bugün
- sözlük yazarlarının ölüme bakış açısı20
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle61
- yazarların özlediği şeyler10
- türk pornoları18
- beyazsemsiyeliyabanci12
- penis yüzüğü9
- iyi ki sivaslı olmamak5
- genç yaşta ölen ünlüler5
- buddy dude18
- 6 haziran 2026 rahmi koç'a soruşturma başlatılması2
- rahmi koç hakkında soruşturma başlatılması11
- dilan polatın instagramına erişim engeli5
- tütüncüde 40 tl'ye satılan 20 lik sigara8
- bot yazarlar4
- kadınları erkeklerden soğutan nedenler4
- türkiye16
- 50 bin dolara götünü açarak çarşıda koşar mısın7
- uysaljakoben28
- sözlüğün en kötü yazarları13
- 7 haziran 2026 venezuela türkiye maçı9
- kolye10
- ona bir şey söyle17
- mesai saatleri dışında öğretmenden iş beklemek3
- küçük memedeki hayat doluluk8
- gocu40
- neden intihar etmiyorsun5
- fenerbahçe6
- saat 3 neden uyumadın2
- kadınları itici yapan detaylar12
- gecenin şarkısı5
- piyon2
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir28
- mossad'ın pkk planını türkiye'ye kim sızdırdığı10
- hem ahmet kayacı hem atatürkçü olmak19
- araba ön camına güneşte ne konulur8
- laikliğin halka sorulmadan getirilmesi28
- uludağ sözlük tımarhanesi4
- kadınını meleğim diye seven erkek4
- büyük günah işleyen kimsenin durumu8
- en saçma yiyecek isimleri6
- 34 yaşında olmak3
- takıntılı biri olmak3
- anlayışlı bir insanı sürekli sınamak8
- brad pitt'in son hali3
- ne zaman adam oluruz4
- yeşil gözlerinden sen sorumlusun2
- hakan safi6
- 50 tl vs true ile bir gün7
- euphoria isimli lezbiyen dizisinin çok izlenmesi2
- 2026 2027 şampiyonlar ligi şampiyonu2
zaten çoğu spoiler verilmiş, oyunculuklar hakettiğinden bile az övülmüş belki. o konulara tekrardan girmeyeyim ama bünye üzerine etkileri hakkında ben de bir örnek verebilirim.
öyle bir film ki bu, karşınıza bir ara unutulmayan filmler başlığı çıkar, hiç düşünmeden göz kırpmadan oraya leon diye yazarsınız. hatta çıkmayacağını bilseniz de orjinaline saygısızlık olmasın diye " 'nın üstündeki e'yi kullanırsınız.
aradan bir kaç saat geçer, ben'e tıklayıp artılandığını görürsünüz. merak edersiniz acaba ne entryler var hakkında diye gecenin birinde. hem esneyip hem okurken birden uykunuzun açılmaya başladığını hissedersiniz. son entryide okursunuz ve yetmez size, ibadetmişçesine gider dvdyi dolaptan alır ve ilk defa izleyecekmiş gibi yerleştirirsiniz yuvaya. pür heyecan izlemeye başlarsınız ve ilginçtir, sigara içerken bir de bakarsınız aslında çoktan sütünüzü bile en sevdiğiniz bardağa koyup yanınızda hazır etmişsinizdir.
ilk defa izleyenler için bir başka alemdir leon, aşk üstüne çekilen tüm filmler ondan sonra biraz eksik gelir sanki. ve o ilk seferden sonra leon'u tekrar izlemezseniz bir başyapıt dersiniz, ve doğrudur ama eksik kalır sanki filmi anlatmaya. iki üç beş on diye devam ettirenler ne dediğimi daha iyi anlayacaktır umarım bundan sonrası için ve hak vereceklerdir. leon izlemek aslında bir ritüeldir, tüm o kahpe aşklardan, pis kötü adamlardan kaçıştır. sanki bir ütopya alemine geçirir. öyle bir alem ki 12 yaşında kız çocuğu 30lu yaşlardaki çoğu kadından akıllıca hareket etmektedir, bir kiralık katil vardır ki neredeyse tek gıda maddesi süttür ve çicek beslemektedir ve bir kötü adamımız vardır ki koyu bir beethoven hayranıdır. Buna eklenen daha bir çok bir çok sebepten içine alır film sizi ve hep orada kalmak istersiniz, en çok final sahnesine hayransınızdır orası vurur adama. defalarca izlemek istersiniz o sahneyi ve aynı zamanda da hiç gelmesin istersiniz o sahne. kah söversiniz o karakterlere, kah kıskanırsınız, kah hüzünlenir kah gülersiniz. bir de bakarsınız ki film bittiğinde, kucağınızda içine hönkürülmüş bir mendil, küllükte sönmüş sigaralar ve opsiyonel olarak masada bitirilmiş bir bardak süt durur. öyle bir şeydir işte, film değildir leon. şeydir, ne olduğunu çözemedim henüz. *
(bkz: filmi izlerken entrysini girmek)
öyle bir film ki bu, karşınıza bir ara unutulmayan filmler başlığı çıkar, hiç düşünmeden göz kırpmadan oraya leon diye yazarsınız. hatta çıkmayacağını bilseniz de orjinaline saygısızlık olmasın diye " 'nın üstündeki e'yi kullanırsınız.
aradan bir kaç saat geçer, ben'e tıklayıp artılandığını görürsünüz. merak edersiniz acaba ne entryler var hakkında diye gecenin birinde. hem esneyip hem okurken birden uykunuzun açılmaya başladığını hissedersiniz. son entryide okursunuz ve yetmez size, ibadetmişçesine gider dvdyi dolaptan alır ve ilk defa izleyecekmiş gibi yerleştirirsiniz yuvaya. pür heyecan izlemeye başlarsınız ve ilginçtir, sigara içerken bir de bakarsınız aslında çoktan sütünüzü bile en sevdiğiniz bardağa koyup yanınızda hazır etmişsinizdir.
ilk defa izleyenler için bir başka alemdir leon, aşk üstüne çekilen tüm filmler ondan sonra biraz eksik gelir sanki. ve o ilk seferden sonra leon'u tekrar izlemezseniz bir başyapıt dersiniz, ve doğrudur ama eksik kalır sanki filmi anlatmaya. iki üç beş on diye devam ettirenler ne dediğimi daha iyi anlayacaktır umarım bundan sonrası için ve hak vereceklerdir. leon izlemek aslında bir ritüeldir, tüm o kahpe aşklardan, pis kötü adamlardan kaçıştır. sanki bir ütopya alemine geçirir. öyle bir alem ki 12 yaşında kız çocuğu 30lu yaşlardaki çoğu kadından akıllıca hareket etmektedir, bir kiralık katil vardır ki neredeyse tek gıda maddesi süttür ve çicek beslemektedir ve bir kötü adamımız vardır ki koyu bir beethoven hayranıdır. Buna eklenen daha bir çok bir çok sebepten içine alır film sizi ve hep orada kalmak istersiniz, en çok final sahnesine hayransınızdır orası vurur adama. defalarca izlemek istersiniz o sahneyi ve aynı zamanda da hiç gelmesin istersiniz o sahne. kah söversiniz o karakterlere, kah kıskanırsınız, kah hüzünlenir kah gülersiniz. bir de bakarsınız ki film bittiğinde, kucağınızda içine hönkürülmüş bir mendil, küllükte sönmüş sigaralar ve opsiyonel olarak masada bitirilmiş bir bardak süt durur. öyle bir şeydir işte, film değildir leon. şeydir, ne olduğunu çözemedim henüz. *
(bkz: filmi izlerken entrysini girmek)
güncel Önemli Başlıklar
