bugün
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği24
- from gold from dust31
- arkadaşlar çok sıkıcısınız11
- sözlük kızlarının bicepsleri16
- bir erkek adam kadınlara yükselmez10
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı18
- 50 kilo üstü kız tripleri8
- queen ravenna ifşası15
- pudra kokusu6
- tanrı neden diğer gezegenlere insan göndermedi4
- kelebek3
- damacanayı sebile takarken gaza gelmek5
- sözlük erkeklerini topluca veterinere götürmek10
- saat12
- sözlük yazarlarının en sevdiği tv kanalı8
- kol saati8
- erkeği karizmatik gösteren şeyler13
- sözlük kızlarının venüs gamzeleri7
- tavuklu pilav8
- kolye143
- crystal palace8
- beşiktaş18
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı3
- 1 80 boyunda kadın olmak10
- fırın sütlaç8
- netflix yapımı izleyen erkek gizli eşcinseldir11
- ayaklara fısıldayan adam5
- ioçk'nın ifşası4
- futbol20
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- true'nun çaylak olması5
- ömür boyu yalnız kalmak istemek8
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak4
- avrupa11
- akepe dönemi15
- denenecek çok şey var4
- 22 ekim 2026 trabzonspor hearts maçı10
- izmirin en güzel semtleri10
- 25 yaşında hala evlenmeyi başaramamış kadın5
- at9
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması9
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey19
- la loba21
- beşiktaş 2 crystal palace 23
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- 2 kaslı sözlük erkeği arasında tost olmak4
- gocu nerede gocu3
- hoparlör mü hoporlör mü höpörlör mü aporlor mu12
- 40 yaş üstü erkeklerin doğal yaşam alanları5
- ben geldim naneler12
Psikoloji de bir savunma mekanizması olarak yansıtma, bireyin kendinde var olan ancak kabullenemediği şeyleri başka yerlere yüklemesidir. Kendimize yakıştıramadığımız şeyleri başkalarında görmek kolaydır. Örneğin, kaçamak yapma hevesiyle yanıp tutuşan birinin aşırı kıskanç davranması ve aldatıldığını düşünmesi veya insanlara karşı kin ve nefret içinde olan birinin "benden nefret ediyorlar" demesi veya ilişkilerinde kendi çıkarlarını gözeten birinin "kimseye güvenilmez insanlar çıkarcı" demesi gibi.
Yansıtmalarda ki temel dinamik, yaşantıların veya düşüncelerin sorumluluğunun kişi tarafından kabul edilmemesi durumudur. Buradaki algı, "ak kaşık" misali, "ben iyiyim onlar kötü" şeklindedir. Eşini döven birinin " bunu hak etti, beni çok kızdırdı" inancı, "ben kötü ve şiddete eğilimli biriyim" inancından daha kolay kabul edilebilir. Dolayısıyla dayak eyleminin sorumluluğu karşı tarafa yüklenmektedir. Oysa ki kızdığımız zaman şiddete başvurmama gibi bir seçeneğimizde vardır!
insan duygularını yadsıyıp diğerine yansıttığında olumsuz yönde enerji harcar. Örneğin, başkalarıyla yakın ilişkiler kuramayan birinin, "Beni sevmiyorlar aralarına almıyorlar" demesi tüm ilişkilerini bir savaş olarak algılamasına yol açacak ve sürekli gergin olmasına neden olacaktır.
ilişkilerin daha olumlu olması için harcanması gereken enerjiyi, diğerini suçlamak, ona hakaret etmek veya rencide etmek için harcayan birey, sonuçta yalnız kalacaktır. Ancak bunu "diğerleri beni istemiyor, reddediyor" yansıtmasına bürüyerek aslında kendisinin diğerlerini reddettiği gerçeğini görmezden gelecektir. Çünkü , "Ben insanları sevmiyorum" u kabul etmek "Kimse beni sevmiyor" u kabul etmekten daha zordur!
Özellikle paranoid kişilik bozukluğunun temelinde de bu tip duygu ve düşünce çarpıtmaları yatar. Birey kendi gereksinim, duygu ve tercihlerini kendi dışındaki bir yere yani çevresine transfer ederek bu duygu, düşünce ve tercihleriyle ilgili sorumluluğundan kaçınır. Ve sanki bunları, çevresinden ona yöneltiliyormuş gibi algılayarak onlara karşı mücadeleye girişir. Oysa burada savaştığı kişi aslında kendisidir. Bunun farkında olmadığı için de sürekli diğerlerini suçlayarak birey olma sorumluluğundan kaçar.
Yansıtmalardan bireyin kişilik özellikleriyle ilgili birçok saptama yapmak mümkündür. ilişkilerinize bakınız, kim sürekli diğerlerini şu veya bu şekilde suçluyorsa, suçladığı argümanlara kendisinin de sahip olacağı gerçeğini asla göz ardı etmemenizi öneririm. Şayet kendiniz bu tip suçlamalar içindeyseniz, nelerle diğerini suçluyorsanız "acaba bunlar bende de olabilir mi?" sorusunu da kendinize sormayı unutmayınız! *
Burasını da ben şeyettim:
sözlüğümüzde, komünizm, ateizm gibi düşünceleri benimsemek, metal, jazz gibi müzikleri dinlemek birçok bünye tarafından "kız tavlamak" amacına yönelik davranışlar olarak değerlendirilmiş bulunmakta. Yukarıdaki davranış biçimini bu düşünce kalıpları ile değerlendirecek olursak, bazılarımızın kendileriyle yüzleşmelerini sağlayabiliriz diye düşünmekteyim.
Yansıtmalarda ki temel dinamik, yaşantıların veya düşüncelerin sorumluluğunun kişi tarafından kabul edilmemesi durumudur. Buradaki algı, "ak kaşık" misali, "ben iyiyim onlar kötü" şeklindedir. Eşini döven birinin " bunu hak etti, beni çok kızdırdı" inancı, "ben kötü ve şiddete eğilimli biriyim" inancından daha kolay kabul edilebilir. Dolayısıyla dayak eyleminin sorumluluğu karşı tarafa yüklenmektedir. Oysa ki kızdığımız zaman şiddete başvurmama gibi bir seçeneğimizde vardır!
insan duygularını yadsıyıp diğerine yansıttığında olumsuz yönde enerji harcar. Örneğin, başkalarıyla yakın ilişkiler kuramayan birinin, "Beni sevmiyorlar aralarına almıyorlar" demesi tüm ilişkilerini bir savaş olarak algılamasına yol açacak ve sürekli gergin olmasına neden olacaktır.
ilişkilerin daha olumlu olması için harcanması gereken enerjiyi, diğerini suçlamak, ona hakaret etmek veya rencide etmek için harcayan birey, sonuçta yalnız kalacaktır. Ancak bunu "diğerleri beni istemiyor, reddediyor" yansıtmasına bürüyerek aslında kendisinin diğerlerini reddettiği gerçeğini görmezden gelecektir. Çünkü , "Ben insanları sevmiyorum" u kabul etmek "Kimse beni sevmiyor" u kabul etmekten daha zordur!
Özellikle paranoid kişilik bozukluğunun temelinde de bu tip duygu ve düşünce çarpıtmaları yatar. Birey kendi gereksinim, duygu ve tercihlerini kendi dışındaki bir yere yani çevresine transfer ederek bu duygu, düşünce ve tercihleriyle ilgili sorumluluğundan kaçınır. Ve sanki bunları, çevresinden ona yöneltiliyormuş gibi algılayarak onlara karşı mücadeleye girişir. Oysa burada savaştığı kişi aslında kendisidir. Bunun farkında olmadığı için de sürekli diğerlerini suçlayarak birey olma sorumluluğundan kaçar.
Yansıtmalardan bireyin kişilik özellikleriyle ilgili birçok saptama yapmak mümkündür. ilişkilerinize bakınız, kim sürekli diğerlerini şu veya bu şekilde suçluyorsa, suçladığı argümanlara kendisinin de sahip olacağı gerçeğini asla göz ardı etmemenizi öneririm. Şayet kendiniz bu tip suçlamalar içindeyseniz, nelerle diğerini suçluyorsanız "acaba bunlar bende de olabilir mi?" sorusunu da kendinize sormayı unutmayınız! *
Burasını da ben şeyettim:
sözlüğümüzde, komünizm, ateizm gibi düşünceleri benimsemek, metal, jazz gibi müzikleri dinlemek birçok bünye tarafından "kız tavlamak" amacına yönelik davranışlar olarak değerlendirilmiş bulunmakta. Yukarıdaki davranış biçimini bu düşünce kalıpları ile değerlendirecek olursak, bazılarımızın kendileriyle yüzleşmelerini sağlayabiliriz diye düşünmekteyim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar