bugün
- fenerbahçe12
- berhan şimşek'in kadına şiddet görüntüleri3
- yarın kpssye girecek yazarlar12
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı40
- uyuşturucu2
- dün gece ne oldu14
- beşiktaş9
- ekşi sözlük8
- enayimiknatisii36
- çocuklara verilen farklı isimler12
- saraca finch house3
- anın görüntüsü25
- ölüm9
- dansöz izleme keyfi12
- gocu51
- sözlük yazarlarının salatalıkları21
- saraca097
- aziz yıldırım12
- insan olmaya ceyrek kala26
- hangi renksiniz17
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı13
- serhat kılıç13
- iş kazasında ölen işçiye tali kusur3
- güneş kremimi yenilemem lazım diyen erkek12
- açık oylayan yazar ne demek istiyor13
- 05 09 2026 silvermist'e ciğer ısmarlamam14
- amerikada hasidik yahudi avı başlaması8
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı32
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu21
- ismail kartal9
- kumral erkek3
- ne yazarsanız yazın anında gerçeğe dönüşseydi8
- tai lung39
- özledim mesajına verilecek cevaplar13
- kerem aktürkoğlu8
- fusya semsiyeli yabanci8
- online listesinden manita beğenmek7
- sözlükteki şer çetesi12
- sözlükte herkesin avcı olması12
- ölümün delilinin olmadığı gerçeği4
- geleneksel ciğer ısrmarlama şenlikleri9
- sözlükteki zorbalar12
- s'i l v'e r m'i s t29
- regex2
- geceye bir söz bırak8
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak6
- uzak durulası insan modelleri5
- flört uygulaması eşleşme algoritması2
- bik bik dondurma yapsın da görelim6
- masklavinin akepeyi hiç eleştirmemesi28
zaten çoğu spoiler verilmiş, oyunculuklar hakettiğinden bile az övülmüş belki. o konulara tekrardan girmeyeyim ama bünye üzerine etkileri hakkında ben de bir örnek verebilirim.
öyle bir film ki bu, karşınıza bir ara unutulmayan filmler başlığı çıkar, hiç düşünmeden göz kırpmadan oraya leon diye yazarsınız. hatta çıkmayacağını bilseniz de orjinaline saygısızlık olmasın diye " 'nın üstündeki e'yi kullanırsınız.
aradan bir kaç saat geçer, ben'e tıklayıp artılandığını görürsünüz. merak edersiniz acaba ne entryler var hakkında diye gecenin birinde. hem esneyip hem okurken birden uykunuzun açılmaya başladığını hissedersiniz. son entryide okursunuz ve yetmez size, ibadetmişçesine gider dvdyi dolaptan alır ve ilk defa izleyecekmiş gibi yerleştirirsiniz yuvaya. pür heyecan izlemeye başlarsınız ve ilginçtir, sigara içerken bir de bakarsınız aslında çoktan sütünüzü bile en sevdiğiniz bardağa koyup yanınızda hazır etmişsinizdir.
ilk defa izleyenler için bir başka alemdir leon, aşk üstüne çekilen tüm filmler ondan sonra biraz eksik gelir sanki. ve o ilk seferden sonra leon'u tekrar izlemezseniz bir başyapıt dersiniz, ve doğrudur ama eksik kalır sanki filmi anlatmaya. iki üç beş on diye devam ettirenler ne dediğimi daha iyi anlayacaktır umarım bundan sonrası için ve hak vereceklerdir. leon izlemek aslında bir ritüeldir, tüm o kahpe aşklardan, pis kötü adamlardan kaçıştır. sanki bir ütopya alemine geçirir. öyle bir alem ki 12 yaşında kız çocuğu 30lu yaşlardaki çoğu kadından akıllıca hareket etmektedir, bir kiralık katil vardır ki neredeyse tek gıda maddesi süttür ve çicek beslemektedir ve bir kötü adamımız vardır ki koyu bir beethoven hayranıdır. Buna eklenen daha bir çok bir çok sebepten içine alır film sizi ve hep orada kalmak istersiniz, en çok final sahnesine hayransınızdır orası vurur adama. defalarca izlemek istersiniz o sahneyi ve aynı zamanda da hiç gelmesin istersiniz o sahne. kah söversiniz o karakterlere, kah kıskanırsınız, kah hüzünlenir kah gülersiniz. bir de bakarsınız ki film bittiğinde, kucağınızda içine hönkürülmüş bir mendil, küllükte sönmüş sigaralar ve opsiyonel olarak masada bitirilmiş bir bardak süt durur. öyle bir şeydir işte, film değildir leon. şeydir, ne olduğunu çözemedim henüz. *
(bkz: filmi izlerken entrysini girmek)
öyle bir film ki bu, karşınıza bir ara unutulmayan filmler başlığı çıkar, hiç düşünmeden göz kırpmadan oraya leon diye yazarsınız. hatta çıkmayacağını bilseniz de orjinaline saygısızlık olmasın diye " 'nın üstündeki e'yi kullanırsınız.
aradan bir kaç saat geçer, ben'e tıklayıp artılandığını görürsünüz. merak edersiniz acaba ne entryler var hakkında diye gecenin birinde. hem esneyip hem okurken birden uykunuzun açılmaya başladığını hissedersiniz. son entryide okursunuz ve yetmez size, ibadetmişçesine gider dvdyi dolaptan alır ve ilk defa izleyecekmiş gibi yerleştirirsiniz yuvaya. pür heyecan izlemeye başlarsınız ve ilginçtir, sigara içerken bir de bakarsınız aslında çoktan sütünüzü bile en sevdiğiniz bardağa koyup yanınızda hazır etmişsinizdir.
ilk defa izleyenler için bir başka alemdir leon, aşk üstüne çekilen tüm filmler ondan sonra biraz eksik gelir sanki. ve o ilk seferden sonra leon'u tekrar izlemezseniz bir başyapıt dersiniz, ve doğrudur ama eksik kalır sanki filmi anlatmaya. iki üç beş on diye devam ettirenler ne dediğimi daha iyi anlayacaktır umarım bundan sonrası için ve hak vereceklerdir. leon izlemek aslında bir ritüeldir, tüm o kahpe aşklardan, pis kötü adamlardan kaçıştır. sanki bir ütopya alemine geçirir. öyle bir alem ki 12 yaşında kız çocuğu 30lu yaşlardaki çoğu kadından akıllıca hareket etmektedir, bir kiralık katil vardır ki neredeyse tek gıda maddesi süttür ve çicek beslemektedir ve bir kötü adamımız vardır ki koyu bir beethoven hayranıdır. Buna eklenen daha bir çok bir çok sebepten içine alır film sizi ve hep orada kalmak istersiniz, en çok final sahnesine hayransınızdır orası vurur adama. defalarca izlemek istersiniz o sahneyi ve aynı zamanda da hiç gelmesin istersiniz o sahne. kah söversiniz o karakterlere, kah kıskanırsınız, kah hüzünlenir kah gülersiniz. bir de bakarsınız ki film bittiğinde, kucağınızda içine hönkürülmüş bir mendil, küllükte sönmüş sigaralar ve opsiyonel olarak masada bitirilmiş bir bardak süt durur. öyle bir şeydir işte, film değildir leon. şeydir, ne olduğunu çözemedim henüz. *
(bkz: filmi izlerken entrysini girmek)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar