bugün
- her şeyin mizahı yapılmalı mı12
- mal mıyım sorunsalı13
- kendi değerimizi biz mi belirleriz başkaları mı10
- sözlük yazarlarının saatleri8
- iphone 18 pro max için neyinizi verirdiniz8
- tansağ türk4
- sözlük kızlarının meme savaşı4
- küt saçlı hatun10
- mandalina8
- youtube da kim beni bulacak diyen ateist3
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri11
- sözlük kavgaları5
- ben bu yaz nerdeydim3
- nev3
- kiraz cicegi kolonyasi41
- 2026 yazı5
- hüküm giymişim4
- 0 0 714
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri13
- istanbul trafiği7
- savaş ay2
- ismail kartal34
- deve sidiği eksperliği4
- yatamıyorum3
- çok sevişmenin zararları2
- sözlük kızlarının kekleri5
- usame bin ladin ve onun islamcı ütopyası7
- azer bülbül'ün sanki biraz tom hardy'e benzemesi3
- filistin kurtuluş örgütü ve terörü desteklemek6
- göte sürülen sabunu başa süren erkek 1042
- kendine yalan söyleme eğilimi10
- ben bu çocukla ilgili evlencem ya9
- mesajlara sürekli geç cevap veren erkek10
- sensiz kutladım2
- ilk buluşmada esnaf lokantasına gitmek14
- tütün eksperliği3
- 10 eylül 2026 ismail kartalın istifası20
- açgözlü bencil ikiyüzlü kibirli insan3
- türk töresinde zina edenin parçalara ayrılması6
- nihoş2
- bu gün sözlük ne tatlı lan12
- rahmi koç'un balığın kalanından çorba yapması10
- modern tanrılara tapınmak2
- seninle esnaf lokantasına bile gelirim diyen kadın9
- öcalan için bahçeli ve konforlu bir ev yapılması2
- güzel bir kazın yalnız olmasının nedenleri11
- iskender10
- mutsuzken çirkin olmak8
- youtubeda azer bülbül canlı diye arama yapan kız3
- takibe anında takip5
başım çatlıyor.
hayır senin yüzünden değil.
neden mi? bilmiyorum bebeğim, bünye adapte olmaya çalışırken saatlerce monitör karşısında kendimi çürümeye terk etmek belki de iyi bir fikir değildi.
yanık kokusu alıyorum. ne yanıyor bilmiyorum ama berbat bir koku. açık cam nemli sıcağı altetmeye yetmiyor. dışarıda yaprak bile kımıldamıyor. eğer beni serinleteceğini bilsem derimi yüzerdim, çünkü üstümden atabileceğim başka bir şey kalmadı. periyodik olarak gelip giden kalp ağrılarımın yerini karın ağrıları aldı. ve şu an lanet okuyorum, ben kalp ağrılarımla daha iyiydim... karın ağrısına dayanamıyorum.
üç gündür birkaç saati geceleyin kör karanlıkta geçirir oldum. hayır keyfimden değil, itoğlu itler trafoyla oynuyor ondan. düşünme fırsatı oluyor. uzanıyorum ranzama ve kapatıyorum gözlerimi. seni düşünüyorum. ben senin umrunda olmayabilirim tabii, ama bu yabancısı olduğum bir konum değil. kendimi pek çok kez aynı noktada buldum, o yüzden evimde gibi rahatım. yaslandım arkama, yayıldım yalnızlığa, uzattım ayaklarımı koydum sensizliğin üstüne, pişmanlıklarımla kadeh kaldırıyorum. sana içiyorum...
uzağı yakın kılan nedir? telefonun ucunda ne diyeceğini bilememek mi? saçmalamak mı bir klavye başında? ufacık bir pencerede dans eden pikseller midir? yoksa kalplerin birliği midir? bana sorma yavrum, ben her zaman bu konuda yalnız oldum. ben senin ne düşündüğünü merak ettiğim için sordum.
hiçbirimiz tarafımızdan emin olamayız aslında.. o yüzden kimin yanında savaşacağımızı bilemeyiz. ve müdahale etmemiz gereken ama etmediğimiz, bitirmemiz gereken ama asla bitiremediğimiz savaşı körükleriz sadece. bir eli tutmaya çekinen elde mi gizlidir melek? çarpık bir gülüşte mi gizlenir şeytan? hangi duygulardan hangi taraf güç alır? cevaplar aslında yüreğimizde. bakıyoruz ama görmüyoruz sadece.
ben bu yazıyı sana yazdım.
başım çatlıyor.
yüreğim de öyle!
hayır senin yüzünden değil.
neden mi? bilmiyorum bebeğim, bünye adapte olmaya çalışırken saatlerce monitör karşısında kendimi çürümeye terk etmek belki de iyi bir fikir değildi.
yanık kokusu alıyorum. ne yanıyor bilmiyorum ama berbat bir koku. açık cam nemli sıcağı altetmeye yetmiyor. dışarıda yaprak bile kımıldamıyor. eğer beni serinleteceğini bilsem derimi yüzerdim, çünkü üstümden atabileceğim başka bir şey kalmadı. periyodik olarak gelip giden kalp ağrılarımın yerini karın ağrıları aldı. ve şu an lanet okuyorum, ben kalp ağrılarımla daha iyiydim... karın ağrısına dayanamıyorum.
üç gündür birkaç saati geceleyin kör karanlıkta geçirir oldum. hayır keyfimden değil, itoğlu itler trafoyla oynuyor ondan. düşünme fırsatı oluyor. uzanıyorum ranzama ve kapatıyorum gözlerimi. seni düşünüyorum. ben senin umrunda olmayabilirim tabii, ama bu yabancısı olduğum bir konum değil. kendimi pek çok kez aynı noktada buldum, o yüzden evimde gibi rahatım. yaslandım arkama, yayıldım yalnızlığa, uzattım ayaklarımı koydum sensizliğin üstüne, pişmanlıklarımla kadeh kaldırıyorum. sana içiyorum...
uzağı yakın kılan nedir? telefonun ucunda ne diyeceğini bilememek mi? saçmalamak mı bir klavye başında? ufacık bir pencerede dans eden pikseller midir? yoksa kalplerin birliği midir? bana sorma yavrum, ben her zaman bu konuda yalnız oldum. ben senin ne düşündüğünü merak ettiğim için sordum.
hiçbirimiz tarafımızdan emin olamayız aslında.. o yüzden kimin yanında savaşacağımızı bilemeyiz. ve müdahale etmemiz gereken ama etmediğimiz, bitirmemiz gereken ama asla bitiremediğimiz savaşı körükleriz sadece. bir eli tutmaya çekinen elde mi gizlidir melek? çarpık bir gülüşte mi gizlenir şeytan? hangi duygulardan hangi taraf güç alır? cevaplar aslında yüreğimizde. bakıyoruz ama görmüyoruz sadece.
ben bu yazıyı sana yazdım.
başım çatlıyor.
yüreğim de öyle!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar