bugün
- sözlük kızlarının küfürbaz olması7
- kale3112'deki kale hangi kale8
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin32
- buz gibi bira6
- devlet adına çalışıp geçmişin temizlenmesi4
- dünyanın en kötü hissi3
- gece tostu4
- en enayi huyunuz4
- sözlükte flört etmemek9
- yıllar ona hiç acımamış3
- başlığı başa bırakıp kaçan yazarı enselemek3
- otobüste giderken yanındakinin geviş getirmesi3
- arkadaşlar lütfen2
- en iyi pizza içeriği10
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız16
- yaşar kemal kitaplarının sarmaması2
- queen ravenna'nın tacını klozete atmak2
- zendaya4
- 30 yaşından sonra hayattan keyif almanın bitmesi9
- sen kafanda kurmuşsun kızım diyen erkek2
- sigarayı bırakınca ağzımın tadı geldi3
- sıcak şarap2
- agaçlarla dertleşmek2
- 24 eylül 2026 hollanda almanya maçı3
- terk eden sevgilinin arkasından trombon çalmak2
- acı gerçekler14
- boğaziçi bilgi mimar sinan üçgeni2
- ezoterizm4
- kulağa hoş gelen her türlü müziği dinlemek2
- karşı cinsteki en itici özellik16
- derdinizi dinlerken rakı sofrası kuran psikolog8
- en lezzetli balık24
- ders çalışırken sigara içmek2
- pizza abartılmış balon bir yiyecektir3
- muhalif kızların ak partili erkeklere aşık olması13
- bursa2
- asaf savaş akat2
- otel odası yalnızlığı2
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı4
- anın görüntüsü23
- gammazlar göreve8
- ağlamak7
- sözlükte aile kurmak8
- türk reklam sektörü2
- bir kız true ile arkadaş olabilir mi10
- yeni biriyle nerede tanışılır13
- trabzon pidesi3
- iş yerinde topuklu ayakkabı giymeyen kadın11
- meteoroloji'nin yeni yağışlı sistem uyarısı5
- bol mini etek5
karıştırmacı gazeteci uğur dündar'ın "flaş flaş" diyerekten duyurmasını istediğim haberdir.zira teneffüs vaktinde öğretmeninin yanında cuma namazı kılan çocukları böyle vermişti. evet, uğur dündar o makyajlı o donuk yüzüyle bu olaya da hayret edip, eleştirsin bakalım... zira ortada bir skandal var. birileri her ne kadar normal karşılasa da, bu olaya karşın "dinci" çevrenin azgın tekelerini hatırlatsa da bunların hiç biri ortadaki yanlışlığı, doğru yapmaz. ancak "özgürlüğü" kıç tarafından anlayan laikçi için doğrudur şu olay...
şimdi "aydın insanlarımız" bizlere "bastırılmış cinsellik" nutukları atacak, çocukların küçük yaşta cinselliği öğrenmesi gerektiğini söyleyeceklerdir, sexin bir tabu olmaması gerektiğini bizim gibi mürtecilere anlatacaklardır. hiç yorulmayınınız efenim, hepsini biliyoruz.
ayrıntıya gelelim. neden prezervatif dağıtımına karşı çıkıyorum?
en başta şunu net şekilde ortaya koymak lazım. avrupa başka bir medeniyettir, anadolu bambaşka bir medeniyettir. batıda gördüğümüz her şeyi, ülkemize monte etmeye çalışırsak olmaz. olayları türkiye özelinde ve türkiye şartlarında değerlendirmemiz lazımdır. yani batıda şöyle oluyor ondan kelli bizde de böyle olsun demek binlerce yıllık altyapıya "hasiktir" çekmektir. ayrıca bildiğim/duyduğum kadarıyla avrupa'da da hiçbir belediye yahut devlet organı 13 yaşındaki çocuklara prezervatif dağıtmadı. onun için kendimize gelmeliyiz. ve önce bu toprakların analizini çıkarmalıyız...
gelelim "çocuğun cinselliği öğrenmesi" ve "tabu" gibi mevzulara.
öncelikle cinselliğin tabu haline getirilmesi kimsenin kabul edebileceği bir olay değildir. çocuğun özellikle ergenlik döneminde cinsel mevzularda fikir sahibi olması da gereklidir. ancak bunun belli metodları vardır. hiçbir psikolog size "çocuğa bodoslama cinsel bilgiler verin" demez. bu konularda çocuğu bilgi sahibi yapmanın muhtelif yolları vardır.
sen 13 yaşındaki çocuğun eline prezervatifi vererek; "haydi git sikebildiğin kadar sik" mesajı veriyorsun. henüz cinsellikle yeni tanışmış birine böyle bir mesaj vermek hangi akla hangi mantığa uyar. böyle saçmasapan, gerizekalıca yöntemler ile mi cinselliği tabu olmaktan kurtaracaksınız? böyle bir mallık, andavallık, dangalaklık dünyanın neresinde görülmüş?
13-17 yaşları arasındaki çocuğa prezervatif vermenin, benim yaptığımın haricinde başka bir izahı var mıdır? birilerine göre elbette vardır. hatta o birilerine göre çocuklara prezervatif verilmesini eleştirenler "abazan"dır... kardeşim, bu prezervatifler "hadi sevişin" diye verilmedi de ne diye verildi? çocuklar balon yapsınlar diye mi verdiler? evlerinde süs eşyası olsun diye mi verdiler? basbaya "sevişin" mesajı var kardeşim...
insanlar sevişsin ona itirazımız yok da henüz türkiye cumhuriyeti devleti'nin "çocuk" olarak saydığı kişilerin yiyişmesine de karşıyız, onların yiyişmesine belediyenin destek vermesine daha da karşıyız.
belediye illa hayırlı bir iş yapmaya çalışıyorsa o yaştaki çocukların cinsel ilişkiye girmesinin önüne geçmesi gerekir. bu konuda gençleri bilgilendirip, 18 yaşından önce böyle işler yapmaması gerektiklerini anlatsınlar. "başedemiyoruz bari prezervatif dağıtalım" mantığı olmaz! zaten 18 yaşından küçük kişilerin evlilik dışı cinsel ilişkileri yasal değildir. böyle bir yaş sınırlamasını yalnız türkiye değil tüm ülkeler getirmiştir. kimin de 18'dir kimin de 15 ama muhakkak bir yaş sınırı vardır. ve türkiye'de de bu sınır "18'dir"...
velhasıl yapılanın ne pedagojiyle ne de yasalarla bir açıklaması yoktur.
"cumhuriyetçi" kadıköy belediyesinin tuhaf bir uygulamasıdır. hırsızlık yapan adama yahut aklında hiç hırsızlık yapma fikri olmayan adama "hırsızlığın püf noktalarını anlatmak" gibi bir şeydir bu olay...
şimdi "aydın insanlarımız" bizlere "bastırılmış cinsellik" nutukları atacak, çocukların küçük yaşta cinselliği öğrenmesi gerektiğini söyleyeceklerdir, sexin bir tabu olmaması gerektiğini bizim gibi mürtecilere anlatacaklardır. hiç yorulmayınınız efenim, hepsini biliyoruz.
ayrıntıya gelelim. neden prezervatif dağıtımına karşı çıkıyorum?
en başta şunu net şekilde ortaya koymak lazım. avrupa başka bir medeniyettir, anadolu bambaşka bir medeniyettir. batıda gördüğümüz her şeyi, ülkemize monte etmeye çalışırsak olmaz. olayları türkiye özelinde ve türkiye şartlarında değerlendirmemiz lazımdır. yani batıda şöyle oluyor ondan kelli bizde de böyle olsun demek binlerce yıllık altyapıya "hasiktir" çekmektir. ayrıca bildiğim/duyduğum kadarıyla avrupa'da da hiçbir belediye yahut devlet organı 13 yaşındaki çocuklara prezervatif dağıtmadı. onun için kendimize gelmeliyiz. ve önce bu toprakların analizini çıkarmalıyız...
gelelim "çocuğun cinselliği öğrenmesi" ve "tabu" gibi mevzulara.
öncelikle cinselliğin tabu haline getirilmesi kimsenin kabul edebileceği bir olay değildir. çocuğun özellikle ergenlik döneminde cinsel mevzularda fikir sahibi olması da gereklidir. ancak bunun belli metodları vardır. hiçbir psikolog size "çocuğa bodoslama cinsel bilgiler verin" demez. bu konularda çocuğu bilgi sahibi yapmanın muhtelif yolları vardır.
sen 13 yaşındaki çocuğun eline prezervatifi vererek; "haydi git sikebildiğin kadar sik" mesajı veriyorsun. henüz cinsellikle yeni tanışmış birine böyle bir mesaj vermek hangi akla hangi mantığa uyar. böyle saçmasapan, gerizekalıca yöntemler ile mi cinselliği tabu olmaktan kurtaracaksınız? böyle bir mallık, andavallık, dangalaklık dünyanın neresinde görülmüş?
13-17 yaşları arasındaki çocuğa prezervatif vermenin, benim yaptığımın haricinde başka bir izahı var mıdır? birilerine göre elbette vardır. hatta o birilerine göre çocuklara prezervatif verilmesini eleştirenler "abazan"dır... kardeşim, bu prezervatifler "hadi sevişin" diye verilmedi de ne diye verildi? çocuklar balon yapsınlar diye mi verdiler? evlerinde süs eşyası olsun diye mi verdiler? basbaya "sevişin" mesajı var kardeşim...
insanlar sevişsin ona itirazımız yok da henüz türkiye cumhuriyeti devleti'nin "çocuk" olarak saydığı kişilerin yiyişmesine de karşıyız, onların yiyişmesine belediyenin destek vermesine daha da karşıyız.
belediye illa hayırlı bir iş yapmaya çalışıyorsa o yaştaki çocukların cinsel ilişkiye girmesinin önüne geçmesi gerekir. bu konuda gençleri bilgilendirip, 18 yaşından önce böyle işler yapmaması gerektiklerini anlatsınlar. "başedemiyoruz bari prezervatif dağıtalım" mantığı olmaz! zaten 18 yaşından küçük kişilerin evlilik dışı cinsel ilişkileri yasal değildir. böyle bir yaş sınırlamasını yalnız türkiye değil tüm ülkeler getirmiştir. kimin de 18'dir kimin de 15 ama muhakkak bir yaş sınırı vardır. ve türkiye'de de bu sınır "18'dir"...
velhasıl yapılanın ne pedagojiyle ne de yasalarla bir açıklaması yoktur.
"cumhuriyetçi" kadıköy belediyesinin tuhaf bir uygulamasıdır. hırsızlık yapan adama yahut aklında hiç hırsızlık yapma fikri olmayan adama "hırsızlığın püf noktalarını anlatmak" gibi bir şeydir bu olay...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar