bugün
- erkeklerin annelerini aramadan duramamaları4
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor18
- bisikletle giderken arkadan daat yapan araba6
- talibanin kadınlara hemşire ve ebeliği yasaklaması9
- anın görüntüsü20
- mor semsiyeli yabanci21
- muharrem ince haklıydı3
- silivri belediyesi ne operasyon5
- zallın fake hesabı var mı2
- kinci bir insan olmak4
- vatan hainleri3
- milli takım şarkısının akp tarafından üretilmesi6
- 90lara damga vuran türk dizileri2
- meksika5
- değer bilmeyene yapılması gereken4
- ben bu dünyada hangi boşluğu dolduruyorum15
- afrika'ya kurban bağışı furyası5
- savaşta haklı olmak yetmez yenen haklıdır4
- siz hepiniz biz türkiye marşı2
- araba yerine bisikletle çıkmak3
- chp'nin hali ne olacak49
- kavga çıkarmaya çalışan partner3
- yusuf güney dinleyen insan2
- kızların erkeklere göre daha güzel kokması3
- türkiye12
- tekerin patlaması2
- sözlük kalitesinin düşmesi4
- bilecik te çelik fabrikasında patlama2
- içki içtikten sonra yeterince su içmeden uyumak2
- shakira nın taş gibi hatun olması3
- ona bir şey söyle13
- rıhtım hamalı amca2
- sigara içen kızla öpüşülür mü14
- ilk buluşmaya karnı aç gelen kezo2
- ai analizin tavsiyelerine kulak vermek2
- 40 yaşında bekar kadın5
- 11 haziran 2026 meksika güney afrika maçı5
- yıkaması en zor mutfak aracı14
- buddy dudeye övgü entrysi giren tipler17
- birbirlerinin nick altına şiir yazan yazarlar2
- 35 yaş üstü erkeklerin genç erkek gibi giyinmesi16
- recep tayyip erdoğan5
- cilgincapkin219
- kabuksuz kaplumbaga8
- amerikalıların yazın bot giymesi2
- 40 yaşında hala evlenebileceğini zanneden erkek18
- obsession film2
- memeleri füze gibi kadın13
- k k yerine kaka demek3
- yüzükoyun uyuyan erkekte gizli eşcinsellik vardır8
bir ülke düşünün ki kuruluş felsefesi resmi ideoloji tarafından 1923 yılında yaratılmış gibi gösterilsin. bu topraklarda doğan ve henüz küçücük olan bizler ilkokuldayken her sabah millete bağlılık kisvesi altında aslında devlete bağlılık yemini edelim. tarih bilgimiz sadece tahrif edilmiş resmi tarih bilgisiyle sınırlı olsun. aradan 86 yıl geçsin ve biz hala aynı şeyleri tartışıp, aynı hataları yapıyor olalım. işte böyle bir ülke düşünün ve resmedin kafanızda. tanıdık geliyor mu? hoşgeldiniz türkiye cumhuriyetine!
bu ülkenin kuruluş felsefesi, temel aldığı dünya görüşü zaten faşist eğilimlidir üstadım. tek vatana sıkıştığı düşünüp o tek vatanda yaşamanın yegane çaresinin tek millet olmaktan geçtiğini kabul eden zihniyet. planlı bir şekilde eriten, asimile eden; hatta bazı azınlıkları asimile etmeye bile gerek görmeksizin yaşadığı topraklardan kaçmak zorunda bırakan. iktidar yandaşı değilim, hele ki kemalist hiç değilim. ama bildiğim tek bir şey var o da şu:
isimleri zikredilenlerden bir kısmını zamanında miting meydanlarında izledik, dinledik. oportünizmin ne boyutlara varabileceğini tattık, insanların sınıfsız bir toplum ve yüce bir önder miti altında nasıl uyutulduğunu gördük, gözlerimizle şahit olmadıklarımızı da okuduk; yaşayanların tecrübelerini dinledik. antiemperyalist olmak için milliyetçi olmak gerekmez, zamanında vatan savunması vermiş olmak da yetmez. emperyalizm sadece sınırları dışındaki ulusları sömürmek, onları tahakküm altına almak değildir, pekala bunu sınırlarınız içerisinde de belli bölgelerde icra edebilirsiniz. isimleri sayılan adamlardan kaç tanesi ülkesi içinde sömürülenlerle ilgilendi, onları dikkate aldı? kaçı 1915'de yaşananları açık yüreklilikle konuşmaya tenezzül etti? hrant için yürürken bizler, kaç tanesi yanımızdaydı? 6-7 eylülden sonra ellerini ovuşturup " muhteşem bir organizasyondu." deme çiğliğini gösteren zihniyetten ne farkı var bu adamların? kaçı "kürt" denen varlığı dikkate aldı? "güya" sosyal demokrat olan gazetelerinde yazılan yazıları yanlış mı okuduk yoksa; kafatasçı olduğu cümle alem tarafından bilinen bir partiyle 2007 seçimleri için ittifak yapmaya kalkıp adres göstermedi mi bu insanlar? sizin sol sandığınız şey sosyal demokrasi. sosyal demokrasi de neo liberalizmin ezilen kitlelerin ayaklanmaması için ağıza çalınan bir parmak bal değil de ne?
şimdi bu güruh çıkar ortaya der ki: " şartlar o an ne gerektiriyorsa onu yaptık." işinize geldiği zaman diyalektiği kullanmayı biliyorsanız eğer; şunu da düşünün bakalım:
hayatta asıl olan ilişkilerdir, ve her ne kadar o an için önemsiz görünse de birşeyler geçmişi ile bağlantısı olduğu kadar bugünü ile bağlantılıdır; ve elbette yarını ile de bağlantılı olacaktır. ergenekon süreci muğlak, bir hukukçu olarak söyleyebilirim ki dosyada çok fazla boşluk var. hakimlerin gelen telefonlarla tutuklama kararı verdiği bir dava açıkçası. dolayısıyla yargılananlar sanık değil, şüpheli. suçları sabit oluncaya kadar da hukuki açıdan bu nitelikte kalacaklar.
ama bu vatan,millet , mustafa kemal naralarını geçiniz efendim artık, baygınlık verdi. bu süreç eğer faşist bir süreçse bunu tahlil etmeye çalışın. çalışın ki iktidara sahipken faşist olmanın ne menem bir şey olduğunu görün. çünkü sizin iktidarda olduğunuz zamanları unutmadık. dürüst olun ve söyleyin: mevzilerimizi kaybetmemek için savaşıyoruz deyin.
yeter ki bozuk bir plak gibi tekrarlar yapmayın.
bu ülkenin kuruluş felsefesi, temel aldığı dünya görüşü zaten faşist eğilimlidir üstadım. tek vatana sıkıştığı düşünüp o tek vatanda yaşamanın yegane çaresinin tek millet olmaktan geçtiğini kabul eden zihniyet. planlı bir şekilde eriten, asimile eden; hatta bazı azınlıkları asimile etmeye bile gerek görmeksizin yaşadığı topraklardan kaçmak zorunda bırakan. iktidar yandaşı değilim, hele ki kemalist hiç değilim. ama bildiğim tek bir şey var o da şu:
isimleri zikredilenlerden bir kısmını zamanında miting meydanlarında izledik, dinledik. oportünizmin ne boyutlara varabileceğini tattık, insanların sınıfsız bir toplum ve yüce bir önder miti altında nasıl uyutulduğunu gördük, gözlerimizle şahit olmadıklarımızı da okuduk; yaşayanların tecrübelerini dinledik. antiemperyalist olmak için milliyetçi olmak gerekmez, zamanında vatan savunması vermiş olmak da yetmez. emperyalizm sadece sınırları dışındaki ulusları sömürmek, onları tahakküm altına almak değildir, pekala bunu sınırlarınız içerisinde de belli bölgelerde icra edebilirsiniz. isimleri sayılan adamlardan kaç tanesi ülkesi içinde sömürülenlerle ilgilendi, onları dikkate aldı? kaçı 1915'de yaşananları açık yüreklilikle konuşmaya tenezzül etti? hrant için yürürken bizler, kaç tanesi yanımızdaydı? 6-7 eylülden sonra ellerini ovuşturup " muhteşem bir organizasyondu." deme çiğliğini gösteren zihniyetten ne farkı var bu adamların? kaçı "kürt" denen varlığı dikkate aldı? "güya" sosyal demokrat olan gazetelerinde yazılan yazıları yanlış mı okuduk yoksa; kafatasçı olduğu cümle alem tarafından bilinen bir partiyle 2007 seçimleri için ittifak yapmaya kalkıp adres göstermedi mi bu insanlar? sizin sol sandığınız şey sosyal demokrasi. sosyal demokrasi de neo liberalizmin ezilen kitlelerin ayaklanmaması için ağıza çalınan bir parmak bal değil de ne?
şimdi bu güruh çıkar ortaya der ki: " şartlar o an ne gerektiriyorsa onu yaptık." işinize geldiği zaman diyalektiği kullanmayı biliyorsanız eğer; şunu da düşünün bakalım:
hayatta asıl olan ilişkilerdir, ve her ne kadar o an için önemsiz görünse de birşeyler geçmişi ile bağlantısı olduğu kadar bugünü ile bağlantılıdır; ve elbette yarını ile de bağlantılı olacaktır. ergenekon süreci muğlak, bir hukukçu olarak söyleyebilirim ki dosyada çok fazla boşluk var. hakimlerin gelen telefonlarla tutuklama kararı verdiği bir dava açıkçası. dolayısıyla yargılananlar sanık değil, şüpheli. suçları sabit oluncaya kadar da hukuki açıdan bu nitelikte kalacaklar.
ama bu vatan,millet , mustafa kemal naralarını geçiniz efendim artık, baygınlık verdi. bu süreç eğer faşist bir süreçse bunu tahlil etmeye çalışın. çalışın ki iktidara sahipken faşist olmanın ne menem bir şey olduğunu görün. çünkü sizin iktidarda olduğunuz zamanları unutmadık. dürüst olun ve söyleyin: mevzilerimizi kaybetmemek için savaşıyoruz deyin.
yeter ki bozuk bir plak gibi tekrarlar yapmayın.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar