bugün
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle39
- hem ahmet kayacı hem atatürkçü olmak12
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir28
- kendini dinlemek5
- faizin olduğu yerde bereket olmaz5
- gece yıldızları izlemek3
- katatespizartmasi9
- laikliğin halka sorulmadan getirilmesi28
- gitme isteği3
- nasıl bir kadınla evlenilmeli6
- memelerde estetik algısının dönüşümü5
- memesini küçülten kadına kocasının sitem etmesi4
- masumiyet körlüğü3
- tanita tikaram2
- sizleri seviyorum çiçeklerim5
- dünyanın sonu2
- aşkın matematiği3
- özgür özel mallığı6
- galerinizde bulunan en saçma fotoğraf7
- aleyna tilki3
- aleyna tilki seksiliği2
- mebrure yapay zeka2
- mavi saçlı kız3
- ıssız adaya düşmek2
- entry girmek için 00 00 ı beklemek2
- arda güler5
- köpeklerde doğurganlık yaşı biter mi3
- sucsuz yere hapis yatmak4
- uysaljakoben22
- özel'in talebiyle zeyrek'e 950 bin euro verdim15
- kendi değerini başkalarının gözünden ölçen insan10
- mokv geldi mi8
- evlilik masrafları17
- kadınların aradığı erkek modeli11
- penis deliğinden içeri giren kene10
- halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek4
- evde sufle yapmak2
- ortamın enerjisini düşüren insan4
- sözlük yazarlarının köylü zevkleri2
- karton toplayan prenses ve yedi penisler7
- rümeysa eker6
- 5 haziran 2026 san marino bangladeş maçı5
- bir hatunu kıvama getirip yatağa atmak8
- karılar3
- mesai bittiği gibi çıkmanın ayıp sayılması9
- afrodit2
- havva öztel4
- şeker hastası olmak2
- gül gibi kız olma kriterleri9
- chpli belediye başkanlarının rüşvet ve seks zaafı3
Datça'ya ilk defa 1995 senesinde öğrenciyken ailem ile gitmiştim. Tüm aile hep beraber bir pansiyona yerleşmiştik. Datça'ya geçmeden önce ise bir hafta Bodrum'da kalmıştık. Oradaki eğlence, süper oteller, sex kültürü, şehir koşturmacasından sonra Datça harika bir liman gibi gelmişti bana.
Denize girmek için saatlerce yürümene, arabaya binmene, kumsalda boş yer aramana gerek yoktu. Bir iki adım sonra el değmemiş kumsallarda olabiliyordun.
Kalablıktan uzak mavi bayraklı kumsallarda balık tutabiliyor, denizin içinden minicik oltanı atabiliyordun. Pazarına gidip ailen ile alış veriş yapabiliyordun. Küçük sokakları, sürekli hareketli tek caddesi, günde bir kaç sefer gördüğün insanları ile hemen kaynaşabiliyordun.
Bir koyda sıkıldın mı 5 dk içinde yürüyerek diğer koya geçebiliyordun. istersen kükürt kokan gölünde çamur banyosu yapabiliyordun. Geceleri gidebileceğin mekanlar belliydi. Zaten sınırlı ve köylü mantığını korumuştu. Seni kimse diğer turizm ilçelerinde ki gibi kazıklamazdı. Sabah yürüyüşte yada erken denizde, öğlen sahilde yada gölde gördüğün birini akşam aynı barda görmem mümkündü.
koylarını keşfederdin sonra uzak koylarını. Sıra ile onlara gider yaşadığın datça deneyimini koylarda da doruklara ulaştırabilirdin. palamutbükü, hayıtbükü, kargı, knidos vs.. el değmemiş koylarda kaybolurdun.
Datçaya ilk gidişimizden sonra her sene gittik. her sene gene aynı heyecanı, duyguyu, özgürlüğü yaşadık. Her sene yazın gelmesi beklendi. Gidilecek yer belliydi.
En son geçen sene gittim datça'ya tam 5 sene aradan sonra. Ve gördüm ki datça hala aynı datça. aynı marketler, giyim dükkanları, barlar. Herşey aynı şekilde, aynı yerindeydi. Maradona'nın limanın sonundaki yeri bile aynıydı sadece masalar değişmişti. Maradona bile değimemişti saçlarının hafif kırlaşmasının dışında.
Datça'nın yolu zordu eskilerde, tek şeritli, otobüslerin bir virajı almak için iki üç sefer ileri geri yaptığı yolları vardı. Biraz daha gelişmiş şimdilerde. Çoğu insan yolundan şikayetçidir ama o yol size bir tarafında akdeniz, bir tarafında ege mavisi sunar. ikisini de aynı anda görebilirsiniz. yeşil ile mavinin buluştuğu en güzel noktadır datça. O manzara için bile çekilmeye değer yollari.
Datça hiç demişmemiştir. Mutlaka Gidilmesi görülmesi gereken yerlerden birisidir. Dinlenmek, doğa ile başbaşa kalmak, kendi tuttuğun balık ile rakı sofrası kurmak, arabayı park edip dönerken çalıştırmaktır datça. Sıcak dostlar kazanmaktır, yeni bir memleket kazanmaktır datça. Sakinliği yaşamaktır hemde doyasıya.
Denize girmek için saatlerce yürümene, arabaya binmene, kumsalda boş yer aramana gerek yoktu. Bir iki adım sonra el değmemiş kumsallarda olabiliyordun.
Kalablıktan uzak mavi bayraklı kumsallarda balık tutabiliyor, denizin içinden minicik oltanı atabiliyordun. Pazarına gidip ailen ile alış veriş yapabiliyordun. Küçük sokakları, sürekli hareketli tek caddesi, günde bir kaç sefer gördüğün insanları ile hemen kaynaşabiliyordun.
Bir koyda sıkıldın mı 5 dk içinde yürüyerek diğer koya geçebiliyordun. istersen kükürt kokan gölünde çamur banyosu yapabiliyordun. Geceleri gidebileceğin mekanlar belliydi. Zaten sınırlı ve köylü mantığını korumuştu. Seni kimse diğer turizm ilçelerinde ki gibi kazıklamazdı. Sabah yürüyüşte yada erken denizde, öğlen sahilde yada gölde gördüğün birini akşam aynı barda görmem mümkündü.
koylarını keşfederdin sonra uzak koylarını. Sıra ile onlara gider yaşadığın datça deneyimini koylarda da doruklara ulaştırabilirdin. palamutbükü, hayıtbükü, kargı, knidos vs.. el değmemiş koylarda kaybolurdun.
Datçaya ilk gidişimizden sonra her sene gittik. her sene gene aynı heyecanı, duyguyu, özgürlüğü yaşadık. Her sene yazın gelmesi beklendi. Gidilecek yer belliydi.
En son geçen sene gittim datça'ya tam 5 sene aradan sonra. Ve gördüm ki datça hala aynı datça. aynı marketler, giyim dükkanları, barlar. Herşey aynı şekilde, aynı yerindeydi. Maradona'nın limanın sonundaki yeri bile aynıydı sadece masalar değişmişti. Maradona bile değimemişti saçlarının hafif kırlaşmasının dışında.
Datça'nın yolu zordu eskilerde, tek şeritli, otobüslerin bir virajı almak için iki üç sefer ileri geri yaptığı yolları vardı. Biraz daha gelişmiş şimdilerde. Çoğu insan yolundan şikayetçidir ama o yol size bir tarafında akdeniz, bir tarafında ege mavisi sunar. ikisini de aynı anda görebilirsiniz. yeşil ile mavinin buluştuğu en güzel noktadır datça. O manzara için bile çekilmeye değer yollari.
Datça hiç demişmemiştir. Mutlaka Gidilmesi görülmesi gereken yerlerden birisidir. Dinlenmek, doğa ile başbaşa kalmak, kendi tuttuğun balık ile rakı sofrası kurmak, arabayı park edip dönerken çalıştırmaktır datça. Sıcak dostlar kazanmaktır, yeni bir memleket kazanmaktır datça. Sakinliği yaşamaktır hemde doyasıya.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
