bugün
- anın fotoğrafı12
- uludağ sözlük çeteleri3
- en boktan on yıl3
- 2 ağustos dünya yakışıklılar günü5
- ütü6
- ak parti sevdalısı yazarlar2
- hırvatistan14
- aleyna tilki3
- kuran ı kerim meali3
- yüksek sesle gülmek6
- evlenirsek 12 adet adana burması isterim diyen kız4
- borç ve kira olupta iyi olan para7
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- atatürk'ü sevmeyen tsk subayları6
- çalışmak güzel olsaydı üstüne para vermezlerdi5
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak4
- arnavutluk3
- memati baş3
- red flag erkek listesi9
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı9
- menemen9
- ismet pürmüz2
- dr pimple popper3
- nöbet5
- kral kaybederse4
- japonya24
- saraca bey bey birader2
- ekonomi3
- patlak erkekler nasıl anlaşılır2
- ölüm9
- iran2
- ogün samast3
- bik bik'in mutfağına konuk olmak29
- insanlara laf anlatmak3
- fabrikaların kalite bölümündeki kızlar2
- velvet11
- biosuna kün fe yekün yazan kız3
- en uzun mesafe4
- türk müsün türkiyeli misin12
- kadir mısıroğlu rum mu ermeni mi sorunsalı9
- ölümü merak etmek2
- balık etli mi kuru götlü mü5
- mr spock'ın kulağını çekmek4
- 2 ağustos 20262
- köfteci yusuf5
- her gün dışardan yemek yemek3
- hanry cavil tarafından analdan becerilmek istemek2
- yunanistan29
- bu ülkeye başka erdoğan gelmez6
- forlove196
--spoiler--
Lise birdeydim. Uzun kış akşamlarının birinde yatılı okulun etüt salonunda sessizce önüme düşüvermişti.
Mosmor bir kitap: Yort Savul.
O gün bugündür şiirin mor izini sürer dururum.
Daha önceleri, Ankara'nın karanlık ikindilerinden birinde, hülyalı bir çocuk olarak Bakışsız Bir
Kedi Kara kitabıyla tanışmıştım oysa. Kınar Hanımın Denizleri'ni de bilirdim. içimi karıştırıp bana dünyanın zengin tekinsizliğini hissettirdiğini hatırlarım.
Ama bir başka şairimin dediği gibi, kimi şiirler kimi yaşları bekler, Ece Ayhan'ı yatılı yıllarımda tanıdım.
Kanımca Ece Ayhan, bu topraklara gelmiş en cesur karaşınlardandır.
Külyutmaz bir Cumhuriyet arkeologudur aynı zamanda. Hiçbir yere tutunmuşluğu yoktur. Beyefendilerden sayılmaması bu sebepledir. Şiirleri karatahtaya gelmez. Okullarda okutulmaz.
Yıl sonu müsamerelerine çıkarılmayan, tüzüklerle çarpışarak büyüyen, anası adıyla çalışan ermiş Sirkeci kadınlarından olan, orta ikiden ayrılan çocukların şiirini yazar, o.
Buraya bakın, burada, bu kara mermerin altında/ Bir teneffüs daha yaşasaydı/ Tabiattan tahtaya kalkacak bir çocuk gömülüdür/ Devlet dersinde öldürülmüştür.
Bir söyleşide, Devlet dersi Türkiye'de seçmeli değil, sorunlu bir derstir. Bu dersin öğretmenlerini herkes biliyor, geçmişte ve günümüzde demişliği vardır.
Aynı söyleşiden: Bir de karaşınlar'a soralım bakalım bu soruyu; onlar buna be diyecekler? Evet, sarışınlar yazmıştır tarihi!
Hem de karaşınlar üzerine, karaşınlara değgin! Söylenmeyen, söyletilmeyen bir başat renk
vardır tüm tarihte; iktidar sarısı.
Sarı kamudan da tiksinir. Enikonu yabandır.
Ece Ayhan, döneminde Cumhuriyet'e hiç borçlanmamış yegâne şairdir. Kemalizmin sopasını
ilk sezenlerdendir.
Bu toplumda sivilliğin hiç yeşermemişliğinden dem vurur.
Onun için şiiri kara bir yeraltı şiiridir.
Kendisi de mülkten hiç nasibini almamış, bir tuhaf ademdi. Şiirine çok benzerdi.
Düzene karşı kendini bir an olsun kullanılır kılmadı.
Bu dünyaya sığıntıydı. Yalnız evsiz olduğundan değil. Dalgın bir cambaz olduğundan. insanın en derinindeki karanlığı avucunun içi gibi bildiğinden. Şiirinin önceleyeni olmadığından.
Hiçbir rafa yerleştirilemediğinden.
Şimdi yoksul bahçemde ağırlarken, bu Türkçenin bana en büyük heyecanlarını tattırmış şairinin zaten hep yanımda olmuşluğunu hissediyorum.
Evet Ece Ayhan, o: Gelir bir dalgın cambaz. Geç saatlerin denizinden. Üfler lambayı. Uzanır ağladığım yanıma.
--spoiler-- *
--spoiler--
Kuşbakışlı çocuklar karşılık veriyorlar
Salarak gürlüklerine göğün uçurtmalar, hurra!
--spoiler--
Lise birdeydim. Uzun kış akşamlarının birinde yatılı okulun etüt salonunda sessizce önüme düşüvermişti.
Mosmor bir kitap: Yort Savul.
O gün bugündür şiirin mor izini sürer dururum.
Daha önceleri, Ankara'nın karanlık ikindilerinden birinde, hülyalı bir çocuk olarak Bakışsız Bir
Kedi Kara kitabıyla tanışmıştım oysa. Kınar Hanımın Denizleri'ni de bilirdim. içimi karıştırıp bana dünyanın zengin tekinsizliğini hissettirdiğini hatırlarım.
Ama bir başka şairimin dediği gibi, kimi şiirler kimi yaşları bekler, Ece Ayhan'ı yatılı yıllarımda tanıdım.
Kanımca Ece Ayhan, bu topraklara gelmiş en cesur karaşınlardandır.
Külyutmaz bir Cumhuriyet arkeologudur aynı zamanda. Hiçbir yere tutunmuşluğu yoktur. Beyefendilerden sayılmaması bu sebepledir. Şiirleri karatahtaya gelmez. Okullarda okutulmaz.
Yıl sonu müsamerelerine çıkarılmayan, tüzüklerle çarpışarak büyüyen, anası adıyla çalışan ermiş Sirkeci kadınlarından olan, orta ikiden ayrılan çocukların şiirini yazar, o.
Buraya bakın, burada, bu kara mermerin altında/ Bir teneffüs daha yaşasaydı/ Tabiattan tahtaya kalkacak bir çocuk gömülüdür/ Devlet dersinde öldürülmüştür.
Bir söyleşide, Devlet dersi Türkiye'de seçmeli değil, sorunlu bir derstir. Bu dersin öğretmenlerini herkes biliyor, geçmişte ve günümüzde demişliği vardır.
Aynı söyleşiden: Bir de karaşınlar'a soralım bakalım bu soruyu; onlar buna be diyecekler? Evet, sarışınlar yazmıştır tarihi!
Hem de karaşınlar üzerine, karaşınlara değgin! Söylenmeyen, söyletilmeyen bir başat renk
vardır tüm tarihte; iktidar sarısı.
Sarı kamudan da tiksinir. Enikonu yabandır.
Ece Ayhan, döneminde Cumhuriyet'e hiç borçlanmamış yegâne şairdir. Kemalizmin sopasını
ilk sezenlerdendir.
Bu toplumda sivilliğin hiç yeşermemişliğinden dem vurur.
Onun için şiiri kara bir yeraltı şiiridir.
Kendisi de mülkten hiç nasibini almamış, bir tuhaf ademdi. Şiirine çok benzerdi.
Düzene karşı kendini bir an olsun kullanılır kılmadı.
Bu dünyaya sığıntıydı. Yalnız evsiz olduğundan değil. Dalgın bir cambaz olduğundan. insanın en derinindeki karanlığı avucunun içi gibi bildiğinden. Şiirinin önceleyeni olmadığından.
Hiçbir rafa yerleştirilemediğinden.
Şimdi yoksul bahçemde ağırlarken, bu Türkçenin bana en büyük heyecanlarını tattırmış şairinin zaten hep yanımda olmuşluğunu hissediyorum.
Evet Ece Ayhan, o: Gelir bir dalgın cambaz. Geç saatlerin denizinden. Üfler lambayı. Uzanır ağladığım yanıma.
--spoiler-- *
--spoiler--
Kuşbakışlı çocuklar karşılık veriyorlar
Salarak gürlüklerine göğün uçurtmalar, hurra!
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar