bugün
- sözlük erkeklerinin bicepsleri79
- çok eşlilik büyük bir sapıklıktır6
- bir oturuşta yarım ekmek tost yiyen erkek10
- ev içinde uludağ sözlüğe bakamamak5
- götü güzel cüzdanı zengin sözlük erkekleri9
- akplisin yani27
- duanın bir şeye yaramaması27
- botoks yaptırmış sözlük üyeleri7
- sözlük erkeklerinin göğüs kasları12
- gönlü zengin kalbi güzel erkek12
- her şeye neden diye sormak4
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı25
- erzurum vs sivas3
- bicepsini çıkartıp sözlük kızlarına gösteren hain7
- fon vurgunu52
- 3 saat çalışan çamaşır makinesi9
- ay bayılazaam3
- nickinde k harfi olan yazara olan aşkım6
- biberiye turşusu4
- lille galatasaray maçı saat 19 45 te trt 1 de5
- fatma betül sayan kaya22
- aykirikadin13
- 24 eylül 2017 sözlük erkekleri sözlük kızları maçı6
- ne yapıyorsun8
- akp li akp li bakan tip8
- ayak fetişizminin neresi sapıklık9
- ona bir cümle bırak2
- çirkin ama fakir erkek7
- neden 50 tane arap devleti var12
- ideal erkek vücudu nasıl olmalıdır5
- galatasaray11
- akşamki tantana15
- fransa da kısmi sokağa çıkma yasağının uzatılması9
- 21 ekim dünya diyarbakırlılar günü8
- geliyorum diyen erkek4
- izmirbeyefendisi'nin yakışıklı olması11
- kısa boylu ama kaba erkek3
- galatasaray lille'i yenemesin tanga giyerim4
- sözlük çok bozdu4
- ben memeye meme demem halka arz edilmedikten sonra5
- 9 5 çalışan ipneler12
- terlikle döven anne13
- at gözlüklü insanlar6
- kıyamet suresi 22 ayet2
- hz yuşa2
- menuet4
- kadınların çalışması5
- bugün uyuyakalmışım11
- kürtaj hak mıdır sorunsalı7
- cenazende kötü bilirdik denmesi12
zaten çoğu spoiler verilmiş, oyunculuklar hakettiğinden bile az övülmüş belki. o konulara tekrardan girmeyeyim ama bünye üzerine etkileri hakkında ben de bir örnek verebilirim.
öyle bir film ki bu, karşınıza bir ara unutulmayan filmler başlığı çıkar, hiç düşünmeden göz kırpmadan oraya leon diye yazarsınız. hatta çıkmayacağını bilseniz de orjinaline saygısızlık olmasın diye " 'nın üstündeki e'yi kullanırsınız.
aradan bir kaç saat geçer, ben'e tıklayıp artılandığını görürsünüz. merak edersiniz acaba ne entryler var hakkında diye gecenin birinde. hem esneyip hem okurken birden uykunuzun açılmaya başladığını hissedersiniz. son entryide okursunuz ve yetmez size, ibadetmişçesine gider dvdyi dolaptan alır ve ilk defa izleyecekmiş gibi yerleştirirsiniz yuvaya. pür heyecan izlemeye başlarsınız ve ilginçtir, sigara içerken bir de bakarsınız aslında çoktan sütünüzü bile en sevdiğiniz bardağa koyup yanınızda hazır etmişsinizdir.
ilk defa izleyenler için bir başka alemdir leon, aşk üstüne çekilen tüm filmler ondan sonra biraz eksik gelir sanki. ve o ilk seferden sonra leon'u tekrar izlemezseniz bir başyapıt dersiniz, ve doğrudur ama eksik kalır sanki filmi anlatmaya. iki üç beş on diye devam ettirenler ne dediğimi daha iyi anlayacaktır umarım bundan sonrası için ve hak vereceklerdir. leon izlemek aslında bir ritüeldir, tüm o kahpe aşklardan, pis kötü adamlardan kaçıştır. sanki bir ütopya alemine geçirir. öyle bir alem ki 12 yaşında kız çocuğu 30lu yaşlardaki çoğu kadından akıllıca hareket etmektedir, bir kiralık katil vardır ki neredeyse tek gıda maddesi süttür ve çicek beslemektedir ve bir kötü adamımız vardır ki koyu bir beethoven hayranıdır. Buna eklenen daha bir çok bir çok sebepten içine alır film sizi ve hep orada kalmak istersiniz, en çok final sahnesine hayransınızdır orası vurur adama. defalarca izlemek istersiniz o sahneyi ve aynı zamanda da hiç gelmesin istersiniz o sahne. kah söversiniz o karakterlere, kah kıskanırsınız, kah hüzünlenir kah gülersiniz. bir de bakarsınız ki film bittiğinde, kucağınızda içine hönkürülmüş bir mendil, küllükte sönmüş sigaralar ve opsiyonel olarak masada bitirilmiş bir bardak süt durur. öyle bir şeydir işte, film değildir leon. şeydir, ne olduğunu çözemedim henüz. *
(bkz: filmi izlerken entrysini girmek)
öyle bir film ki bu, karşınıza bir ara unutulmayan filmler başlığı çıkar, hiç düşünmeden göz kırpmadan oraya leon diye yazarsınız. hatta çıkmayacağını bilseniz de orjinaline saygısızlık olmasın diye " 'nın üstündeki e'yi kullanırsınız.
aradan bir kaç saat geçer, ben'e tıklayıp artılandığını görürsünüz. merak edersiniz acaba ne entryler var hakkında diye gecenin birinde. hem esneyip hem okurken birden uykunuzun açılmaya başladığını hissedersiniz. son entryide okursunuz ve yetmez size, ibadetmişçesine gider dvdyi dolaptan alır ve ilk defa izleyecekmiş gibi yerleştirirsiniz yuvaya. pür heyecan izlemeye başlarsınız ve ilginçtir, sigara içerken bir de bakarsınız aslında çoktan sütünüzü bile en sevdiğiniz bardağa koyup yanınızda hazır etmişsinizdir.
ilk defa izleyenler için bir başka alemdir leon, aşk üstüne çekilen tüm filmler ondan sonra biraz eksik gelir sanki. ve o ilk seferden sonra leon'u tekrar izlemezseniz bir başyapıt dersiniz, ve doğrudur ama eksik kalır sanki filmi anlatmaya. iki üç beş on diye devam ettirenler ne dediğimi daha iyi anlayacaktır umarım bundan sonrası için ve hak vereceklerdir. leon izlemek aslında bir ritüeldir, tüm o kahpe aşklardan, pis kötü adamlardan kaçıştır. sanki bir ütopya alemine geçirir. öyle bir alem ki 12 yaşında kız çocuğu 30lu yaşlardaki çoğu kadından akıllıca hareket etmektedir, bir kiralık katil vardır ki neredeyse tek gıda maddesi süttür ve çicek beslemektedir ve bir kötü adamımız vardır ki koyu bir beethoven hayranıdır. Buna eklenen daha bir çok bir çok sebepten içine alır film sizi ve hep orada kalmak istersiniz, en çok final sahnesine hayransınızdır orası vurur adama. defalarca izlemek istersiniz o sahneyi ve aynı zamanda da hiç gelmesin istersiniz o sahne. kah söversiniz o karakterlere, kah kıskanırsınız, kah hüzünlenir kah gülersiniz. bir de bakarsınız ki film bittiğinde, kucağınızda içine hönkürülmüş bir mendil, küllükte sönmüş sigaralar ve opsiyonel olarak masada bitirilmiş bir bardak süt durur. öyle bir şeydir işte, film değildir leon. şeydir, ne olduğunu çözemedim henüz. *
(bkz: filmi izlerken entrysini girmek)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar