bugün
- yunanistan15
- gammaz çetesi çökertildi6
- irmik helvası vs un helvası11
- 1 milyon verecekler mali yayında donunu indirecek5
- gammaz çetelerini savunan yazarlar4
- adanalı ateist9
- sözlük erkeklerinin helvaları7
- hiç porno izlememiş erkek9
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- çocuklarin ve ergenlerin manifest aşkı10
- bik bikle yemek yapmak9
- erkelerin ayak bileğini gösterme çabadı3
- sözlük yazarlarının kombinleri7
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak18
- ketçap aromalı ruffles7
- japonya22
- üşüyen erkek12
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti9
- gelecek partisi'nin kapanması12
- uludağ sözlük kızlarının terlikleri5
- kızlar çaylak yapılmasın kampanyası9
- herkesin hayatına kimse karışamaz5
- sözlükte güzel ve eğlenceli kızların çaylak olması9
- mutsuzluğun katlanarak büyümesi3
- halı saha maçına giden erkek3
- sözlük yazarları ölünce hangi helva4
- nervio ile kedi beslemek5
- privia security2
- soyulacak devlet malının kalmaması5
- dekolteye bakar mısınız6
- gavs darbesi2
- arkadaşlar7
- güzel kızların çaylaklığını merici çeksin5
- isveç5
- vergi iadesi doldurmak5
- misokinesia3
- selçuk bayraktar'ın siyasete atılması8
- toz pembe2
- muskacılık yapıp çomar yolmak2
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin16
- irmik helvası2
- ota boka başlık açan yazar2
- en iyi simit hangi şehirdedir23
- mod geldi mod geldi2
- sağa sinyal verip sola dönmek7
- bulgaristan4
- yaz yavaştan bitiyor eylül geliyor 20264
- islamcilara sorulmasi gereken sorular6
- nervio hamferdi12
- ahmet davutoğlu7
insanın kimyasını zorlayan, akıl erdirilemeyen düzmece, safsata bir yaşam sevinci bu olay. yahu elini, kolunu, bacağını kaybetmişin, hatta atıyorum zihinsel problemlerin var ama yaşamaktan zevk alıcaksın, hayata toz pembe yaklaşacaksın. buna kimse inanmaz arkadaş. yüzlerde zoraki bir gülümseme, zorlama bir mutluluk. olmadı, yemezler.
televizyonda daha geçen yine izliyorum, bedensen özürlü gençleri almışlar mehter takımına koymuşlar. röportaj yapan fıstık gence soruyor neler düşünüyorsun diye. akabinde özürlü gençten cevap; böyle bir toplulukta bulunmaktan çok mutlu olduğunu cart curt söylüyor. ama eminim içi kan ağlıyor. sorsan çarpım tablosunu bile bilemiyecek kapasitedeki genci almışlar mehter takımında saksofoncu olarak kullandırtıyorlar. bir insan bundan mutluluk duyabilir mi ciddi ciddi? yok efendim neymiş, gaziler futbol takımı kurmuşlar. içlerinde görme engelliler bir topun peşinden koşuyorlar ve bundan mutluluk duyuyorlar. izlerken gözlerime inanamadım. adam bir topu bulabilecem diye 30 kere yere düşüyor ve mutluluk pozu veriyor. ayıp olmasa gülecektim de ayıp olur diye sustum.
kimsenin özürüyle dalga geçmek niyetinde değilim ama bu durumun çok da gerçekci olmadığının farkındayım. sokakta yürürken bile bazı özürlü arkadaşlar ile karşılaşabiliyoruz sosyal yaşamın gereği. geçen iki özürlü arkadaşın muhabbeti beni dehşete düşürdü diyebilirim. görme özürlü arkadaş ile işitmeyen bir arkadaşın sohbeti akıllara durgunluk verecek cinstendi. neymiş efendim görme özürlü arkadaş her şeye rağmen hayattan zevk alarak yaşıyormuş, haline şükrediyormuş. usulca yaklaşıp muhabbetlerine dahil olmak istedim. ilk başta laf sokup göt edicektim ama dayanamayıp daha kibar davrandım.
görme engelli arkadaşa şurda kendisini 3 kere 360 derece döndürsem yolunu nasıl bulacaksın, birde gelmiş burda bana yaşama sevincinden bahsediyorsun diye çıkıştım. haksız değildim, bulamazdı. şahsen ben 3 kere kendi etrafımda dönsem zor ayakta kalırdım ama toparlanır yoluma devam edebilirdim ki görme özürlü arkadaşa bunu yapsam direk yere kapaklanırdı. karşımda susmaktan başka bir çaresi yoktu. üzüldüğünü görünce kendisini teselli ettim ama kendisinin tamamen bir hayal ürünü olduğunuda belirttim.
açıkca belirtiyorum, özürlü bir vatandaşın hayattan zevk alabilme gibi bir durumu yok. televizyonlarda, yaşamda gördüğümüz o mutlu mesut engellilerin yaşama sevinci tamamen bir düzmecedir. onları tekrar hayata kazandırmak amaçlı, diğer insanlardan bir farkının olmadığını inanıdırmak amaçlıdır. yok öyle birşey. herkes bulunduğu mevkinin, durumumun hesabını yapmalı ve ona göre yaşamalıdır. özürlüysen mutlu olmak gibi bir lüksün yoktur.
biraz ağır bir konu olabilir ama bu gerçeği göz ardı edemeyiz. kimsenin yüksek sesle dile getiremediği bir gerçeği haykırarak gündeme getiriyor olmak ağır bir iş ama ben burda bunun için varım. kırılmaca üzülmece yok. kimseye hakaret etmiyorum, sadece bir gerçeği yüksek sesle dile getirebiliyorum. elma başlığının altına çok sevdiğim meyve yazmakla bu işler olmuyor ne yazık ki. oturun tartışın şimdi. özürlü vatandaşların ne kadar iyi insanlar olduğunu küfürler eşliğinde çemkirin. sanki biz aksini iddia ediyormuşcasına.
televizyonda daha geçen yine izliyorum, bedensen özürlü gençleri almışlar mehter takımına koymuşlar. röportaj yapan fıstık gence soruyor neler düşünüyorsun diye. akabinde özürlü gençten cevap; böyle bir toplulukta bulunmaktan çok mutlu olduğunu cart curt söylüyor. ama eminim içi kan ağlıyor. sorsan çarpım tablosunu bile bilemiyecek kapasitedeki genci almışlar mehter takımında saksofoncu olarak kullandırtıyorlar. bir insan bundan mutluluk duyabilir mi ciddi ciddi? yok efendim neymiş, gaziler futbol takımı kurmuşlar. içlerinde görme engelliler bir topun peşinden koşuyorlar ve bundan mutluluk duyuyorlar. izlerken gözlerime inanamadım. adam bir topu bulabilecem diye 30 kere yere düşüyor ve mutluluk pozu veriyor. ayıp olmasa gülecektim de ayıp olur diye sustum.
kimsenin özürüyle dalga geçmek niyetinde değilim ama bu durumun çok da gerçekci olmadığının farkındayım. sokakta yürürken bile bazı özürlü arkadaşlar ile karşılaşabiliyoruz sosyal yaşamın gereği. geçen iki özürlü arkadaşın muhabbeti beni dehşete düşürdü diyebilirim. görme özürlü arkadaş ile işitmeyen bir arkadaşın sohbeti akıllara durgunluk verecek cinstendi. neymiş efendim görme özürlü arkadaş her şeye rağmen hayattan zevk alarak yaşıyormuş, haline şükrediyormuş. usulca yaklaşıp muhabbetlerine dahil olmak istedim. ilk başta laf sokup göt edicektim ama dayanamayıp daha kibar davrandım.
görme engelli arkadaşa şurda kendisini 3 kere 360 derece döndürsem yolunu nasıl bulacaksın, birde gelmiş burda bana yaşama sevincinden bahsediyorsun diye çıkıştım. haksız değildim, bulamazdı. şahsen ben 3 kere kendi etrafımda dönsem zor ayakta kalırdım ama toparlanır yoluma devam edebilirdim ki görme özürlü arkadaşa bunu yapsam direk yere kapaklanırdı. karşımda susmaktan başka bir çaresi yoktu. üzüldüğünü görünce kendisini teselli ettim ama kendisinin tamamen bir hayal ürünü olduğunuda belirttim.
açıkca belirtiyorum, özürlü bir vatandaşın hayattan zevk alabilme gibi bir durumu yok. televizyonlarda, yaşamda gördüğümüz o mutlu mesut engellilerin yaşama sevinci tamamen bir düzmecedir. onları tekrar hayata kazandırmak amaçlı, diğer insanlardan bir farkının olmadığını inanıdırmak amaçlıdır. yok öyle birşey. herkes bulunduğu mevkinin, durumumun hesabını yapmalı ve ona göre yaşamalıdır. özürlüysen mutlu olmak gibi bir lüksün yoktur.
biraz ağır bir konu olabilir ama bu gerçeği göz ardı edemeyiz. kimsenin yüksek sesle dile getiremediği bir gerçeği haykırarak gündeme getiriyor olmak ağır bir iş ama ben burda bunun için varım. kırılmaca üzülmece yok. kimseye hakaret etmiyorum, sadece bir gerçeği yüksek sesle dile getirebiliyorum. elma başlığının altına çok sevdiğim meyve yazmakla bu işler olmuyor ne yazık ki. oturun tartışın şimdi. özürlü vatandaşların ne kadar iyi insanlar olduğunu küfürler eşliğinde çemkirin. sanki biz aksini iddia ediyormuşcasına.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar