bugün
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması21
- kazada otomobil ikiye bölündü haberindeki otomobil9
- şampuan önerisi9
- serenay sarıkaya'yı beğenmeyen erkek13
- el falı bakıyorum sadece seviyeli yazarlar6
- allah diye bir varlığın olmaması4
- açık oylamalardaki mantık hatası3
- false3
- nokia 33104
- rastgele bir yazar seçip karabüyüyle öldürmek4
- ismet ferdici mi orhancı mı sorunsalı2
- o gece neredeydin3
- siirt2
- muhafazakarlık2
- diamond tema'nın çocuğuna leonidas ismini koyması3
- tr den sonradan gelmeler yüzüne imajın zedelenmesi12
- amerika da yaşadığını zanneden yazar2
- tofaş arabamın hava yastığı açılmadı3
- sözlük yazarlarının kahpeleri2
- fatma betül sayan kaya57
- ismet kalk çay koy kanka6
- sözlüğün aptal kaynaması2
- iki çamaşır makinesini yan yana koymak3
- bana küs müsünüz2
- fatma betül sayan kaya'ya malvarlığı dondurma2
- sözlükte kavga edecek birini bulamamak4
- motor ayşe3
- muhallebici açıyoruz isim önerileri13
- kendisiyle övünen insanlar15
- sözlükte söylediği çoğu şey yalan olan yazar4
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı38
- era7capone ve antipanik aşkı6
- almanyadan gelecek akrabadan istenecekler9
- evet şimdi arkadaşlar gelelim hayatın gerçeklerine2
- allah bize salat etti9
- ne kadar yaşlısın16
- ipkis2
- türkiye33
- gecenin şarkısı2
- pis yedili dizisindeki inanılmaz komik sahne2
- futbol18
- göğe bakmanın faydaları2
- yazrlara göre yeni anayasda olması gerken maddeler2
- queen ravenna adlı yazar10
- bazı aşklar şehre benzer3
- nedim şener'in fatma betül sayan kaya yorumu2
- trt tarafsız olmalı13
- şeytanları emriyle uzaklaştıran isa mesih2
- recep tayyip atatürk2
- gündoğdu gıda2
insanları arındırmak, düzgünleştirmek, ehlileştirmek için önlerine verilen uzuuun uzun günlerdir.
ama ben asla düzelmedim, dediğim gibi aksine daha da pislikleştim ve baş belası oldum. tecavüz, gasp, hırsızlık...
yaşım gereği cezama %80 indirim uygulanmıştı ve 1 yıl 2 ay hüküm giymiştim. cezaevine geldiğimde 18'ime girmeme 1 aydan kısa süre vardı. "ulan ne şansılıyım." diyordum kendi kendime.
ilk olarak çocuk koğuşuna verdiler beni, orada geçireceğim 1 ay zamandan tiksiniyordum. çünkü yeminliydim, çocuklara birşey yapmayacaktım, bu yola adım atarken bu yemini vermiş olmak beni frenliyordu.
1 ay boyunca hiçbirşey yapmadan sadece birkaç ufaklığın sırtını delerek sonunda normal koğuşlara gitmeye hak kazandım.
ilk gittiğim gün gardiyanlar hem götüme elliyorlar hem de bana nasıl davranmama gerektiğini söylüyorlardı. tacizlerinden sıkılmıştım. yatağım boktan bi ranzanın altıydı, eşyalarımı oraya koydum ve yüksek sesle bağırdım,
"allah kurtarsın ağalar."
trt çocuk korosu gibiydiler, karşılıkları, "eyvlaslaskdaj" oldu. yatağıma yattım ve o anda uyumuşum. gece uyandığımdaysa gözlerimin önünde bir çift taşak gördüm. koğuştan bi piç ağzıma yüzüme sürecekti o pis yarrağını. hemen daldım yarrağına sıkıca tuttum kafasından,
"hanimiş hannimiiiiişş benim olum, agucu agucu." diyordum ve uyguladığım kuvveti arttırıyordum. adam o pozisyonda yakalanmamak için sesini çıkartamıyordu, kıpkırmızı olmuştu bense kuvvet bindirmeye devam ediyordum o biçimsiz yarrağa...
"ne yapıyorsun bırak lütfen, ne istersen yaparım." dediği anda bi gevşeme geldi bana, bıraktım. ilk isteğimi söyledim, "siktirgit."
günler günleri kovalıyordu. bahçede voleybol oynadığımız zamanlardan birinde, bir çete üyesiyle gözgöze geldim, korkusuz yunus'muş bu adam ve çetenin lideriymiş. çetenin adı, "karabasanlar"
geçen gece yanıma gelen adam meğer bu çetenin üyesiymiş ve beni gidip yunus'a şikayet etmiş. adam etrafında 3 tane dövmeli yarmayla sürekli beni süzüyor bense arada bi eşofmanımı aşağı indirip çatalımı açıkta bırakarak onlara dönüyorum.
gece olmuştu ve hamlelerini bekliyordum. elimde mutfaktan kaçırdığım tahta kaşık vardı ama uc tarafını yonttuğum için çok etkili bir silaha dönüşmüştü.
gözlerimi kapattım ve hayatımın ne kadar harika olduğunu, burada 1 yıl ne kadar güzel şeyler öğrenebileceğimi düşündüm, derken bir çıtırdı. bir adam yaklaşıyor. gözlerimi hafif araladım ve yunus olduğunu gördüm gelenin. emin ve sakin adımlarla bana geliyordu, geçen yakaladığım adam gibi değildi bu ama ben de tam bir baş belasıydım.
o pis kokan yarrağını tam ağzımın önüne getirdiği anda bunu testislerinden yakaladım ve tahta kaşığı karanlıktan göremediğim için önce kasıklarına sonra da testislerine batırdım. ordan da çıkartıp direk penis ucuna soktum. adam çığlık atacak atamıyor, bana vurmaya çalışıyor çalıştıkça sol penisinin suyunu çıkarırcasına sıkıyordum.
"sessizce bu şekilde tuvalete gideceğiz ve sen ne istersem yapacaksın."
"hmmmhıhı"
"ne dedin kaltak? ne dedin anlamadım??"
"(çok kısık sesle) tamammm"
tuvalete girdiğimiz anda bunun sırtına tekmeyi vurdum ve kafası lavabonun içine vurdu, sanırım bayılmıştı. hemen alt eşofmanını sıyırdım ve pis erkekiğinin ucuna saplı olan tahta kaşığı çıkarttım. baygın olduğu için yapacağım şeyden zevk alamayacağımı düşündüğüm için sivri kaşığımla götüne ev, güneş, ağaç, voleybol oynayan 2 çocuk çizdim alnına da, beni siktiler yazdım. harika bir çalışma oldu.
ve yunus...
çok güzel şeyler yaşadık onunla, anlatacağım...
ama ben asla düzelmedim, dediğim gibi aksine daha da pislikleştim ve baş belası oldum. tecavüz, gasp, hırsızlık...
yaşım gereği cezama %80 indirim uygulanmıştı ve 1 yıl 2 ay hüküm giymiştim. cezaevine geldiğimde 18'ime girmeme 1 aydan kısa süre vardı. "ulan ne şansılıyım." diyordum kendi kendime.
ilk olarak çocuk koğuşuna verdiler beni, orada geçireceğim 1 ay zamandan tiksiniyordum. çünkü yeminliydim, çocuklara birşey yapmayacaktım, bu yola adım atarken bu yemini vermiş olmak beni frenliyordu.
1 ay boyunca hiçbirşey yapmadan sadece birkaç ufaklığın sırtını delerek sonunda normal koğuşlara gitmeye hak kazandım.
ilk gittiğim gün gardiyanlar hem götüme elliyorlar hem de bana nasıl davranmama gerektiğini söylüyorlardı. tacizlerinden sıkılmıştım. yatağım boktan bi ranzanın altıydı, eşyalarımı oraya koydum ve yüksek sesle bağırdım,
"allah kurtarsın ağalar."
trt çocuk korosu gibiydiler, karşılıkları, "eyvlaslaskdaj" oldu. yatağıma yattım ve o anda uyumuşum. gece uyandığımdaysa gözlerimin önünde bir çift taşak gördüm. koğuştan bi piç ağzıma yüzüme sürecekti o pis yarrağını. hemen daldım yarrağına sıkıca tuttum kafasından,
"hanimiş hannimiiiiişş benim olum, agucu agucu." diyordum ve uyguladığım kuvveti arttırıyordum. adam o pozisyonda yakalanmamak için sesini çıkartamıyordu, kıpkırmızı olmuştu bense kuvvet bindirmeye devam ediyordum o biçimsiz yarrağa...
"ne yapıyorsun bırak lütfen, ne istersen yaparım." dediği anda bi gevşeme geldi bana, bıraktım. ilk isteğimi söyledim, "siktirgit."
günler günleri kovalıyordu. bahçede voleybol oynadığımız zamanlardan birinde, bir çete üyesiyle gözgöze geldim, korkusuz yunus'muş bu adam ve çetenin lideriymiş. çetenin adı, "karabasanlar"
geçen gece yanıma gelen adam meğer bu çetenin üyesiymiş ve beni gidip yunus'a şikayet etmiş. adam etrafında 3 tane dövmeli yarmayla sürekli beni süzüyor bense arada bi eşofmanımı aşağı indirip çatalımı açıkta bırakarak onlara dönüyorum.
gece olmuştu ve hamlelerini bekliyordum. elimde mutfaktan kaçırdığım tahta kaşık vardı ama uc tarafını yonttuğum için çok etkili bir silaha dönüşmüştü.
gözlerimi kapattım ve hayatımın ne kadar harika olduğunu, burada 1 yıl ne kadar güzel şeyler öğrenebileceğimi düşündüm, derken bir çıtırdı. bir adam yaklaşıyor. gözlerimi hafif araladım ve yunus olduğunu gördüm gelenin. emin ve sakin adımlarla bana geliyordu, geçen yakaladığım adam gibi değildi bu ama ben de tam bir baş belasıydım.
o pis kokan yarrağını tam ağzımın önüne getirdiği anda bunu testislerinden yakaladım ve tahta kaşığı karanlıktan göremediğim için önce kasıklarına sonra da testislerine batırdım. ordan da çıkartıp direk penis ucuna soktum. adam çığlık atacak atamıyor, bana vurmaya çalışıyor çalıştıkça sol penisinin suyunu çıkarırcasına sıkıyordum.
"sessizce bu şekilde tuvalete gideceğiz ve sen ne istersem yapacaksın."
"hmmmhıhı"
"ne dedin kaltak? ne dedin anlamadım??"
"(çok kısık sesle) tamammm"
tuvalete girdiğimiz anda bunun sırtına tekmeyi vurdum ve kafası lavabonun içine vurdu, sanırım bayılmıştı. hemen alt eşofmanını sıyırdım ve pis erkekiğinin ucuna saplı olan tahta kaşığı çıkarttım. baygın olduğu için yapacağım şeyden zevk alamayacağımı düşündüğüm için sivri kaşığımla götüne ev, güneş, ağaç, voleybol oynayan 2 çocuk çizdim alnına da, beni siktiler yazdım. harika bir çalışma oldu.
ve yunus...
çok güzel şeyler yaşadık onunla, anlatacağım...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar