bugün
- nervio'ya evlenme teklif etmek28
- en son ne aldınız13
- instagram da artan erotizm sebebi10
- ayak sevecek kadar abaza olmak11
- sinemada yiyişen sevgililer9
- insan olmaya ceyrek kala5
- nervio abla13
- sözlükteki gizli geyi ifşalıyorum13
- seri oylayınca hoşlanıyor sanan tipler8
- kuru amlı10
- galatasaray'ın fenere koyması normalleşmesi6
- dudaktan öpüşmek neden seksle bağlantılı8
- ayağa boşmalmak10
- birbiriyle çiftleşecek uludağ sözlük yazarları12
- kitapçıda dakikalarca vakit geçiren dallama3
- vajinaya dil atmak10
- ümit kocasakal20
- ayakçı ve patici yazarlar derneği7
- nişanlının annesine anne diyememe sorunsalı5
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı73
- belediyeler2
- nervio tarzı entry girmek24
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması19
- sözlük kızlarının çorapları2
- hoppidi hoppidi zıplayan ayak gifleri veritabanı4
- fb'nin rams park ta kendini çok geliştirmesi2
- pforzheim şu an güneşli 16 derece2
- kars 36 spor2
- barış manço cem karaca erkin koray2
- vazallı sözlük yazarları3
- bik bik'e evlenme teklifi yapmak2
- beyler sakin3
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği3
- okan buruk11
- kadın gibi tırmalıyorlar ve saç çekiyorlar4
- son buluşmada hesabı kim öder5
- french kiss yapamayan erkek5
- hobbit ayaklı kız sevgili3
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır6
- at suratlı kadın4
- güney kore34
- ilk buluşmada hesabı kim öder7
- başlayabilmek3
- kamos4
- mersin7
- uyuyan çocuğu uyandırmak2
- 27 ekim 2026 israil seçimleri2
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması8
- çetik örebilen sözlük kızı3
- yanında lipstick taşımayan yollu erkek6
okunmayan kitap. bu kitabın okuma tarihimde şöyle bir yeri var. 1996 yılının 11. ayında kitap çıkar çıkmaz aldım. o zamanlar haftada birkaç kitap bitirdiğim dönem yani iyi bir okuyucuyum. edebiyat dergilerini, kitap dergilerini, varlık, adam dergilerini iyiden iyiye takip ettiğim dönem. kitabın çıkacağının haberlerini aylar öncesinden takip etmişim, james joyce'un diğer kitaplarını okumuşum, (dublinliler, Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi) kendimi güya ulysses'e hazırlıyorum. nevzat erkmen'le (ki kendisi zeka olimpiyatlarında dereceleri olan, birkaç dili çok iyi bilen bir çevirmendir, hatta bu çeviri için yapı kredi yayınlarında yüklü de bir para almıştır) yapılan söyleşileri okuyorum.
kitap sonunda çıktı ve bir koşu gittim aldım. heyecanla başladım okumaya ama bir gariplik var kitabı anlayamıyorum. o zamanlar internet de yok, yanıma elimde olan birkaç sözlüğü aldım. iddialıyım ne yapıp edip kitabı bitirebilen azınlığın üyesi olacağım. notlar alıyorum, kitabı cümle cümle değil kelime kelime okuyorum. baktım olacak gibi değil 3-4 günde ancak 10-15 sayfa okuyabildim ve hiçbir şey anlayamadım o zaman dedim ki kendime senin yaşın yetmiyor bu kitabı anlamaya biraz daha birikim yap öyle oku.
bir kaç sene sonra tekrar aldım elime. bu sefer anlamasam da en azından mesafe kat edeyim bari diyerek okuyorum. kitabın ingilizcesini de aldım belki katkısı olur diye. rekorum olan 75. sayfaya kadar gelebildim ama en ufak anladığım yok. zekamdan şüphe edeceğim. nasıl olur da benim gibi bir kitap kurdu bir kitabı okuyamaz. bunalıma girmek üzereyken bıraktım.
9-10 yıl kitabı elime almadım. geçen ay son bir gayretle bir daha başladım. artık gurur meselesi yapmıştım kitabı. internetin de yardımlarıyla biraz daha yol aldım. latince, fransızca cümleleri yazıyorum biraz zorlamayla mevzuuyu çözmeye çalışıyorum. yabancı sitelerden ulysses okuma kılavuzları eşliğinde ilerliyorum kitapta. fakat bir paragrafı okumam saatlerimi alıyor. kitabın en ufak boşluğu notlarımla dolu. adamım irlanda-ingiltere çatışması, dinle olan kavgası, babası ile ilgili dertleri bir şeyler hissetmeye başlıyorum ama keyif alsığım okuma eylemi işkenceye dönmüş durumda.
kendimi kitabı yumruklarken bulduğumda anladım ki ulysses defteri artık benim için kapanmıştı. james joyce'a ettiğim küfürlerin biri bin parça. ruh hastası bir manyağın deli saçmalarına bu kadar emek harcamak en basit ifadesiyle zaman israfıdır dedim ve kitabı bir daha görmeyeceğim bir yere kaldırdım.
son söz: almayın, okumayın, değerli zamanınızı bu saçmalıkla harcamayın. alın özetini okuyun en azından adam ne zırvalamış fikriniz olsun ama beyninizin bir hücresini dahi bu kitapla meşgul etmeyin.
kitap sonunda çıktı ve bir koşu gittim aldım. heyecanla başladım okumaya ama bir gariplik var kitabı anlayamıyorum. o zamanlar internet de yok, yanıma elimde olan birkaç sözlüğü aldım. iddialıyım ne yapıp edip kitabı bitirebilen azınlığın üyesi olacağım. notlar alıyorum, kitabı cümle cümle değil kelime kelime okuyorum. baktım olacak gibi değil 3-4 günde ancak 10-15 sayfa okuyabildim ve hiçbir şey anlayamadım o zaman dedim ki kendime senin yaşın yetmiyor bu kitabı anlamaya biraz daha birikim yap öyle oku.
bir kaç sene sonra tekrar aldım elime. bu sefer anlamasam da en azından mesafe kat edeyim bari diyerek okuyorum. kitabın ingilizcesini de aldım belki katkısı olur diye. rekorum olan 75. sayfaya kadar gelebildim ama en ufak anladığım yok. zekamdan şüphe edeceğim. nasıl olur da benim gibi bir kitap kurdu bir kitabı okuyamaz. bunalıma girmek üzereyken bıraktım.
9-10 yıl kitabı elime almadım. geçen ay son bir gayretle bir daha başladım. artık gurur meselesi yapmıştım kitabı. internetin de yardımlarıyla biraz daha yol aldım. latince, fransızca cümleleri yazıyorum biraz zorlamayla mevzuuyu çözmeye çalışıyorum. yabancı sitelerden ulysses okuma kılavuzları eşliğinde ilerliyorum kitapta. fakat bir paragrafı okumam saatlerimi alıyor. kitabın en ufak boşluğu notlarımla dolu. adamım irlanda-ingiltere çatışması, dinle olan kavgası, babası ile ilgili dertleri bir şeyler hissetmeye başlıyorum ama keyif alsığım okuma eylemi işkenceye dönmüş durumda.
kendimi kitabı yumruklarken bulduğumda anladım ki ulysses defteri artık benim için kapanmıştı. james joyce'a ettiğim küfürlerin biri bin parça. ruh hastası bir manyağın deli saçmalarına bu kadar emek harcamak en basit ifadesiyle zaman israfıdır dedim ve kitabı bir daha görmeyeceğim bir yere kaldırdım.
son söz: almayın, okumayın, değerli zamanınızı bu saçmalıkla harcamayın. alın özetini okuyun en azından adam ne zırvalamış fikriniz olsun ama beyninizin bir hücresini dahi bu kitapla meşgul etmeyin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar