bugün
- 2026 yılında hala sigara içen kişi9
- sabah nasıl uyanıyorsunuz14
- nervio bugün ne giydi acabası12
- ateistlerin nursuz olması23
- tanrı yok13
- bana kimse eksi oy atamaz9
- şaka maka ups boobbs'un da yaşlanmış olması12
- ota boka devşirme diyen hırto27
- özgür özel vs kemal kılıçdaroğlu4
- sözlüğün tanrıçası olmak12
- çırılçıplak sözlüğe entry girmek7
- gocu nickli lavuğun neden kaşınması13
- atatürkçü sanatçı azlığı2
- sürekli yeme isteği8
- yurtdışında hintli misin diye sorulması12
- sözlük kızlarının ateşli olduğu gerçeği13
- birini hep düşünüyorsan o da seni düşünüyor mudur3
- sözlüğün en götü güzel kızı8
- canımın waffle çekmesi5
- hoşlanılan kızın onlyfans hesabı olması5
- iyi sevişen erkeğe aşık olunur mu18
- sözlüğün fingirdekleri10
- seçimde kime oy vereceğiz8
- atatürk ün ateist olması8
- true nickli namussuz yazar15
- arkadaşlar bu çanta nasıl5
- başkasının ısırdığı yemeği yer misiniz8
- iyi geceler sayın yuzırlar3
- mason greenwood57
- üstteki yazara bir hayat tavsiyesi bırak16
- geceye bir şarkı bırak23
- uysaljakoben20
- antropomorfizm3
- yunanlıların yağlı güreşi çalmaları11
- belinde kelebek dövmesi olan yazarlar14
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı2
- sözlüğün yılanı8
- köylü olan ailemden utanıyorum12
- velvet'in silver'a benzemesi15
- 15 temmuz 2026 ingiltere arjantin maçı37
- fetö nün siyasi ayağı19
- bir insana akpliliği üzerinden saldırmak31
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız40
- bir sarma yapmışım9
- bu saatte uyumama sebepleri2
- bir kadını kaybetmenin en kısa yolu2
- the merich5
- etin üzerine tereyağı dökmek7
- türk halkının kerem kınık'a özür borçlu olması13
- barış özcan2
"ne oluyor lan böyle bana" dedim hayatımda ilk kez.
karşımdan el sallayarak bana gelen oydu. gülümsüyordu. ben de gülümsedim. o gülümsemese de gülümserdim. koşup boynuna sarılasım geldi ama henüz başlarındaydık bu garip ilişkinin, olmazdı.
zaten yürümezdi bizimki, öyle diyorlardı. ne yalan söyleyim ben de öyle diyordum. aramızda kilometreler vardı, tam 579 km, aşağı yukarı 8,5-9 saat otobüsle.
kolay mıydı be canından bi parçayı her seferinde terminallerde bırakmak, arkasından el sallamaya yüreğin dayanamayıp başın önde yürüyüp evine gitmek, ayda bir görüşücez diye gün saymak, gün saymak, gün saymak... zamanın alay etmesi seninle, yavaşlaması, durması.
sadece bir öpücük için, bir çift göz için bıkmadan usanmadan kat edilen yollar, geçmeyen kilometreler, yol boyunca gözünün önüne gelip duran hayali, bekleyen taraftaysan gece uyuyamamak, gelsin artık demek. her şeyi telefonla paylaşmak, internetten görmek yüzünü, kamera karşısında ağlamamak için, onu da üzmemek için zor tutmak kendini. moralin bozuk olduğunda gidememek yanına, omzuna yatıp huzur bulamamak, kıskanmak, delice kıskanmak, onu sakınmak.
o kadar zordur her şey ama bütün bunlar onun parmaklarının ucundan çıkmış tek bir telefon mesajıyla yok olur gider, "belki de bu kadar uzak olmasaydık böylesine büyük bi aşkı hissedemezdik, bu kadar özel olmazdı seni öpmek, sana dokunmak."
ve bu şiir nazım'dan geliyor;
Yüz yıl oldu yüzünü görmeyeli,
belini sarmayalı,
gözünün içinde durmayalı,
aklının aydınlığına sorular sormayalı,
dokunmayalı sıcaklığına karnının.
Yüz yıldır bekliyor beni
bir şehirde bir kadın.
Aynı daldaydık, aynı daldaydık.
Aynı daldan düşüp ayrıldık.
Aramızda yüz yıllık zaman,
yol yüz yıllık.
Yüz yıldır alacakaranlıkta
koşuyorum ardından.
karşımdan el sallayarak bana gelen oydu. gülümsüyordu. ben de gülümsedim. o gülümsemese de gülümserdim. koşup boynuna sarılasım geldi ama henüz başlarındaydık bu garip ilişkinin, olmazdı.
zaten yürümezdi bizimki, öyle diyorlardı. ne yalan söyleyim ben de öyle diyordum. aramızda kilometreler vardı, tam 579 km, aşağı yukarı 8,5-9 saat otobüsle.
kolay mıydı be canından bi parçayı her seferinde terminallerde bırakmak, arkasından el sallamaya yüreğin dayanamayıp başın önde yürüyüp evine gitmek, ayda bir görüşücez diye gün saymak, gün saymak, gün saymak... zamanın alay etmesi seninle, yavaşlaması, durması.
sadece bir öpücük için, bir çift göz için bıkmadan usanmadan kat edilen yollar, geçmeyen kilometreler, yol boyunca gözünün önüne gelip duran hayali, bekleyen taraftaysan gece uyuyamamak, gelsin artık demek. her şeyi telefonla paylaşmak, internetten görmek yüzünü, kamera karşısında ağlamamak için, onu da üzmemek için zor tutmak kendini. moralin bozuk olduğunda gidememek yanına, omzuna yatıp huzur bulamamak, kıskanmak, delice kıskanmak, onu sakınmak.
o kadar zordur her şey ama bütün bunlar onun parmaklarının ucundan çıkmış tek bir telefon mesajıyla yok olur gider, "belki de bu kadar uzak olmasaydık böylesine büyük bi aşkı hissedemezdik, bu kadar özel olmazdı seni öpmek, sana dokunmak."
ve bu şiir nazım'dan geliyor;
Yüz yıl oldu yüzünü görmeyeli,
belini sarmayalı,
gözünün içinde durmayalı,
aklının aydınlığına sorular sormayalı,
dokunmayalı sıcaklığına karnının.
Yüz yıldır bekliyor beni
bir şehirde bir kadın.
Aynı daldaydık, aynı daldaydık.
Aynı daldan düşüp ayrıldık.
Aramızda yüz yıllık zaman,
yol yüz yıllık.
Yüz yıldır alacakaranlıkta
koşuyorum ardından.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar