beden tutar!''
Trafik kazasını seçti, sonucunu düşünmeden. Koşmaya devam ederken, korna sesleriyle dans ettiğini düşündü. Baş ağrıtıcı bir müzikle, eğlence mekanındaki kızları tavlamak için salakça hareketler yapıp, bunlara dans diyen erkeklerden nefret ettiği için, dans etmek O'na sadece nefreti anımsatırdı. O an kendindende nefret etti.
Kendisine bakan insanların, iki katı kadar göze, O'nun üzerindeydi.Arabalardan gelen korna seslerine, fren yapan araçların lastik sesleri ve sürücülerin bağrışmalarıda eklenmişti.
Karşı kaldırıma geçmişti. Ofsayt pozisyonundayken, yan hakemin bayrak kaldırmasıyla birlikte utanarak diğer futbolcuların arasına karışan bir futbolcu gibi insanların arasına karışmıştı. Artık koşmuyor, yavaşça yürüyordu. Yavaşlaması, düşünmesini engellemeye başlamıştı. Yüreği sızlamaya başlamıştı. Sanki biraz önce trafiği keşmekeş eden kişi o değildi. Hatta trafiğin keşmekeş olduğundan haberi dahi yokmuş gibi yürümeye devam ediyordu. Çünkü artık koşmuyor ve kendine yasakladığı şeyleri düşünmeye başlamıştı. Değil trafik, ne dünya umrundaydıi ne de hayat...
''Şimdi kalp krizi geçirebilirim. Yoruldum, artık koşamam. Hem burada çok insan var, bana da yardımcı olurlar. En azından ambulans çağırırlar.''
Kaldırımda yürüyen insanlara baktı. Hemen hemen hepsi yardımsever insanlara benziyorlardı. Her hangi bir krizde yardım edecek bir sürü insan vardı ama, kendi işini kendisi görmeliydi.
''Ambulansı ben bile çağırabilirim ama öncesinde son bir kez sigara içmeliyim.''
Bir sigara yaktı. Belki de hayatında içeceği son sigaraydı. Zaten bırakmayı düşünüyordu ve yaşayacağı kriz, O'nun sigarayı bırakmasına bir neden olacaktı. Ölüm ile sigarayı bırakma yöntemi!
Beyni durmuştu. Ayaklarıyla beyninin, aynı çarka bağlı olduğunu düşündü. Biri durunca, diğeride duruyordu. Koşmazsa, düşünemez ve başkalarının düşünceleri beyninde yer ederdi. Ama şu anda bu olmamalıydı. Daha ambülansı bile aramamıştı.
Artık beyni karıncalanmaya başlamıştı. Durumun ciddiyetinin farkındaydı. Kalbi sıkışıyordu. Göğsündeki acı, kalbinin pompaladığı kanla, bütün damarlarından geçip, bütün bedenini sarmıştı.
Telefonunu cebinden çıkarıp, ilk yardım servisini aradı.
''ilk yardım servisi, buyurun.''
''Yardım edin. Kalbimin sahibi, kalbimi azad etti. Kalbim bunu kaldıramıyor. Kalbim sahibini istiyor. Eğer yirmi dört saat içerisinde, sahibi geri gelmezse, kalbim grev yapacağını açıkladı. Ve yirmi dört saat geçti aradan... Kalbim acıyor. Kalp krizi geçiriyorum!''
Telefondaki ses biraz alaycıydı:
''Beyefendi, siz ruh krizi geçiriyorsunuz, kalp krizi değil!''
Dıt... dıııtt... dııt...
ilk yardım memuru telefonu kapamıştı.
''Evet, bu bir ruh krizi!'' diye mırıldandı.
Acısı giderek artıyordu. Ağladığını hayal etti.
''Ruh krizi.'' dedi.
''Ruh ölür, yasını beden tutar!''
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar