bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri47
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı29
- claudian clouds33
- uludağ itiraf19
- sözlük kızlarının kekleri24
- yaşanmamışların yası6
- buzdolabının kapağını açıp boş boş bakmak5
- yazarların akşam yemekleri6
- cok da abartmaya gerek uok6
- insan ne ister5
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız7
- en iyi vampir filmi4
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği7
- anın görüntüsü25
- cumartesi gecesi sıkıcılığı4
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- gece sokak kedileri tarafından saldırılmak4
- meriç dükalığı8
- kadınlar7
- islamda namaz yoktur30
- true'nun engelli olması6
- sevdiğiniz yazarlar8
- okan buruk9
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- okulda zil sesinin felsefi anlamı3
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- fusya semsiyeli yabanci22
- en iyi kurt adam filmi3
- dantelli sütyen takan erkek12
- kürdistan10
- sarapci koala hatayi33
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- allah11
- ölümden korkuyor musunuz17
- başkalarının istediği gibi yaşamak4
- sözlük yazarlarının kombinleri18
- kültür2
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- kuran2
- günün sözü16
- intothenirvana2
- sözlük yazarlarının gerçek adları40
- tai lung8
- ekşi sözlükteki entrymin 4256 artı oy alması7
- true ile tatlı sert3
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği4
- sözlüğün ölü gibi olması5
- yesene beni diyen kız9
- gecenin şarkısı10
Devletlerin gerçekleri çarpıtması, olmuş olayları olduğundan daha başka türlü anlatması ve onlara tarihin gerçekleriyle bağdaşmayan nedenler uydurmasıdır; Çünkü halkların gerçekleri öğrenmesi, hem devlet kavramını hem de geçmişteki yöneticilerle birlikte yöneticilik kavramını sorgulamaya başlamalarına yol açar.
Bu durum, devlet denilen aygıtı yönetenlerin belki de en korktuğu durumdur. Çünkü yöneticiler, devlet kavramının yalanlarla örülmüş duvarların arkasındaki bir kutsallığın içinde durmasını isterler. Bu kutsallığı sağlayabilmek için efsaneler yaratırlar, bu yalanlar içinde kendi halklarına da bir övgü payı ayırıp, o övgülerle halkın gözünü kamaştırarak onların sorgulama yeteneklerini budarlar.
Resmi tarihlere göre kahraman olmayan halk yoktur.
Amerikan halkı, ingiliz halkı, Fransız halkı, italyan halkı, Alman halkı, Yunan halkı, Türk halkı kahramandır.
Bu kahraman halkların, kahramanlıklarına uygun imparatorları, kralları, padişahları, büyük komutanları olmuştur.
Çocuklar okullarda tarih diye birçok yalanı ve şişirilmiş efsaneyi okurlar; parçası oldukları halkın kahramanlığına, eski yöneticilerinin parlak başarılarına inanır, başka halkları küçümseyip onlara düşman kesilirler. Bütün bu yalanlardan 'dostluk ve barış çıkmaz' çünkü! ..
Toplumlar geliştikçe, 'kahramanlığa' ihtiyaç duymayan başarılar kazandıkça, bilimde ve sanatta ilerleyip kendilerine güvenleri sağlamlaştıkça resmi tarihe olan ihtiyaçları da azalır.
Böyle toplumlarda aydınlar resmi tarihi sorgular, yalanları ortaya çıkartır, devletlerin hatalarının altını çizer, bu hatalardan dersler çıkartılmasına yardımcı olur, çocukları kendi halklarına hayran 'başka halklara düşman' tuhaf yaratıklar olmaktan kurtarmaya uğraşırlar... Gelişmemiş toplumlar ise 'kahramanlık' dışında bir başarı sağlayamayıp kendilerine güvenlerini tazeleyemediklerinden 'resmi tarihe' ve yalanlara daha çok bağlanırlar, günün gerçeğinden kaçmak için geçmişin yalanlarına sığınırlar, yavaş yavaş bütün dünyaya düşman olmaya başlarlar. kendi geri kalmışlıklarının, fakirliklerinin, mutsuzluklarının kabahatini başkalarına yüklerler..
Bu durum, devlet denilen aygıtı yönetenlerin belki de en korktuğu durumdur. Çünkü yöneticiler, devlet kavramının yalanlarla örülmüş duvarların arkasındaki bir kutsallığın içinde durmasını isterler. Bu kutsallığı sağlayabilmek için efsaneler yaratırlar, bu yalanlar içinde kendi halklarına da bir övgü payı ayırıp, o övgülerle halkın gözünü kamaştırarak onların sorgulama yeteneklerini budarlar.
Resmi tarihlere göre kahraman olmayan halk yoktur.
Amerikan halkı, ingiliz halkı, Fransız halkı, italyan halkı, Alman halkı, Yunan halkı, Türk halkı kahramandır.
Bu kahraman halkların, kahramanlıklarına uygun imparatorları, kralları, padişahları, büyük komutanları olmuştur.
Çocuklar okullarda tarih diye birçok yalanı ve şişirilmiş efsaneyi okurlar; parçası oldukları halkın kahramanlığına, eski yöneticilerinin parlak başarılarına inanır, başka halkları küçümseyip onlara düşman kesilirler. Bütün bu yalanlardan 'dostluk ve barış çıkmaz' çünkü! ..
Toplumlar geliştikçe, 'kahramanlığa' ihtiyaç duymayan başarılar kazandıkça, bilimde ve sanatta ilerleyip kendilerine güvenleri sağlamlaştıkça resmi tarihe olan ihtiyaçları da azalır.
Böyle toplumlarda aydınlar resmi tarihi sorgular, yalanları ortaya çıkartır, devletlerin hatalarının altını çizer, bu hatalardan dersler çıkartılmasına yardımcı olur, çocukları kendi halklarına hayran 'başka halklara düşman' tuhaf yaratıklar olmaktan kurtarmaya uğraşırlar... Gelişmemiş toplumlar ise 'kahramanlık' dışında bir başarı sağlayamayıp kendilerine güvenlerini tazeleyemediklerinden 'resmi tarihe' ve yalanlara daha çok bağlanırlar, günün gerçeğinden kaçmak için geçmişin yalanlarına sığınırlar, yavaş yavaş bütün dünyaya düşman olmaya başlarlar. kendi geri kalmışlıklarının, fakirliklerinin, mutsuzluklarının kabahatini başkalarına yüklerler..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar