bugün
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak19
- antipanik'in sözlüğe vedası19
- clemence baptista17
- arkadaşlar bu nedir sizce5
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası34
- arkadaşlar hoşçakalın sizi terk ediyorum7
- defin işlemi sırasında mezarlıkta yemek servisi11
- kim bu erzincanlı4
- gocu karton toplayan cocuk true sari renkli seker7
- ioçk'nın motorla gezdirmesi4
- s'i l v'e r m'i s t15
- spor salonu kokusu5
- ayrılınca hediyelerimi geri ver diyen erkek2
- kahvaltım güzel mi8
- ojeli el fotoğrafı4
- sabah 11 akşam 16 haftada 4 gün iş3
- ismet gurbuz 20249
- fake hesaplara göz yuman uludağ sözlük moderasyonu5
- sözlükte çok göze batan bir yazar olmak3
- kale3112 ifşa9
- siz neden böylesiniz3
- öğle yemeğinde 3 lahmacun yiyip 2 büyük ayrn içmek3
- aynı anda 2 ayakla merdiven çıkmak2
- mısır daki haladan miras kalması6
- sinek as5
- iltica28
- iskelet ellerin boğazınıza sarılması2
- kolye140
- mermerin edepsiz yarığı3
- refah'ın vakti geldi3
- bir erkeğin yapabileceği en büyük hata18
- gençlere tavsiyelerim3
- masklavi ile çay içmek5
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı20
- arkadaşlar slm falıma bakın4
- hesabı gizli yeni yazar2
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması4
- yaşar ustanın olayları biraz fazla ajite etmesi4
- eve jobs4
- arkadaşlar kavga etmeyin3
- sabah kahve demleyip müzik açarak güne başlamak2
- zorda kalsanız penguen siker miydiniz3
- 40 yaş üstü erkekleri sözlükten tahliye ediyoruz19
- cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi4
- cüneyt arkın'ın bizans ta savaş suçu işlemesi3
- karton toplayan cocuk'un gerçek yüzü18
- 15 yaş altına sosyal ağ yasağı2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı9
- kötü adamın kahkaha atarak suçunu itiraf etmesi3
- kötü adamın iyi adamı öldürmek yerine konuşması3
güzel bir bölümdü, işte akılda kalanlar:
1- Cengiz kendisine el işkencesi yapıp sonra da "sana yardım edeceğiz" diyen sayko katile verdiği cevapla yardırmıştır: "nasıl yardım? el masajı mı yapacaksınız?"
2- Ezel'in Bahar'ı hayat hikayesine inandırma çabalarındaki "dil döküşlerinde" yine- yeni-yeniden oyunculuğunu konuşturmuştur kenan imirzalıoğlu (artık çoktan alıştık)
3- Bahar ile ezel arasındaki şu diyalog adalet denen olgunun "kardeş sevgisinden bile" ileri olması gerektiğini özetler:
- ezel o benim ablam, sen ablama kötülük yapacaksın, onca sene bunun için beklemedin mi? bunları ablama anlatmayacağımı mı sanıyorsun, nasıl sessiz kalırım zannediyorsun?
- anlatırsan "yaptıklarıyla kalırlar"!
4- dayı, tefo'yu mekanına çağırarak ezel'i bulmasını söyleyip ve yarın sabah tüm ekiple kahvaltıda toplanılacağını açıklarken tefo'nun gözü dayı'nın yara-bere içindeki eline kayar, sizi bilmem ama sözlükçüler içim sızladı benim, neden derseniz işte sinema-dizi denilen kurgu sanatları böyle bir şey; gerçek olmadığını bile bile orda gördüğünüz sahnelere karşı gerçek duygular beliriyor insanın içinde. sanki ramiz dayı'ya yani tuncel kurtiz'e gerçekten bir şey olmuş gibi, sanki gerçekten canı yanmış gibi geriliyoruz burukça. bunun aynısını ben kendi adıma bir sahnede daha yaşamıştım: hani ali'nin dayı'yı sandalyeye oturtup ağzından laf almaya çalıştığı sahnede, ali bi ara iyice dellenip dayı'ya tokat vurmak için elini kaldırdığında hangimizin içi cız etmedi, o atılma ihtimali olan tokat sanki kendi babamızın, kendi dayımızın suratına inecekmiş gibi irkilmedik mi?
işte dizi deyip geçmememin sebebi bu, oturup izleriz yaşanan "gerçeksi kurguyu"
5- dayının tefo'ya "hakkını helal et, hadi" deyip yollaması ne iş anlamadım, dayı yolun sonuna geldiğini düşünüyorsa işler iyice karışacak desenize!
6- kim ne derse desin cansu dere rolünün hakkını veriyor, başka eyşan düşünün bakalım diğer kadın oyunculardan, daha ne yapsın, elinden geleni yapıyor işte.
7- insan kardeşinin ölümcül hastalığını tedavi ettirebilme adına masum bir insanın hayatına kast eder mi, etmemeli mi sorularını sorduran dizidir.
benim cevabım nettir sözlükçü kardeşlerim: benim kardeşim onu yaşatmak adına işlediğim günahla kurtulacaksa kara toprak onun olsun, bana olan sevgisini kullanıp başka insanın kanına girmenin, suçsuz yere bir insanı mapus damlarında çürütmenin haklılık payı sıfırdır benim nazarımda. derdi veren allahsa kardeşime, çare diye yalanlara sarılmak, yılanlık etmek, vicdansızlıkla yaşamak da neyin nesi?
8- "bu dayı hiç mi günlük hayat diliyle konuşmaz, sıradan şeyler yaşamaz" diyenlere kahvaltı sahnesi kapak oldu. mesele ramiz dayı'yı sıradanlaştırmaksa avucunu yalarsın yeğen, ama o da bir insan elbette. ne sandın?
9- ali'yle cengiz'in hapishanedeki konuşmaları enfesti.
ali çok dikkate değer bir şey söyledi cengiz'e dair. neydi bildiğimiz: cengiz eyşan'a olan aşkından ihanet etti ömer'e, cengiz için hayatta tek önemli şey eyşan ve ne yaptıysa eyşan için yaptı vs vs. ama ali ne diyor: sen ne yaptıysan ömer'i kıskandığın için yaptın cengiz, eyşan aşk maşk geç bunları!
10- dayı'nın kahvaltı sofrasında "ezel arkadaşlara bi izin ver, seninle ben konuşayım" diyerek kamil ve şebnem'i sofradan uzaklaştırması bir güvensizlik alameti olarak özellikle kamil'in canını sıktı gibi geldi. ne gerek vardı ki, ekip içinde gizli-saklı olur mu ki, hep beraber konuşabilirlerdi meseleyi.
1- Cengiz kendisine el işkencesi yapıp sonra da "sana yardım edeceğiz" diyen sayko katile verdiği cevapla yardırmıştır: "nasıl yardım? el masajı mı yapacaksınız?"
2- Ezel'in Bahar'ı hayat hikayesine inandırma çabalarındaki "dil döküşlerinde" yine- yeni-yeniden oyunculuğunu konuşturmuştur kenan imirzalıoğlu (artık çoktan alıştık)
3- Bahar ile ezel arasındaki şu diyalog adalet denen olgunun "kardeş sevgisinden bile" ileri olması gerektiğini özetler:
- ezel o benim ablam, sen ablama kötülük yapacaksın, onca sene bunun için beklemedin mi? bunları ablama anlatmayacağımı mı sanıyorsun, nasıl sessiz kalırım zannediyorsun?
- anlatırsan "yaptıklarıyla kalırlar"!
4- dayı, tefo'yu mekanına çağırarak ezel'i bulmasını söyleyip ve yarın sabah tüm ekiple kahvaltıda toplanılacağını açıklarken tefo'nun gözü dayı'nın yara-bere içindeki eline kayar, sizi bilmem ama sözlükçüler içim sızladı benim, neden derseniz işte sinema-dizi denilen kurgu sanatları böyle bir şey; gerçek olmadığını bile bile orda gördüğünüz sahnelere karşı gerçek duygular beliriyor insanın içinde. sanki ramiz dayı'ya yani tuncel kurtiz'e gerçekten bir şey olmuş gibi, sanki gerçekten canı yanmış gibi geriliyoruz burukça. bunun aynısını ben kendi adıma bir sahnede daha yaşamıştım: hani ali'nin dayı'yı sandalyeye oturtup ağzından laf almaya çalıştığı sahnede, ali bi ara iyice dellenip dayı'ya tokat vurmak için elini kaldırdığında hangimizin içi cız etmedi, o atılma ihtimali olan tokat sanki kendi babamızın, kendi dayımızın suratına inecekmiş gibi irkilmedik mi?
işte dizi deyip geçmememin sebebi bu, oturup izleriz yaşanan "gerçeksi kurguyu"
5- dayının tefo'ya "hakkını helal et, hadi" deyip yollaması ne iş anlamadım, dayı yolun sonuna geldiğini düşünüyorsa işler iyice karışacak desenize!
6- kim ne derse desin cansu dere rolünün hakkını veriyor, başka eyşan düşünün bakalım diğer kadın oyunculardan, daha ne yapsın, elinden geleni yapıyor işte.
7- insan kardeşinin ölümcül hastalığını tedavi ettirebilme adına masum bir insanın hayatına kast eder mi, etmemeli mi sorularını sorduran dizidir.
benim cevabım nettir sözlükçü kardeşlerim: benim kardeşim onu yaşatmak adına işlediğim günahla kurtulacaksa kara toprak onun olsun, bana olan sevgisini kullanıp başka insanın kanına girmenin, suçsuz yere bir insanı mapus damlarında çürütmenin haklılık payı sıfırdır benim nazarımda. derdi veren allahsa kardeşime, çare diye yalanlara sarılmak, yılanlık etmek, vicdansızlıkla yaşamak da neyin nesi?
8- "bu dayı hiç mi günlük hayat diliyle konuşmaz, sıradan şeyler yaşamaz" diyenlere kahvaltı sahnesi kapak oldu. mesele ramiz dayı'yı sıradanlaştırmaksa avucunu yalarsın yeğen, ama o da bir insan elbette. ne sandın?
9- ali'yle cengiz'in hapishanedeki konuşmaları enfesti.
ali çok dikkate değer bir şey söyledi cengiz'e dair. neydi bildiğimiz: cengiz eyşan'a olan aşkından ihanet etti ömer'e, cengiz için hayatta tek önemli şey eyşan ve ne yaptıysa eyşan için yaptı vs vs. ama ali ne diyor: sen ne yaptıysan ömer'i kıskandığın için yaptın cengiz, eyşan aşk maşk geç bunları!
10- dayı'nın kahvaltı sofrasında "ezel arkadaşlara bi izin ver, seninle ben konuşayım" diyerek kamil ve şebnem'i sofradan uzaklaştırması bir güvensizlik alameti olarak özellikle kamil'in canını sıktı gibi geldi. ne gerek vardı ki, ekip içinde gizli-saklı olur mu ki, hep beraber konuşabilirlerdi meseleyi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar