bugün
- 60 kilo üzeri kızlar sözlükten çıksın7
- tevratta anlatılan ensest ilişki13
- hamsili cilt kremi8
- s'i l v'e r m'i s t'in mutfağına konuk olmak7
- yemek yapmayı bilen yazarlar bakabilir mi7
- bahtı değil iştahı açık olan kız3
- akp seçmeni12
- arkadaşlar ben hamaratsız mıyım3
- fatma betül sayan kaya ağlıyor3
- plaza dili ve edebiyatı3
- sözlüğün girişine tartı koymak2
- arkadaşlar ne pişirsem2
- zorba arkadaşlar3
- ahmet san5
- tavuk şiş2
- lor peyniri fit kek2
- sabahları nefret edilen şeyler8
- anın görüntüsü14
- soyadı ak ile başlayan kişilerin kötü olması2
- internet6
- 4 ekim 20263
- mehmet aslantuğ2
- fatma betül sayan kaya39
- ağrı kesici kullanamamak2
- arkadaşlar4
- kız troller12
- kalabalığı seviyor musunuz13
- kuran da ali imran ve amram ailesi2
- telefonların kullanıcıları dinlediği iddiası4
- anneanne2
- göz teması kuramama5
- instagram kızlar içindir3
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı19
- telefon rehberinde bir kişi olması2
- sözlük yazarlarının saatleri3
- azerbaycan4
- katatespizartmasi2
- manifest3
- aşk5
- mustafa sandal'ın gündemde olması5
- torpille ünlü olanlar4
- e ticaretin serbest piyasaya göre pahalı olması3
- true'ya özgürlük5
- müzik grupları2
- kedilerin yedigi ilginc seyler17
- tekerlek toplayan cocuk14
- günün sözü3
- adını bile bilmediğin bir sözlük kızına aşık olmak13
- kadın ile erkek arasında yaşanacak en güzel şey12
107 yaşına girmiş sevgili;
http://www.bjk.com.tr/tr/haberler.php?h_no=16880
Aşkın var mıdır yaşı?
Sen hayatıma girdiğinden beri,
ne körlük kaldı ne pembeler ne kararsızlıklar...
Siyah kadar gerçek, Beyaz kadar umut...
Benzemedi bu yüzden,
başka aşklara bizimkisi...
Doğruyu bulmayı da senden öğrendim, duruşu da...
Hayat sensin;
babamın gösterdiği yol da sende, annemin sıcaklığı da...
Dedemin bir sürpriz cebinden çıkardığı çikolata da,
onu kaybettiğimde yaşadığım acı da...
Arkadaşımın saatlerce ağladığım omzu da,
kardeşimin dokunmaya kıyılmazlığı da...
Bil istedim...
Mücadele etmekse aşk,
aşk da hayatsa eğer,
senden öğrendim bunun yolunu,
sende buldum gücümü...
Senin oturduğun ev koca bir semtse de,
buldum hep seni dünyanın her yerinde...
Bazen gururla işlenmiş bir duvar yazısında,
bazen köşedeki kaldırım taşında...
Üşüsem de bazen sokaklarında,
ısındım yine senin sarılmalarında...
Annemin güzel ellerinden çıkan atkım senin rengin...
Alıştım sana...
Ayaklarım bazen,
ben bilmeden götürdü senin yanına...
Onlar biliyormuş meğer;
senin yanın sıcacık kömür sobası,
üstünde çıtırdayan kestaneler senin sesin...
Biliyorlarmış; özlesem de çok ailemi,
sana dokununca görürmüşüm yüzlerini,
odamızı, soframızı...
Televizyondan, senin ezdiğin yeşil çimlerin kokusu...
Burnumuzda o,
ellerimiz kenetlenmiş...
Şimdi çıplak gözlerle izlerken seni nasılsa...
Bir ordayım, bir burda...
Sense, her yerde...
Çünkü en içimde...
Alıştım sana...
Ama hiç sıkılmadan...
Heyecanındı çünkü alışkanlığım...
Benim heyecanım;
bir kuvvet yükseldiğinde göğe...
Ve yüzündeki gülüş, döndüğünde...
Ağladım bazen ona bakarken;
gururdan, coşkudan...
Okşadın kalbimi, başım gibi...
Her şeyi paylaştık seninle...
His adının altından akan her ne ise,
beraber dokunduk en derinine...
Korku da dahil...
içim akarken sana,
nasıl titremez ki ellerim?..
Aşkımın ispatıdır;
birbirine dolaşan dilim...
Ama bilirim...
Düşsen ne olur;
beraber ineriz ışıksız çukurun dibine...
El ele...
Bizim mabedimiz;
yatağımızdır yumuşacık...
Beraber sararız yaralarımızı,
dert bizdeyse, derman “biz”de...
Sevginin ışığı aydınlattı yolumu...
Onunla seçtim melek kim,
şeytan nerede...
Onunla buldum ben gibileri...
“Ben”ken, “biz” olduk,
seninle...
Kaybederken bazılarımızı,
uğurlarken yıldızlı göğe,
beraber ağladık en sevdiğimiz bahçede...
Bıraktıklarına tutunduk sımsıkı...
Bu dünyada kaybetmeyeceğimize,
yemin edercesine...
Ve şimdi sevgilim...
En sevdiğim sevgilim...
Bir kere daha geldiğinde,
doğumunla taçlanan,
Mart’ın en güzel günü,
şölenler yapıyor hislerimin her biri birlikte...
Önümüzdeki dünya kadar büyük pastanın üzerinde,
renklerinin şanına sarılmış 107 mum...
Üflüyoruz hep beraber, dileğimiz belli...
Ve bugün,
selamlar söylüyorum,
seni bildiğim güne...
Teşekkür ediyorum binlerce kere,
yaşadığımı hissettirdiğin her güne...
Söz verdim yine...
Seninle...
Her yere...
Senem Gülkar / Beşiktaş Dergisi
http://www.bjk.com.tr/tr/haberler.php?h_no=16880
Aşkın var mıdır yaşı?
Sen hayatıma girdiğinden beri,
ne körlük kaldı ne pembeler ne kararsızlıklar...
Siyah kadar gerçek, Beyaz kadar umut...
Benzemedi bu yüzden,
başka aşklara bizimkisi...
Doğruyu bulmayı da senden öğrendim, duruşu da...
Hayat sensin;
babamın gösterdiği yol da sende, annemin sıcaklığı da...
Dedemin bir sürpriz cebinden çıkardığı çikolata da,
onu kaybettiğimde yaşadığım acı da...
Arkadaşımın saatlerce ağladığım omzu da,
kardeşimin dokunmaya kıyılmazlığı da...
Bil istedim...
Mücadele etmekse aşk,
aşk da hayatsa eğer,
senden öğrendim bunun yolunu,
sende buldum gücümü...
Senin oturduğun ev koca bir semtse de,
buldum hep seni dünyanın her yerinde...
Bazen gururla işlenmiş bir duvar yazısında,
bazen köşedeki kaldırım taşında...
Üşüsem de bazen sokaklarında,
ısındım yine senin sarılmalarında...
Annemin güzel ellerinden çıkan atkım senin rengin...
Alıştım sana...
Ayaklarım bazen,
ben bilmeden götürdü senin yanına...
Onlar biliyormuş meğer;
senin yanın sıcacık kömür sobası,
üstünde çıtırdayan kestaneler senin sesin...
Biliyorlarmış; özlesem de çok ailemi,
sana dokununca görürmüşüm yüzlerini,
odamızı, soframızı...
Televizyondan, senin ezdiğin yeşil çimlerin kokusu...
Burnumuzda o,
ellerimiz kenetlenmiş...
Şimdi çıplak gözlerle izlerken seni nasılsa...
Bir ordayım, bir burda...
Sense, her yerde...
Çünkü en içimde...
Alıştım sana...
Ama hiç sıkılmadan...
Heyecanındı çünkü alışkanlığım...
Benim heyecanım;
bir kuvvet yükseldiğinde göğe...
Ve yüzündeki gülüş, döndüğünde...
Ağladım bazen ona bakarken;
gururdan, coşkudan...
Okşadın kalbimi, başım gibi...
Her şeyi paylaştık seninle...
His adının altından akan her ne ise,
beraber dokunduk en derinine...
Korku da dahil...
içim akarken sana,
nasıl titremez ki ellerim?..
Aşkımın ispatıdır;
birbirine dolaşan dilim...
Ama bilirim...
Düşsen ne olur;
beraber ineriz ışıksız çukurun dibine...
El ele...
Bizim mabedimiz;
yatağımızdır yumuşacık...
Beraber sararız yaralarımızı,
dert bizdeyse, derman “biz”de...
Sevginin ışığı aydınlattı yolumu...
Onunla seçtim melek kim,
şeytan nerede...
Onunla buldum ben gibileri...
“Ben”ken, “biz” olduk,
seninle...
Kaybederken bazılarımızı,
uğurlarken yıldızlı göğe,
beraber ağladık en sevdiğimiz bahçede...
Bıraktıklarına tutunduk sımsıkı...
Bu dünyada kaybetmeyeceğimize,
yemin edercesine...
Ve şimdi sevgilim...
En sevdiğim sevgilim...
Bir kere daha geldiğinde,
doğumunla taçlanan,
Mart’ın en güzel günü,
şölenler yapıyor hislerimin her biri birlikte...
Önümüzdeki dünya kadar büyük pastanın üzerinde,
renklerinin şanına sarılmış 107 mum...
Üflüyoruz hep beraber, dileğimiz belli...
Ve bugün,
selamlar söylüyorum,
seni bildiğim güne...
Teşekkür ediyorum binlerce kere,
yaşadığımı hissettirdiğin her güne...
Söz verdim yine...
Seninle...
Her yere...
Senem Gülkar / Beşiktaş Dergisi
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar