bugün
- karısını puanlayıp sosyal medyada paylaşan erkek7
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı15
- 18 haziran 2026 yusuf ziya gümüşel'in tahliyesi4
- sivas divriğiye yerleşmek3
- karakalpakistan2
- kilo verdiren gıda4
- linkedin4
- izinli yazarın entry girebilmesi6
- ismail kartal10
- sözluk kız ayarlama yeri değildir12
- yıllık yazısı3
- org vs synthesizer4
- tripofobisi olanlar revani yemezler4
- insan sanatsal bir varlıktır8
- hiçbir kızın senden hoşlanmaması8
- azizlik neden ispanyollara mahsus5
- beşar esad vs kemal kılıçdaroğlu3
- koyun yoğurdu3
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj2
- fenerbahçede dördüncü ismail kartal dönemi10
- islam düşmanlarına epstein şoku12
- asansörde kalmak2
- 2026 dünya kupası13
- 18 haziran 2026 moskova drone saldırısı2
- yaş ilerledikçe anlaşılan şeyler8
- gecenin şarkısı5
- sokak röportajı veren sıradan vatandaş2
- iş verenlerin aç gözlü olması11
- ulukışla2
- çiftehan2
- kemal derviş5
- kaslı erkeklerin gizli ruh hastası olması4
- sistem patlamış4
- bugün ne yedin10
- ortalama bir insan olmak2
- egay sucukcu7
- en iyi yanık kremi5
- şu anda ne yapıyorsun19
- bir gün ölecek olmak6
- böceği öldürmek yerine dışarı atan insaflı kişi8
- vedat muriqi2
- aydın da bir tonluk balyanın altında kalan adam2
- en iyi terapi6
- sokaktaki çocuk sesleri4
- yanlış mesleği seçtim denilen an5
- çekya2
- 9000 iş günü prim ödemek2
- kemal kılıçdaroğlu12
- kademeli emeklilik sistemi2
- yanlışlıkla erkek sikmek8
paris
her seyiyle mukemmel bir kent kesinlikle degil. metro sebekesi oldukca iyi ama metrolar eski ve bakımsız, çiş kokuyor. ayrıca sehrin cogu yeri de çiş kokuyor. hepsi degil ama cogu park ve bahce çiş kokuyor. fransızların pisliginden bahsederlerdi, gormus olduk; ama paris artık fransızların egemenliginden cıkmıs; hatta arap ve uzakdogulu gormekten bu sehirde fransız yok mu diye dusunmeye baslamıstım. geceleri champ élysees*de zengin -kıro- araplar dolasıyor. cok da pahalı bir sehir.
tamam cok kotuledim; insanları bosaltıp sehri gezerseniz cok guzel. tarihi mirası cok zengin, korumayı ve kazanca cevirmeyi de bilmişler, binalar cok guzel. yeni ile eskiyi kaynastırmayı da becermişler, pompeidou center -misal- uyumsuz gibi gorunse de yarattıgı sehir mekanı ve cesur deneyselligi ile hayran olunası bir bina. paris fransanın sansıdır diye dusunuyorum, boyle bi baskentle diger avrupa ulkelerine fark atıyorlar bence. gidilip gorulesi bi şehir, her tarafında bir guzellik bulmak mumkun.
eiffel kulesi de kendi basına pek de guzel bir eser olmasa da pariste muhtesem bir sinerji yaratıyor. bu kadar etkili bir simge baska bir yerde var mı bilmiyorum. genel kanının tersine eiffel her yerden gorulebilen bir kule degil. illa yuksek bi yere cıkacaksanız karsısındaki montparnasse'a cıkın, hem eiffeli de gorursunuz; ama eiffelin ikinci katındaki manzara daha guzeldi (yukseklik her zaman guzel manzara saglamıyor, (bkz: atakule)). ucuncu katına cıkmaya cesaret edememiştim.
louvre muzesi de butun gununu harcayıp yorgunluktan öldürüyor insanı, sanat delisi degilseniz sadece unlu eserleri inceleyin, katalogda ilginizi ceken bişe olursa onları gorun yeter, zaten onlara giderken her seyin onunden gecmiş oluyorsunuz. anadoluyla alakalı bir bolum de var baksanız iyi olur.
montmarte mahallesine gidin. oraya parisin balkonları diyorlar. filmlerde gorulen paris orası. ben bulamadım ama amelie'nin cekildigi cafeyi gorebilirsiniz belki. meshur moulin rouge de orada. tepede de sacre coeur katedrali var o da guzel bir eser. montmarte'da ucuza alısveriş yapabilirsiniz. 30-35 euroya adidas puma ayakkabılar vardı, bi dolasın.
turist informasyon burosunda verilen kitapcıkta parisin nispeten biraz daha gizli kalmıs koseleri de anlatılıyor, onlara da vaktiniz varsa gidin derim. bir mezarlıktan bahsediyordu park olarak duzenlemesi gayet guzel yapılmıs, ama gidemedik. bazı unlu sahsiyetlerin de mezarları oradaymıs.
disneylande de gidemedim içimde uktedir. yalnız biraz pahalı ve sehirden uzakta. bir gununuzu ve butcenizin kucuk bir kısmını ona ayırmak suretiyle gidebilirsiniz, cok eglenceli oldugunu soyluyorlar. giris ucreti 40 euro civarındaydı yanlıs hatırlamıyorsam.
interrailciler için ufak bir paris rehberi gibi oldu. gidecekseniz en az 3 gun ayırın derim. artı 1 gun de disneyland tabiki:)
bir de notre dame de paris muzikali hala oralarda bi yerlerde oynuyorsa gidip izleyin derim. sanırım farklı bir oyuncu kadrosuyla sahne alıyorlarmıs. canlı izlemeyi en cok istedigim eserlerden kendisi.
bu kadar doneklik olmaz diyerek tekrar basa donuyorum:
her taraf çiş kokuyor..
her seyiyle mukemmel bir kent kesinlikle degil. metro sebekesi oldukca iyi ama metrolar eski ve bakımsız, çiş kokuyor. ayrıca sehrin cogu yeri de çiş kokuyor. hepsi degil ama cogu park ve bahce çiş kokuyor. fransızların pisliginden bahsederlerdi, gormus olduk; ama paris artık fransızların egemenliginden cıkmıs; hatta arap ve uzakdogulu gormekten bu sehirde fransız yok mu diye dusunmeye baslamıstım. geceleri champ élysees*de zengin -kıro- araplar dolasıyor. cok da pahalı bir sehir.
tamam cok kotuledim; insanları bosaltıp sehri gezerseniz cok guzel. tarihi mirası cok zengin, korumayı ve kazanca cevirmeyi de bilmişler, binalar cok guzel. yeni ile eskiyi kaynastırmayı da becermişler, pompeidou center -misal- uyumsuz gibi gorunse de yarattıgı sehir mekanı ve cesur deneyselligi ile hayran olunası bir bina. paris fransanın sansıdır diye dusunuyorum, boyle bi baskentle diger avrupa ulkelerine fark atıyorlar bence. gidilip gorulesi bi şehir, her tarafında bir guzellik bulmak mumkun.
eiffel kulesi de kendi basına pek de guzel bir eser olmasa da pariste muhtesem bir sinerji yaratıyor. bu kadar etkili bir simge baska bir yerde var mı bilmiyorum. genel kanının tersine eiffel her yerden gorulebilen bir kule degil. illa yuksek bi yere cıkacaksanız karsısındaki montparnasse'a cıkın, hem eiffeli de gorursunuz; ama eiffelin ikinci katındaki manzara daha guzeldi (yukseklik her zaman guzel manzara saglamıyor, (bkz: atakule)). ucuncu katına cıkmaya cesaret edememiştim.
louvre muzesi de butun gununu harcayıp yorgunluktan öldürüyor insanı, sanat delisi degilseniz sadece unlu eserleri inceleyin, katalogda ilginizi ceken bişe olursa onları gorun yeter, zaten onlara giderken her seyin onunden gecmiş oluyorsunuz. anadoluyla alakalı bir bolum de var baksanız iyi olur.
montmarte mahallesine gidin. oraya parisin balkonları diyorlar. filmlerde gorulen paris orası. ben bulamadım ama amelie'nin cekildigi cafeyi gorebilirsiniz belki. meshur moulin rouge de orada. tepede de sacre coeur katedrali var o da guzel bir eser. montmarte'da ucuza alısveriş yapabilirsiniz. 30-35 euroya adidas puma ayakkabılar vardı, bi dolasın.
turist informasyon burosunda verilen kitapcıkta parisin nispeten biraz daha gizli kalmıs koseleri de anlatılıyor, onlara da vaktiniz varsa gidin derim. bir mezarlıktan bahsediyordu park olarak duzenlemesi gayet guzel yapılmıs, ama gidemedik. bazı unlu sahsiyetlerin de mezarları oradaymıs.
disneylande de gidemedim içimde uktedir. yalnız biraz pahalı ve sehirden uzakta. bir gununuzu ve butcenizin kucuk bir kısmını ona ayırmak suretiyle gidebilirsiniz, cok eglenceli oldugunu soyluyorlar. giris ucreti 40 euro civarındaydı yanlıs hatırlamıyorsam.
interrailciler için ufak bir paris rehberi gibi oldu. gidecekseniz en az 3 gun ayırın derim. artı 1 gun de disneyland tabiki:)
bir de notre dame de paris muzikali hala oralarda bi yerlerde oynuyorsa gidip izleyin derim. sanırım farklı bir oyuncu kadrosuyla sahne alıyorlarmıs. canlı izlemeyi en cok istedigim eserlerden kendisi.
bu kadar doneklik olmaz diyerek tekrar basa donuyorum:
her taraf çiş kokuyor..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar