bugün
- velvet57
- yargıya güvenen varsa yazsın5
- sözlükte güzel kız olmaması sorunsalı7
- insan olmaya ceyrek kala14
- 2026 ekonomik krizi16
- hurdacıya gidiyorum7
- kadınları aşağılamanın moda olması6
- aleksey batrakov27
- migros'tan alışveriş yapınca elit olduğunu sanmak2
- sigara içmeyi bırakmak istememek4
- hayattaki en değerli şeyler3
- ioçk silik yesin kampanyası6
- yalnızlıkla sevişmek2
- migros'a sorulacak tek soru23
- bir sözlük yazarını kıskanmak13
- enayimiknatisii6
- tombul efes2
- zeka içerikli entry vs bilgi içerikli entry6
- ioçk'un arto'ya benzemesi5
- sözlük yazarlarının karşılaştığı garip olaylar7
- arkadaşlar çok hastayım ya10
- osuruktan şiirler60
- victor osimhen19
- bilinçaltı algılama4
- ırkçıların geri zekalı olduğu gerçeği11
- kainatta her şey insanların iyiliği için yürüyor3
- g i l d e d l i l y16
- üniversiteli escort kızlar3
- gazze de 186 yardım çalışanının öldürülmesi6
- arabayla dağdan inerken dinlenecek şarkılar3
- the odyssey5
- güneş gözlüğüyle bir kafeye oturup dergi okumak3
- tostumu yaptım11
- ilk buluşmada bavyera halk ezgileri söyleyen kezo6
- sözlük kavgalarının aslında çok yararlı olması9
- öğretmenlere önlük ve kıyafet zorunluluğu gelmesi9
- ona bir şey söyle6
- arkadaşlar veto ne demek8
- 1 euro 56 25 tl6
- arkadaşlar kilo aldım4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı2
- ekmek yiyip su içmeyi seven yuzır3
- avanos şu an 30 derece2
- düşünmeden eyleme geçmek3
- işedikten sonra elini yıkamayan erkek3
- hurdacıdan aldığım taklacı araba2
- herzevekil'in götçü oluşu3
- sıfırladım babacığım5
- 16 ekim 20262
- clemence baptista3
beşiktaş'ın son transferidir.
öncelikli olarak ilk adımda baktığımızda, bir beşiktaş'lı olarak aurelio transferi benim ilk başta tepki gösterdiğim bir transferdi, lakin şöyle bakalım.
futbol açısından değerlendirecek olursak, beşiktaş orta sahasında bu sene kanatları saymazsak, ernst-guti-necip üçlüsü oynayacak. guti ve ernst tartışılmaz adamlar, fakat bu adamlar necip gibi 19'luk delikanlı değil, evet aurelio'da genç değil ama burada dem vurmak istediğim konu - beşiktaş bu sene üç kulvarda mücadele edecek. 50'ye yakın maç oynayacak. ve illa ki orta sahada sakatlıklar, kart cezalıları olacak. sen haftanın 3 günü, üç maçta erns-guti-necip'i bir arada bulamazsın. beşiktaş'ta bu mevkiide michael fink gibi bir "can adam" var lakin bu çocuk yabancı kontenjanı sebebiyle kadroda barınamayacak. o sebeple orta sahaya işinin ehli bir transfer şarttı, nokta atışı yapıldı.
duygusal yönüne gelirsek. rico paşa-aurelio kavgasında biz sadece görüntüleri biliyoruz. ama perde arkası hakkında pek çok iddia var. ne oldu ne bitti öğrenemedik. ki bu saatten sonra yapacak birşey de yok. rico mu haklı, marco tartışması bir yere vardırmaz adamı. ama şöyle de birşey var, biz beşiktaş taraftarı olarak duygusal olarak bu adamı istemeyiz ama beşiktaş'ın hocası schuster çıkıp "bana bir orta saha alın, iyi olsun, tecrübeli olsun ama yabancı kontenjanı doldurmasın" dediğinde kimi alacaksın? buna bir yanıt lazım. kime el atsan adamın türk pasaportu var diye ateş pahası, gurbetçilere el atamıyorsun bile orası kızgın ateş. o nedenle hocanın kararına saygı duymak gerekir.
bir de şu vardır. 2003 yılında ali tandoğan hemen önümde hiçbir olay yokken ibrahim üzülmez'e kafa attı. ibo'nun elmacık kemiği kırıldı ve beşiktaş'ın şampiyonluk mücadelesi verdiği en kritik haftalarda oynayamadı. ki o zaman kilit adamdı, alternatifi yoktu. ama daha sonra ali tandoğan ibrahim üzülmez'den özür diledi, elini öptü. beşiktaş'a geldi canla başla mücadele etti ve gitti.
o nedenle iki kişi arasında ne geçmiş, ne geçmemiş bilinmez. ama bu adamın beşiktaş'a katkı sağlayacağı aşikardır. gelip bir anda taraftarın gözdesi olmaz, ama yeri geldi mi alkışlanır, canla başla savaşarsa mücadelesinin hakkı verilir.
nasıl beşiktaş taraftarına el kol yapan sergen yalçın benim için "çok iyi bir futbolcu"dan öteye, asla büyük kaptan mertebesine gitmediyse, nasıl beşiktaş'ın ardından acayip acayip laflar eden oktay derelioğlu'nun jübilesinde stadda yerimi alıp da "oktay canım ciğerim" demek yerine sadece alkışladıysam bu da bu şekilde olacaktır.
beşiktaş taraftarı geçmişi unutmaz ama geçmişle yaşamaz.
ama unutmadığı geçmişe rağmen yiğidi öldürür hakkını verir.
hoşgeldin mehmet aurelio,
bu formaya layik olacak mücadeleyi vermen dileğiyle.
öncelikli olarak ilk adımda baktığımızda, bir beşiktaş'lı olarak aurelio transferi benim ilk başta tepki gösterdiğim bir transferdi, lakin şöyle bakalım.
futbol açısından değerlendirecek olursak, beşiktaş orta sahasında bu sene kanatları saymazsak, ernst-guti-necip üçlüsü oynayacak. guti ve ernst tartışılmaz adamlar, fakat bu adamlar necip gibi 19'luk delikanlı değil, evet aurelio'da genç değil ama burada dem vurmak istediğim konu - beşiktaş bu sene üç kulvarda mücadele edecek. 50'ye yakın maç oynayacak. ve illa ki orta sahada sakatlıklar, kart cezalıları olacak. sen haftanın 3 günü, üç maçta erns-guti-necip'i bir arada bulamazsın. beşiktaş'ta bu mevkiide michael fink gibi bir "can adam" var lakin bu çocuk yabancı kontenjanı sebebiyle kadroda barınamayacak. o sebeple orta sahaya işinin ehli bir transfer şarttı, nokta atışı yapıldı.
duygusal yönüne gelirsek. rico paşa-aurelio kavgasında biz sadece görüntüleri biliyoruz. ama perde arkası hakkında pek çok iddia var. ne oldu ne bitti öğrenemedik. ki bu saatten sonra yapacak birşey de yok. rico mu haklı, marco tartışması bir yere vardırmaz adamı. ama şöyle de birşey var, biz beşiktaş taraftarı olarak duygusal olarak bu adamı istemeyiz ama beşiktaş'ın hocası schuster çıkıp "bana bir orta saha alın, iyi olsun, tecrübeli olsun ama yabancı kontenjanı doldurmasın" dediğinde kimi alacaksın? buna bir yanıt lazım. kime el atsan adamın türk pasaportu var diye ateş pahası, gurbetçilere el atamıyorsun bile orası kızgın ateş. o nedenle hocanın kararına saygı duymak gerekir.
bir de şu vardır. 2003 yılında ali tandoğan hemen önümde hiçbir olay yokken ibrahim üzülmez'e kafa attı. ibo'nun elmacık kemiği kırıldı ve beşiktaş'ın şampiyonluk mücadelesi verdiği en kritik haftalarda oynayamadı. ki o zaman kilit adamdı, alternatifi yoktu. ama daha sonra ali tandoğan ibrahim üzülmez'den özür diledi, elini öptü. beşiktaş'a geldi canla başla mücadele etti ve gitti.
o nedenle iki kişi arasında ne geçmiş, ne geçmemiş bilinmez. ama bu adamın beşiktaş'a katkı sağlayacağı aşikardır. gelip bir anda taraftarın gözdesi olmaz, ama yeri geldi mi alkışlanır, canla başla savaşarsa mücadelesinin hakkı verilir.
nasıl beşiktaş taraftarına el kol yapan sergen yalçın benim için "çok iyi bir futbolcu"dan öteye, asla büyük kaptan mertebesine gitmediyse, nasıl beşiktaş'ın ardından acayip acayip laflar eden oktay derelioğlu'nun jübilesinde stadda yerimi alıp da "oktay canım ciğerim" demek yerine sadece alkışladıysam bu da bu şekilde olacaktır.
beşiktaş taraftarı geçmişi unutmaz ama geçmişle yaşamaz.
ama unutmadığı geçmişe rağmen yiğidi öldürür hakkını verir.
hoşgeldin mehmet aurelio,
bu formaya layik olacak mücadeleyi vermen dileğiyle.
Gündemdeki Haberler