bugün
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi19
- kedi tekmelemek10
- aslan gibi adam6
- sözlükte marka olmak8
- recep tayyip erdoğan'ın kazanmasının asıl nedeni16
- kadını olduğundan daha çekici kılan şeyler3
- insanın karakterini ele veren küçük detaylar3
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler12
- sözlükte olayların yükselme hızı5
- götünde donu olmayıp tatile gitmek9
- camide rakı içen izmirli kız6
- sözlük yazarlarının manzaraları5
- süleymancılar14
- kesin ihraç talebiyle disipline sevk etmek2
- daha 17 dizisi aras vs teoman5
- evreşe bim de bulgar görmek4
- emre yaban2
- nasılsınız fakirler8
- damarsız tüysüz manisa yaprağı13
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması33
- yemek yapmayı bilmeyen kadın17
- trollüğün belirli bir zeka gerektirmesi2
- mansur yavaş'ın iyi parti'ye geçmesi9
- maymundan geldiğine inanan ateist3
- altındaki 45 tl zararımı kim ödeyecek sorunsalı10
- true'nin milli olması3
- denize çıplak girmek4
- ismet birader hangi istanbul ilçesinde belirecek6
- alihan kuriş7
- dönercide kız tavlamak2
- sözlükte kavga olacak hissi8
- iremga32
- anın görüntüsü30
- her şeyi söylerim kimse bana bir şey diyemez6
- velvet12
- siyaset konuşan kızlar3
- manitayı yemeğe çıkarıp hesabı multinet ile ödemek2
- lokantada et için gelen kediye ekmek atmak2
- araplar gerçek dinden nasıl putlara dönmüştü3
- günde 3 litre su içen yürüyen damacanalar9
- sözlükte erkek yazar olmaması6
- çok sıkıcısınız ben çıkıyorum4
- her şeyle dalga geçme mertebesine varan insanlar5
- denize bakan ev6
- korku filmi izlerken çekim arkasını düşünmek2
- yaz mevsimi mi kış mevsimi mi5
- yeniden refah partisi2
- kötü insanlar kötü olduklarının farkında mıdır6
- kediyi parçalayan pitbull5
- hz musa'nın yeterince övülmemesi3
aşağıdaki hikayeden de anlayacağınız üzere kabaca doğru bildiklerini doğru bir biçimde ve doğru yerde aktarabilme becerisidir.
Doğrucu Davut diye bir tabir vardır,ha bi de Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar mevzusu..Sanır mısın ki?Bu kovma sebebi,doğruyu sevmememizden falan?Alakası yok..Sebebi basit..3-D kuralına uymamak.3-D kuralı nedir dersen,3-D kuralı şudur,eğer bir şey söyleceksen Doğru Yer,Doğru Zaman ve Doğru Kişiyi kolla.Kolla ki 9 köy gezme,diyar diyar gezerkene yollarda harap olma..10uncu köyden medet umma..Bilgin çok olabilir ama önemli olan bilgiyi iyi satabilmek..Ahan da bu olayla ilgili bir hikaye var..Ama öyle hikayeden bir hikaye değil,baya baya hikaye(Ulan baya baya hikaye ne demekse???)
Eski günlerin birinde, çok meşhur bir hoca varmış. Bilgisiyle, tecrübesiyle, yetiştirdiği kiiiler ile ülkede bilmeyeni yokmuş. Yükselmek, büyük adam olmak isteyen herkes muhakkak bu meşhur hocaya gelip ondan ders alırmış. Onun ilminden yararlanırmış.
Devlet adamı olup büyük mevkilere gelmek isteyen bir genç köy delikanlısı bu hocanın ismini duymuş. Onun ilminden faydalanmak, ondan ders alabilmek için köyünü terk etmis. Düşmüş yollara. Aylar sonra hocaya ulaşmış.
Hocam ne olur beni kabul edin. Beni yetiştirin; demiş. Hoca tamam; demiş. Eğitim başlamış.
Aylar geçmiş. Genç köylü ilmi diyanet konusunda iyice yetişmis, pişmiş. Hocası;Artık tamamsın, Şimdi de ilmi siyaset öğrenmek istermisin; diye sormusş Köylü,;Hocam, ilmi diyanet bana yeter. Ben köyüme dönmek istiyorum demiş.
Genç köyüne dönmüş. Akrabaları kendisini büyük bir ilgiyle karşılamış.Diyanet konusunda çok derin bilgi sahibi olduğu için, köyün camisine gidip hocanın vaazlarını dinlemek istemiş. Camiye gitmiş. Hocayı dinlemiş. Duyduklarına inanamamiş. Hocanın söylediklerinden hiç memnun olmamış. Tam tersine, hocanın söylediği yanlış uydurma şeyler nedeniyle sinirlenmiş. Bir ara kendini tutamayıp cemaatin içinden yüksek sesle bağırmaya başlamış.
Söylediklerinin hepsi yanlış. Uydurma. Ne biçim hocasın. insanları kandırıyorsun; . işte bu sözler üzerine camide bir sessizlik olmuş. Herkes dönüp bu cümlenin geldiği yere bakmış. Hoca da gence dönüp kaşlarını çatmış. Itibarı zedelenmesin diye bu sesi susturmak için hoca cemaate dönüp bağırmış;
Ey cemaat, işte size bahsettiğim münafıklardan bir tanesi de burada, aramızda. Allaha inanmayan, camiye hakaret eden, hocaya baş kaldıran cehennemlik bir kafir içimizde oturuyor. Tutun onu. Gereken dersi verin. Atın dişarı Cemaat genci yakalamış. Tekme tokat ve küfürlerle caminin dışına atmışlar. Her yeri yara bere içinde kalan genç inliye inliye evine dönmüş.
Aradan birkaç hafta geçtikten sonra genç köylü karar vermis. Meshur hocaya geri gidip ;ilmi siyaset ögrenmek gerektigine inanmis. Yeniden yollara düsmüs. Meşhur hocaya ulaşmış. Hocam, ben geri geldim. Şimdi bana ilmi siyaset öğretmenizi istiyorum; demiş.
Aylar geçmiş. Gencin ilmi siyaset eğitimi tamamlanmış. Genç, hocasının elini öpüp köyüne geri dönmüş. Hemen eskiden dayak yediği camiye gitmiş. Aynı hoca duruyormuş. Eski tas, eski hamam. Ayni hoca yine saçma sapan şeyler söylemiş. Cemaati yanıltan, kandıran ifadeler kullanmış.
ilmi diyanetten sonra ilmi siyaset eğitimini de almış olan genç köylü, cemaat içinde ayağa kalkmış. Hoca kaşlarını yine çatıp gence bakmış. Cemaat kafalarını çevirip ayaktaki gence dönmüş. Sessizlik olmuş. Genç köylü yüksek sesle cemaate seslenmiş:
Ey cemaat. Bu Hoca efendi çok doğru söylüyor. Bu Hoca efendi ne mübarek bir hocadır.Diyarı islamı gezseniz böyle mübarek bir adam bulamazsınız. Ne yüce bir hocadır. Ey cemaat, her kim ki bu hoca efendinin bir kılını kopara ve ala, o kişi hiç süphe yoktur ki cennetin kapısını aralayarak içeri girer.
işte bu sözlerden sonra cemaat bir anda ayağa kalkıp, hoca efendinin üstüne çullanmıs. Hocadan bir kıl koparmak isteyen onlarca insanın altında kalan hoca, bir daha o köyde hocalık yapamayacak hale gelmiş. Genç köylü de, ilmi siyasetin ne kadar güçlü bir silah oldugunu anlamış.
not: bu hikayede geçen hocanın aslında bir müslüman olmadığı yahudi olduğu ve hakettiği dersin genç müslüman tarafından kendisine verildiği yönünde de bilgilere rastlanabilir.
Doğrucu Davut diye bir tabir vardır,ha bi de Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar mevzusu..Sanır mısın ki?Bu kovma sebebi,doğruyu sevmememizden falan?Alakası yok..Sebebi basit..3-D kuralına uymamak.3-D kuralı nedir dersen,3-D kuralı şudur,eğer bir şey söyleceksen Doğru Yer,Doğru Zaman ve Doğru Kişiyi kolla.Kolla ki 9 köy gezme,diyar diyar gezerkene yollarda harap olma..10uncu köyden medet umma..Bilgin çok olabilir ama önemli olan bilgiyi iyi satabilmek..Ahan da bu olayla ilgili bir hikaye var..Ama öyle hikayeden bir hikaye değil,baya baya hikaye(Ulan baya baya hikaye ne demekse???)
Eski günlerin birinde, çok meşhur bir hoca varmış. Bilgisiyle, tecrübesiyle, yetiştirdiği kiiiler ile ülkede bilmeyeni yokmuş. Yükselmek, büyük adam olmak isteyen herkes muhakkak bu meşhur hocaya gelip ondan ders alırmış. Onun ilminden yararlanırmış.
Devlet adamı olup büyük mevkilere gelmek isteyen bir genç köy delikanlısı bu hocanın ismini duymuş. Onun ilminden faydalanmak, ondan ders alabilmek için köyünü terk etmis. Düşmüş yollara. Aylar sonra hocaya ulaşmış.
Hocam ne olur beni kabul edin. Beni yetiştirin; demiş. Hoca tamam; demiş. Eğitim başlamış.
Aylar geçmiş. Genç köylü ilmi diyanet konusunda iyice yetişmis, pişmiş. Hocası;Artık tamamsın, Şimdi de ilmi siyaset öğrenmek istermisin; diye sormusş Köylü,;Hocam, ilmi diyanet bana yeter. Ben köyüme dönmek istiyorum demiş.
Genç köyüne dönmüş. Akrabaları kendisini büyük bir ilgiyle karşılamış.Diyanet konusunda çok derin bilgi sahibi olduğu için, köyün camisine gidip hocanın vaazlarını dinlemek istemiş. Camiye gitmiş. Hocayı dinlemiş. Duyduklarına inanamamiş. Hocanın söylediklerinden hiç memnun olmamış. Tam tersine, hocanın söylediği yanlış uydurma şeyler nedeniyle sinirlenmiş. Bir ara kendini tutamayıp cemaatin içinden yüksek sesle bağırmaya başlamış.
Söylediklerinin hepsi yanlış. Uydurma. Ne biçim hocasın. insanları kandırıyorsun; . işte bu sözler üzerine camide bir sessizlik olmuş. Herkes dönüp bu cümlenin geldiği yere bakmış. Hoca da gence dönüp kaşlarını çatmış. Itibarı zedelenmesin diye bu sesi susturmak için hoca cemaate dönüp bağırmış;
Ey cemaat, işte size bahsettiğim münafıklardan bir tanesi de burada, aramızda. Allaha inanmayan, camiye hakaret eden, hocaya baş kaldıran cehennemlik bir kafir içimizde oturuyor. Tutun onu. Gereken dersi verin. Atın dişarı Cemaat genci yakalamış. Tekme tokat ve küfürlerle caminin dışına atmışlar. Her yeri yara bere içinde kalan genç inliye inliye evine dönmüş.
Aradan birkaç hafta geçtikten sonra genç köylü karar vermis. Meshur hocaya geri gidip ;ilmi siyaset ögrenmek gerektigine inanmis. Yeniden yollara düsmüs. Meşhur hocaya ulaşmış. Hocam, ben geri geldim. Şimdi bana ilmi siyaset öğretmenizi istiyorum; demiş.
Aylar geçmiş. Gencin ilmi siyaset eğitimi tamamlanmış. Genç, hocasının elini öpüp köyüne geri dönmüş. Hemen eskiden dayak yediği camiye gitmiş. Aynı hoca duruyormuş. Eski tas, eski hamam. Ayni hoca yine saçma sapan şeyler söylemiş. Cemaati yanıltan, kandıran ifadeler kullanmış.
ilmi diyanetten sonra ilmi siyaset eğitimini de almış olan genç köylü, cemaat içinde ayağa kalkmış. Hoca kaşlarını yine çatıp gence bakmış. Cemaat kafalarını çevirip ayaktaki gence dönmüş. Sessizlik olmuş. Genç köylü yüksek sesle cemaate seslenmiş:
Ey cemaat. Bu Hoca efendi çok doğru söylüyor. Bu Hoca efendi ne mübarek bir hocadır.Diyarı islamı gezseniz böyle mübarek bir adam bulamazsınız. Ne yüce bir hocadır. Ey cemaat, her kim ki bu hoca efendinin bir kılını kopara ve ala, o kişi hiç süphe yoktur ki cennetin kapısını aralayarak içeri girer.
işte bu sözlerden sonra cemaat bir anda ayağa kalkıp, hoca efendinin üstüne çullanmıs. Hocadan bir kıl koparmak isteyen onlarca insanın altında kalan hoca, bir daha o köyde hocalık yapamayacak hale gelmiş. Genç köylü de, ilmi siyasetin ne kadar güçlü bir silah oldugunu anlamış.
not: bu hikayede geçen hocanın aslında bir müslüman olmadığı yahudi olduğu ve hakettiği dersin genç müslüman tarafından kendisine verildiği yönünde de bilgilere rastlanabilir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar