bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri47
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı29
- claudian clouds33
- the wheels on the bus2
- yaşanmamışların yası6
- buzdolabının kapağını açıp boş boş bakmak5
- insan ne ister5
- en iyi vampir filmi4
- kuran2
- yazarların akşam yemekleri6
- cok da abartmaya gerek uok6
- sözlük kızlarının kekleri24
- cumartesi gecesi sıkıcılığı4
- kültür2
- okulda zil sesinin felsefi anlamı3
- en iyi kurt adam filmi3
- gece sokak kedileri tarafından saldırılmak4
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız7
- kadınlar7
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği7
- intothenirvana2
- anın görüntüsü25
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- true'nun engelli olması6
- meriç dükalığı8
- okan buruk9
- başkalarının istediği gibi yaşamak4
- gary oldman2
- sevdiğiniz yazarlar8
- allah11
- islamda namaz yoktur30
- the crow2
- sarapci koala hatayi33
- çirkin2
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- fusya semsiyeli yabanci22
- kürdistan10
- annem2
- ermeni alfabesi2
- galatahahahahahaha3
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- dantelli sütyen takan erkek12
- true ile tatlı sert3
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- günlük2
- ölümden korkuyor musunuz17
- ankara da yeni nesil suç örgütleri operasyonu2
- tai lung8
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği4
türk silahlı kuvvetleri. öncelikle böyle bir soruyu kasıtlı bir biçimde soran kimilerin, cevabı bildiklerinden dolayı , bu cevabı eleştirmek amaçlı soru sormaları enteresan. bu işin başka boyutu. önemli olan bu ülkenin silahlı kuvvetlerine neden bu kadar güvendiğidir. çünkü türk silahlı kuvvetleri ordu-millet anlayışına sahiptir , askerleri milletin içinden çıkmaktadır ve görevlerini layıkıyla yerine getirmektedir. silahlı kuvvetlere güven yalnızca cumhuriyet döneminin sebep olduğu bir durum değildir. m.ö. 209 yılından beri bu milletin güvenliğini sağlayan, namusunu koruyan bir kurumdan bahsediyoruz. yine o tarihten bu yana milletin, milletin devletinin her zaman en gelişmiş, en yeniliğie açık olmuş kurumundan bahsediyoruz. bunun önemli bir kanıtıdır milletimizin bilim ve sanattan ziyade askerlik sanatına kattıklarının fazla olması. kaldı ki bunu anlamak çok zor değildir. orta asya türk devletlerine, hele de çin gibi bir ülke ile komşu olan devletlerimize bakalım. sizce , hele de öyle bir dönemde, çok büyük ve yoğun bir nüfusa sahip çin'e karşı devletin güvenliğini, insanların canını ve namusunu ne koruyabilirdi? yalnızca diplomasi mi? diplomasi eliniz güçlü ise bir karttır ve o döneminde diplomasi için en önemli kartı silahlı kuvvetlerdir. Kendisinden sayı olarak kat ve kat fazla olan Çin ordusunu yenilgiye uğratışı bu güvenin başladığı noktadır. Tüm bunlar geçmişte kaldı diyorsanız sizi daha da yakın bir tarihe götürmek isterim. Kurtuluş savaşına. Dönemin siyasetçileri , hatta padişahı bile ingiliz muhipleri cemiyetine üye oluyorken yani kısacası siyasetçiler ülkenin kurtuluşu(!) için ülke düşmanlarını ağabey, paşa belliyorken bu ülkenin silahlı kuvvetlerinin isimleri kurtuluş mücadelesini örgütledi ve bu savaşı kazandı. Sizce, bu durumda du millet kime güvenmeli? Pılısını pırtısını toplayıp kaçan, milletine özgüveni olmayan, direnişi örgütleyenlerin yok edilmesi için elinden geleni yapan siyasilere mi yoksa askerlere mi? Bu da kesmedi mi sizi? Devam edelim o zaman. Suriye kimden korkup apo itini sınır dışı etti? Ülkenin bir dediği , bir dediğini tutmayan siyasilerinden mi yoksa sınırda çok sert bir konuşma yapan generalimizden ve güç aldığı ordusundan mı?
Örnekler çoğaltılabilir ama bu kadarı yeter anlayana. Unutmamamız gereken bu ordunun bizim ordumuz olduğudur. Elbette yanlışları, hataları olacaktır ama bunlar asla bu ordunun mazisini, bugününü ve geleceğini karalamaz. Ordu millet anlayışını benimsemiş bir milletin ordusunu kaybetmesi ellerini kaybetmesi demektir. Belki yürürüz, ilerleriz evet. Ama düşmanı boğamayız ellerimiz yokken. Herkese inat, yaşa var ol türk silahlı kuvvetleri.
Örnekler çoğaltılabilir ama bu kadarı yeter anlayana. Unutmamamız gereken bu ordunun bizim ordumuz olduğudur. Elbette yanlışları, hataları olacaktır ama bunlar asla bu ordunun mazisini, bugününü ve geleceğini karalamaz. Ordu millet anlayışını benimsemiş bir milletin ordusunu kaybetmesi ellerini kaybetmesi demektir. Belki yürürüz, ilerleriz evet. Ama düşmanı boğamayız ellerimiz yokken. Herkese inat, yaşa var ol türk silahlı kuvvetleri.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar