bugün
- sözlük yazarlarının bileklikleri5
- akp'nin cumhurbaşkanı adayının erdoğan olması8
- sözlüğe fotoğraf atmayanların özgüvensiz sanılması19
- sözlük erkekleri aranıyor mu4
- muşlettin amca3
- elimde goruntuleriniz var4
- yaş ilerledikçe katlanılması zor şeyler2
- uludağ sözlük ün kokusu2
- bir kadını araba park ederken izlemek4
- diamond bosphoruss denen yazar2
- bir çiçek fotoğrafı bırak5
- utanmadan şort giyen erkek7
- pantolon cebinde lahmacun taşımak2
- dut ağacı2
- 2026 dünya kupası finalini kim oynar20
- açlığı çekilmeyen insan2
- kadınlarda asalet2
- evli çiftlerde tv kumandası kimde olur6
- beyaz yakalıyım hissi veren gıdalar2
- suv araç sayısının binek araçları geçmesi5
- bozulmaması ile meşhur olan şeyler10
- aylık 375 bin tl iyi para mıdır sorunsalı4
- pringles kutusuna eli giren yetişkin erkek2
- evlenmek için gereken minimum para5
- bakire kızla evlenmeyi savunmak7
- ismet gurbuz 202418
- küfreden kız iticiliği8
- sedat pekmez9
- eski mesajları okumak3
- türkiye'nin asla düzelemeyecek olmasının sebebi13
- kabullenince huzur veren gerçekler2
- öndeki bir tutam saçına çok özen gösteren kel3
- san marino nun dünya kupasını alması3
- 23 haziran 2026 fransa ırak maçı5
- telefon sinyali çekmeyen bölgede kaybolmak6
- patates kızartmasına yapışan biber tohumu3
- dünya kupasında özbekistan'ı desteklemek4
- buddy dude2
- karşı cinste bağımlılık yapan şeyler2
- gay pornosu izlerken oğlunu gören baba3
- chp'ye yeni parti için isim önerileri2
- jenga da yenilen inşaat mühendisi2
- sevgiliye gitmemesi için söylenen sözler6
- lionel messi4
- bacak kıllarını almadan şort giyen erkek5
- israil'in lübnan da işgali sürdürme mesajı3
- ideal sevgilinin en önemli özelliği16
- emekliliği gelen beyaz eşyanın yazlığa yerleşmesi2
- cuckold esnasında karınızın fenalaşması3
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle25
diyaloglara ve sahnelere kadar konuyu kare kare bilip filmini izlemek, kitabın ne derece filme yansıtıldığını, görselliği, aksiyonu (ki filmde aksiyon beşer dakikadan toplamda on beş dakika kadar), kitapta sıfır olmasına rağmen senaristin az da olsa kurgu katma ihtimallerini düşünüp merak etmekten sanırım.
bu, edward cullen ve bella swan aşkının anlatıldığı, serinin sinemada izlediğim ilk filmi. diğerlerini dvd'den izledim. diğerlerini dvd'den izlememi belirtmemin amacı; ilk iki filmde acaba sinemada izlemediğim için mi başarısız buldum diye düşünmemdi. neticeyi en son yazacağım.
her şeyden önce kitap filme beklenenin ötesinde yansıtılmamış, yani tam da olması gerektiği gibi. bunun sebebini kitapta diyalog eksikliğine bağlıyorum. başta da dediğim gibi seriler boyunca konu kurgudan yoksundur. her şey tek düze yani. bella yaşadıklarını anlatır durur.
filmde ilk dikkatimi çekenlerden biri ilk filmde bize yansıtılan mükemmel vampir edward, bu kez mükemmel değil. ilk filmde göğsü güneşte ışıl ışıl elmas gibi parlarken bu kez kıllı. kıllı vampir mi olur. te allah'ım. bu kadar da dikkatsiz olunur mu? olunuyormuş demek ki.
121 dakikalık filmde, çok da şahane diyebileceğimiz bir sahneye de denk gelmedim. hiçbir karesi nefes kesmedi yani. filmin türüne neden gerilim dendiğini de anlayabilmiş değilim. gerilimden ziyade romantik bir filmdi. filmin en romantik sahnesinden aklımda kaldığı kadarıyla bir diyalog;
--spoiler--
- ben bu zamana ait değilim; eğer benim zamanımızda olsaydık refakatçiler eşliğinde verandada buzlu çay içerdik belki. belki bir iki öpücük koparırdım senden. muhtemelen önce babandan izin alıp, sonra önünde diz çöküp, (burada edward bella'nın önünde diz çöker) sana bir yüzük uzatırdım. (edward burada da siyah kadife kutuda bir yüzük uzatıp devam eder)
- sen isabella swan; hayatının geri kalanını benimle geçirmeyi kabul edersen müşerref olurum.
--spoiler--
bu filmle bir şeyi daha öğreniyoruz ki o da, bella'nın jacob'ı edward'dan daha az sevdiği. ya da edward'ı jacob'dan daha çok sevdiği...
dikkatimi çeken bir şey daha var ki yazmazsam çatlarım. sinema salonunda erkek sayısı kadın sayısının neredeyse üç katıydı.*
netice itibariyle; dvd'den izlemekle, sinemesına gitmek arasında çok fark görmedim. izlemek isteyenler için de zaman kaybıydı diyemem. yalnızca ben bu filmden hiç etkilenmedim. belki de şartlandım, bilemiyorum.
yine söylemeden geçemeyeceğim; bu filmin kitabının arkasında "kenara çekil potter" yazıyordu. insan bu yazıyı yazdırmak için aklını kaçırmış olmalı. harry potter nerede bu film ve kitapları nerede.
not: yeniden düşündüm de; filme gitmek isteyen varsa boşuna para vermesin.*
bu, edward cullen ve bella swan aşkının anlatıldığı, serinin sinemada izlediğim ilk filmi. diğerlerini dvd'den izledim. diğerlerini dvd'den izlememi belirtmemin amacı; ilk iki filmde acaba sinemada izlemediğim için mi başarısız buldum diye düşünmemdi. neticeyi en son yazacağım.
her şeyden önce kitap filme beklenenin ötesinde yansıtılmamış, yani tam da olması gerektiği gibi. bunun sebebini kitapta diyalog eksikliğine bağlıyorum. başta da dediğim gibi seriler boyunca konu kurgudan yoksundur. her şey tek düze yani. bella yaşadıklarını anlatır durur.
filmde ilk dikkatimi çekenlerden biri ilk filmde bize yansıtılan mükemmel vampir edward, bu kez mükemmel değil. ilk filmde göğsü güneşte ışıl ışıl elmas gibi parlarken bu kez kıllı. kıllı vampir mi olur. te allah'ım. bu kadar da dikkatsiz olunur mu? olunuyormuş demek ki.
121 dakikalık filmde, çok da şahane diyebileceğimiz bir sahneye de denk gelmedim. hiçbir karesi nefes kesmedi yani. filmin türüne neden gerilim dendiğini de anlayabilmiş değilim. gerilimden ziyade romantik bir filmdi. filmin en romantik sahnesinden aklımda kaldığı kadarıyla bir diyalog;
--spoiler--
- ben bu zamana ait değilim; eğer benim zamanımızda olsaydık refakatçiler eşliğinde verandada buzlu çay içerdik belki. belki bir iki öpücük koparırdım senden. muhtemelen önce babandan izin alıp, sonra önünde diz çöküp, (burada edward bella'nın önünde diz çöker) sana bir yüzük uzatırdım. (edward burada da siyah kadife kutuda bir yüzük uzatıp devam eder)
- sen isabella swan; hayatının geri kalanını benimle geçirmeyi kabul edersen müşerref olurum.
--spoiler--
bu filmle bir şeyi daha öğreniyoruz ki o da, bella'nın jacob'ı edward'dan daha az sevdiği. ya da edward'ı jacob'dan daha çok sevdiği...
dikkatimi çeken bir şey daha var ki yazmazsam çatlarım. sinema salonunda erkek sayısı kadın sayısının neredeyse üç katıydı.*
netice itibariyle; dvd'den izlemekle, sinemesına gitmek arasında çok fark görmedim. izlemek isteyenler için de zaman kaybıydı diyemem. yalnızca ben bu filmden hiç etkilenmedim. belki de şartlandım, bilemiyorum.
yine söylemeden geçemeyeceğim; bu filmin kitabının arkasında "kenara çekil potter" yazıyordu. insan bu yazıyı yazdırmak için aklını kaçırmış olmalı. harry potter nerede bu film ve kitapları nerede.
not: yeniden düşündüm de; filme gitmek isteyen varsa boşuna para vermesin.*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar