bugün
- bir yazarı savunmak7
- uğruna kavga edilmesini isteyen türk kızı8
- nasıl zengin olunur3
- çalışmadan para kazanmak5
- mutlu ama uzak olsun5
- sözlüğe her yeni gelen erko yazara yürümek6
- saygıyı mı yoksa sevgiyi mi istersin6
- arkadaşlar biraz beşiktaş'ı övebilir misiniz3
- seri gizli artı oy veren melek6
- özlediniz mi beni7
- amedspor6
- velvet27
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- sarı renkli şeker tarafından tehdit altındayım9
- bazı olaylarda zall'ın sözlüğe intikal etmesi5
- kedi4
- erkeklerin gözdesi olan erkek3
- as maca'nın kızların gözdesi olması3
- karı kıza para yedirir misiniz5
- acı gerçekler3
- sözlükte kavga oldu hissi5
- 16 ağustos 2026 amedspor erzurumspor maçı6
- her şeye sahip insan mutsuzluğu13
- nil karaibrahimgil2
- yazarlarda bana laf sokuldu mu paranoyası3
- sen hep tedbirler aldın ben gözü karaydım2
- kimsenin size söylemeyeceği bilmeniz gereken şey9
- ye yağlıyı iç suyu dondurursa dondursun5
- herkese pas veren kız barselonada oynasın12
- şeker ezmek2
- ağzı sarımsak kokan biriyle öpüşmek5
- mor semsiyeli yabanci8
- o kızdan uzak dur diyen erkek4
- 16 ağustos 2026 amed erzurumspor maçı6
- evliliğin anlamı13
- kendini değersizleştiren insan5
- duygulandıran ingilizce şarkılar3
- bir kadın için yapılabilecek en büyük fedakarlık2
- türklere vize serbestisi4
- rüyada deprem olduğunu görmek2
- anın görüntüsü34
- en iyi sayısal zeka hangi meslektedir sorunsalı10
- evlilik balonunun patlaması3
- alihan kuriş9
- yoğurt mayalamasını bilen erkek6
- çay yapacak hatunun olmaması3
- beşiktaş3
- kürtsüz türkiye11
- dünyanın en değerli şeyi5
- spotify blend list yapmak istenilen yazarlar5
aşağıdaki hikayeden de anlayacağınız üzere kabaca doğru bildiklerini doğru bir biçimde ve doğru yerde aktarabilme becerisidir.
Doğrucu Davut diye bir tabir vardır,ha bi de Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar mevzusu..Sanır mısın ki?Bu kovma sebebi,doğruyu sevmememizden falan?Alakası yok..Sebebi basit..3-D kuralına uymamak.3-D kuralı nedir dersen,3-D kuralı şudur,eğer bir şey söyleceksen Doğru Yer,Doğru Zaman ve Doğru Kişiyi kolla.Kolla ki 9 köy gezme,diyar diyar gezerkene yollarda harap olma..10uncu köyden medet umma..Bilgin çok olabilir ama önemli olan bilgiyi iyi satabilmek..Ahan da bu olayla ilgili bir hikaye var..Ama öyle hikayeden bir hikaye değil,baya baya hikaye(Ulan baya baya hikaye ne demekse???)
Eski günlerin birinde, çok meşhur bir hoca varmış. Bilgisiyle, tecrübesiyle, yetiştirdiği kiiiler ile ülkede bilmeyeni yokmuş. Yükselmek, büyük adam olmak isteyen herkes muhakkak bu meşhur hocaya gelip ondan ders alırmış. Onun ilminden yararlanırmış.
Devlet adamı olup büyük mevkilere gelmek isteyen bir genç köy delikanlısı bu hocanın ismini duymuş. Onun ilminden faydalanmak, ondan ders alabilmek için köyünü terk etmis. Düşmüş yollara. Aylar sonra hocaya ulaşmış.
Hocam ne olur beni kabul edin. Beni yetiştirin; demiş. Hoca tamam; demiş. Eğitim başlamış.
Aylar geçmiş. Genç köylü ilmi diyanet konusunda iyice yetişmis, pişmiş. Hocası;Artık tamamsın, Şimdi de ilmi siyaset öğrenmek istermisin; diye sormusş Köylü,;Hocam, ilmi diyanet bana yeter. Ben köyüme dönmek istiyorum demiş.
Genç köyüne dönmüş. Akrabaları kendisini büyük bir ilgiyle karşılamış.Diyanet konusunda çok derin bilgi sahibi olduğu için, köyün camisine gidip hocanın vaazlarını dinlemek istemiş. Camiye gitmiş. Hocayı dinlemiş. Duyduklarına inanamamiş. Hocanın söylediklerinden hiç memnun olmamış. Tam tersine, hocanın söylediği yanlış uydurma şeyler nedeniyle sinirlenmiş. Bir ara kendini tutamayıp cemaatin içinden yüksek sesle bağırmaya başlamış.
Söylediklerinin hepsi yanlış. Uydurma. Ne biçim hocasın. insanları kandırıyorsun; . işte bu sözler üzerine camide bir sessizlik olmuş. Herkes dönüp bu cümlenin geldiği yere bakmış. Hoca da gence dönüp kaşlarını çatmış. Itibarı zedelenmesin diye bu sesi susturmak için hoca cemaate dönüp bağırmış;
Ey cemaat, işte size bahsettiğim münafıklardan bir tanesi de burada, aramızda. Allaha inanmayan, camiye hakaret eden, hocaya baş kaldıran cehennemlik bir kafir içimizde oturuyor. Tutun onu. Gereken dersi verin. Atın dişarı Cemaat genci yakalamış. Tekme tokat ve küfürlerle caminin dışına atmışlar. Her yeri yara bere içinde kalan genç inliye inliye evine dönmüş.
Aradan birkaç hafta geçtikten sonra genç köylü karar vermis. Meshur hocaya geri gidip ;ilmi siyaset ögrenmek gerektigine inanmis. Yeniden yollara düsmüs. Meşhur hocaya ulaşmış. Hocam, ben geri geldim. Şimdi bana ilmi siyaset öğretmenizi istiyorum; demiş.
Aylar geçmiş. Gencin ilmi siyaset eğitimi tamamlanmış. Genç, hocasının elini öpüp köyüne geri dönmüş. Hemen eskiden dayak yediği camiye gitmiş. Aynı hoca duruyormuş. Eski tas, eski hamam. Ayni hoca yine saçma sapan şeyler söylemiş. Cemaati yanıltan, kandıran ifadeler kullanmış.
ilmi diyanetten sonra ilmi siyaset eğitimini de almış olan genç köylü, cemaat içinde ayağa kalkmış. Hoca kaşlarını yine çatıp gence bakmış. Cemaat kafalarını çevirip ayaktaki gence dönmüş. Sessizlik olmuş. Genç köylü yüksek sesle cemaate seslenmiş:
Ey cemaat. Bu Hoca efendi çok doğru söylüyor. Bu Hoca efendi ne mübarek bir hocadır.Diyarı islamı gezseniz böyle mübarek bir adam bulamazsınız. Ne yüce bir hocadır. Ey cemaat, her kim ki bu hoca efendinin bir kılını kopara ve ala, o kişi hiç süphe yoktur ki cennetin kapısını aralayarak içeri girer.
işte bu sözlerden sonra cemaat bir anda ayağa kalkıp, hoca efendinin üstüne çullanmıs. Hocadan bir kıl koparmak isteyen onlarca insanın altında kalan hoca, bir daha o köyde hocalık yapamayacak hale gelmiş. Genç köylü de, ilmi siyasetin ne kadar güçlü bir silah oldugunu anlamış.
not: bu hikayede geçen hocanın aslında bir müslüman olmadığı yahudi olduğu ve hakettiği dersin genç müslüman tarafından kendisine verildiği yönünde de bilgilere rastlanabilir.
Doğrucu Davut diye bir tabir vardır,ha bi de Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar mevzusu..Sanır mısın ki?Bu kovma sebebi,doğruyu sevmememizden falan?Alakası yok..Sebebi basit..3-D kuralına uymamak.3-D kuralı nedir dersen,3-D kuralı şudur,eğer bir şey söyleceksen Doğru Yer,Doğru Zaman ve Doğru Kişiyi kolla.Kolla ki 9 köy gezme,diyar diyar gezerkene yollarda harap olma..10uncu köyden medet umma..Bilgin çok olabilir ama önemli olan bilgiyi iyi satabilmek..Ahan da bu olayla ilgili bir hikaye var..Ama öyle hikayeden bir hikaye değil,baya baya hikaye(Ulan baya baya hikaye ne demekse???)
Eski günlerin birinde, çok meşhur bir hoca varmış. Bilgisiyle, tecrübesiyle, yetiştirdiği kiiiler ile ülkede bilmeyeni yokmuş. Yükselmek, büyük adam olmak isteyen herkes muhakkak bu meşhur hocaya gelip ondan ders alırmış. Onun ilminden yararlanırmış.
Devlet adamı olup büyük mevkilere gelmek isteyen bir genç köy delikanlısı bu hocanın ismini duymuş. Onun ilminden faydalanmak, ondan ders alabilmek için köyünü terk etmis. Düşmüş yollara. Aylar sonra hocaya ulaşmış.
Hocam ne olur beni kabul edin. Beni yetiştirin; demiş. Hoca tamam; demiş. Eğitim başlamış.
Aylar geçmiş. Genç köylü ilmi diyanet konusunda iyice yetişmis, pişmiş. Hocası;Artık tamamsın, Şimdi de ilmi siyaset öğrenmek istermisin; diye sormusş Köylü,;Hocam, ilmi diyanet bana yeter. Ben köyüme dönmek istiyorum demiş.
Genç köyüne dönmüş. Akrabaları kendisini büyük bir ilgiyle karşılamış.Diyanet konusunda çok derin bilgi sahibi olduğu için, köyün camisine gidip hocanın vaazlarını dinlemek istemiş. Camiye gitmiş. Hocayı dinlemiş. Duyduklarına inanamamiş. Hocanın söylediklerinden hiç memnun olmamış. Tam tersine, hocanın söylediği yanlış uydurma şeyler nedeniyle sinirlenmiş. Bir ara kendini tutamayıp cemaatin içinden yüksek sesle bağırmaya başlamış.
Söylediklerinin hepsi yanlış. Uydurma. Ne biçim hocasın. insanları kandırıyorsun; . işte bu sözler üzerine camide bir sessizlik olmuş. Herkes dönüp bu cümlenin geldiği yere bakmış. Hoca da gence dönüp kaşlarını çatmış. Itibarı zedelenmesin diye bu sesi susturmak için hoca cemaate dönüp bağırmış;
Ey cemaat, işte size bahsettiğim münafıklardan bir tanesi de burada, aramızda. Allaha inanmayan, camiye hakaret eden, hocaya baş kaldıran cehennemlik bir kafir içimizde oturuyor. Tutun onu. Gereken dersi verin. Atın dişarı Cemaat genci yakalamış. Tekme tokat ve küfürlerle caminin dışına atmışlar. Her yeri yara bere içinde kalan genç inliye inliye evine dönmüş.
Aradan birkaç hafta geçtikten sonra genç köylü karar vermis. Meshur hocaya geri gidip ;ilmi siyaset ögrenmek gerektigine inanmis. Yeniden yollara düsmüs. Meşhur hocaya ulaşmış. Hocam, ben geri geldim. Şimdi bana ilmi siyaset öğretmenizi istiyorum; demiş.
Aylar geçmiş. Gencin ilmi siyaset eğitimi tamamlanmış. Genç, hocasının elini öpüp köyüne geri dönmüş. Hemen eskiden dayak yediği camiye gitmiş. Aynı hoca duruyormuş. Eski tas, eski hamam. Ayni hoca yine saçma sapan şeyler söylemiş. Cemaati yanıltan, kandıran ifadeler kullanmış.
ilmi diyanetten sonra ilmi siyaset eğitimini de almış olan genç köylü, cemaat içinde ayağa kalkmış. Hoca kaşlarını yine çatıp gence bakmış. Cemaat kafalarını çevirip ayaktaki gence dönmüş. Sessizlik olmuş. Genç köylü yüksek sesle cemaate seslenmiş:
Ey cemaat. Bu Hoca efendi çok doğru söylüyor. Bu Hoca efendi ne mübarek bir hocadır.Diyarı islamı gezseniz böyle mübarek bir adam bulamazsınız. Ne yüce bir hocadır. Ey cemaat, her kim ki bu hoca efendinin bir kılını kopara ve ala, o kişi hiç süphe yoktur ki cennetin kapısını aralayarak içeri girer.
işte bu sözlerden sonra cemaat bir anda ayağa kalkıp, hoca efendinin üstüne çullanmıs. Hocadan bir kıl koparmak isteyen onlarca insanın altında kalan hoca, bir daha o köyde hocalık yapamayacak hale gelmiş. Genç köylü de, ilmi siyasetin ne kadar güçlü bir silah oldugunu anlamış.
not: bu hikayede geçen hocanın aslında bir müslüman olmadığı yahudi olduğu ve hakettiği dersin genç müslüman tarafından kendisine verildiği yönünde de bilgilere rastlanabilir.
bilmek yetmez o bilgiyi kullanacak maharet olması lazım. bunada siyaset ilmi derler.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar