bugün
- bütün eziklerin 80 ler paylaşımı yapması15
- adana dürüm vs adana porsiyon4
- uyudun mu11
- kafasında konuşan sesi uzaylı zannetmek8
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i22
- şeffaf ayakkabı9
- kadın bacağı paylaşan mehdi5
- hayattan beklentiler7
- 81 ilde sığınak yapılması7
- sinek as6
- queen ravenna ve cinleri14
- manifestten hangi kızla sevişirdin16
- aşk7
- mesleğinizi söyleyince muhatap olduğunuz sorular12
- özgüven4
- deliler bize ne anlatıyor sorunsalı7
- bir zihinden diğer zihne geçen memler8
- tavuğun neden kanatları var11
- beni affettiğini söylesin gideyim10
- insanı yoran duygular6
- sözlükte üzdüğüm yazarlar11
- sueda uluca silvermist benzerliği11
- karabüyü yapılan kaynananın hala yaşaması7
- öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler5
- olgunlaştıkça farkına varılan şeyler4
- 3 yaşındaki elif'i göz göre göre ezen kadın sürücü12
- ey insan6
- sözlük şifresinin uzaylılar tarafından çalınması6
- spora başladım4
- s'i l v'e r m'i s t35
- ahlak abartılmış balon bir kavramdır5
- patso3
- taliban7
- uludağ sözlük size ne kattı27
- sözlüğün en masum yazarları18
- gocu34
- pandela 310
- gebze yi gebze yapan şeyler3
- kız düşürmenin kısa yolu19
- izmir yanıyor5
- hayatın insana diz çöktürmeye çalışması5
- at eti yemek3
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı8
- queen ravennadan mesaj var11
- karton toplayan birini görseniz naparsınız5
- uludağ sözlük deli istilası4
- kaşarlı sucuklu menemen8
- kulaklık6
- sonbahar depresyonu4
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı11
--spoiler--
4.bölümüyle davan yapmış, şükela dizi.
lan joe deyip de ciğerimize bastığımız yiğit meğersem kaçıranların tarafındaymış. zaten soğukkanlı tavırlar, bilgiç haller, ketum kişilik falan filan derken hafiften anlamıştım bu herifte yamukluk olabileceğini. çin lokantasında sürekli, bozuk ingilizceyle "please please, food" diye kafa siken çinli de kaçıranların tarafındaymış, işin ilginci güzel de ingilizce konuşuyormuş. bir de kasabadaki diğer ahali var.
bir kere namazında niyazında mü'min bir abd askeri olan herifçioğlunu manyak tuttum. sana puanım dohuz ganga, o kadar sevdim adamı. her ne kadar namaz kılmayı tam öğrenemese de, namazdan çıkarken yalnız bir tarafa değil iki tarafa da selam verilmesi gerektiğini bilmese de, kade-i ahirede uzun uzun oturup sonra neden secdeye gittiği anlaşılmasa da ben sevdim lan bu adamı sonuçta abdestli, namazlı adam. zarar gelmez. müslüman askerin din tebliğ ettiği çatlak ve hermafrodit rahatsızlığından muzdarip gibi bir hali olan kadın kişisi* de inşallah doğru yolu bulur.
diğer karakterlere gelirsek; charlie'nin yılışık bill'e yaptıkları doğrusu içimi rahatlattı. yastıkla yüzüne bastırması, "kafamı biraz daha bozarsan öldürürüm lan" mesajı falan vermesi hoş oldu doğrusu. sarı şeker tori de 4.bölümün sonunda bir taksiye binip gitti, gariban hâlâ babasının kaçırdığını ve kendi yakınmaları üzerine taksiyi babasının gönderdiğini düşünüyor. kanımca bu tori'nin o güzel götünden uydurduğu bir şey.
ve janet... bak janet artık "kızı için deli olan fedakar anne" görmek istemiyorum dizilerde. anlamıyor musun? ne biliyim git joe'ya yavşa, zaten yavşıyorsun da iyice kırıt. onla baş başa kalmaya falan çalış. kurnazlıklar yap. bırak şu megan'ı.
kasabadaki, kasaba dışındaki olaylar ise iyice karışıyor. kasaba iyice yol geçen hanına döndü. çiçek taksi gibi paso taksi geçiyor. başta arap bir abinin sürdüğü, hurda taksi geldi janet'ı alacağını söyledi ve janet'ın istediği bir kişiyi de götüreceğini söyledi. tabii janet fırsatı kaçırır mı hemen joe gelsin dedi. her neyse gel zaman git zaman bunları taksiyle dere tepe aştılar, taksinin tekerleği patladı.tekerleği değiştirirken arkadan siyah renkli tır azmanı bir araç taksiyi parçalayıp geçti, taksici de ortadan kayboldu. vay anasına... işte sonra janet ile joe yine dere tepe aştılar, bir kulübe buldular hemen yumuldular tabii. çok klas yer falan diye sevindiler. sonrasında sabah oldu bir baktık ki bu joe ile janet aynı yatakta uyumuş. bu durumu yermeye vakit bulamadan gördük ki oda arılarla dolmuş. sonrasında işte kulübeden çıktılar son defa dere tepe aştılar ve kasabaya geri döndüler. tabii janet ağlak yapısına uygun olarak "n'apcaz n'etcez" geyiği yaptı. ama kasabaya girdiler. işte sonrasında joe, çin lokantasına gidip çinli şef ile görüştü ve bunların kaçıranların tarafında olduğu anlaşıldı. çinli joe'ya "do you believe in the process?" falan dedi, ama "process" derken neyi kastettiğini tam çözemedim. anlaşılacak inşallah.
doğrusu benim düşüncem "matrix" gibi bir programın olduğu. yani şuan kaçırılanlar bildiğimiz gerçek dünyadan ziyade zahiri bir alemdeler. tabii genelde teoriler tutmaz, lost'ta bunu gördük.
--spoiler--
4.bölümüyle davan yapmış, şükela dizi.
lan joe deyip de ciğerimize bastığımız yiğit meğersem kaçıranların tarafındaymış. zaten soğukkanlı tavırlar, bilgiç haller, ketum kişilik falan filan derken hafiften anlamıştım bu herifte yamukluk olabileceğini. çin lokantasında sürekli, bozuk ingilizceyle "please please, food" diye kafa siken çinli de kaçıranların tarafındaymış, işin ilginci güzel de ingilizce konuşuyormuş. bir de kasabadaki diğer ahali var.
bir kere namazında niyazında mü'min bir abd askeri olan herifçioğlunu manyak tuttum. sana puanım dohuz ganga, o kadar sevdim adamı. her ne kadar namaz kılmayı tam öğrenemese de, namazdan çıkarken yalnız bir tarafa değil iki tarafa da selam verilmesi gerektiğini bilmese de, kade-i ahirede uzun uzun oturup sonra neden secdeye gittiği anlaşılmasa da ben sevdim lan bu adamı sonuçta abdestli, namazlı adam. zarar gelmez. müslüman askerin din tebliğ ettiği çatlak ve hermafrodit rahatsızlığından muzdarip gibi bir hali olan kadın kişisi* de inşallah doğru yolu bulur.
diğer karakterlere gelirsek; charlie'nin yılışık bill'e yaptıkları doğrusu içimi rahatlattı. yastıkla yüzüne bastırması, "kafamı biraz daha bozarsan öldürürüm lan" mesajı falan vermesi hoş oldu doğrusu. sarı şeker tori de 4.bölümün sonunda bir taksiye binip gitti, gariban hâlâ babasının kaçırdığını ve kendi yakınmaları üzerine taksiyi babasının gönderdiğini düşünüyor. kanımca bu tori'nin o güzel götünden uydurduğu bir şey.
ve janet... bak janet artık "kızı için deli olan fedakar anne" görmek istemiyorum dizilerde. anlamıyor musun? ne biliyim git joe'ya yavşa, zaten yavşıyorsun da iyice kırıt. onla baş başa kalmaya falan çalış. kurnazlıklar yap. bırak şu megan'ı.
kasabadaki, kasaba dışındaki olaylar ise iyice karışıyor. kasaba iyice yol geçen hanına döndü. çiçek taksi gibi paso taksi geçiyor. başta arap bir abinin sürdüğü, hurda taksi geldi janet'ı alacağını söyledi ve janet'ın istediği bir kişiyi de götüreceğini söyledi. tabii janet fırsatı kaçırır mı hemen joe gelsin dedi. her neyse gel zaman git zaman bunları taksiyle dere tepe aştılar, taksinin tekerleği patladı.tekerleği değiştirirken arkadan siyah renkli tır azmanı bir araç taksiyi parçalayıp geçti, taksici de ortadan kayboldu. vay anasına... işte sonra janet ile joe yine dere tepe aştılar, bir kulübe buldular hemen yumuldular tabii. çok klas yer falan diye sevindiler. sonrasında sabah oldu bir baktık ki bu joe ile janet aynı yatakta uyumuş. bu durumu yermeye vakit bulamadan gördük ki oda arılarla dolmuş. sonrasında işte kulübeden çıktılar son defa dere tepe aştılar ve kasabaya geri döndüler. tabii janet ağlak yapısına uygun olarak "n'apcaz n'etcez" geyiği yaptı. ama kasabaya girdiler. işte sonrasında joe, çin lokantasına gidip çinli şef ile görüştü ve bunların kaçıranların tarafında olduğu anlaşıldı. çinli joe'ya "do you believe in the process?" falan dedi, ama "process" derken neyi kastettiğini tam çözemedim. anlaşılacak inşallah.
doğrusu benim düşüncem "matrix" gibi bir programın olduğu. yani şuan kaçırılanlar bildiğimiz gerçek dünyadan ziyade zahiri bir alemdeler. tabii genelde teoriler tutmaz, lost'ta bunu gördük.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar