bugün
- kolye124
- lale10
- billie eilish'in memeleri7
- var olmak için ne yaptınız12
- z kusagi4
- at6
- cemil tugay6
- paralel evren2
- spider man brand new day2
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- gemini2
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- brezilya7
- pıtı atma4
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver8
- sevgili nedir7
- gül7
- kaplan17
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- duayı bencil bir iş haline getirmek4
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- fil8
- aslan15
- evi ev yapan şeyler14
- netflix asaf dizisi2
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması5
- elma5
- bileklik19
- makinelerin zihnimizi okuyabilmesi5
- kötüyü alaşağı etmek3
- ankara8
- sarı teker kim sorunsalı8
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- kırgızistan3
- zebra7
- inançsızlığınız ve akıl almaz gecikmeniz2
- hatay usulü soslu döner2
- ona bir şey söyle10
- amerika birleşik devletleri6
- nick vermeden bir yazara seslen9
- galatasaray19
- yogartiksen39
- fenerbahçe18
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- gece gece sinirlenmek2
- futbol18
- sigara9
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı4
- timsah9
nisan ve eylül ayında olmak üzere yılda iki kez ösym tarafından yapılan, tıpta uzmanlık eğitimi alabilmek için girilmesi ve verilmesi gereken sınav.
olaylar, tıp fakültesini yeni bitirmiş olan gencimizin girdiği dost sohbetlerinde karşılaştığı şu diyalogla başlar:
- abi sen ne iş yapıyosun?
+ doktorum ben.
- hmm. ne doktoru abi?
+ ne demek ne doktoru? doktorum işte, bildiğin doktor.
- tamam da abi. ne doktorusun? onu soruyorum.
+ ...
aldığı 6 senelik tıp fakültesi eğitiminden sonra tıp doktoru olarak pratisyen hekimlik mesleğine atılmış olan bu gencimiz koruyucu ve önleyici hekimlik, birinci basamak sağlık hizmetleri gibi hayati konulardaki donanımının değil halkın, devletin sağlık politikalarının gözünde bile ne kadar değersiz olduğunun farkına varmaya başlar. aslında çok az bir maliyetle gerçekleştirilebilecek koruyucu sağlık hizmetlerinin yerine paranın ve rantın bol olarak döndüğü, uluslararası büyük firmaların at koşturduğu tedavi edici sağlık hizmetlerine ağırlık verildiğini ve bunun bir devlet politikası haline geldiğini çalıştığı birinci basamak sağlık kuruluşunda acıdır ki görecektir. hem statü, hem akademik olarak kendini değersiz görmeye başlayan bu gencimiz gerçek tıp doktoru gömleğini çıkarır ve birşeylerin doktoru olmak için tus sınavına hazırlanmaya başlar.
olaylar, tıp fakültesini yeni bitirmiş olan gencimizin girdiği dost sohbetlerinde karşılaştığı şu diyalogla başlar:
- abi sen ne iş yapıyosun?
+ doktorum ben.
- hmm. ne doktoru abi?
+ ne demek ne doktoru? doktorum işte, bildiğin doktor.
- tamam da abi. ne doktorusun? onu soruyorum.
+ ...
aldığı 6 senelik tıp fakültesi eğitiminden sonra tıp doktoru olarak pratisyen hekimlik mesleğine atılmış olan bu gencimiz koruyucu ve önleyici hekimlik, birinci basamak sağlık hizmetleri gibi hayati konulardaki donanımının değil halkın, devletin sağlık politikalarının gözünde bile ne kadar değersiz olduğunun farkına varmaya başlar. aslında çok az bir maliyetle gerçekleştirilebilecek koruyucu sağlık hizmetlerinin yerine paranın ve rantın bol olarak döndüğü, uluslararası büyük firmaların at koşturduğu tedavi edici sağlık hizmetlerine ağırlık verildiğini ve bunun bir devlet politikası haline geldiğini çalıştığı birinci basamak sağlık kuruluşunda acıdır ki görecektir. hem statü, hem akademik olarak kendini değersiz görmeye başlayan bu gencimiz gerçek tıp doktoru gömleğini çıkarır ve birşeylerin doktoru olmak için tus sınavına hazırlanmaya başlar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar