bugün
- bir kız true ile arkadaş olabilir mi8
- muhalif kızların ak partili erkeklere aşık olması9
- hünkar beğendi vs alinazik7
- kova burcu erkeği akrep kadını5
- karton toplarken kafaya yıldırım düşmesi6
- 24 eylül 20263
- en lezzetli balık21
- iş yerinde topuklu ayakkabı giymeyen kadın9
- derdinizi dinlerken rakı sofrası kuran psikolog3
- birikim yapmak5
- ganyan bayisine cilt bakımı yaptırıp giren erkek3
- ortadoğu2
- aşk kitabı2
- ilk buluşmaya 46 adet deveyle gelen kız3
- queen ravenna'nın arabasını çalmak2
- ellerim bos gonlum hos5
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin13
- karton toplarken tırın altında kalmak3
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız9
- sifonun sızdırıyorsa kaçenzinyo2
- fransa'nın türkiye'ye atacağı gol sayısı2
- padişaha ay saçmalama hünkarım diyen harem kadını2
- acı gerçekler2
- yapay zeka mod entryde mala mal deyince siliyor2
- can holding'in 33 şirketini geri alması5
- o kişi sözlüğe girince ne yapmalı3
- ne bakıyorsunuz yazsanıza3
- karınızı oto yıkamada yıkar mısınız3
- arkadaşlar bi bakar mısınız6
- true nickli yazar24
- lost vs prison break2
- yabancı bir ülkede yabancı birinin evinde uyumak2
- nejat uygur2
- ayakkabının ayağa vurmasının oluşturduğu durum11
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok29
- karşı cinsteki en itici özellik12
- deprem2
- ben geldim naneler13
- sözlüğün kalitesinin bu aralar biraz düzelmesi3
- sabahları nefret edilen şeyler10
- erdoğan'ın new york ta iş adamlarıyla buluşması3
- israil10
- gocu33
- dünya2
- dünyanın en çok ziyaret edilen şehirleri2
- kabul görmüş fikirlere itiraz etmek7
- anın görüntüsü25
- mansur yavaş14
- bilmeyen birine ulu sözlüğü tek cümle ile anlat11
- garip bir rüya gördüm5
benle taşak geçengiller familyasından bi abimiz.
**
nazmi amca benim karşı komşu. kapıya her çıkışımda gördüğüm, bu haliyle de senkronizasyon anlayışına hayran kaldığım tatlı bi adam. malum talebeyiz ya, ne pişse taşsa evinde bize de ikram eder ucundan sağolsun.
lakin işini de bilir nazmi amca. işte bu yadsınamaz senkronize gücü sayesinde beni her seferinde yakalar, "oğlum işte ben de şey alcaktım ama dizlerim ağrıyo, nası gitcem bilmem" edasıyla ne eksiği varsa aldırır marketten. 2 tabak aşa süresiz kapıcılık. güzel yere dükkan açmış vesselam. tatlı mı demiştim? o kadar da değil.
yine bu sabah bu şekilde yakalayıp beni yarım saatlik amansız bi muhabbete kitledikten sonra siparişleri de bana kitledi. neyse deyip düştük yola çaresiz. tüm siparişleri temin edip sağ salim teslim etmemden mütevellit, bir dedektif edasıyla poşeti inceleyen nazmi amca apansız bi öfkeyle çığlık attı; "yau bu çay lipton değil çaykur olacağıdı!!". sayesinde ne uyku sersemliği kaldı ne bişey. o kadar değil mi? o kadar ulan, hatta o kadardan daha yüzsüz!
efendiyiz ya, tek kelam etmeden büktük boynu kadere razı olduk. zaten 2 saatlik uykuyla ayaktayım, ödev var iş güç var, bi de ırgatlık ediyoz elin adamına.. eh ulan istanbul.. zenginin sefası fakirin cefası zalım istanbul. aldık poşeti düştük yine yollara. bu arada 2 saat dedim ya, şu sıralar her yerde olduğu gibi bizim orada da var tonla kuduruk kedi. hele bitanesi.. kedi değil rocco siffredi anasını satiim. mahalledeki tüm kedileri döller, yetmez bi de beni döller şerefsizin evladı.
neyse üstad değiştirdik siparişi geri dönüyoruz. yarım saat erken kalkiim da derse yetişiim derken, ikinci dersin son periyoduna razı hale geldim. bişey değil devamsızlık hakkı da sınırda, elimde poşet hocanın götünü hangi açıdan yalasam diye başladım hesaba. derin derin dalmışken bi çığlıkla irkildim, ulan! o kedi.. iş başında yine namussuz. göz göze geldik, dünya durdu o an. "sen eşşek kadar boyunla 5 aydır sap sap gezerken ben her gün bi başka otobüsteyim" keyfindeydi. gözüyle beni, dalgayla garibanı düzdü de düzdü. bi ona baktım bi halime baktım, güne ne güzel bi başlangıç! çatır çatır boşaldı gözümün önünde pezevenk. taşı kapıp alnının çatına indireceğidim ki zıpladı kayboldu çalılıkların arasında. kafa bulacak beni mi buldun be kompresör..
getirdim attım poşedi de nazmi amca nın kapı eşiğine, zile basıp benim eve kaçtım. moral mi kaldı yiğido, okulun da ta ben..
ah nazmi amca..
yüzsüz mü dedim? ahlaksızın önde gidenisin.* *
**
nazmi amca benim karşı komşu. kapıya her çıkışımda gördüğüm, bu haliyle de senkronizasyon anlayışına hayran kaldığım tatlı bi adam. malum talebeyiz ya, ne pişse taşsa evinde bize de ikram eder ucundan sağolsun.
lakin işini de bilir nazmi amca. işte bu yadsınamaz senkronize gücü sayesinde beni her seferinde yakalar, "oğlum işte ben de şey alcaktım ama dizlerim ağrıyo, nası gitcem bilmem" edasıyla ne eksiği varsa aldırır marketten. 2 tabak aşa süresiz kapıcılık. güzel yere dükkan açmış vesselam. tatlı mı demiştim? o kadar da değil.
yine bu sabah bu şekilde yakalayıp beni yarım saatlik amansız bi muhabbete kitledikten sonra siparişleri de bana kitledi. neyse deyip düştük yola çaresiz. tüm siparişleri temin edip sağ salim teslim etmemden mütevellit, bir dedektif edasıyla poşeti inceleyen nazmi amca apansız bi öfkeyle çığlık attı; "yau bu çay lipton değil çaykur olacağıdı!!". sayesinde ne uyku sersemliği kaldı ne bişey. o kadar değil mi? o kadar ulan, hatta o kadardan daha yüzsüz!
efendiyiz ya, tek kelam etmeden büktük boynu kadere razı olduk. zaten 2 saatlik uykuyla ayaktayım, ödev var iş güç var, bi de ırgatlık ediyoz elin adamına.. eh ulan istanbul.. zenginin sefası fakirin cefası zalım istanbul. aldık poşeti düştük yine yollara. bu arada 2 saat dedim ya, şu sıralar her yerde olduğu gibi bizim orada da var tonla kuduruk kedi. hele bitanesi.. kedi değil rocco siffredi anasını satiim. mahalledeki tüm kedileri döller, yetmez bi de beni döller şerefsizin evladı.
neyse üstad değiştirdik siparişi geri dönüyoruz. yarım saat erken kalkiim da derse yetişiim derken, ikinci dersin son periyoduna razı hale geldim. bişey değil devamsızlık hakkı da sınırda, elimde poşet hocanın götünü hangi açıdan yalasam diye başladım hesaba. derin derin dalmışken bi çığlıkla irkildim, ulan! o kedi.. iş başında yine namussuz. göz göze geldik, dünya durdu o an. "sen eşşek kadar boyunla 5 aydır sap sap gezerken ben her gün bi başka otobüsteyim" keyfindeydi. gözüyle beni, dalgayla garibanı düzdü de düzdü. bi ona baktım bi halime baktım, güne ne güzel bi başlangıç! çatır çatır boşaldı gözümün önünde pezevenk. taşı kapıp alnının çatına indireceğidim ki zıpladı kayboldu çalılıkların arasında. kafa bulacak beni mi buldun be kompresör..
getirdim attım poşedi de nazmi amca nın kapı eşiğine, zile basıp benim eve kaçtım. moral mi kaldı yiğido, okulun da ta ben..
ah nazmi amca..
yüzsüz mü dedim? ahlaksızın önde gidenisin.* *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar