bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri53
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı31
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile4
- turkanime tv2
- osimhensiz galatasaray4
- istanbul'dan izmit'e yürümek2
- yüz milyonluk ülke on milyona karşı3
- futbolun barbarca bir oyun olması2
- iltica16
- 19 eylül 2026 başakşehir gençlerbirliği maçı2
- sanat2
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı2
- pazar sabahı 08 00 da uyanmak2
- claudian clouds33
- rafael leao4
- enerji bakanı alparslan bayraktar portresi3
- 0 0 711
- okan buruk8
- barça bu galatasaray'a kaç atar2
- salah ne koydu ama2
- izmir2
- kuçukuçuokanınçükü2
- sözlük kızlarının kekleri24
- insan ne ister6
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı4
- ilkay ve goollllll ts 4 gs 52
- kadınlar8
- muhammed salah'ın galatasaray'a döşediği boru3
- anne4
- yaşanmamışların yası6
- önyargı3
- galatahahahahahaha4
- kuran3
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız7
- cok da abartmaya gerek uok6
- anın görüntüsü25
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- yazarların akşam yemekleri6
- buzdolabının kapağını açıp boş boş bakmak5
- islamda namaz yoktur30
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- meriç dükalığı8
- fusya semsiyeli yabanci22
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- doktor2
- dantelli sütyen takan erkek12
- ölümden korkuyor musunuz17
- sevdiğiniz yazarlar8
- kürdistan10
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği6
davşanım...
affet beni.
hayatın koşuşturması mı desem
yoksa her zamanki sorumsuzluğum mu,
yoksa başkalarının vicdansızlığına mı versem suçu? davşanım seni aldığımda el kadardın. ne çabuk geçti yıllar. dev gibi oldun bak şimdi. dev gibi ama her zamankinden daha sessiz.
yanına gelince üstüme koşardın, kulaklarını yukarı dikip kırmızı gözlerinle bakardın bana. kızgındın davşanım. marulun en tazesini, lahananın en çıtırdayanını seçerdim sana 'oh, davşanımın ağzına layık' diyerek. yemek-içmek senin ihtiyacındı ama derslerin stresi, klinik yorgunluğu derken asıl ihtiyacını unuturdum. unuturdum odaya girdiğimde bana doğru koşmanın asıl nedenini. unuturdum kucağımdayken başını nasıl yasladığını kollarıma, saatlerce okşadığımda parmaklarımı yaladığını, küçük bir ısırık attığını. asıl ihtiyacının sevgi olduğunu unuturdum davşanım. seni eskisi kadar mıncıklamadığım için kızgındın bana. ben de kızgınım kendime kar topum.
affet beni davşanım. türkiye'nin diğer ucuna gidiyorum diye seni başkalarına bıraktığım için.
affet beni davşanım, sınavlara çalışmak için başka bir yere gittiğimde seni yine başkalarına bıraktığım için. nasıl unuturlar davşanım seni? nasıl? günde bir marul, kutusundan biraz yem vermek zor mu geldi yoksa onlara davşanım? seni kimse sevmedi demek ki. ne ben, ne emanet ettiklerim, ne veteriner, hiç kimse.
dün rendelediğim salatalığı iştahlı iştahlı yerken görünce umutlandım yaşayacaksın diye. ama gittin.
ben bu kafayla çok şey kaybettim, daha fazlasını da kaybedeceğim. seni çok seviyorum davşanım. vicdan azabım günahımı örtmeyecek. güle güle davşanım. bembeyazdın şimdi bembeyaz bir melek ol, uç göklere, güle güle...
affet beni.
hayatın koşuşturması mı desem
yoksa her zamanki sorumsuzluğum mu,
yoksa başkalarının vicdansızlığına mı versem suçu? davşanım seni aldığımda el kadardın. ne çabuk geçti yıllar. dev gibi oldun bak şimdi. dev gibi ama her zamankinden daha sessiz.
yanına gelince üstüme koşardın, kulaklarını yukarı dikip kırmızı gözlerinle bakardın bana. kızgındın davşanım. marulun en tazesini, lahananın en çıtırdayanını seçerdim sana 'oh, davşanımın ağzına layık' diyerek. yemek-içmek senin ihtiyacındı ama derslerin stresi, klinik yorgunluğu derken asıl ihtiyacını unuturdum. unuturdum odaya girdiğimde bana doğru koşmanın asıl nedenini. unuturdum kucağımdayken başını nasıl yasladığını kollarıma, saatlerce okşadığımda parmaklarımı yaladığını, küçük bir ısırık attığını. asıl ihtiyacının sevgi olduğunu unuturdum davşanım. seni eskisi kadar mıncıklamadığım için kızgındın bana. ben de kızgınım kendime kar topum.
affet beni davşanım. türkiye'nin diğer ucuna gidiyorum diye seni başkalarına bıraktığım için.
affet beni davşanım, sınavlara çalışmak için başka bir yere gittiğimde seni yine başkalarına bıraktığım için. nasıl unuturlar davşanım seni? nasıl? günde bir marul, kutusundan biraz yem vermek zor mu geldi yoksa onlara davşanım? seni kimse sevmedi demek ki. ne ben, ne emanet ettiklerim, ne veteriner, hiç kimse.
dün rendelediğim salatalığı iştahlı iştahlı yerken görünce umutlandım yaşayacaksın diye. ama gittin.
ben bu kafayla çok şey kaybettim, daha fazlasını da kaybedeceğim. seni çok seviyorum davşanım. vicdan azabım günahımı örtmeyecek. güle güle davşanım. bembeyazdın şimdi bembeyaz bir melek ol, uç göklere, güle güle...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar