bugün
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı19
- zallın 1 aylık kazancını yazarlarına dağıtma planı5
- z kuşağı3
- tayt giyen kevaşeyi götten sikmek8
- beni biraz da şu tarafa doğru sev3
- aşkım sakso ne demek diye soran kız4
- biranın üstüne rakı içmek2
- damarsız tüysüz manisa yaprağı26
- okan buruk'un şişirilmiş bir balon olması2
- mehdi saçmalığı ile kandırılan milyonlar13
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi20
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler24
- discordçu iki arkadaşa rastlamak3
- distopik film önerisi6
- mansur yavaş'ın iyi parti'ye geçmesi15
- galatahahahahahaha3
- galatasaray12
- babaların acayip huyları2
- victor osimhen14
- aniden masayı devirip çığlık atmak2
- yandım çavuş ayranı3
- umreye gidene ve gelene ne denir7
- iremga32
- mehdi nereye inecek sorunsalı10
- yağmur yağdıktan sonra oluşan koku6
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması34
- ishal olmak5
- dursun özbek3
- uludağ sözlük evreni9
- sözlükte iki gündür dönen erkek memesi muhabbeti8
- velvet15
- recep tayyip erdoğan'ın kazanmasının asıl nedeni16
- bir bela geliyor8
- sözlükte marka olmak11
- sebahattin şirin21
- köprüleri yakmak2
- sözlükten birine telefon vermek3
- kedi tekmelemek11
- galatasaray'ın kırmız kart jokeri3
- la taverne des yeux2
- doruk madencilik işçilerinin direnişi5
- sözlükteki galatasaraylılar2
- anın görüntüsü31
- monica bellucci bakışı3
- yakışıklı seri katil4
- uludağ sözlük hacc organizasyonu5
- aykolik'in her gün mastürbasyon yapması29
- brokeback dagindan ev almak3
- mustafa4
- gurbetçi mehdi2
Gitmek ister bazen insan hayatın da herkesden kaçmak, uzaklasmak kalabalıktan, yalnız kalmak.. bedenini, ruhunu aydınlatmak.. bir an hafızasını yitirmek ister kimi zaman acı çeken kalbini söküp atmak dipsiz kuyuya, ardına bakmadan koşmak, arkasından dur diyen birilerinin olmamasını ister.. çünkü ruhuna zarar veren herşey ' o ' şehirin içindedir engel olmamalı bir ses tonu bile kalmak için, basit bahaneler üretebilir her an gitmemek için.. sever insan büyüdüğü şehri, güzelliklerini, şehrin içinde ki yaşayan değerli kıldıklarını belkide o şehir değil, onun içindekilerdir şehri vazgeçilmez kılan..
ve.. iki sözcük içimi acıtan; dışarda ağlayan bulutlarla gözyaşlarım karışıyor, kalabalığın ortasın da durakladım. lütfen söyle bir daha gözyaşlarım akmalı özgürce mutluluktan iyi ki bu şehir iyi ki sen hoşgeldin bebek yüzlüm..
insanlardan geriye kalan yaşanmışlıklar ve söylenen sözler değilmidir ? en çok canımızı içten fetheden, kalbimizi acıtan, kimi zaman gülümseten..
yorgun bedenimi sürüklerken bu şehirden iki sözcük, sıcak bir sarılışa hapsoldum yine bu kalabalık saçma şehire.. nefesinle can buldum, gözlerinde kayboldum, sana baktığım da; denizin maviliğinde, çimenlerin yeşilliğinde, bembeyaz karların saflığın da, güneşin sıcaklığındaydım.. ışıl ışıl yaşam dolu yine yeniden der gibi ortak olmak her sevince, her mutluluk ve hüzne, dudaklarımızdan hiç eksilmeyen 'seni seviyorum sakın gitme' sözcükleri...
'ben sende yaşam buldum' derken ne kadar da güzel bakıyorduk bize.. en kötü günlerimizde bile tebessüm eksik olmamıştı bizden.. hiç bu kadar kopmamıştık en berbat hayatı yaşarken bile, her gün lanet okunan hayattan bir aşk yaratmıştık. küçük dünyamız da onu büyütmüştük, beklentimiz yoktu hiç birşeyden sadece 'biz' sadece 'ikimiz' can buluyorduk tenlerimizde, sanki bir daha hiç karşılaşmayacakmışız gibi değerliydik ikimizde kalplerimizde..
gözyaşlarım hiç bu kadar mutsuzluktan akmamıştı, biz bi oyun oynadık ben hayatımı, sen benden vazgeçmeyi ortaya koydun. oysa ne kadar mutluyduk gerçek gözüken yalan aşktta..
"Derin derin nefesimi çekince farkettim kokun yastığıma sinmiş özlenen insan"
ve bu saçma şehirden, kocaman bir hoşçakal yarım kalmışlığım...
ve.. iki sözcük içimi acıtan; dışarda ağlayan bulutlarla gözyaşlarım karışıyor, kalabalığın ortasın da durakladım. lütfen söyle bir daha gözyaşlarım akmalı özgürce mutluluktan iyi ki bu şehir iyi ki sen hoşgeldin bebek yüzlüm..
insanlardan geriye kalan yaşanmışlıklar ve söylenen sözler değilmidir ? en çok canımızı içten fetheden, kalbimizi acıtan, kimi zaman gülümseten..
yorgun bedenimi sürüklerken bu şehirden iki sözcük, sıcak bir sarılışa hapsoldum yine bu kalabalık saçma şehire.. nefesinle can buldum, gözlerinde kayboldum, sana baktığım da; denizin maviliğinde, çimenlerin yeşilliğinde, bembeyaz karların saflığın da, güneşin sıcaklığındaydım.. ışıl ışıl yaşam dolu yine yeniden der gibi ortak olmak her sevince, her mutluluk ve hüzne, dudaklarımızdan hiç eksilmeyen 'seni seviyorum sakın gitme' sözcükleri...
'ben sende yaşam buldum' derken ne kadar da güzel bakıyorduk bize.. en kötü günlerimizde bile tebessüm eksik olmamıştı bizden.. hiç bu kadar kopmamıştık en berbat hayatı yaşarken bile, her gün lanet okunan hayattan bir aşk yaratmıştık. küçük dünyamız da onu büyütmüştük, beklentimiz yoktu hiç birşeyden sadece 'biz' sadece 'ikimiz' can buluyorduk tenlerimizde, sanki bir daha hiç karşılaşmayacakmışız gibi değerliydik ikimizde kalplerimizde..
gözyaşlarım hiç bu kadar mutsuzluktan akmamıştı, biz bi oyun oynadık ben hayatımı, sen benden vazgeçmeyi ortaya koydun. oysa ne kadar mutluyduk gerçek gözüken yalan aşktta..
"Derin derin nefesimi çekince farkettim kokun yastığıma sinmiş özlenen insan"
ve bu saçma şehirden, kocaman bir hoşçakal yarım kalmışlığım...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar