bugün
- keşke dediğiniz bir anı yazar mısınız10
- ekşi sözlük13
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı35
- osuruktan şiirler47
- enayimiknatisi ile kavga etmek4
- aleksey batrakov15
- evde pide yapmak7
- eski sevgili nerede ne yapıyor8
- zeki olmanın avantajları4
- her şeyi hatırlayan insan5
- kavga yok mu ya5
- online yazarlar2
- bu saatte seks yapılır mı sorunsalı4
- giysi fiyatlarının uçması12
- çirkin kaslı erkek vs yakışıklı cılız erkek5
- sözlükte kavga çıkmasının sebebi4
- anın görüntüsü30
- bu saatte kahve içilir mi sorunsalı4
- vedat muriqi6
- twin peaks3
- konya da 3 4 büyüklüğünde deprem5
- en gıcık olunan şoför tipleri13
- sütyenin 2 gözü doldurulmuş heybe olması3
- seninle sevişirken ölmek istiyorum3
- iyi bir insanın kötü bir insana dönüşme süreci15
- çaylakların dolunayda yazara dönüşmesi3
- uludağ sözlük'ü diriltme hareketi3
- beni neden sevmedin3
- arkadaşlar uyudunuz mu3
- anne pizzası10
- kürt kelimesi türk kelimesinden mi türedi3
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz11
- sözlük kızı ile iletişim kurmak10
- ben geldim kerkenezler19
- dinci ve müslüman kavramları8
- apo orospu çocuğu değildir demek5
- yenilgisiz tek şampiyon5
- netflix ten daha iyi ücretsiz film sunucuları3
- fenerbahçe17
- putin türkmüş11
- ismail kartal ne zaman kovulur sorunsalı3
- şoförün yan koltuğu4
- arkadaşlar hoşçakalın3
- sevgilinin sensiz de mutlu olmasını ister misin4
- zorunlu eğitim12
- ismail kartal'ın kovulması3
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı2
- geceye bir şarkı bırak11
- trileçe7
- kafasına havan mermisi yiyen teröristler3
sınava girmedim sorular nasıldı bilmiyorum benim daha çok dikkatimi çeken husus koyunların ay pardon öğrencilerin yüzlerine yansımış ruh haliydi.
sabahın köründe kursa gitmem dolayısıyla otobüste bir sürü ygs ye girecek öğrencilerle yolculuk etmek zorunda kaldım. otobüs tıkış tıkıştı, trafik çok vardı vs. oraları geçiyorum. kulağıma gelen konuşmalar, çocukların yüzlerinin aldığı şekil, otobüsün içine sinen aşırı heyecan benim içimi acıtmaya yetti. sınava daha önce üç kez girmiş ve sonuncusunda istediğim okulu zar zor kazanabilmiş bir kronik öğrenci olarak kendi sınav günlerim aklıma geldi ve üzüldüm açıkçası. hepsinin suratlarında "lan ne olacak acaba, ya kazanamazsam" endişesi vardı. bir öğrencinin velisi olduğu anlaşılan amcanın oğluyla yaptığı gereksiz muhabbet bu sessizliği ve endişeyi bozan tek şeydi sanırım:
"-ya ben bu yaşımdayım kazandım, üniversite okuyorum. bunlar gibi senelerce denemedim bile.
+baba sen açıköğretim okuyosun ama."
amca, kendisini yere göğe sığdıramıyor her lise mezununun girebildiği açıköğretim fakültesini nasıl kazandığını ballandıra ballandıra anlatıyordu. oğlunun sınavı nasıl geçti gerçekten merak etmekteyim:
-yapamadım baba ya, fende çok zorlamışlar.
+ben bir sene de kazandım peh, şu yaşımdayım bir kerede üniversiteyi kazandım. sen hala yapamadım diyorsun salak.*
demek istediğim kimse bilinçli değil bu konuda. yani kimse anlamıyor o çocukların hallerinden. ergenliğin baskısı bir yandan bir yandan hayatta tutunabilmek için dayatılan sınavlar bir yandan gençliğini yaşayamamanın verdiği burukluk o çocukları gerçekten yoruyor. ve sınavda gerçekten kolay bir sınav değil, yani öyle "ben bilirim ben yaparım" diyen çok bilmişlerin bile sınava girip çıktıktan sonra ne hale geldiklerini gördük.
ve son bir not; etrafınızda varsa eş dost akraba bu ygs denilen sınava girmiş, onlara sorgulayıcı gözlerle bakmayın lütfen. bilin ki üstlerinde acayip bir yük var ve onun altında eziliyorlar. kolay değil hemde hiç...
sabahın köründe kursa gitmem dolayısıyla otobüste bir sürü ygs ye girecek öğrencilerle yolculuk etmek zorunda kaldım. otobüs tıkış tıkıştı, trafik çok vardı vs. oraları geçiyorum. kulağıma gelen konuşmalar, çocukların yüzlerinin aldığı şekil, otobüsün içine sinen aşırı heyecan benim içimi acıtmaya yetti. sınava daha önce üç kez girmiş ve sonuncusunda istediğim okulu zar zor kazanabilmiş bir kronik öğrenci olarak kendi sınav günlerim aklıma geldi ve üzüldüm açıkçası. hepsinin suratlarında "lan ne olacak acaba, ya kazanamazsam" endişesi vardı. bir öğrencinin velisi olduğu anlaşılan amcanın oğluyla yaptığı gereksiz muhabbet bu sessizliği ve endişeyi bozan tek şeydi sanırım:
"-ya ben bu yaşımdayım kazandım, üniversite okuyorum. bunlar gibi senelerce denemedim bile.
+baba sen açıköğretim okuyosun ama."
amca, kendisini yere göğe sığdıramıyor her lise mezununun girebildiği açıköğretim fakültesini nasıl kazandığını ballandıra ballandıra anlatıyordu. oğlunun sınavı nasıl geçti gerçekten merak etmekteyim:
-yapamadım baba ya, fende çok zorlamışlar.
+ben bir sene de kazandım peh, şu yaşımdayım bir kerede üniversiteyi kazandım. sen hala yapamadım diyorsun salak.*
demek istediğim kimse bilinçli değil bu konuda. yani kimse anlamıyor o çocukların hallerinden. ergenliğin baskısı bir yandan bir yandan hayatta tutunabilmek için dayatılan sınavlar bir yandan gençliğini yaşayamamanın verdiği burukluk o çocukları gerçekten yoruyor. ve sınavda gerçekten kolay bir sınav değil, yani öyle "ben bilirim ben yaparım" diyen çok bilmişlerin bile sınava girip çıktıktan sonra ne hale geldiklerini gördük.
ve son bir not; etrafınızda varsa eş dost akraba bu ygs denilen sınava girmiş, onlara sorgulayıcı gözlerle bakmayın lütfen. bilin ki üstlerinde acayip bir yük var ve onun altında eziliyorlar. kolay değil hemde hiç...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar