bugün
- devletten başkasına güvenilmez7
- chatgptye penis fotoğrafını atmak10
- haluk levent olayından çıkarılacak ders6
- aykolikle site havuzuna girmek4
- haluk levent23
- opel türkiye ve neskar bursa rezaleti7
- tango dersi alan urfalı teyze2
- ulupuanlar ahirette geçerli mi sorunsalı5
- neden evleniyoruz sorusunun cevapsızlığı2
- oğlak burcu kadını18
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı15
- sözlük yazarlarının dondurmaları3
- dinsize inanır mısın2
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları29
- bir kadınla deniz arasındaki benzerlik3
- sadece arkadaşlarından mesaj alıyor4
- web tasarım5
- yusuf tekin'in imamoğlu hakkındaki proje çıkışı3
- aptalları hipnotize etmek6
- chatgpt ile sohbet etmek9
- koç burcu kadını uyuzluğu3
- m kemal'in manda ve himaye istediği iddiası2
- hürmüz boğazı'na alternatif rotalar2
- atatürkçü sanatçı azlığı12
- seni bütün sorunlarından kurtaracağım diyen erkek3
- japonya'da 10.000 kürdün karakol basması27
- en çok sevdiğiniz yazar19
- hayatın güzel olması10
- aylık 453 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- aylık 0 tl iyi para mıdır sorunsalı2
- okuduğum her romanda kendimi aradım ama bulamadım3
- sevgiliyle ormanın derinliklerine gitmek8
- ihtiyar yazarların uyuması3
- 1 2 puretech5
- görücü usulü evlilik3
- sözlüğün tanrıçası olmak20
- gececi tayfa kezosu10
- aytaç doğan3
- raskolnikov'un kürek cezası3
- ikizler burcu ve bipolar adam7
- kuzukulağı3
- 17 temmuz 2026 ümraniyespor galatasaray maçı8
- züppe olmak2
- sevgilisine kahve yapan erkek4
- fransa ingiltere maçı saat 00 00 da trt 1 de2
- şu anda çalan şarkı2
- sigara içen erkeklerin daha çekici olması13
- memeye popoya baldıra dövme yaparken2
- yalıkavak marina 1 top dondurma fiyatı2
- sözlük yazarlarının numaraları12
Turancılığıyla tanınan yazar Hüseyin Nihal Atsız'ın ikinci romanıdır. cumhuriyetin ilk yıllarında, kralcılığı benimsemiş bir subayın sert kişiliği ve düşüncelerini ifşa etmedeki fütursuzluğu nedeniyle büyük bir karalama kampanyasına maruz kalıp tutuklandıktan sonra inandığı tek değer olan askerliği ve üniforması elinden alınır. mahkumiyeti sona erip kralcılık, vatana ihanet, rejime muhalefet ve yabancılarla işbirlikçilik gibi uydurma suçlardan hapse girip çıkan bir eski asker olarak evine döndüğünde hayatı tümden değişmiştir. yaşama küsen ve insanlığa büyük bir tiksinti ile bakan selim pusat edebiyat öğretmeni olan eşi ayşe pusatın öğrencilerinden güntülü ile tanıştıktan sonra kendisini ikibin yıl öncesine götüren ve aklını harap eden yarı metafizik, yarı hayal dolu yeni bir dünyaya adım atar. hikayenin bundan sonraki kısmı türk tarihinin karanlık çağlarına kadar uzanan bir tarih çeşnisi içerisinde, müslümanlık, şamanlık, hatta budistlik öğretilerini de barındıran olaylar zinciri ile okuyucu üzerinde derin etki uyandırır. ayrıca yazarın psikolojik tahlillerdeki başarısı ve romanın kahramanları üzerinden bu tahlillerini ifade tarzı etkileyicidir. peyami safa'nın da benzer unsurları farklı bir açıdan ele alan bazı romanları bulunsa da, nihal atsız tarih bilgisini ve edebi becerisini kullanarak fark yarattığı bu eseriyle türk edebiyat tarihine eşsiz bir örnek sunmuştur.
ayrıca kitapta selim pusat tarafından yazılan geri gelen mektup isimli şiiriyle, şairlikteki ünü romanlarının önüne geçmiştir.
Geri Gelen Mektup
Rûhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden?
Bilmem, bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?
Pervâne olan kendini gizler mi alevden?
Sen istedin, ondan bu gönül zorla tutuştu...
Gün senden ışık alsa bir renge bürünse;
Ay secde edip çehrene yerlerde sürünse;
Her şey silinip kayboluyorken nazarımdan
Yalnız o yeşil gözlerinin nûru görünse...
Ey sen ki kül ettin beni onmaz yakışınla,
Ey sen ki gönüller tutuşur her bakışınla!..
Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince,
Çehren bana uğrunda ölüm hâzzı verince,
Gönlümdeki azgın devi rüzgârlara attım;
Gözlerle günâh işlemenin zevkini tattım.
Gözler ki birer parçasıdır sende ilâh'ın,
Gözler ki senin en katı zulmün ve silâhın,
Vur şanlı silâhınla gönül mülkü düzelsin;
Sen öldürüyorken de, vururken de güzelsin!
Bir başka füsûn fışkırıyor sanki yüzünden,
Bir yüz ki yapılmış dişi kaplanla hüzünden...
Hasret sana ey yirmi yılın taze baharı,
Vaslınla da dinmez yine bağrımdaki ağrı.
Dinmez! Gönlün, tapmanın, aşkın sesidir bu!
Hasret çekerek uğruna ölmek de kolaydı,
Görmek seni ukbâdan eğer mümkün olaydı.
Dünyayı boğup mahşere döndürse denizler,
Tek bendeki volkanları söndürse denizler...
Halâ yaşıyor gizlenerek rûhuma "Kaabil";
imkânı bulunsaydı, bütün ömre mukabil
Sırretmeye elden seni bir perde olurdum.
Toprak gibi her çiğnediğin yerde olurdum.
Mehtaplı yüzün Tanrı'yı kıskandırıyordur.
En hisli şiirden de örülmez bu güzellik.
Yaklaşması güç, senden uzaklaşması zordur,
Kalbin işidir, gözle görülmez bu güzellik!
ayrıca kitapta selim pusat tarafından yazılan geri gelen mektup isimli şiiriyle, şairlikteki ünü romanlarının önüne geçmiştir.
Geri Gelen Mektup
Rûhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden?
Bilmem, bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?
Pervâne olan kendini gizler mi alevden?
Sen istedin, ondan bu gönül zorla tutuştu...
Gün senden ışık alsa bir renge bürünse;
Ay secde edip çehrene yerlerde sürünse;
Her şey silinip kayboluyorken nazarımdan
Yalnız o yeşil gözlerinin nûru görünse...
Ey sen ki kül ettin beni onmaz yakışınla,
Ey sen ki gönüller tutuşur her bakışınla!..
Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince,
Çehren bana uğrunda ölüm hâzzı verince,
Gönlümdeki azgın devi rüzgârlara attım;
Gözlerle günâh işlemenin zevkini tattım.
Gözler ki birer parçasıdır sende ilâh'ın,
Gözler ki senin en katı zulmün ve silâhın,
Vur şanlı silâhınla gönül mülkü düzelsin;
Sen öldürüyorken de, vururken de güzelsin!
Bir başka füsûn fışkırıyor sanki yüzünden,
Bir yüz ki yapılmış dişi kaplanla hüzünden...
Hasret sana ey yirmi yılın taze baharı,
Vaslınla da dinmez yine bağrımdaki ağrı.
Dinmez! Gönlün, tapmanın, aşkın sesidir bu!
Hasret çekerek uğruna ölmek de kolaydı,
Görmek seni ukbâdan eğer mümkün olaydı.
Dünyayı boğup mahşere döndürse denizler,
Tek bendeki volkanları söndürse denizler...
Halâ yaşıyor gizlenerek rûhuma "Kaabil";
imkânı bulunsaydı, bütün ömre mukabil
Sırretmeye elden seni bir perde olurdum.
Toprak gibi her çiğnediğin yerde olurdum.
Mehtaplı yüzün Tanrı'yı kıskandırıyordur.
En hisli şiirden de örülmez bu güzellik.
Yaklaşması güç, senden uzaklaşması zordur,
Kalbin işidir, gözle görülmez bu güzellik!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar