bugün
- 13 eylül 2026 galatasaray kocaelispor maçı4
- ben üşümem5
- okan buruk13
- bir şeyler söyle5
- mesih düşmanı cinli türk ateistleri26
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz36
- sabahları nefret edilen şeyler4
- dilbigisisi en iyi olan yazar20
- öcalan karı da istiyor akepelilere müjde2
- chatgptyle dertleşmenin artık cidden yapılması6
- gelecekteki sevgiliye söylenecek şeyler5
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri35
- whynot3
- robert pattinson3
- ankara echoes2
- tereyağı bal ikilisi2
- yazarların buluşmak istediği yazar12
- zengin erkek vs fakir kız4
- millet açken bebekkatiline villa yapan akepe3
- flörtöz erkek iticiliği6
- gecenin şarkısı10
- her ilde üniversite kurulması6
- güne bir söz bırak3
- dahi anlamındaki de yi ayrı yazmayan sevgili14
- boyumun 2 cm kısalması28
- kızlar bakar mısınız13
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı21
- delulu2
- atatürk ün döneminde hiç üniversite kurulmaması15
- islamda namaz yoktur13
- sözlük yazarlarının ruh halini anlatan görsel11
- tutunamayanlar8
- eski sevgiliyle bakkalda karşılaşmak9
- chatgpt ile dertleşmek7
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü36
- orta doğu da 4 tane ulus devlet var9
- gece açlığı6
- uludağ sözlük en popüler yazarını seçiyor9
- flört uygulamasında açılış mesajı yazmak2
- sözlüğe elini atan erkeğin namusu25
- ölmek istemek ama ölememek5
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı19
- bol tereyağlı iskender5
- sözlüğe fotoğrafımı atacağım12
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı74
- bende eksik olan ne diye düşünmek5
- kiraz cicegi kolonyasi42
- gocu28
- her şeyin mizahı yapılmalı mı19
- 12 eylül 2026 suudi arabistanın vurulması8
bir an önce, yumuşatılması, ya da bitirilmesi gereken vesayettir.
hiç, referandum ağlaklıklarına girmeyin, önüne 28 tane alakasız madde düzmüşler bunlara, evet, ya da hayır diyecek birisi değilim.
ama şu, e-muhturaların, saçma protokol düzeninin, bir sona erdirilmesi gerekiyor.
bunu yaparken de, askeri oraya buraya çekerek, yandaş yaparak, ya da halkla karşı karşıya getirerek değil, samimice yapılan bir iş olmalı.
sorgulanamayan ''yaş'' kararları, hele ki, hakimin, savcının, hatta katipin dahi asker olduğu, ne kadar adil şaibeli, askeri mahkemelerin, bir yoluna sokulması. bir şeyleri sadece askere emanet edecek kadar aciz olmamalıyız. askerden darbe beklemek, askerden adalet beklemek, ya bırakın artık bu işleri, askerden sadece, askeri görevler beklenmeli, siyaset, ya da diğer türlü işler değil.
ya da askerin, halka müdahalesinde çoğu zaman işi ne? yardım falan olur da, üç aylık silahlıları, bir de bazen vur emri vererek, her taşkınlık yapılan olaya hangi akla hizmet gönderirsin? olağan üstü hal falan olur da tamam deriz.
ama bir şeyi de söylemeden geçemeyeceğim, güvenilirliği bu denli zayıflamış polis teşkilatına da pek güvenilmese de şimdi için olmasada belki sonra, sammice yapılan işler için neden olmasın? yoksa, gayet tabi askerin içinde de şunun içinde de velhasıl insan denen varlığın içinde, her azman bir kötü yan olabilir.
ama bunu sürekli ertelemek, şimdi olmaz, sonra sonra sonra dedikçe de, ve o sonrada, abzen nerdeyse 80 yıl belki çok daha uzun olduğundan, şimdiden başlanarak bir şeyleri yapma yoluna gidilmelidir.
ortalama bir rütbelinin havasına bakın, dünyaları ben yarattım haline, kimse bana elleşemez haline. taşrada, cahil bir ihtiyar, bir uzman çavuşun dahi bazen karşısında tir tir titrer. yapmayın bunu, askere-millete. daha ötesi, o ihtiyarın da, uzamanın ya da karakol komutanı astsubayın da durumuna düşmeyin..
gerçek manada, ama rejimle şunla bunla uğraşmadan, yandaş-karşıt olunmadan, ülkenn halen bile bazen, askeri vesayette olduğunun farkına varılarak, bir an önce, her manada sivil vesayete geçilmelidir.
hiç, referandum ağlaklıklarına girmeyin, önüne 28 tane alakasız madde düzmüşler bunlara, evet, ya da hayır diyecek birisi değilim.
ama şu, e-muhturaların, saçma protokol düzeninin, bir sona erdirilmesi gerekiyor.
bunu yaparken de, askeri oraya buraya çekerek, yandaş yaparak, ya da halkla karşı karşıya getirerek değil, samimice yapılan bir iş olmalı.
sorgulanamayan ''yaş'' kararları, hele ki, hakimin, savcının, hatta katipin dahi asker olduğu, ne kadar adil şaibeli, askeri mahkemelerin, bir yoluna sokulması. bir şeyleri sadece askere emanet edecek kadar aciz olmamalıyız. askerden darbe beklemek, askerden adalet beklemek, ya bırakın artık bu işleri, askerden sadece, askeri görevler beklenmeli, siyaset, ya da diğer türlü işler değil.
ya da askerin, halka müdahalesinde çoğu zaman işi ne? yardım falan olur da, üç aylık silahlıları, bir de bazen vur emri vererek, her taşkınlık yapılan olaya hangi akla hizmet gönderirsin? olağan üstü hal falan olur da tamam deriz.
ama bir şeyi de söylemeden geçemeyeceğim, güvenilirliği bu denli zayıflamış polis teşkilatına da pek güvenilmese de şimdi için olmasada belki sonra, sammice yapılan işler için neden olmasın? yoksa, gayet tabi askerin içinde de şunun içinde de velhasıl insan denen varlığın içinde, her azman bir kötü yan olabilir.
ama bunu sürekli ertelemek, şimdi olmaz, sonra sonra sonra dedikçe de, ve o sonrada, abzen nerdeyse 80 yıl belki çok daha uzun olduğundan, şimdiden başlanarak bir şeyleri yapma yoluna gidilmelidir.
ortalama bir rütbelinin havasına bakın, dünyaları ben yarattım haline, kimse bana elleşemez haline. taşrada, cahil bir ihtiyar, bir uzman çavuşun dahi bazen karşısında tir tir titrer. yapmayın bunu, askere-millete. daha ötesi, o ihtiyarın da, uzamanın ya da karakol komutanı astsubayın da durumuna düşmeyin..
gerçek manada, ama rejimle şunla bunla uğraşmadan, yandaş-karşıt olunmadan, ülkenn halen bile bazen, askeri vesayette olduğunun farkına varılarak, bir an önce, her manada sivil vesayete geçilmelidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar