bugün
- yogartiksen11
- silvermist14
- hoşlanılan kızın utanıyorum hewal yapma demesi6
- dincilerin apoyu atatürk ten çok sevmesi9
- ak partililerin apoya villa yaptırması5
- sarapci koala hatayi'ye uygulanan dijital tecrit3
- sözlükte tanıdığınız en iyi kişi24
- ama kent uzlaşısı ve yeni parti tüzüğü3
- ideal bira bardağı6
- gocu'nun çaylaklık durumu kaldırılsın8
- gitmek iyileştirir mi4
- fal bakabilen dünyalar tatlısı yazarlar2
- gocu'ya özgürlük11
- mors alfabesi ile dua etmek3
- sözlük hesabını sil perileri7
- 60 yaşında diskoya giden adam2
- said nursi nin ajdar anık a verdiği ayar4
- kandırıldık allah bizi affetsin2
- kahve ve sigara ile yağmuru izlemek6
- civelek taburu2
- defter i hizan2
- gocu11
- hiz oğlanı2
- aisu3
- fatma betül sayan kaya49
- yanlışlıkla başkasının külodunu giymek3
- hacıosmanoğlu'nun hakem soruşturması açıklaması2
- sabahları nefret edilen şeyler12
- orta yaşlıların birbirilerine kanki demeleri3
- yobaz ebeveynlere sahip olmak2
- dincilerin insanların yaşamına karışması3
- arkadaşlar beni neden sevmediniz4
- tek başına hastaheneye gitmek2
- aşk7
- fon mağdurlarının ana para iadelerini beğenmemesi4
- müzik kursu2
- yeşil parka giyen kız5
- farklı mısın4
- yazılımcıların maaş pazarlığında yaptığı hatalar3
- şiiri ayak kokan kadın4
- senden benden trilyonları çalanlar5
- tüik ve enag'ın eylül enflasyonu verileri3
- türbanlı kız arkadaşıyla sevişmeyi düşünen erkek2
- ne yazarsam yazayım çaylak olmuyorum4
- sarımsak6
- tulumba tatlısı4
- bir erkeğe yapılabilecek en iyi iltifat10
- 4 ekim 2026 konohafest saldırısı3
- sözlük gıybeti12
- cin filmleri4
Kaçarak, olay yerinden uzaklaşıyordu. Çok telaşlıydı, telaşlı olduğu kadar da korkuyordu.
''Cinayet işleyebilriim. Hatta bu benim hoşuma gidebilir ama bir cinayete tanık olmaktan, nefret ederim. Keşke kafamı hiç kaldırmasaydım. Adamın haykırışı hala kulaklarımda! Orospu çocuğu, sanki çok iyi bir bok yedi!''
Koşmayı bırakmıştı. Dinlenmek için, bir çıkmaz sokaktaki, son apartmanın altında çömeldi. Bir sigara yaktı. Sigarasını içerken, az önce tanık olduğu cinayeti düşündü. Daha önce kendi işlediği cinayeti düşündü.
''Benim işlediğim cinayet daha farklıydı. Ben önce işkence yapmıştım.''
Biten sigarasıyla, bir diğerini yaktı. Apartmanın balkonlarından kendisini izleyen bir çocuğa seslendi. ''Ufaklık bana bir şişe su atabilecek misin?''
Küçük çocuk, terli, yorgun, pis ama çok yakışılıklı bu adamın isteğini yerine getirebileceğini söyledi. Üç, beş dakika sonra, çocuğun elinde bir şişe su ve bir de ipe bağlanmış bir poşet vardı. Poşetle birlikte, şişeyi indirdi. Adam, küçük çocuğa teşekkür edip, şişeyi anında dikledi. içi yanıyordu. Söndürmesi gerekiyordu.
''Yıllar önceki cinayette, içim yanmıştı yine... Litrelerce bira içmiştim, hepsi buharlaştı. Onlarca dondurma yemiştim, hepsi eridi. Yangınım sönmedi!''
Tekrar apartmanın önüne çömeldi. Bir sigara daha yaktı.
''Yıllar oldu, cinayet işleyeli. O'nu seviyordum, yıllarca sürmüştü bu sevgi. Birbirimizi hep seveceğimizi, bu sevginin hiç bitmeyeceğini, fakat birbirimizin olabilmemiz için, öncelikle birbirimizi haketmemiz gerektiğini düşünüyorduk, çünkü o zamanlar çocuktuk!
Sonra kendisini hakettiğimi söyledi. Başlayalım, dedi. Yeniden doğalım, dedi. Bense, yeniden doğmak için ölmemiz gerekir, demiştim. Henüz ölmedim, dedim. Yeniden doğmak için çok erken, dedim. Seni şimdi bulursam erken kaybederim, dedim. O, üzüldü. Sadece üzüldü. Ben üzmeye devam ettim.
ilk darbelerim hafifti. Ama yüzüne vurduğum için, canı yanmıştı. Şu an seni istemiyorum, demiştim. Yüzü hafifçe dağılmıştı!
Etkileyici darbelerime devam ettim. Sen boşluktasın, dedim. Bu darbe, yüzünü iyice dağıtmış olacak ki, bütün güzelliği silinmişti, yüzünden. Ağlıyordu.
Ağlamasını istemedim. Göz yaşlarını ellerimle sildim. Kendi açtığım yaraları, kendim temizleyecektim, piskopatça! Bir ömür boyunca birlikte olacağız, dedim. Sanki oksijenli suyla, yüzündeki kanı silmiştim.
Toparlanmasını kabullenemezdim. O'nu öldürmeliydim. Son darbeyi, yüzüne değil, yüreğine vurmam gerekiyordu. Öyle de yaptım. Tam kalbine, büyük bir darbe indirdim. Artık bir katildim.
ifade vermek için, en yakın arkadaşımın yanına gittim. Bu tür cinayetleri, sadece arkadaşlar sorgulayabilirdi. ifademi verdim. Sorduğu bütün soruları soğuk kanlılıkla cevapladım ki, son soru canımı yaktı.
-Kalbine nasıl bir darbe indirdin?
-Gittim. Sadece gittim. Aradı, cevaplamadım. Mesajlar attı, okumadım. Haberler gönderdi, hiç umursamadım. Gittim sadece, hayatından tamamen gittim.
Bu cevabın üzerine, sorgu memurunun göz bebekleri büyüdü. Yüzünün rengi atmıştı. Ağzından çıkan kelimeleri, anlamak çok güçtü.
-Bu cinayetin bedeli müebbet!
Evet, ben bir aşkı öldürmüştüm. Şimdi cezasını çekiyordum. O arkadaşım gerçekten de, bu cinayetin bedelinin müebbet olduğunu bilmişti. Ömür boyu, ben O'nu düşünmeye mahkum edilmiştim.
Bugün, cinayet işleyen adamda, eminim ki ömür boyu müebbet yiyecektir.
Kafamı kaldırdığımda, sevgilisine, seni aldattım demesi büyük bir darbeydi. O, arkasından vurmuştu! Kızın midesi bulanmıştı, kin kusmuştu!
Sonrasını hiç bilmiyorum.
Sadece koştum. Ayağım takıldı, düştüm. Tekrar ayağa kalktım. Yürüdüm, saatlerce. Yoruldum. Dinlenmem gerektğini düşündüm. Kimseler dinlemedi. Hala yorgunum...''
Ayağa kalkıp, geldiği yöne doğru yürüdü. Sessizce!
''Cinayet işleyebilriim. Hatta bu benim hoşuma gidebilir ama bir cinayete tanık olmaktan, nefret ederim. Keşke kafamı hiç kaldırmasaydım. Adamın haykırışı hala kulaklarımda! Orospu çocuğu, sanki çok iyi bir bok yedi!''
Koşmayı bırakmıştı. Dinlenmek için, bir çıkmaz sokaktaki, son apartmanın altında çömeldi. Bir sigara yaktı. Sigarasını içerken, az önce tanık olduğu cinayeti düşündü. Daha önce kendi işlediği cinayeti düşündü.
''Benim işlediğim cinayet daha farklıydı. Ben önce işkence yapmıştım.''
Biten sigarasıyla, bir diğerini yaktı. Apartmanın balkonlarından kendisini izleyen bir çocuğa seslendi. ''Ufaklık bana bir şişe su atabilecek misin?''
Küçük çocuk, terli, yorgun, pis ama çok yakışılıklı bu adamın isteğini yerine getirebileceğini söyledi. Üç, beş dakika sonra, çocuğun elinde bir şişe su ve bir de ipe bağlanmış bir poşet vardı. Poşetle birlikte, şişeyi indirdi. Adam, küçük çocuğa teşekkür edip, şişeyi anında dikledi. içi yanıyordu. Söndürmesi gerekiyordu.
''Yıllar önceki cinayette, içim yanmıştı yine... Litrelerce bira içmiştim, hepsi buharlaştı. Onlarca dondurma yemiştim, hepsi eridi. Yangınım sönmedi!''
Tekrar apartmanın önüne çömeldi. Bir sigara daha yaktı.
''Yıllar oldu, cinayet işleyeli. O'nu seviyordum, yıllarca sürmüştü bu sevgi. Birbirimizi hep seveceğimizi, bu sevginin hiç bitmeyeceğini, fakat birbirimizin olabilmemiz için, öncelikle birbirimizi haketmemiz gerektiğini düşünüyorduk, çünkü o zamanlar çocuktuk!
Sonra kendisini hakettiğimi söyledi. Başlayalım, dedi. Yeniden doğalım, dedi. Bense, yeniden doğmak için ölmemiz gerekir, demiştim. Henüz ölmedim, dedim. Yeniden doğmak için çok erken, dedim. Seni şimdi bulursam erken kaybederim, dedim. O, üzüldü. Sadece üzüldü. Ben üzmeye devam ettim.
ilk darbelerim hafifti. Ama yüzüne vurduğum için, canı yanmıştı. Şu an seni istemiyorum, demiştim. Yüzü hafifçe dağılmıştı!
Etkileyici darbelerime devam ettim. Sen boşluktasın, dedim. Bu darbe, yüzünü iyice dağıtmış olacak ki, bütün güzelliği silinmişti, yüzünden. Ağlıyordu.
Ağlamasını istemedim. Göz yaşlarını ellerimle sildim. Kendi açtığım yaraları, kendim temizleyecektim, piskopatça! Bir ömür boyunca birlikte olacağız, dedim. Sanki oksijenli suyla, yüzündeki kanı silmiştim.
Toparlanmasını kabullenemezdim. O'nu öldürmeliydim. Son darbeyi, yüzüne değil, yüreğine vurmam gerekiyordu. Öyle de yaptım. Tam kalbine, büyük bir darbe indirdim. Artık bir katildim.
ifade vermek için, en yakın arkadaşımın yanına gittim. Bu tür cinayetleri, sadece arkadaşlar sorgulayabilirdi. ifademi verdim. Sorduğu bütün soruları soğuk kanlılıkla cevapladım ki, son soru canımı yaktı.
-Kalbine nasıl bir darbe indirdin?
-Gittim. Sadece gittim. Aradı, cevaplamadım. Mesajlar attı, okumadım. Haberler gönderdi, hiç umursamadım. Gittim sadece, hayatından tamamen gittim.
Bu cevabın üzerine, sorgu memurunun göz bebekleri büyüdü. Yüzünün rengi atmıştı. Ağzından çıkan kelimeleri, anlamak çok güçtü.
-Bu cinayetin bedeli müebbet!
Evet, ben bir aşkı öldürmüştüm. Şimdi cezasını çekiyordum. O arkadaşım gerçekten de, bu cinayetin bedelinin müebbet olduğunu bilmişti. Ömür boyu, ben O'nu düşünmeye mahkum edilmiştim.
Bugün, cinayet işleyen adamda, eminim ki ömür boyu müebbet yiyecektir.
Kafamı kaldırdığımda, sevgilisine, seni aldattım demesi büyük bir darbeydi. O, arkasından vurmuştu! Kızın midesi bulanmıştı, kin kusmuştu!
Sonrasını hiç bilmiyorum.
Sadece koştum. Ayağım takıldı, düştüm. Tekrar ayağa kalktım. Yürüdüm, saatlerce. Yoruldum. Dinlenmem gerektğini düşündüm. Kimseler dinlemedi. Hala yorgunum...''
Ayağa kalkıp, geldiği yöne doğru yürüdü. Sessizce!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar