bugün
- sergen yalçın'ın milli takım antrenörü olması7
- fon vurgunu37
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur12
- acı soslu süs domuzu7
- devletin bisiklet ehliyeti zorunluluğu4
- birbirini tanıdıkça sevmemek10
- özelden gelen saçma mesajlar12
- çiçeklerle nervionun evinin önünde beklemek6
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak19
- sergen yalçın7
- antipanik'in sözlüğe vedası19
- gençler çalışmadan para kazanmak istiyor5
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası34
- arkadaşlar bu nedir sizce11
- nohut köftesi3
- haberler3
- kim bu erzincanlı9
- clemence baptista16
- günü geçmiş buz gibi süt4
- mercimek makarnası5
- bir kadının 5 dakika boyunca konuşmaması10
- palmiye4
- kylie jenner4
- sözlükten 50 kişi çıkarırsam yazacak kimse kalmaz6
- arkadaşlar hayırlı olsun der misiniz lütfen9
- tabiat4
- gocu karton toplayan cocuk true sari renkli seker10
- üsküdar da cumhur ittifakı başkanvekili seçimi7
- anın görüntüsü17
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı22
- kolye140
- pavyon bu dünya4
- fenerbahçe 5 slavia prag 12
- hakkını helal etmeyen anne3
- toplantı bitmek üzereyken soru soran çalışan3
- defin işlemi sırasında mezarlıkta yemek servisi10
- murat ağırel4
- fantezi iç giyim mağazasını dualarla açmak6
- hakkını helal etmeyen evlat2
- platon un mağara alegorisi10
- s'i l v'e r m'i s t15
- boşalırken anıran erkek2
- arkadaşlar hoşçakalın sizi terk ediyorum7
- saraca'ya uzaylı soruları4
- ayrılınca hediyelerimi geri ver diyen erkek6
- kemal kılıçdar3
- terkedilmiş yaşlı amcalar3
- yemek yapmayı bilmeyen erkek2
- buz mavisi gözler3
- kahvaltım güzel mi8
cem yılmaz' dan son model bir film. özellikle gora ile yükselttiği çıtanın ardından recep ivedik gibi bir filmin kafadan üçleme olarak sinemalara yansıyacak olması ve insanların "hadi lan cem işe bakalım, bak şahan en çok buraya kadar tutturabildi" söylemlerini iplemeyecek bir tip olmasına rağmen birde arog'la beklenileni yakalayamayınca -ki kendi de böyle düşünüyo büyük ihtimalle- en gıcırından en afillisinden birşey yapması farz olmuştu. ve söyliyim yapmışta. he nerden kapıldın arog'un onun da içine sinmediğine derseniz spoiler de belki bi ampul yakabilirim emin değilim. bu arada cem yılmaz'ı gözümüzde ister istemez büyütmemizden büyük şeyler bekliyor olmamızdan "wouvvv CEM YILMAZ" * istiyoruz ki koltuğa oturalım gülmeye bir başlıyalım sonuna kadar, ama yok öyle olucak gibi bir iş değil. bu iş de o kadar kolay değil. zaten bu yüzden de bence büyük bir risk alarak beklentileri düşürmek adına ki çok önemli ve etkili bir yöntemdir beğeni oluşturmada, fragmanları can çekişir cinsten yapmakta. fragmana göre izlenmez zaten cmylmz filmi. cem yılmaz yaptığı için gidiceksin. genel olarak beğeniyorsan güvenip şansını deniceksin.
gelelim spoiler içinde kalan bölüme ;
******************************
***************************
***********************
--spoiler--
öncelikle şunu söyliyim, filmin başlarında çok can alıcı bir cümle geçiyor. tam olarak hatırlamamakla birlikte "insanın anlattığı karşısındakinin anlattığı kadardır". bu cümleyle hem bir yük altına giriyorsunuz, gülmüyorum o halde malım, anlamıyorum ya da cok cok keh keh gülüp ben anlıyorum sen anlamıyon mu len andaval tribine girebiliyosunuz. esasen bu cümle cem yılmaz'ın "ben ne yaptığı mı biliyroum buna inanıyorum e anlaşamıyosak eğer sorun filmde değil ikimizin iletişiminde" deyişi manasına da gelebilir. ya da film başlarken dahi beklentileri düşürme gayreti. film çok sağlam esprilerle sizi güldürerek başlıyor. bi ondakka ihtiyaç molası verelim' e kadar olan bir sürede ise neredeyse hiç gülmüyorsunuz. oralarıda hikayeyi bütünleştirmek adına izliyorsunuz. adama da kızamıyosunuz ne yapsın adam o bölümler olmadan olmaz. sonra ikinci yarı başlıyo, siz de ikinci yarıyla birlikte gülmeye başlıyosunuz ve hiç durmuyosunuz. durdurmuyo çünkü. hatta film bitip ışıklar açıldığında ekran görünmez haldeyken bile oturmaya devam edip kısa özel çekimleri izliyosunuz. naçizane tavsiyem filmin başka salonlarda başka insanlarla en azından bir kere daha izlenmesi. zira bir " benim sünnetimde dansöz oynatmışlardı o gün bugündür sevmem" esprisini salonda kimse anlamayınca bir tek gülen siz olmayın diye kendinizi sıkmak zorunda kalabiliyorsunuz. ya da sadece bir küfür duyduğunda gülen, sanki sırtında zemberek varmışta kuruşmuş gibi davranan insanlardan kaçmak adına sabahın köründe falanda izlemek bir yöntem olabilir. ayrıca madem spoiler şunu da söyliyeyim tam olsun. atın zikinde kelebek yaşar gibi yaşamak mottosu, kelebeği yakalama, bakmak ile görmek arasındaki farka dem vurma en güzel enstantanelerdendi. son olarak açılıma yapılan göndermeler, kızılderililer ile kardeş yaşama esprileri vatanseverlik falan inceden üstünden geçilmiş enteressan olmuş. ayrıca televizyonda bu ney laaaaaaaan! dedirten cola turka reklamlarına rağmen filmde bu iticilikten hiç eser olmaması şahane bir durum. güldük eğlendik, teşekkürümüzde bu olsun o halde.
--spoiler--
gelelim spoiler içinde kalan bölüme ;
******************************
***************************
***********************
--spoiler--
öncelikle şunu söyliyim, filmin başlarında çok can alıcı bir cümle geçiyor. tam olarak hatırlamamakla birlikte "insanın anlattığı karşısındakinin anlattığı kadardır". bu cümleyle hem bir yük altına giriyorsunuz, gülmüyorum o halde malım, anlamıyorum ya da cok cok keh keh gülüp ben anlıyorum sen anlamıyon mu len andaval tribine girebiliyosunuz. esasen bu cümle cem yılmaz'ın "ben ne yaptığı mı biliyroum buna inanıyorum e anlaşamıyosak eğer sorun filmde değil ikimizin iletişiminde" deyişi manasına da gelebilir. ya da film başlarken dahi beklentileri düşürme gayreti. film çok sağlam esprilerle sizi güldürerek başlıyor. bi ondakka ihtiyaç molası verelim' e kadar olan bir sürede ise neredeyse hiç gülmüyorsunuz. oralarıda hikayeyi bütünleştirmek adına izliyorsunuz. adama da kızamıyosunuz ne yapsın adam o bölümler olmadan olmaz. sonra ikinci yarı başlıyo, siz de ikinci yarıyla birlikte gülmeye başlıyosunuz ve hiç durmuyosunuz. durdurmuyo çünkü. hatta film bitip ışıklar açıldığında ekran görünmez haldeyken bile oturmaya devam edip kısa özel çekimleri izliyosunuz. naçizane tavsiyem filmin başka salonlarda başka insanlarla en azından bir kere daha izlenmesi. zira bir " benim sünnetimde dansöz oynatmışlardı o gün bugündür sevmem" esprisini salonda kimse anlamayınca bir tek gülen siz olmayın diye kendinizi sıkmak zorunda kalabiliyorsunuz. ya da sadece bir küfür duyduğunda gülen, sanki sırtında zemberek varmışta kuruşmuş gibi davranan insanlardan kaçmak adına sabahın köründe falanda izlemek bir yöntem olabilir. ayrıca madem spoiler şunu da söyliyeyim tam olsun. atın zikinde kelebek yaşar gibi yaşamak mottosu, kelebeği yakalama, bakmak ile görmek arasındaki farka dem vurma en güzel enstantanelerdendi. son olarak açılıma yapılan göndermeler, kızılderililer ile kardeş yaşama esprileri vatanseverlik falan inceden üstünden geçilmiş enteressan olmuş. ayrıca televizyonda bu ney laaaaaaaan! dedirten cola turka reklamlarına rağmen filmde bu iticilikten hiç eser olmaması şahane bir durum. güldük eğlendik, teşekkürümüzde bu olsun o halde.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar