bugün
- berhan şimşek'in kadına şiddet görüntüleri3
- yarın kpssye girecek yazarlar12
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı40
- ekşi sözlük8
- saraca finch house3
- çocuklara verilen farklı isimler12
- anın görüntüsü25
- saraca097
- enayimiknatisii36
- gocu51
- ölüm9
- dansöz izleme keyfi12
- sözlük yazarlarının salatalıkları21
- aziz yıldırım12
- insan olmaya ceyrek kala26
- hangi renksiniz17
- iş kazasında ölen işçiye tali kusur3
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı13
- serhat kılıç13
- güneş kremimi yenilemem lazım diyen erkek12
- kumral erkek3
- açık oylayan yazar ne demek istiyor13
- 05 09 2026 silvermist'e ciğer ısmarlamam14
- amerikada hasidik yahudi avı başlaması8
- ismail kartal9
- ne yazarsanız yazın anında gerçeğe dönüşseydi8
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu21
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı32
- tai lung42
- özledim mesajına verilecek cevaplar13
- regex2
- kerem aktürkoğlu8
- online listesinden manita beğenmek7
- fusya semsiyeli yabanci8
- sözlükteki şer çetesi12
- ölümün delilinin olmadığı gerçeği4
- flört uygulaması eşleşme algoritması2
- sözlükte herkesin avcı olması12
- geleneksel ciğer ısrmarlama şenlikleri9
- sözlükteki zorbalar12
- s'i l v'e r m'i s t29
- uzak durulası insan modelleri5
- geceye bir söz bırak8
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak6
- bik bik dondurma yapsın da görelim6
- masklavinin akepeyi hiç eleştirmemesi28
- 5 eylül 2026 köprülerin özelleştirilmesi13
- sözlükteki fenerbahçeliler6
- evde dondurma yapmak5
- reis2
türkiye'de tıpkı demokrasi, düşünce özgürlüğü, hukuk, eğitim ve sağlık sistemleri, futbol vs. gibi tam oturmamış alanlardan biri internet. devletimiz birçok konuda olduğu gibi bu konuda da vatandaşı için en doğrusunu kendisinin bildiğini iddia ediyor ve ona göre eyliyor. sanırım türk'ün internetle imtihanının bu kadar çetin geçmesinin sebebi de biraz yeni ile eskinin çatışması. devlet malzeme ofisi zihniyetiyle interneti yönetmeye kalkarsan böyle olur.
rte çıkıyor, internette haberlerin altına yapılan yorumların insanı katil edebileceğini söylüyor. (yamulmuyorsam) binali yıldırım çıkıyor, bu ülkeyi google'ın yönetmediğini, türkiye'ye vergi vermediğini söylüyor, falan filan... mesele bir video yüzünden sansürlenen youtube veya onunla aynı ipleri kullandığı için bok yoluna giden google hizmetleri falan değil, mesele zihniyet meselesidir. haberlerin altına yapılan yorumlar olmasa veya yasaklansa insanlar öyle düşünmeyi bırakacak mı? ya da -yanlışsam düzeltin- ülkedeki tecavüz vakalarının artmasıyla porno sitelerin sansürlenmesinin paralellik göstermesi bir tesadüf mü? ya da türkiye'ye tabi olmak istemeyen fakat hizmet veren google'a "hem bize tabi ol hem de vergi öde, yoksa siktir git!" diye kafa tutulması, her vatandaşa devlet tarafından bir e-mail adresi verilmesi, milli bir arama motoru ve internetin millileştirilmesi...
peki bugüne kadar diğer bütün hükümetlerden daha özgürlükçü ve demokratik olduğunu savunan, zihniyet olarak tasvip etmesem de yaptığı bazı uygulamalarla bu imajını pekiştiren akp hükümeti neden internet sansürü için milyonlar harcıyor. haa, durum radyo ve televizyonlar için de çok farklı değil. youtube'un kapatılması ile televizyon ekranındaki mozaik temelde bir ve aynı şeydir.
burada sadece akp'yi eleştirmiyorum. iktidarlar genelde tebaaları için neyin doğru olduğunu bilirler(!), öyle sanarlar. ben sadece toplumu bir de kendi haline bırakın bakalım diyorum. şu ana kadar kontrol altında tutmaya çalıştınız da ne oldu? ne kafalar değişti ne de eylemler... internet olmadığı zamanlar çizgili pijamalarımızla siyah beyaz ekrandaki süleyman demirel'e sövdük. daha iki ay evveline kadar evde dal taşak otururken "yeter artık baykal, git kendine çok sövdürmeden!" dedik. vhs kasetlerle otuzbir çektik. o zamanlar da karısını döven erkekler ya da kocasını aldatan kadınlar vardı. ama yok, size göre teknoloji çıktı, mertlik bozuldu.
insanların artık sesini duyurduklarına inandıkları bir mecra var, bırakın rahatlasınlar. halbuki iktidarın da daha rahat olması lazım, çünkü eylem de sanal söylem de, bi kafayı çalıştırsalar. neyse, aklıma çok acaip konular geliyor, sıçmadan bitireyim.
tanım: sansüre değil sürate ihtiyacı olan dünya ağı.
rte çıkıyor, internette haberlerin altına yapılan yorumların insanı katil edebileceğini söylüyor. (yamulmuyorsam) binali yıldırım çıkıyor, bu ülkeyi google'ın yönetmediğini, türkiye'ye vergi vermediğini söylüyor, falan filan... mesele bir video yüzünden sansürlenen youtube veya onunla aynı ipleri kullandığı için bok yoluna giden google hizmetleri falan değil, mesele zihniyet meselesidir. haberlerin altına yapılan yorumlar olmasa veya yasaklansa insanlar öyle düşünmeyi bırakacak mı? ya da -yanlışsam düzeltin- ülkedeki tecavüz vakalarının artmasıyla porno sitelerin sansürlenmesinin paralellik göstermesi bir tesadüf mü? ya da türkiye'ye tabi olmak istemeyen fakat hizmet veren google'a "hem bize tabi ol hem de vergi öde, yoksa siktir git!" diye kafa tutulması, her vatandaşa devlet tarafından bir e-mail adresi verilmesi, milli bir arama motoru ve internetin millileştirilmesi...
peki bugüne kadar diğer bütün hükümetlerden daha özgürlükçü ve demokratik olduğunu savunan, zihniyet olarak tasvip etmesem de yaptığı bazı uygulamalarla bu imajını pekiştiren akp hükümeti neden internet sansürü için milyonlar harcıyor. haa, durum radyo ve televizyonlar için de çok farklı değil. youtube'un kapatılması ile televizyon ekranındaki mozaik temelde bir ve aynı şeydir.
burada sadece akp'yi eleştirmiyorum. iktidarlar genelde tebaaları için neyin doğru olduğunu bilirler(!), öyle sanarlar. ben sadece toplumu bir de kendi haline bırakın bakalım diyorum. şu ana kadar kontrol altında tutmaya çalıştınız da ne oldu? ne kafalar değişti ne de eylemler... internet olmadığı zamanlar çizgili pijamalarımızla siyah beyaz ekrandaki süleyman demirel'e sövdük. daha iki ay evveline kadar evde dal taşak otururken "yeter artık baykal, git kendine çok sövdürmeden!" dedik. vhs kasetlerle otuzbir çektik. o zamanlar da karısını döven erkekler ya da kocasını aldatan kadınlar vardı. ama yok, size göre teknoloji çıktı, mertlik bozuldu.
insanların artık sesini duyurduklarına inandıkları bir mecra var, bırakın rahatlasınlar. halbuki iktidarın da daha rahat olması lazım, çünkü eylem de sanal söylem de, bi kafayı çalıştırsalar. neyse, aklıma çok acaip konular geliyor, sıçmadan bitireyim.
tanım: sansüre değil sürate ihtiyacı olan dünya ağı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar