bugün
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey10
- özür dilerim ile kusura bakma arasındaki farklar7
- sözlük yazarlarının su bardakları6
- sözlüğün yeni tasarımı22
- tinto brass12
- memur olup sıradan bir hayatla geberip gitmek8
- eskiden arkadaşlar genelevde aynı kadına gitmezdi10
- samsak döveci8
- aponun villası8
- rüyada hiç gitmediğin mekanı görmek4
- kimseye ihtiyaç duymamak5
- atatürk denilince akla ilk gelen takım2
- opel vectra b2
- royal starla kuş pazarına gitmek2
- galatasaray amed operasyonu3
- kötü bir insan mıyım ben5
- şikayet et butonunun çalışmaması2
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- paranın mutluluk getirmemesi7
- konuşurken anladın mı deyip duran tip6
- yaşadım demek için ne yapmalı7
- açık beğen2
- sözlüğün en ılık yazarı3
- hababam sınıfı3
- uludede ile hacca gitmek2
- yazarların kedilerine söylemek istedikleri4
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı93
- yaban arılarının ekstra stok yapması2
- kaçak akım rölesi3
- küfürlü atasözleri4
- kasım ayı indirimleri2
- allah ın selamını bile almayan vicdansız sabuha2
- kendi yanağından makas almak3
- kafayı kıran geliyor3
- günaydın kızlar4
- türban mağduriyetinden türban zenginliğine2
- ajan berber2
- terhis oluyorum sözlük21
- aşk16
- ucuz atlatmak2
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- kadınlar nasıl giyinmeli sorunsalı14
- fatma betül sayan kaya28
- gece gelen yemek yapma isteği8
- queen ravenna sözlüğün kraliçesidir14
- süvari kahvesi3
- kaçak akım2
- kendi popona şaplak atmak2
- bir erkeğin bir kadınla lahmacun yemesi14
- bebeksi cilt için tavsiyeler2
sağda solda görünen haberlere göre antalyaspor ile anlaştığı söylenen orta saha oyuncusu.
deniz barış'ı ilk ersun yanal'ın o çılgın atan gençlerbirliği kadrosuyla tanıdı herkes. deniz fizikli, mücadeleci, fena da top yapmayan bir oyuncuydu. savunmanın göbeğinde veya ön libero oynayabiliyordu o zamanlardan hatırladığım kadarıyla.
cristoph daum 2003-2004 sezonunda fenerbahçe'yle şampiyonluğu yakalayınca, deniz'i takviye olarak istedi ve aldırdı. deniz ilk sezon orta karar bir performans gösterdi, ikinci sezon tam müthiş bir randımanla ve istikrarla oynamaya başlamışken ilhan cavcav'ın türlü zorlamalarıyla lisansı donduruldu ve deniz sorun çözülene kadar beklemek zorunda kaldı. bu arada selçuk şahin kendisinin görevini devralarak fenerbahçe taraftarlarını ekstradan kanser etme görevini üstlendi.
şampiyonluk kaçtı, zico geldi, yüzüncü yıldı vs derken deniz zico'nun da gözdesi oldu. hiç kimse zico'nun deniz'i ortada görevlendirip, stephen appiah'ı sağ tarafta oynatmasına ve mehmet yozgatlı'nın yedek kalmasına anlam veremedi. fenerbahçe'yle son şampiyonluğunu kazanan deniz, ertesi sezon kimsenin kendisinden beklemediği derecede iyi bir performans gösterdi. gerek lig, gerekse avrupa maçlarında oynadığı soğukkanlı ve basit futbolla nihayet dediğimiz bir anda ağır bir sakatlık geçirdi ve zaten sonrasında kendisinin yerini yine alan selçuk, maldonado ve josico gibi adamlardan bahsetmeyeceğim bile...
cristoph daum'un fenerbahçe'ye geri dönüşüyle birlikte herkes tahmin etmiştir deniz'in biraz daha fazla forma şansı bulacağını. deniz gerçekten de daha fazla forma şansı buldu, ama çok nadir kendi yerinde görev yapabildi. savunmanın göbeği, sağ bek, sol bek, sağ açık ve nihayet kendi yeri olan ön libero olarak forma giydi. 2007-2008 sezonu dışında olduğu gibi her maç ıslıklandı, yuhalandı, günah keçisi ilan edildi.
ve sonunda sözleşmesi bitti, fenerbahçe yönetimi de kendisine herhangi bir teklifte bulunmadı anlaşılan. e yaş geldi 33-34'e tahminimce. aykut kocaman genç ve diri bir takımla yeniden yapılanma peşinde, dolayısıyla normal bir karar.
bu adam biz 2004 avrupa şampiyonasına katılamazken o meşhur 2. golde topu sektiren adamdı, iyi veya kötü oynamasına bakılmaksızın tribünler tarafından ıslıklanan bir adamdı, karısını kaybeden ama iş ahlakını asla kaybetmeyen bir adamdı yine de...
hayat şansı yok deniz barış'ın belli ki. ama umarım yolu bundan sonra açık olur, belki teknik direktör olarak, belki de sportif başka anlamlarda görevler üstlenerek türk futboluna katkı sağlar.
çünkü bilinmesi gereken bir şey vardır ki, çok yetenekli olmasalar da, saç baş yoldursalar da, görev verildiğinde her zaman hazır olup, zorlanmadan 90 dakikayı çıkarabilen iki adam vardı fenerbahçe spor kulübünde. biri deniz barış, diğeri de selçuk şahin bildiğiniz gibi. söylenene göre biri gitti, diğeri de bu gidişle futbolu fenerbahçe'de bırakacak.
ve son tanım: çok üst düzey bir futbolcu olmamasına rağmen, çok büyük bir profesyoneldir.
deniz barış'ı ilk ersun yanal'ın o çılgın atan gençlerbirliği kadrosuyla tanıdı herkes. deniz fizikli, mücadeleci, fena da top yapmayan bir oyuncuydu. savunmanın göbeğinde veya ön libero oynayabiliyordu o zamanlardan hatırladığım kadarıyla.
cristoph daum 2003-2004 sezonunda fenerbahçe'yle şampiyonluğu yakalayınca, deniz'i takviye olarak istedi ve aldırdı. deniz ilk sezon orta karar bir performans gösterdi, ikinci sezon tam müthiş bir randımanla ve istikrarla oynamaya başlamışken ilhan cavcav'ın türlü zorlamalarıyla lisansı donduruldu ve deniz sorun çözülene kadar beklemek zorunda kaldı. bu arada selçuk şahin kendisinin görevini devralarak fenerbahçe taraftarlarını ekstradan kanser etme görevini üstlendi.
şampiyonluk kaçtı, zico geldi, yüzüncü yıldı vs derken deniz zico'nun da gözdesi oldu. hiç kimse zico'nun deniz'i ortada görevlendirip, stephen appiah'ı sağ tarafta oynatmasına ve mehmet yozgatlı'nın yedek kalmasına anlam veremedi. fenerbahçe'yle son şampiyonluğunu kazanan deniz, ertesi sezon kimsenin kendisinden beklemediği derecede iyi bir performans gösterdi. gerek lig, gerekse avrupa maçlarında oynadığı soğukkanlı ve basit futbolla nihayet dediğimiz bir anda ağır bir sakatlık geçirdi ve zaten sonrasında kendisinin yerini yine alan selçuk, maldonado ve josico gibi adamlardan bahsetmeyeceğim bile...
cristoph daum'un fenerbahçe'ye geri dönüşüyle birlikte herkes tahmin etmiştir deniz'in biraz daha fazla forma şansı bulacağını. deniz gerçekten de daha fazla forma şansı buldu, ama çok nadir kendi yerinde görev yapabildi. savunmanın göbeği, sağ bek, sol bek, sağ açık ve nihayet kendi yeri olan ön libero olarak forma giydi. 2007-2008 sezonu dışında olduğu gibi her maç ıslıklandı, yuhalandı, günah keçisi ilan edildi.
ve sonunda sözleşmesi bitti, fenerbahçe yönetimi de kendisine herhangi bir teklifte bulunmadı anlaşılan. e yaş geldi 33-34'e tahminimce. aykut kocaman genç ve diri bir takımla yeniden yapılanma peşinde, dolayısıyla normal bir karar.
bu adam biz 2004 avrupa şampiyonasına katılamazken o meşhur 2. golde topu sektiren adamdı, iyi veya kötü oynamasına bakılmaksızın tribünler tarafından ıslıklanan bir adamdı, karısını kaybeden ama iş ahlakını asla kaybetmeyen bir adamdı yine de...
hayat şansı yok deniz barış'ın belli ki. ama umarım yolu bundan sonra açık olur, belki teknik direktör olarak, belki de sportif başka anlamlarda görevler üstlenerek türk futboluna katkı sağlar.
çünkü bilinmesi gereken bir şey vardır ki, çok yetenekli olmasalar da, saç baş yoldursalar da, görev verildiğinde her zaman hazır olup, zorlanmadan 90 dakikayı çıkarabilen iki adam vardı fenerbahçe spor kulübünde. biri deniz barış, diğeri de selçuk şahin bildiğiniz gibi. söylenene göre biri gitti, diğeri de bu gidişle futbolu fenerbahçe'de bırakacak.
ve son tanım: çok üst düzey bir futbolcu olmamasına rağmen, çok büyük bir profesyoneldir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com