bugün
- bir ayet reddedince dinden çıkmak14
- kuran da namazın olmaması21
- iş arkadaşlığı9
- sevgiliyi 10 seneden beri görmemek8
- 31 yaşında bakire olan kız9
- sözlük yazarları akıllı olsun5
- mehdiyetin yaklaşıyor olması4
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı13
- arkadaşın karısının at gibi olması7
- cevabı bilinmeyen sorular3
- hiç kimsenin hiçbir şeyi olmamak6
- kalça ellemek5
- seni öldürmeyen şey seni güçlendirir5
- en tehlikeli kadın tipi4
- his kaybi3
- ehli sünnet hocalar10
- evli olup sözlükte erkek arayan kadınlar4
- atatürk'ün abartılmış bir lider olması11
- sabah gözünü kahve sigarayla açanlar13
- rüşvet alırken yakalanmak2
- nişanesi şefkattir aleme merhamettir2
- türk kadınlarındaki temizlik hastalığı2
- huzur islamda9
- kadın sürücüyü dikiz aynasıyla döven maganda2
- karımın ayaklarını yıkarım3
- sözlükteki teyzeler defolsun lütfen12
- arabesk7
- hep sinirli yazarlar7
- yanlışlıkla döl fışkırtmak5
- uff diye üzülen erkek6
- sözlükteki ezik kompleksi3
- metrobüse binecek kızlara tavsiyeler6
- mandacı menderes4
- deniz göktaş'ın gösterisine erişim engeli5
- ayağını çikolata sosuna daldırıp yalatan hatun2
- sözlüğe bedenini atan kadın güzelliği4
- iç güveysi gidecek kadar aşağılık bir erkek olmak5
- kavanoz kapağını açamamak4
- otomatik portakal alex piçi2
- götü güzel olan kız6
- dna sı bozuk olan insan3
- youtube müslümanı3
- otopark girişine araba bırakan kişi3
- macron koşacak diye park kapatan akepe35
- cupra2
- döner3
- iz bırakan kitap cümleleri3
- arda güler2
- ayet indirilen dönem5
- giorgia meloni3
din en basitinden tanımlamak gerekirse şöyle tanımlayabilirim: 'din önemlidir''. zayıf insanların sadece kendi içlerinde yarattıkları soyut bir varlık olarak görmek dine basit bakmaktır. görememektir her tarafını; çünkü güçlü insanlarda da bu eksiklik hissedilir. bunun yanında;
din neden önemlidir?
din kişinin iç dünyasını bir düzene sokar. bir dinginlik sağlar; sırtını kendinden kat-be-kat ama tinsel bir varlığa sırtını dayar ki insanın korunma ihtiyacı arkakik dönemlerden beri içinde varolagelmiştir. bununla berber insanın içinde bir sonsuzluk ihtiyacı vardır; bunu da dine yönelerek bu ateşi söndürebileceğini kierkegaard belirtmiştir.
aslında bu tanrıtanımaz varoluçuların da kabul ettiği bir gerçeklik olarak göze çarpar. özellikle albert camus'un fikirlerine baktığımızda[albert camus kendini varoluşçu olarak kabul etmez ama varoluşçudur]albert camus da bu nokta da kişiyi tatmin edebilceğini ama bunun felsefece intihar olduğunu belirtmiştir.
bunun yanında marx'da da bulabiliriz bunu. marx şöyle demiştir: ''din toplumun afyonudur'' cümlesi iyi bir şekilde irdelendiği zaman şöyle diyalektik bir düşünce ortaya çıkar. afyonun çift yönlü özelliği gösterilmiştir burada. afyon hem uyuşturur; hem de acıları dindirir. ne yönde uyuşturur; ezilene hizmet ettiği yönde. acıları dindirmesi yönünde de ezilene hizmet eder. marx[aslında bu biraz da post-marksistlerin yorumudur] bu şekilde yorumlamıştır[bana göre]. aslında bu olayın pek güçlülükle zayıflıkla alakası olduğuna inanmıyorum bu en basitinden insan doğasıyla alakalı.
bunun yanında şu soruyu sormak gerekir; din hakikaten toplumlar arasında savaş ve ayrılığa neden olur mu?, bu soruya en güzel cevabı tarih verilir. zamanında en çok da bizim başımızı ağrıtmıştır yapılan haçlı seferleri; bunun yanında osmanlı'nın sürekli batıya doğru gaza ve cihad politikası bu önermeyi haklı kılacak niteliktedir. hatta osmanlı'nın ekonomisi nelirli noktalarda buna dayalıydı. osmanlı'nın ekonomik çöküşünün ardında etkili olan gerçekliklerden ve aynı zamanda osmanlı'da neden bir burjuva[komprador anlamda değil] sınıfının oluşmamasının da bir nedenidir]
aslında belirli noktalarda kişiye belirli noktalarda da cemaate yayılan bir gerçeklik bu. bir müslüman bir hristiyan ile aynı tabaktan ekmek yerken; bir başkası ona dokunmaz bile bu noktada kişiseldir biraz da. kişinin dini nasıl yorumladığına göre değişir. bir diğer nokta da toplumsaldır cemaat lie alakalıdır; bildiğiniz gibi dini liderler kitleleri arkasından çeken kişilerdir. bunu da en ciddi anlamda yapan papa'dır. papanın durumuna bakıyoruz gene pek iç açıcı bir şey bulamıyoruz. fikrimce dini pek radikal anlamda yorumlamamak gerektir.
ve bunun yanında basit yorumlayıp da üzerine toprak atmaya çalışmak en büyük yanlıştır. totaliter nitelikli ideolojilerle[sovyetlerdeki sosyalizm teoride bahsedilen soyalizmin çeyreği bile değildir. bunun yanında lenin'in akılcı ve güzel yorumlamaları ve maalesef ki erken ölümü bütün ipleri staln'in eline vermiştir-stalin'i tek başına suçlamıyorum ikinci dünya savaşı da vardı bunun yorumu ayrı bir girinin konusudur] dinin üzerine gitmek daha büyük bir yanlıştır; ki lenin'in belirttiği gibi bu varolan dini bitirmez sadece alevlendirir. maalesef sovyetlerde bu yaşandı aynı zamanda ülkemizde de yaşandı. 1940-50 arasındaki dönemde dini eğitim verilmedi daha sonraki dönemlerde de zaten cemaatlerde artışlar olmaya başladı.
din neden önemlidir?
din kişinin iç dünyasını bir düzene sokar. bir dinginlik sağlar; sırtını kendinden kat-be-kat ama tinsel bir varlığa sırtını dayar ki insanın korunma ihtiyacı arkakik dönemlerden beri içinde varolagelmiştir. bununla berber insanın içinde bir sonsuzluk ihtiyacı vardır; bunu da dine yönelerek bu ateşi söndürebileceğini kierkegaard belirtmiştir.
aslında bu tanrıtanımaz varoluçuların da kabul ettiği bir gerçeklik olarak göze çarpar. özellikle albert camus'un fikirlerine baktığımızda[albert camus kendini varoluşçu olarak kabul etmez ama varoluşçudur]albert camus da bu nokta da kişiyi tatmin edebilceğini ama bunun felsefece intihar olduğunu belirtmiştir.
bunun yanında marx'da da bulabiliriz bunu. marx şöyle demiştir: ''din toplumun afyonudur'' cümlesi iyi bir şekilde irdelendiği zaman şöyle diyalektik bir düşünce ortaya çıkar. afyonun çift yönlü özelliği gösterilmiştir burada. afyon hem uyuşturur; hem de acıları dindirir. ne yönde uyuşturur; ezilene hizmet ettiği yönde. acıları dindirmesi yönünde de ezilene hizmet eder. marx[aslında bu biraz da post-marksistlerin yorumudur] bu şekilde yorumlamıştır[bana göre]. aslında bu olayın pek güçlülükle zayıflıkla alakası olduğuna inanmıyorum bu en basitinden insan doğasıyla alakalı.
bunun yanında şu soruyu sormak gerekir; din hakikaten toplumlar arasında savaş ve ayrılığa neden olur mu?, bu soruya en güzel cevabı tarih verilir. zamanında en çok da bizim başımızı ağrıtmıştır yapılan haçlı seferleri; bunun yanında osmanlı'nın sürekli batıya doğru gaza ve cihad politikası bu önermeyi haklı kılacak niteliktedir. hatta osmanlı'nın ekonomisi nelirli noktalarda buna dayalıydı. osmanlı'nın ekonomik çöküşünün ardında etkili olan gerçekliklerden ve aynı zamanda osmanlı'da neden bir burjuva[komprador anlamda değil] sınıfının oluşmamasının da bir nedenidir]
aslında belirli noktalarda kişiye belirli noktalarda da cemaate yayılan bir gerçeklik bu. bir müslüman bir hristiyan ile aynı tabaktan ekmek yerken; bir başkası ona dokunmaz bile bu noktada kişiseldir biraz da. kişinin dini nasıl yorumladığına göre değişir. bir diğer nokta da toplumsaldır cemaat lie alakalıdır; bildiğiniz gibi dini liderler kitleleri arkasından çeken kişilerdir. bunu da en ciddi anlamda yapan papa'dır. papanın durumuna bakıyoruz gene pek iç açıcı bir şey bulamıyoruz. fikrimce dini pek radikal anlamda yorumlamamak gerektir.
ve bunun yanında basit yorumlayıp da üzerine toprak atmaya çalışmak en büyük yanlıştır. totaliter nitelikli ideolojilerle[sovyetlerdeki sosyalizm teoride bahsedilen soyalizmin çeyreği bile değildir. bunun yanında lenin'in akılcı ve güzel yorumlamaları ve maalesef ki erken ölümü bütün ipleri staln'in eline vermiştir-stalin'i tek başına suçlamıyorum ikinci dünya savaşı da vardı bunun yorumu ayrı bir girinin konusudur] dinin üzerine gitmek daha büyük bir yanlıştır; ki lenin'in belirttiği gibi bu varolan dini bitirmez sadece alevlendirir. maalesef sovyetlerde bu yaşandı aynı zamanda ülkemizde de yaşandı. 1940-50 arasındaki dönemde dini eğitim verilmedi daha sonraki dönemlerde de zaten cemaatlerde artışlar olmaya başladı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar