bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri22
- sözlük kızlarının kekleri24
- bildiğiniz sure sayısı3
- günün sözü16
- islamda namaz yoktur32
- şemsiyeli lavuk3
- ekşi sözlükteki entrymin 4256 artı oy alması7
- kürdistan9
- hayat kalitesini düşüren şeyler2
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- dantelli sütyen takan erkek12
- zengin göbekli vs kaslı fakir adam5
- allah ım verdiğini kimse engelleyemez4
- kitap kurdu erkeklerin hiç osurmaması5
- sen dost ararsan koş mevlana ya6
- şeriatçıların ateist apo yu sevmesi4
- nervio13
- hintlilerin savaşırken inek inek diye bağırması5
- baba oğul bisiklet5
- mülk suresi 30 ayet2
- tanrı nazarında insan nedir3
- gülerken ısınarak terleyip pasta kokan kız7
- güzel olduğunuzu nasıl anlarsınız6
- erkek erkeğe buluşmaya giderken parfüm sıkan erkek6
- anın görüntüsü23
- 19 eylül 20264
- peynir helvası5
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız3
- lahmacun2
- sözlükten kız kaçırmak3
- yesene beni diyen kız9
- ankara üniversitesi dil tarih coğrafya fakültesi3
- bir lahmacuncunun yapabileceği en kırıcı hareket4
- sözlükte ki gay başlıkları5
- ölümden korkuyor musunuz17
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- ölümsüzlük var4
- kefir patlaması3
- dindarların çoğunun fakir olması7
- ağzı kokan insan2
- neme lazım diyen erkek6
- imalı laflardan anlamamak2
- türk açılımı5
- nil karaibrahimgil dinleyen erkek5
- erkekle kadının arkadaş olması5
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- atatürk'ün en büyük türk milliyetçisi olması2
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı8
- kız sesi duymak için müşteri hizmetlerini aramak8
- ayı dövmenin aslında zor olmaması12
lanetli entry'nin hikayesidir.
günlerdir yağmur yağıyordu. evden çıkması için sebebi olmamasına rağmen yağan yağmur ona arayıp da bulamadığı sebebi de yaratmış oluyordu. uzun süredir hazırlığını yaptığı planı devreye sokması için ortam müsaitti.
düşen yıldırımlar beyninde oluşan kıvılcımların olgunlaşıp ateşe dönmesine yol açıyor, sağnağın sesi klavyesine dokunan parmaklarının tuş seslerini çağrıştırıyordu.
yalnızlığı dert etmeyi bırakalı çok uzun zaman olmuştu. neden yalnız kaldığını artık düşünmüyordu, durumunu kabul edecek olgunluğa erişmişti. bir zamanlar dert ettiği şeyler görüp de unuttuğu rüyaları gibiydi. yıllarca biriktirdiği ve artık kanıksadığı bu duyguyu bütün diğer ruh hastaları gibi başka bir şeye dönüştürmüştü. Kendisini yalnız bırakan kişilerden hıncını almak için hazırdı artık.
Yılların öcünü bir entry ile almak için çok kafa yormuştu. Öyle bir entry yazmalıydı ki kendi yalnızlığını okuyan herkes içinde hissetmeli, geceleri uyurken, gündüzleri çalışırken bu acıyla içleri yanıp tutuşmalıydı.
Bir çocuğun işkence görmesi şartına bağlı olan, kendi mutlulukları için çocuğun işkencesini kabul eden toplumun hissettiği acı olmalıydı bu. Onlar mutlu olacaklardı ama bu mutlulukları ancak kendisinin her gün yaşadığı işkenceye bağlı olacaktı.
Yazdığı entry'yi okuyan herkes bilecekti ki onların mutluluğu için hergün, her dakika, her saniye işkence gören birisi var bu hayatta. Her bir entry'de akıllarına onun yazdığı entry gelecek ve pişman olacaklardı onu yalnız bıraktıkları için.
Keşke diyecelerdi ona yardım edebilseydik.
Keşke bu kadar bencil olmasaydık.
Keşke bir kişinin acısının aslında bütün insanlığın acısı olduğunu farkedebilseydik.
Ve entry'sini girdi:...
günlerdir yağmur yağıyordu. evden çıkması için sebebi olmamasına rağmen yağan yağmur ona arayıp da bulamadığı sebebi de yaratmış oluyordu. uzun süredir hazırlığını yaptığı planı devreye sokması için ortam müsaitti.
düşen yıldırımlar beyninde oluşan kıvılcımların olgunlaşıp ateşe dönmesine yol açıyor, sağnağın sesi klavyesine dokunan parmaklarının tuş seslerini çağrıştırıyordu.
yalnızlığı dert etmeyi bırakalı çok uzun zaman olmuştu. neden yalnız kaldığını artık düşünmüyordu, durumunu kabul edecek olgunluğa erişmişti. bir zamanlar dert ettiği şeyler görüp de unuttuğu rüyaları gibiydi. yıllarca biriktirdiği ve artık kanıksadığı bu duyguyu bütün diğer ruh hastaları gibi başka bir şeye dönüştürmüştü. Kendisini yalnız bırakan kişilerden hıncını almak için hazırdı artık.
Yılların öcünü bir entry ile almak için çok kafa yormuştu. Öyle bir entry yazmalıydı ki kendi yalnızlığını okuyan herkes içinde hissetmeli, geceleri uyurken, gündüzleri çalışırken bu acıyla içleri yanıp tutuşmalıydı.
Bir çocuğun işkence görmesi şartına bağlı olan, kendi mutlulukları için çocuğun işkencesini kabul eden toplumun hissettiği acı olmalıydı bu. Onlar mutlu olacaklardı ama bu mutlulukları ancak kendisinin her gün yaşadığı işkenceye bağlı olacaktı.
Yazdığı entry'yi okuyan herkes bilecekti ki onların mutluluğu için hergün, her dakika, her saniye işkence gören birisi var bu hayatta. Her bir entry'de akıllarına onun yazdığı entry gelecek ve pişman olacaklardı onu yalnız bıraktıkları için.
Keşke diyecelerdi ona yardım edebilseydik.
Keşke bu kadar bencil olmasaydık.
Keşke bir kişinin acısının aslında bütün insanlığın acısı olduğunu farkedebilseydik.
Ve entry'sini girdi:...
bir yerlerden alınmış olmasına rağmen altında kaynak belirtilmeyen deneme tarzı bir yazıdır.
Benim de format dışı tarzından dolayı başka bir yerlerden alındığına inandığım hikâye. Ayrıca güzel değil. Hatta tam ergen işi.
ekleme: madem çalıyorsun imlasını gözden geçirsene.
ekleme: madem çalıyorsun imlasını gözden geçirsene.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar