bugün
- alttaki yazara motto ver14
- claudian clouds12
- üsteki yazara güzel bir şey söyle4
- bu havada gidilmez3
- türkiye'nin ab vize muafiyeti için son 6 kriteri2
- güzel kızların çaylaklığını merici çeksin2
- osuruktan şiirler22
- kendini değersizleştiren insan5
- avrupa yakası aslı5
- porno entelektüelliği6
- rap dinleyen insanların kendini zeki sanması2
- israil'in lübnan da çatışmalara hazırlanması2
- hayatın kuralları13
- erzincan da yolcu otobüsü ile suv çarpışması3
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- türker ertürk hakkında soruşturma başlatılması2
- uludağ itiraf3
- çalışmadan para kazanmak6
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler25
- velvet27
- anın fotoğrafı4
- sarı torba8
- bebek katili öcalan6
- kardeş2
- uğruna kavga edilmesini isteyen türk kızı9
- her şeye sahip insan mutsuzluğu13
- sözlüğün bozulmamış hali3
- herkese pas veren kız barselonada oynasın12
- bir yazarı savunmak7
- ahmet kaya2
- sarı renkli şeker tarafından tehdit altındayım9
- anın görüntüsü33
- evliliğin anlamı13
- kimsenin size söylemeyeceği bilmeniz gereken şey9
- amedspor7
- nasıl birisiniz5
- saygıyı mı yoksa sevgiyi mi istersin6
- en iyi sayısal zeka hangi meslektedir sorunsalı10
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı19
- mor semsiyeli yabanci8
- özlediniz mi beni6
- arkadaşlar biraz beşiktaş'ı övebilir misiniz5
- kürtsüz türkiye11
- 16 ağustos 2026 amedspor erzurumspor maçı6
- mutlu ama uzak olsun5
- fenerbahçe15
- sözlüğe her yeni gelen erko yazara yürümek5
- bazı olaylarda zall'ın sözlüğe intikal etmesi5
- sözlükte kavga oldu hissi5
- üsteki yazar ne düşünüyor tahmin et4
Kâni Karaca 1930’da Adana’da doğdu. iki aylıkken bir kaza sonucu gözlerini kaybetti. ilkokulda okurken,aynı zamanda köyün imamı olan öğretmeninden ders alarak Kur’an’ı hıfz etti.1950’de istanbul’a geldi. Bir süre Sadettin Kaynak’la çalışarak üslûp ve tavır bilgileri öğrendi. Dinî mûsikî çalışmalarını daha sonra, üslûp ve tavır yönünden çok etkilendiği Yer altı Camii imamı ve hatibi ünlü hafız Ali Üsküdarlı’nın öğrencisi olarak sürdürdü.
Sadettin Heper’den kudümle usûl vurmayı öğrendi, kendisinden ayrıca başta mevlevî ayinleri olmak üzere pek çok dinî ve dindışı eser meşk etti
istanbul’un mûsikî çevrelerinde çeşitli mûsikîşinaslardan yararlanarak mûsikî bilgisini ilerletti. Hafız Ali Üsküdarlı ve zamanın birçok değerli hafız ve mûsikîşinaslarının karşısında verdiği dinî mûsikî sınavı ile icazet aldı; bu sınavdaki başarısı Kâni Karaca’nın makam bilgisi ile yeteneğini kabul ettirdiği önemli bir aşama oldu.
Kâni Karaca bir hafız olarak yetiştiği halde dindışı mûsikîde de büyük başarı gösterdi.1950’lerin sonları ile 1960’lı yıllarda istanbul Radyosu’ndan yayımlanan programlarda Mesud Cemil,Cevdet Çağla,Vecihe Daryal,Yorgo Bacanos,Niyazi Sayın,Necdet Yaşar,Sadettin Heper gibi çok değerli saz sanatçılarının eşliğinde okuduğu çok seçkin eserler radyo tarihinin en üstün nitelikli programları arasındadır. Bu dizi radyo konserlerinde yer alan eserlerin hemen hemen hepsi ilk kez Karaca’nın yorumuyla seslendirilmiştir.
Kâni Karaca her yıl Konya’da ve istanbul’da düzenlenen Mevlana’yı anma haftaları ile istanbul Festivali çerçevesindeki sema törenlerine düzenli olarak naathan,ayinhan ve kudümzen olarak katıldı.Yüzlerce kere okuduğu , Itrî’nin naat’i onun yorumuyla beslenip benimsendi.
Karaca istanbul’un son elli yılda tanıdığı en seçkin hafız ve mevlidhanlardan biridir.Doğuştan okuyuş yeteneği gerektiren hafızlık ve mevlidhanlık ile,besteli eserlerdeki icracılığı onun okuyuculuğunun iki yönüdür.
Mevlid,kaside,ezan gibi yazılı bestesi olmayan , ancak doğaçlama ezgilerle okunan dinî mûsikî şekillerinden başka , Kur’an okumakta da büyük bir sanat başarısı göstermiştir. Kâni Karaca mûsikî eğitimi görmemiş din hocalarının artması sonucu hafızlığın sanat yönü gitgide kaybolurken dinî mûsikînin geçen yüzyılda yetişmiş üstadlarıyla zamanımıza kadar ulaşan seçkin gelenekleri izleyip geliştirenlerdendir.
Onun mûsikî icrasına en önemli katkısı,istanbul’a has mevlid ve Kur’an okuma üslûplarını günümüzde de büyük sanat gücüyle yaşatmasıdır. Karaca bugün kaybolmaya yüz tutmuş olan gazelin de çok üstün nitelikli bir yorumcusudur. Doğaçlama mûsikîde ezgi ile güfteyi her mûsikî şeklinin gerektirdiği ifadeye göre başarıyla kaynaştırır. Bariton sesiyle, pestlerde olduğu kadar tizlerde de perdelerin seslerini falsosuzca vererek , makamların seyirlerini ve özelliklerini ustaca gösterir. Belli bir makamın ses alanından çıkarak başka bir makamın ses alanına geçmek anlamına gelen “geçki” sanatını başarıyla uygular;iç içe örülü,uzun ve kısa ,uzak ve yakın geçkilerdeki makam,ezgi ve buluş çeşitliliği ,okuyuş üslûbuna ayırt edici bir özellik katar. Kâni Karaca dinî mûsikînin olduğu kadar dindışı mûsikînin de günümüzdeki büyük icracılarındandır.
Kaynak : kimkimdir
Sadettin Heper’den kudümle usûl vurmayı öğrendi, kendisinden ayrıca başta mevlevî ayinleri olmak üzere pek çok dinî ve dindışı eser meşk etti
istanbul’un mûsikî çevrelerinde çeşitli mûsikîşinaslardan yararlanarak mûsikî bilgisini ilerletti. Hafız Ali Üsküdarlı ve zamanın birçok değerli hafız ve mûsikîşinaslarının karşısında verdiği dinî mûsikî sınavı ile icazet aldı; bu sınavdaki başarısı Kâni Karaca’nın makam bilgisi ile yeteneğini kabul ettirdiği önemli bir aşama oldu.
Kâni Karaca bir hafız olarak yetiştiği halde dindışı mûsikîde de büyük başarı gösterdi.1950’lerin sonları ile 1960’lı yıllarda istanbul Radyosu’ndan yayımlanan programlarda Mesud Cemil,Cevdet Çağla,Vecihe Daryal,Yorgo Bacanos,Niyazi Sayın,Necdet Yaşar,Sadettin Heper gibi çok değerli saz sanatçılarının eşliğinde okuduğu çok seçkin eserler radyo tarihinin en üstün nitelikli programları arasındadır. Bu dizi radyo konserlerinde yer alan eserlerin hemen hemen hepsi ilk kez Karaca’nın yorumuyla seslendirilmiştir.
Kâni Karaca her yıl Konya’da ve istanbul’da düzenlenen Mevlana’yı anma haftaları ile istanbul Festivali çerçevesindeki sema törenlerine düzenli olarak naathan,ayinhan ve kudümzen olarak katıldı.Yüzlerce kere okuduğu , Itrî’nin naat’i onun yorumuyla beslenip benimsendi.
Karaca istanbul’un son elli yılda tanıdığı en seçkin hafız ve mevlidhanlardan biridir.Doğuştan okuyuş yeteneği gerektiren hafızlık ve mevlidhanlık ile,besteli eserlerdeki icracılığı onun okuyuculuğunun iki yönüdür.
Mevlid,kaside,ezan gibi yazılı bestesi olmayan , ancak doğaçlama ezgilerle okunan dinî mûsikî şekillerinden başka , Kur’an okumakta da büyük bir sanat başarısı göstermiştir. Kâni Karaca mûsikî eğitimi görmemiş din hocalarının artması sonucu hafızlığın sanat yönü gitgide kaybolurken dinî mûsikînin geçen yüzyılda yetişmiş üstadlarıyla zamanımıza kadar ulaşan seçkin gelenekleri izleyip geliştirenlerdendir.
Onun mûsikî icrasına en önemli katkısı,istanbul’a has mevlid ve Kur’an okuma üslûplarını günümüzde de büyük sanat gücüyle yaşatmasıdır. Karaca bugün kaybolmaya yüz tutmuş olan gazelin de çok üstün nitelikli bir yorumcusudur. Doğaçlama mûsikîde ezgi ile güfteyi her mûsikî şeklinin gerektirdiği ifadeye göre başarıyla kaynaştırır. Bariton sesiyle, pestlerde olduğu kadar tizlerde de perdelerin seslerini falsosuzca vererek , makamların seyirlerini ve özelliklerini ustaca gösterir. Belli bir makamın ses alanından çıkarak başka bir makamın ses alanına geçmek anlamına gelen “geçki” sanatını başarıyla uygular;iç içe örülü,uzun ve kısa ,uzak ve yakın geçkilerdeki makam,ezgi ve buluş çeşitliliği ,okuyuş üslûbuna ayırt edici bir özellik katar. Kâni Karaca dinî mûsikînin olduğu kadar dindışı mûsikînin de günümüzdeki büyük icracılarındandır.
Kaynak : kimkimdir
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar