bugün
- kolye140
- cep telefonu16
- nokia15
- bal9
- rüzgar11
- lale13
- kader4
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- var olmak için ne yaptınız12
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver10
- inançsızlığınız ve akıl almaz gecikmeniz3
- kuş5
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- billie eilish'in memeleri7
- asla evlenilmeyecek erkekler3
- fil9
- evi ev yapan şeyler14
- kaplan17
- at6
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- aslan15
- cadılar bayramında ne olacaksınız18
- bileklik19
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- gece gece sinirlenmek4
- sevgili nedir7
- duayı bencil bir iş haline getirmek5
- yogartiksen39
- brezilya7
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- mavi4
- gül7
- medine2
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- güne psikolojik bir tespit bırak4
- z kusagi4
- flamingo3
- ankara8
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
- kötüyü alaşağı etmek4
- galatasaray19
- kim kimi neden sevmiyor14
- rüzgar türbini2
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- istanbul esnafına selden 80 milyon tl destek3
- sarı teker kim sorunsalı8
- pıtı atma4
- eskortluk yapan sözlük yazarı25
- sabah 6:00'da nervionun resmine bakarak rakı içmek12
Yeter be, şu üç günlük dünyada germeyin bizi
TÜRKiYE'de at izinin it izine karıştığını çok gördük de, bu kadarını hiç görmedik. En azından ben görmedim.
Yönetim zafiyeti, üzerine bir de paranoya eklenince iş içinden çıkılmaz hale geldi.
Türkiye'de bütün kurumlar birbirini paranoyaklaştırdı.
Tabii paranoyak olman, takip edilmediğin veya dinlenmediğin anlamına da gelmediği için durumu çok da şaşırtıcı bulmuyorum.
Artık hiçbir şeye inanasım veya herhangi bir şeye "Bu da olmaz" diyesim gelmiyor.
"Bir albay, Arınç'a suikast hazırlığı yapıyormuş" diyorlar. "Yok canım, daha neler" diyemiyorum. Ama "Nasıl yapacakmış? Adamların üzerinde beylik tabancaları bile yok, taşla mı vuracaklarmış. Pastanede mi beklemişler suikast saatini" diye sormuyorum da.
Her türlü iftiranın yakıştığı, ama aynı zamanda hiçbir iftiranın yakışmadığı bir dönem yaşıyoruz.
Albay, Arınç'a suikast yapacak iddiası da inandırıcı, bir başkasının "Suikast falan yok. AKP mağdur olmak için numara yapıyor" iddiası da.
Her şey inandırıcı.
Her şeye inanmaya hazırız. Hazır hale getirildik.
Polis diyor ki: "Albayın elinde Arınç'ın ev adresi vardı. Yakalanınca yutmaya kalkıştı ama ağzından aldık."
inanıyoruz.
Savcılık diyor ki: "Vallahi bize ağzından alınan adres, kroki falan gelmedi."
Buna da inanıyoruz.
Sonra gerisi geliyor. Aynı albay, siyasette kim varsa hepsine suikast planlıyormuş meğer.
Ona da inanıyoruz.
Her şeye inanıyoruz.
Ama en gönülden inandığım ne biliyor musunuz?
Giderek kendimizi daha fazla sıkıntıda, daha fazla bunalmış, daha mutsuz hissettiğimiz.
Ve şunu biliyorum.
Bir toplumu bu kadar gerip, bu kadar bunaltanlara o toplum fazla tahammül etmez.
Yeter artık!
http://www.fatihaltayli.c...ntent.cfm?content_id=5780
TÜRKiYE'de at izinin it izine karıştığını çok gördük de, bu kadarını hiç görmedik. En azından ben görmedim.
Yönetim zafiyeti, üzerine bir de paranoya eklenince iş içinden çıkılmaz hale geldi.
Türkiye'de bütün kurumlar birbirini paranoyaklaştırdı.
Tabii paranoyak olman, takip edilmediğin veya dinlenmediğin anlamına da gelmediği için durumu çok da şaşırtıcı bulmuyorum.
Artık hiçbir şeye inanasım veya herhangi bir şeye "Bu da olmaz" diyesim gelmiyor.
"Bir albay, Arınç'a suikast hazırlığı yapıyormuş" diyorlar. "Yok canım, daha neler" diyemiyorum. Ama "Nasıl yapacakmış? Adamların üzerinde beylik tabancaları bile yok, taşla mı vuracaklarmış. Pastanede mi beklemişler suikast saatini" diye sormuyorum da.
Her türlü iftiranın yakıştığı, ama aynı zamanda hiçbir iftiranın yakışmadığı bir dönem yaşıyoruz.
Albay, Arınç'a suikast yapacak iddiası da inandırıcı, bir başkasının "Suikast falan yok. AKP mağdur olmak için numara yapıyor" iddiası da.
Her şey inandırıcı.
Her şeye inanmaya hazırız. Hazır hale getirildik.
Polis diyor ki: "Albayın elinde Arınç'ın ev adresi vardı. Yakalanınca yutmaya kalkıştı ama ağzından aldık."
inanıyoruz.
Savcılık diyor ki: "Vallahi bize ağzından alınan adres, kroki falan gelmedi."
Buna da inanıyoruz.
Sonra gerisi geliyor. Aynı albay, siyasette kim varsa hepsine suikast planlıyormuş meğer.
Ona da inanıyoruz.
Her şeye inanıyoruz.
Ama en gönülden inandığım ne biliyor musunuz?
Giderek kendimizi daha fazla sıkıntıda, daha fazla bunalmış, daha mutsuz hissettiğimiz.
Ve şunu biliyorum.
Bir toplumu bu kadar gerip, bu kadar bunaltanlara o toplum fazla tahammül etmez.
Yeter artık!
http://www.fatihaltayli.c...ntent.cfm?content_id=5780
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar