bugün
- iskilipli atıf hoca20
- favlayan yazarın asıl amacı9
- kablosuz mouse7
- kasım ayının beraberinde getirdikleri6
- aktara girip özgürce alışveriş yapmak6
- robert de niro denince akla gelen ilk film5
- hoşlanılan kızı başkasının favlaması3
- evli bir kadını sikmek4
- herşeyi boşverip arıcak'a yerleşmek5
- otel odasında yalnız kalmak4
- herşeyi kusursuz sadece ayağı çirkin olan kız3
- traveler seri oy atınca ay silkecek beni sanmak3
- iş yerinde atletle çalışmak3
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- güney kore devlet başkanı lee den türkiye mesajı2
- sevimli kafir3
- kale3112 tarzı entry girmek2
- sarhoş insanlarla dolu partideki tek ayık kişi5
- casino2
- sözlüğün sapık dolması sorunsalı3
- pazarama com3
- zenci kadın poposu2
- kasımda aşk başkadır2
- millette manyak para var21
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi5
- dünürüm haçan sana hamsi yaptum'ye bagayım3
- ahmet nazif zorlu6
- hüzünlü bakışlı ünlüler2
- red flag sözlük yazarları2
- neden herkes sabah erken kalkmayı erdem sanıyor4
- osmanlı hanedanı3
- 30 liraya satılan tavuk döner15
- 693
- tanımadığı kadına tokat atan adam2
- anın görüntüsü32
- nick vermeden bir yazara seslen3
- ismail kartal17
- yeni bir işe başlarken akıldan geçenler2
- escort ile para kavgası6
- boşandığı eşine araba alan adam8
- sözlük kürdü54
- nar tanelemek5
- zenci uşağın aniden içeri girmesi5
- okulda ayağa kalkma ritüeli3
- handjob3
- gıda çarşısında çalışan yuzır2
- artılama ile manevi gururu ihya edilen kezo2
- geç bas geç bas diye bağıran kişi psikolojisi2
- yere düşen araba anahtarı3
- erken uyanmak4
lanetli entry'nin hikayesidir.
günlerdir yağmur yağıyordu. evden çıkması için sebebi olmamasına rağmen yağan yağmur ona arayıp da bulamadığı sebebi de yaratmış oluyordu. uzun süredir hazırlığını yaptığı planı devreye sokması için ortam müsaitti.
düşen yıldırımlar beyninde oluşan kıvılcımların olgunlaşıp ateşe dönmesine yol açıyor, sağnağın sesi klavyesine dokunan parmaklarının tuş seslerini çağrıştırıyordu.
yalnızlığı dert etmeyi bırakalı çok uzun zaman olmuştu. neden yalnız kaldığını artık düşünmüyordu, durumunu kabul edecek olgunluğa erişmişti. bir zamanlar dert ettiği şeyler görüp de unuttuğu rüyaları gibiydi. yıllarca biriktirdiği ve artık kanıksadığı bu duyguyu bütün diğer ruh hastaları gibi başka bir şeye dönüştürmüştü. Kendisini yalnız bırakan kişilerden hıncını almak için hazırdı artık.
Yılların öcünü bir entry ile almak için çok kafa yormuştu. Öyle bir entry yazmalıydı ki kendi yalnızlığını okuyan herkes içinde hissetmeli, geceleri uyurken, gündüzleri çalışırken bu acıyla içleri yanıp tutuşmalıydı.
Bir çocuğun işkence görmesi şartına bağlı olan, kendi mutlulukları için çocuğun işkencesini kabul eden toplumun hissettiği acı olmalıydı bu. Onlar mutlu olacaklardı ama bu mutlulukları ancak kendisinin her gün yaşadığı işkenceye bağlı olacaktı.
Yazdığı entry'yi okuyan herkes bilecekti ki onların mutluluğu için hergün, her dakika, her saniye işkence gören birisi var bu hayatta. Her bir entry'de akıllarına onun yazdığı entry gelecek ve pişman olacaklardı onu yalnız bıraktıkları için.
Keşke diyecelerdi ona yardım edebilseydik.
Keşke bu kadar bencil olmasaydık.
Keşke bir kişinin acısının aslında bütün insanlığın acısı olduğunu farkedebilseydik.
Ve entry'sini girdi:...
günlerdir yağmur yağıyordu. evden çıkması için sebebi olmamasına rağmen yağan yağmur ona arayıp da bulamadığı sebebi de yaratmış oluyordu. uzun süredir hazırlığını yaptığı planı devreye sokması için ortam müsaitti.
düşen yıldırımlar beyninde oluşan kıvılcımların olgunlaşıp ateşe dönmesine yol açıyor, sağnağın sesi klavyesine dokunan parmaklarının tuş seslerini çağrıştırıyordu.
yalnızlığı dert etmeyi bırakalı çok uzun zaman olmuştu. neden yalnız kaldığını artık düşünmüyordu, durumunu kabul edecek olgunluğa erişmişti. bir zamanlar dert ettiği şeyler görüp de unuttuğu rüyaları gibiydi. yıllarca biriktirdiği ve artık kanıksadığı bu duyguyu bütün diğer ruh hastaları gibi başka bir şeye dönüştürmüştü. Kendisini yalnız bırakan kişilerden hıncını almak için hazırdı artık.
Yılların öcünü bir entry ile almak için çok kafa yormuştu. Öyle bir entry yazmalıydı ki kendi yalnızlığını okuyan herkes içinde hissetmeli, geceleri uyurken, gündüzleri çalışırken bu acıyla içleri yanıp tutuşmalıydı.
Bir çocuğun işkence görmesi şartına bağlı olan, kendi mutlulukları için çocuğun işkencesini kabul eden toplumun hissettiği acı olmalıydı bu. Onlar mutlu olacaklardı ama bu mutlulukları ancak kendisinin her gün yaşadığı işkenceye bağlı olacaktı.
Yazdığı entry'yi okuyan herkes bilecekti ki onların mutluluğu için hergün, her dakika, her saniye işkence gören birisi var bu hayatta. Her bir entry'de akıllarına onun yazdığı entry gelecek ve pişman olacaklardı onu yalnız bıraktıkları için.
Keşke diyecelerdi ona yardım edebilseydik.
Keşke bu kadar bencil olmasaydık.
Keşke bir kişinin acısının aslında bütün insanlığın acısı olduğunu farkedebilseydik.
Ve entry'sini girdi:...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar