bugün
- sözlük kürdü39
- simko321
- ırkçılık yapmayın12
- nervio26
- doğu da bir evet git açım de8
- ermenilerin kürtleri katlettiği gerçeği5
- hepimiz türkiyeliyiz5
- kürtlüğü gündeme getirerek dikkat çekmek6
- kürt kızına baban terörist mi demek6
- kürt olayının özeti4
- etnik köken20
- evde kalmış 30 yaşında kız19
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler15
- evde yalnız yaşamanın verdiği inanılmaz keyif11
- hangi yazara aşıksınız9
- erken secim2
- hangi ülke de doğmak isterdin15
- kadın sürücüye evine git yemek yap diyen sürücü6
- adaletin olmadığı yerde huzur da yoktur2
- en iyi çizgi filmler9
- sımsıkı sarılmak istenilen yazarlar7
- kemeraltı alageyik sokağı3
- karıya gitmek4
- arap gel oğlum kuçu kuçu4
- dünyanın en güzel duygusu2
- kürtler ölsün diyen yazar2
- dünyadaki en kolay meslek7
- sözlükteki zengin yazarlar9
- her sözlük aşkı nefretle başlar9
- 1 kasım 2026 kasımpaşa beşiktaş maçı8
- karton toplayan çocuk5
- künefe2
- tavuk döner 1 lira yanında ayran bedava4
- en yakın erkek kankaya sakso çekmek5
- engeli kaldırsın diye 60 bin lira yollayan adam3
- sigara3
- amedspor22
- çocuğunun ismini johnny koyan ebeveyn5
- zengin olmak3
- müzik haram mıdır7
- kürt böreğiyle gelen aydınlanma2
- sokakta sürü halinde gezen erkekler5
- 9mm'nin deviremeyeceği adam yoktur4
- omnitrixe sahip olmak3
- bik bik'in mutfağına konuk olmak8
- sözlükte kim kime yürüyor5
- anın görüntüsü26
- bir bela geliyor6
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı27
- ben çocuğuma bir hot wheels alamayacak mıyım4
dondurucu soğuktan mütevellit gözlerin kısıldığı, loş ve karlı bir kış günü, kendisine bikaç beden büyük kıyafetler içinde öyle masum duran bir ufaklık ve bir otobüs durağı...
o kadar günahsızdı ki çocuk, bilmiyordu, bilemiyordu elindekilerin ne olduğunu, yada elinde olamayanların. soğuktan titriyordu ama buna aldırış etmiyordu, küçücük bedeni dayanamıyordu böyle amansız bir kış günü bütün gün dışarda o mavi paketlerden satmaya. sahi, neydi onlar ? o buruşturup atılan mendillerden. satıyordu onları. otobüs durağında sabırsız bekleyenlere mendil satıyordu bu çocuk, küçücük elleri yeteri kadar mendil tutamıyordu bile. fazla küçüktü bu yaşta çalışmak için. muhtemelen alkolik bir babası vardı, anneside yoktu. yada abileri tarafından zorlanıyordu bu işe. ama kendi yapmadığı kesindi, zira aldığı paranın ne işe yaradığı hakkında en ufak bi fikri bile yoktu, o kadar masumdu ki üstüne para bile verebilirdi o mendillerin. mendilleri satmaya çabalıyor, kimse almıyor, sıkılıyor ve olduğu yerde zıplıyor, ileri geri gidiyordu çocuk.
oyun sanıyordu belki de olanları, çok kolaydı bu onun için. insanlar bunu farkedince tatlılığına dayanamayanlar mendil almaya başladı. çocuk gülümsüyordu, bir yandan da elleri titriyor ama yine aldırış etmiyor. herkes içinden aynı şeyi düşünüyordu, kimdi bu çocuk ? annesi babası yok muydu ? bu soğukta mendil satmak, akıl karı değildi...
çocuk sıranın başından başlayıp sonuna doğru herkese mendilleri gösteriyor, "bir mendil alır mısınız?" deyip gülümsüyordu. ihtiyaç olmasa bile o havanın soğukluğunu bile delip geçen sıcacık gülümsemesine karşı koyamıyordu insanlar. son bir mendil kalmıştı, çocuk bana yaklaştı pek tabi ve mendil isteyip istemediğimi sordu, ben almadım. otobüs de gelmişti zaten, çocuğun o gülümsemesi son mendil elinde durakta binenleri izlerken silinmişti, neden alınmamıştı o mendil, çok mu zordu onu mutlu etmek ? hayır, sadece bozuk param yoktu, olana da kıyamadım *.
o kadar günahsızdı ki çocuk, bilmiyordu, bilemiyordu elindekilerin ne olduğunu, yada elinde olamayanların. soğuktan titriyordu ama buna aldırış etmiyordu, küçücük bedeni dayanamıyordu böyle amansız bir kış günü bütün gün dışarda o mavi paketlerden satmaya. sahi, neydi onlar ? o buruşturup atılan mendillerden. satıyordu onları. otobüs durağında sabırsız bekleyenlere mendil satıyordu bu çocuk, küçücük elleri yeteri kadar mendil tutamıyordu bile. fazla küçüktü bu yaşta çalışmak için. muhtemelen alkolik bir babası vardı, anneside yoktu. yada abileri tarafından zorlanıyordu bu işe. ama kendi yapmadığı kesindi, zira aldığı paranın ne işe yaradığı hakkında en ufak bi fikri bile yoktu, o kadar masumdu ki üstüne para bile verebilirdi o mendillerin. mendilleri satmaya çabalıyor, kimse almıyor, sıkılıyor ve olduğu yerde zıplıyor, ileri geri gidiyordu çocuk.
oyun sanıyordu belki de olanları, çok kolaydı bu onun için. insanlar bunu farkedince tatlılığına dayanamayanlar mendil almaya başladı. çocuk gülümsüyordu, bir yandan da elleri titriyor ama yine aldırış etmiyor. herkes içinden aynı şeyi düşünüyordu, kimdi bu çocuk ? annesi babası yok muydu ? bu soğukta mendil satmak, akıl karı değildi...
çocuk sıranın başından başlayıp sonuna doğru herkese mendilleri gösteriyor, "bir mendil alır mısınız?" deyip gülümsüyordu. ihtiyaç olmasa bile o havanın soğukluğunu bile delip geçen sıcacık gülümsemesine karşı koyamıyordu insanlar. son bir mendil kalmıştı, çocuk bana yaklaştı pek tabi ve mendil isteyip istemediğimi sordu, ben almadım. otobüs de gelmişti zaten, çocuğun o gülümsemesi son mendil elinde durakta binenleri izlerken silinmişti, neden alınmamıştı o mendil, çok mu zordu onu mutlu etmek ? hayır, sadece bozuk param yoktu, olana da kıyamadım *.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar