bugün
- türkçe 25000 kelimeden oluşan kısıtlı bir dildir5
- tc'ye vatandaşlk bağıyla bağlı olan herkes türktür7
- zorunlu eğitim11
- yörük kızı15
- kız düşürmenin kısa yolu15
- uludağ sözlük size ne kattı24
- sözlük kızlarının entrylerinin hep artılanması13
- mercimek çorbası içen kadın14
- sarı şeker yargılanmalıdır16
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü19
- sözlüğün en masum yazarları16
- fusya semsiyeli yabanci26
- bir kadını taşımanın zorluğu10
- reenkarnasyon2
- pankek mi pişi mi10
- afd'nin saksonya anhalt'ı kazanması2
- cübbeli ahmet hükümetin maşası mı sorunsalı9
- mesleki yaşama merkezi denetleme2
- otobüs camına yaslanan kafanın titremesi6
- pum pum çorbası6
- tavuk budu2
- sarapci koala43
- arkadaşlar larissa kim12
- atatürk ü sevme zorunluluğu10
- sarımsak yiyen kız6
- yemeğe bulyon koyan insan7
- sikişirken sigara içen kadın5
- ismail kartal12
- zuhal olcay'a aşık olmak7
- nervio21
- saraca098
- s'i l v'e r m'i s t26
- hesabın yüzde 10 undan daha az bahşiş veren tip10
- seks yapmanın aslında çok iğrenç bir eylem olması6
- serhat kılıç22
- pandela 38
- türkiye13
- sözlükteki gammazlar lobi si11
- pizza6
- bir kızın aşkı size naptırabilir9
- tai lung45
- uyudunuz mu4
- hamarat kadın5
- hoşçakal uludağ sözlük7
- karnı doydukça yemeğe kusur bulan insan5
- atatürk ün türk olmadığı gerçeği7
- dinlenme tesisi soğuğu5
- arkadaşlar bi bakar mısınız4
- koca sözlüğün fusya'ya yenilmesi8
- bir insanın yüzüne söyleyemeyeceğin şeyler4
bu bir travesti diyoloğudur.
tanım: saçma sapan bir anda saçma sapan birşeyler görmek, yaşamak, duymak v.b dir. insanı gülme krizine sokar.
gelelim hikayemize;
geçen sene ramazan bayramı sonrası eylül ayının 28'ini gösteriyordu takvim. doğumgünü organizasyonu hazırlamış çocukluk arkadaşlarım sağolsunlar... erkekli erkekli gruplar ile eğlenmeye gidiyoruz. evet maalesef sadece erkekli bir grup oluşmuştu hayatımın %70 inde olduğu gibi. kalan %30 da zaten embriyo, yürüme konuşma şeklinde idi.
herneyse, 3 araba dolusu döşü kıllı-kılsız erkek bağdat caddesine gidiyoruz. mekan tanıdık allahtan dam sorunu yok girişte. girildi mekana eğlenildi, şoförler hariç herkes içkisini içti sabah doğru çıkıldı mekandan, arkadaşlarla vedalaşıldı, biz iki kişi ayrıldık.
saat 4-5 civarı idi, bağdat caddesinden bostancı sahilyoluna doğru akıyoruz yavaştan. daha bostancıya çıkmadan fenerbahçe sapağının orda ağaçlıklı bir kaldırım vardır.
aracı kullanan arkadaş müdür makaraya bak şimdi dedi sağa kırdı kaldırıma doğru yanaştık. benim kafa güzel anlamadım...
akabinde 192 boylarında sarışın ama ibrahim kutluay kadar da yakışıklı bir bayan yanaştı arabaya. o an anladım ne olduğunu.
şoför arkadaş muhabbete girdi birşey yapacağımızdan değil, maksat muhabbet olsun diye. meğer piç uzun süredir makara yapıyormuş geceleri çıkıp tralar ile. bunu tanıyorlar hepsi.
diyalog şöyle idi:
a:arkadaşım
t:travesti(ayfer)
t2:travestinin arkadaşı(müge)
a: ayfercimmm. nasılsın bebeğim bu akşam?
t: işler kesat canım siz napıyorsunuz?
a: iyi işte geçerken uğradık.*
t: iyi yaptınız ama çok durmayın müşterileri kaçıracaksınız.
a: tamam cnm gideriz bu arkadaşın doğum günü varmı hatun tanıdıklarınız?
t: oo olmazmı ama biraz tuzlu gelir size.
a: olsun benden, sen dert etme parayı.
işte tam o sırada olanlar oldu. arkadan sinsice yaklaşan ekip otosunu gören ayfer e itafen bir nara geldi müge den:
t2: SERVET kaç mına koyim memurlar geldi koş koşşşş!!!!
servet pardon ayfer o sırada koşarken düştü.. ben de gayri ihtiyari baktım o canlıya.. o anki manzaranın bünyeme etkisi ile olayın dumurluğunu yoğurup saçma sapan bir ruh haline girdim.. güldüm gülmesine yarıla yarıla ama o manzara tüm iç karartıcı anlarda tekrar geliyor gözümün önüne sözlük.
tanım: saçma sapan bir anda saçma sapan birşeyler görmek, yaşamak, duymak v.b dir. insanı gülme krizine sokar.
gelelim hikayemize;
geçen sene ramazan bayramı sonrası eylül ayının 28'ini gösteriyordu takvim. doğumgünü organizasyonu hazırlamış çocukluk arkadaşlarım sağolsunlar... erkekli erkekli gruplar ile eğlenmeye gidiyoruz. evet maalesef sadece erkekli bir grup oluşmuştu hayatımın %70 inde olduğu gibi. kalan %30 da zaten embriyo, yürüme konuşma şeklinde idi.
herneyse, 3 araba dolusu döşü kıllı-kılsız erkek bağdat caddesine gidiyoruz. mekan tanıdık allahtan dam sorunu yok girişte. girildi mekana eğlenildi, şoförler hariç herkes içkisini içti sabah doğru çıkıldı mekandan, arkadaşlarla vedalaşıldı, biz iki kişi ayrıldık.
saat 4-5 civarı idi, bağdat caddesinden bostancı sahilyoluna doğru akıyoruz yavaştan. daha bostancıya çıkmadan fenerbahçe sapağının orda ağaçlıklı bir kaldırım vardır.
aracı kullanan arkadaş müdür makaraya bak şimdi dedi sağa kırdı kaldırıma doğru yanaştık. benim kafa güzel anlamadım...
akabinde 192 boylarında sarışın ama ibrahim kutluay kadar da yakışıklı bir bayan yanaştı arabaya. o an anladım ne olduğunu.
şoför arkadaş muhabbete girdi birşey yapacağımızdan değil, maksat muhabbet olsun diye. meğer piç uzun süredir makara yapıyormuş geceleri çıkıp tralar ile. bunu tanıyorlar hepsi.
diyalog şöyle idi:
a:arkadaşım
t:travesti(ayfer)
t2:travestinin arkadaşı(müge)
a: ayfercimmm. nasılsın bebeğim bu akşam?
t: işler kesat canım siz napıyorsunuz?
a: iyi işte geçerken uğradık.*
t: iyi yaptınız ama çok durmayın müşterileri kaçıracaksınız.
a: tamam cnm gideriz bu arkadaşın doğum günü varmı hatun tanıdıklarınız?
t: oo olmazmı ama biraz tuzlu gelir size.
a: olsun benden, sen dert etme parayı.
işte tam o sırada olanlar oldu. arkadan sinsice yaklaşan ekip otosunu gören ayfer e itafen bir nara geldi müge den:
t2: SERVET kaç mına koyim memurlar geldi koş koşşşş!!!!
servet pardon ayfer o sırada koşarken düştü.. ben de gayri ihtiyari baktım o canlıya.. o anki manzaranın bünyeme etkisi ile olayın dumurluğunu yoğurup saçma sapan bir ruh haline girdim.. güldüm gülmesine yarıla yarıla ama o manzara tüm iç karartıcı anlarda tekrar geliyor gözümün önüne sözlük.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar