bugün
- parayla saadet olması12
- evlenme masrafını balayında kullanmak8
- zengin olunca yapılacak ilk görgüsüzlük9
- karizmatik soyadları6
- amedspor19
- kürt sorunu12
- era7capone4
- iran düşmanlığı11
- türk'ün olduğu her yerde kürt olması25
- konyada düğünde oynayan bikinili kız2
- bostanlı da kahve içip kitap okumak7
- evlenecek kız kalmaması13
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz8
- kot ceketin havalı olduğu yıllar4
- yulaf2
- yumurta2
- küpe takan erkek2
- flört yapay zekası5
- mutlu bey birader ila usual bey birader3
- altındaki 12 tl 74 kuruşluk zararımı kim ödeyecek6
- ama yeni parti tüzüğü11
- ingilizce3
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı27
- tüm dünya da malları alıp insanlığa eşit dağıtmak2
- dürüm yerken suikaste uğramak6
- yapay zekanın yazılımcıya etkisi3
- lamine yamal'a 1 milyar euro istenmesi4
- trump'a anket şoku4
- birader avanosta mı sorunsalı5
- tulumba tatlısı6
- eski türkiye'yi çok özledim4
- hoşlanılan kızın 6 erkekle çırılçıplak poz vermesi6
- iyi insan olmanın maliyeti2
- savaş çıksa en önden kaçacak ekip19
- istanbulun en iyi mezarlığı2
- türk kızı11
- hangi yazarı on üzerinden kaç seviyorsunuz24
- sarapci koala60
- siyahi arkadaşla ankarada eve çıkmak4
- 31 ağustos 2026 beşiktaş çorum maçı8
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı33
- sezai karakoç3
- anın görüntüsü18
- ressam irem gürdal soyut sanatçı2
- online toplantıda kamerayı açmamak2
- gocu30
- öyle bir sevişmek ki yatağın ağlaması5
- 1 eylül dünya barış günü3
- yeni adli yıl3
- 16 eylül 2026 milan benfica maçı3
olmadığı halde, "panik atağım" diyen insanların olduğu sorun(muş).
eğer böyle bir sorun yaşamayıp "yaşadım" diyen birisi varsa gözlerinden anlarsınız gerçeği. o göt modaya uyma peşinde olabilir ama ciddi anlamda sıkıntılı bir hastalıktır bu.
totalde 2 ciddi kriz yaşadığım bu 2 krizden sonrada tam gelecekken kendimi kontrol edebilmem sayesinde bir nebze yırttığım hastalıktır bu meret.
anlatayım, sevdiğim insanla ayrıldığım ve deli gibi özlediğim bir dönemdeydim. yaz aylarıydı ve evde sabaha kadar internet başında vakit öldürdüm bira ve sigara eşliğinde. afedersiniz at leşi gibi kokuyordum. o kadar kötüydüm. yatağa girmeye karar verdiğimde saat sabah 10:00 sularıydı. evde de yalnızdım tabi. kafamı yastığa koyduğum anda sol koluma ufak bir karıncalanma girdiğini hissettim. hani bu panik atak beynin vücuda oyunu ya! bu boktan beyin kalp krizi belirtisinin ne olduğunu biliyormuş ve bir anda bunu bana gerçekmiş gibi hissettirmek istemiş. sol kolum iyiden iyiye uyuşmaya başladı. ne olduğunun farkında olmadığım bir durumdaydım. kalp krizi geçirdiğimden adım gibi emindim ve yapcak bir şey kalmayacak anı bekliyordum. kalbim yerinden fırlayıp gidecekmiş gibi atıyordu, gögüsümde bir ferahlama vardı, "herhalde ölüm böyle geliyor." demeye başladım. rahatlamaya çalıştım. "bu halde ölmekte koyar ulan, leş gibiyim." demek isterdim ama diyemedim. öle bir durum ki benim gibi taşak yapma potansiyeli üst düzey birini bile ciddiyete gark etti.
bir anda fırladım yataktan. "belki" dedim, "belki kurtulabilirim." her yolu denemeliydim. evde yalnız olduğum halde deli gibi diğer odalara girip çıktım yardım bekler gibi. hiçkimseden yardım bekliyordum. sevgilim aklıma geldi bir anda, sevdiğim. onu arayıp çok sevdiğimi söylemek istedim. hayatta yapmayacağım şeyi bana yaptırıyordu bu hastalık. aradım, numara kullanılmıyor yanıtını aldıktan sonra kalbim yavaşlamaya başladı. bu dünyevi şok beni kendime getiriyor gibiydi fakat büyük bir hüzün kaplamıştı bu sefer de kalbimi. beyin kalbimi sikiyordu 42 cm. lik yarrağı ile adeta.
bir anda kalbim tekrar hızlanmaya başladı, sol kolumu sağ elimle sıkıyordum kontrol amaçlı. "hayat güzel" dedim bir an kendi kendime ve kendimi sokağa attım. temiz havayı pis vücudumla içime çektim. her nefeste kalbim sakinleşti, kolum geri geldi. iyiye gidiyordum fakat emin değildim.
kendimi bir polikliniğe attım. doktora çıktım ve sıkıntımı anlattım. ekg çektirilmesi talimatını verdi hemşirelere. bi adet hoş hemşire beni alıp ekg cihazına doğru götürdü. panik atak geçmişti, adını bilmiyordum ama geçmişti. ekg ye yalandan gireceğimin farkındaydım fakat ne olur ne olmaz.
hemşire beni hasta yatağına yatırdı yüzüstü ve tişörtümü, çoraplarımı çıkarmam gerektiğini söyledi ve işte o anda 2. panik atak krizi gelmeye başladı. leş gibiydim amına koyim. kendi kokumu aldım bir an panik atağın etkisiyle, nefret ettim hayatımdan, ölmeliyim dedim. geliyordu atak. hemşire beni 2dakika yalnız bıraktı ve tişört, çorabımı çıkarttım. hemşire geri geldiğinde yüzündeki ekşi ifadeyi hala unutamam. panik atak vurdu tekrar bir anda, "senin saadetini sikerim acele et hamama gidicem." dedim. ekg'den çıktım utana sıkıla doktorun yanına gittim. doktor "turp gibisin" dedi ve beynime küfürler etmeye başladım. "panik atak olabilir" dedi tecrübemi anlattıktan sonra. eve geri döndüm.
boktan bir durumdan çıkmış uykuya dalmak istiyordum ki daldım da.
bu günden sonra hayatımda var olduğunu biliyorum panik atağın ama ben güçlüyüm biliyorum. tekrar bir kriz gelirse "bu bir beyin oyunu." diyerek savuşturacağımı, beynimi kontrol edebileceğimi, beynimi beynimle yenebileceğimi biliyorum. bu hastalık kolay kolay gitmez önemli olan onla savaşabilmek.
hepinize kolay gelsin, kolpalar hariç.
eğer böyle bir sorun yaşamayıp "yaşadım" diyen birisi varsa gözlerinden anlarsınız gerçeği. o göt modaya uyma peşinde olabilir ama ciddi anlamda sıkıntılı bir hastalıktır bu.
totalde 2 ciddi kriz yaşadığım bu 2 krizden sonrada tam gelecekken kendimi kontrol edebilmem sayesinde bir nebze yırttığım hastalıktır bu meret.
anlatayım, sevdiğim insanla ayrıldığım ve deli gibi özlediğim bir dönemdeydim. yaz aylarıydı ve evde sabaha kadar internet başında vakit öldürdüm bira ve sigara eşliğinde. afedersiniz at leşi gibi kokuyordum. o kadar kötüydüm. yatağa girmeye karar verdiğimde saat sabah 10:00 sularıydı. evde de yalnızdım tabi. kafamı yastığa koyduğum anda sol koluma ufak bir karıncalanma girdiğini hissettim. hani bu panik atak beynin vücuda oyunu ya! bu boktan beyin kalp krizi belirtisinin ne olduğunu biliyormuş ve bir anda bunu bana gerçekmiş gibi hissettirmek istemiş. sol kolum iyiden iyiye uyuşmaya başladı. ne olduğunun farkında olmadığım bir durumdaydım. kalp krizi geçirdiğimden adım gibi emindim ve yapcak bir şey kalmayacak anı bekliyordum. kalbim yerinden fırlayıp gidecekmiş gibi atıyordu, gögüsümde bir ferahlama vardı, "herhalde ölüm böyle geliyor." demeye başladım. rahatlamaya çalıştım. "bu halde ölmekte koyar ulan, leş gibiyim." demek isterdim ama diyemedim. öle bir durum ki benim gibi taşak yapma potansiyeli üst düzey birini bile ciddiyete gark etti.
bir anda fırladım yataktan. "belki" dedim, "belki kurtulabilirim." her yolu denemeliydim. evde yalnız olduğum halde deli gibi diğer odalara girip çıktım yardım bekler gibi. hiçkimseden yardım bekliyordum. sevgilim aklıma geldi bir anda, sevdiğim. onu arayıp çok sevdiğimi söylemek istedim. hayatta yapmayacağım şeyi bana yaptırıyordu bu hastalık. aradım, numara kullanılmıyor yanıtını aldıktan sonra kalbim yavaşlamaya başladı. bu dünyevi şok beni kendime getiriyor gibiydi fakat büyük bir hüzün kaplamıştı bu sefer de kalbimi. beyin kalbimi sikiyordu 42 cm. lik yarrağı ile adeta.
bir anda kalbim tekrar hızlanmaya başladı, sol kolumu sağ elimle sıkıyordum kontrol amaçlı. "hayat güzel" dedim bir an kendi kendime ve kendimi sokağa attım. temiz havayı pis vücudumla içime çektim. her nefeste kalbim sakinleşti, kolum geri geldi. iyiye gidiyordum fakat emin değildim.
kendimi bir polikliniğe attım. doktora çıktım ve sıkıntımı anlattım. ekg çektirilmesi talimatını verdi hemşirelere. bi adet hoş hemşire beni alıp ekg cihazına doğru götürdü. panik atak geçmişti, adını bilmiyordum ama geçmişti. ekg ye yalandan gireceğimin farkındaydım fakat ne olur ne olmaz.
hemşire beni hasta yatağına yatırdı yüzüstü ve tişörtümü, çoraplarımı çıkarmam gerektiğini söyledi ve işte o anda 2. panik atak krizi gelmeye başladı. leş gibiydim amına koyim. kendi kokumu aldım bir an panik atağın etkisiyle, nefret ettim hayatımdan, ölmeliyim dedim. geliyordu atak. hemşire beni 2dakika yalnız bıraktı ve tişört, çorabımı çıkarttım. hemşire geri geldiğinde yüzündeki ekşi ifadeyi hala unutamam. panik atak vurdu tekrar bir anda, "senin saadetini sikerim acele et hamama gidicem." dedim. ekg'den çıktım utana sıkıla doktorun yanına gittim. doktor "turp gibisin" dedi ve beynime küfürler etmeye başladım. "panik atak olabilir" dedi tecrübemi anlattıktan sonra. eve geri döndüm.
boktan bir durumdan çıkmış uykuya dalmak istiyordum ki daldım da.
bu günden sonra hayatımda var olduğunu biliyorum panik atağın ama ben güçlüyüm biliyorum. tekrar bir kriz gelirse "bu bir beyin oyunu." diyerek savuşturacağımı, beynimi kontrol edebileceğimi, beynimi beynimle yenebileceğimi biliyorum. bu hastalık kolay kolay gitmez önemli olan onla savaşabilmek.
hepinize kolay gelsin, kolpalar hariç.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar